insanlık çıkmalı karaya
yeter maskeler çok girdi araya
kardeşlikle gelelim bir araya
yıkalım düşmanın esaret olan
zincirden nefret kalesini
kanıyor gönüller gözler görmez mi
vahşet ortada gönüller bilmez mi
bu kin nefret artık yetmez mi
yıkalım düşmanın esaret olan
zincirden nefret kalesini
Kul Mehmet der ki görmez misiniz nefret eder sefil
en sonunda nefret eder insanı rezil
nefret ile hiç kimse olmadı ki vezir
yıkalım düşmanın esaret olan
zincirden nefret kalesini
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Şiir edebiyat öykü deneme güncel edebiyat aşk şiirleri,hayat,evet,röportaj,gönülden şiirler,...
Bu Blogda Ara
zincir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zincir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Eylül 2015 Pazar
8 Temmuz 2015 Çarşamba
Ey Sevgili Ey Dostlar Yüreğe Zincir Vurulur Mu?
Ey sevgili ey dostlar
yüreğe zincir vurulur mu? Yürek zincirden anlar mı? Bir sevmeye görsün kalem kaşlıyı,
üzüm gözlüyü, sırma saçlıyı, selvi boyluyu… Parçalar kendisini, karşısındakini
parçalamaz Dicle nehri gibi durgun sevgilinin gönlüne akmaya çalışır.
Siz onun sessiz
feryadını göremezsiniz ancak karşısında gönülden seven aşka gönül kapısını açan
sevgilisi duyar hisseder. Aşk denizinde her kulacı bir ummandır, lakin o yavaş
atar kulaçlarını, yudum yudum sevgilinin gönlüne akmak için, bal dudağında aşkı
damla damla içmek için, ıtır kokan sinesinde aşk kokusunu nefes nefes sinesine
çekmek için…
Onu bir meczup gibi
görenler anlamaz aşk’tan sevgiden, ne zormuş derler bu aşığın hali, oysa ona
aşksız yaşamak zordur çiledir kahırdır bilmezler…
O her sabah nazlı yârin
gözlerinde uyanmak, gülümsemek adım atmak ister, ona merhamet ile yürümek aşkın
bahçesinde yetiştirdiği yaseminleri sunmak ister bıkmadan usanmadan bir ömür
boyu…
Gönlünde de vardır Kuran
İle gül kokan nur Resul ile iman onunla hayatına yön verir, bilir aşkı gönlüne
yerleştiren yüce Rahman, onun mutluluğu ile secde de şükür gözyaşları döker,
eğer aşk olmasaydı böylesine mutluk ve sevgi kapısı nasıl açılacaktı, kim gönle
yerleştirecekti korkusunu yaşamaktan uzaklaştıran Yüce Rahman’a hep secde de
şükür eder. Hele birde içine baldan
sabrı katmasaydı, nasıl vuslata kadar geçen zamanda nazlı yâri kollarında
sarmak için bekleyecekti…
Islak olmayan
kaldırımları aşkın gözyaşları ile ıslatırken, görür sevgili karşıda, hayran kalır
gönlündeki aşk’a ve yasemin kokan kokusuna, bilir gönlündeki yaseminleri
kendisi için yetiştirmiştir, gülümser edep ile… Perde perde gözü, gönlü aşk ile
açılır yüreğinde tatlı aşkın huzurunu hisseder, karşısındaki seveni aşkı ile
gönlünü titretir yasemin kokuları ile biraz önceki hava ile şimdiki hava değişmiştir,
cennetten kokular gelir, kaşı kara, kalem kaşlı, üzüm gözlü nazlı nazlı
sallanarak yürüyen genç kızın burnuna…
Bir anda şehri aşk
boyamıştır baştan başa iki gönlün vuslatı ile müebbet hapis yemiş gönüllerin
kapı sürgüleri paramparça olurken, ey sevgili ey dostlar yüreğe zincir vurulur mu?
Yürek zincirden anlar mı? Bir sevmeye görsün kalem kaşlıyı, üzüm gözlüyü, sırma
saçlıyı, selvi boyluyu… Parçalar kendisini, karşısındakini parçalamaz Dicle nehri
gibi durgun sevgilinin gönlüne akmaya kavuşmaya aynı nehirde karışmaya
birleşmeye çalışır.
Gel ey sevgili aşkın
tövbesi ile gönlümü yıka
Aşkın gülen gözleri ile
elimi yüzümü yıka
Gelmez geceleri getiren
ey aşk ömrümü yıka
Seninle gönüller
seveceğini arar
Sen değilsin inan
şerbetli çilenle zarar
Seven içinde her an
kendini arar
Sende seven gönlü
merhametli kollarınla sararsın
Ey aşk
Kürek kemiklerimi
mutlulukla kıran aşk
Sıtma nöbeti ile yârin
gözlerinde beni güldüren aşk
Ve işte dudaklarımı
senin isminle her an açıp kapatıyorum
Yollarda hayalimle bana
gülen aşk
Eksik olan beni
tamamlayan aşk
Sana kimler zincir
vuracak
Kim önüne set çekecek
ağlatacak
Sen bendesin ben
sendeyim
Ne ben sendeyim ne sen
bendesin
İkimizde yüce Rahmanın
önünde secde eden iki yüreğiz
İkimizde yüce Rahman’dan
bir nefesiz
Mehmet Aluç (Kul
Mehmet)
18 Haziran 2015 Perşembe
Ramazan Oruç bugün bir
Ramazan Oruç bugün bir
Gönüllerde kalmasın kir
Rahmanı eyle zikir
İman ile eyle fikir
Kimseyi görme hakir
Gönül olsa da fakir
Oruç ile olur zengin
Oruçtur bir nehir
Aynı abdest nehri gibi
Ramazanda gönüller edilir gökte seyir
Nefis şeytana vuruldu zincir
Akmasın dilde zehir
Kul oruç ile huzuru bulur duyar
İman ile yatar kalkar
Allah’ın boyası ile gönlün ömrün boyar
On bir ayın sultanı hoş geldin
Nurun ile geldin
Hoş Geldin
Müminler seninle sevince gark oldu
Nefis kin nefret kullarla çarpışırken
Umut battı diyerek çağıranlara bakarken
İnsanlar birbirlerini satarken
Geldin Nurlu Ramazan
Dağıttın gönülde nefret kini umutsuzluğu
Huzuru mutluluğu getirdin
On bir ayın sultanı hoş geldin
Nurun ile geldin
Hoş Geldin
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)
15 Haziran 2015 Pazartesi
Diller Ne Zaman Konuşacak
Çileye vurdum zinciri
Küçükken yerdim inciri
Bulamadım gönül zengini
Eser zulüm sıcak sıcak
Diller ne zaman konuşacak
Mazlum hep mi ağlayacak
Yürekten eseyim söyleyeyim dedim
Kelimelerim lal olmuş
Yollarım kıvrım kıvrım solmuş
Hakkın sözü unutulmuş
Eser hasret sıcak sıcak
Gönüller ne zaman kavuşacak
Sevenler hep ayrımı kalacak
Gönüllere zincir vurulmuş
Dillere kelepçe takılmış
Hisler kör olmuş
Yok, mu bunları sizde kıracak güç
Yok, mu doğruya koşacak adımlarınız
Yok, mu gerçeği görecek gözleriniz
Yoksa…
Mehmet Aluç
__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
13 Haziran 2015 Cumartesi
Geliyor On Bir Ayın Sultanı Ramazan
Yaklaşıyor
Ramazan Mutluluğa az kalmıştır
Rahman
on bir ayın sultanı diye seçmiştir
Rahmetellil
âlemini Rahman biz kullarına göndermiştir
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Haydi,
gelmeden hissedelim Rahmeti merhameti
Karşılayalım
Rahmeti bereketi ile gönlü gülümseteni
Yardıma
muhtaca el uzattıran on bir ayın sultanı
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Melekler
nur nur Kur’an ile iner kula gülümser
Merhameti
ile can verir cümle gönüllerde eser
Cümle
kullar bir anda onunla herkese gülümser
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Nur
Ramazan gönüllere imanı nur nur yazar
Merhameti
gönüllere kazır cümle kul hazır
Merhametle
imanla gönüller coşar fokur fokur
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
O
gün gezen vızır vızır şeytana vurulur zincir
On
bir ayın sultanıdır gönüllere paylaşmaya panzehir
Nur
ile dolar evler sokaklar gönüller ile şehir
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Gönüllere
yoldur on bir ayın sultanı Ramazan
İzan
ile açılır idrakimiz hepimiz cümle kul kardeşimiz
İmandır
ortak geleceğimiz gönüller olur tertemiz
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Âlem
nur nur kokar müminler Ramazanla imana doyar
Nefret
kini bir anda âlem de gönüllerde Ramazan soyar
Müslümana
kin kusan basın anında döner sahteliğiyle gülümser
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Bir
hayalden bir âlemden ötesidir on bir ayın sultanı
Rahman’ın
Kur’an Gül Resul ile kurulmuştur divanı
Sonsuz
sevap kula gülümser okunurken akşam ezanı
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Gelişinin
yankısı bereketi ile gelir ötelerden
Âlemler
gönüller canlanır bakarsın birden
Tadına
doyum olmaz gönüllerde doymaz ona gülümserken
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Bir
anda nefret kin silinir
İman
merhamet fakirin hali bilinir
Kardeşlik
için bir anda bir araya gelinir
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Şimdi
gönüller olsa da çetin
Nur
Ramazan ile gönüller olur metin
Ateşten
bakışlar sözler olur serin
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Kul
Mehmet’im şer ile olan âlem nur ile dolar
Müminler
sevinçle on bir ayın sultanına Kur’an’a koşar
Sahte
basın sahteliği ile bilinir suratına bakılmaz kul kaçar
Nur
ile sultan ile gülümsemeye az kalmıştır
Mehmet
Aluç (Kul Mehmet)
2 Haziran 2015 Salı
Bu Gece Pişmanlığıma Secdede Ağlamak İstedim
Bu gece pişmanlığımla secde ’de ağlamak istedim ağlayamadım, secdenin içinde kaybolmak nuru içinde Firdevs cennetine uçmak istedim, günahlarım çoktu gitmeme gerek yoktu, pişmanlığımla hatamla yüzleşmeden bunu istemem doğru değildi, kaldım secdede tövbe istiğfar ederek. Sustu benliğim secde de, sustu kâinat secde de, yürek kalemimi iman nehrine batırdım, gönlümü tövbe nehrinde yıkadım, şükür ile doğruldum.
Elimi kolumu ayaklarımı zincirleyen nefsim şeytan yok oldu, uçtu gitti. Çöllerde kavrulmuş dudaklarımla tövbe kapısında milyonlarca günahım bir anda önümde geçti Rabbim o günahlarım tövbe nehrinde yıkamama izin verdi çok şükür, yüreğimin azgın haykırışları sustu. Ey lanet şeytan önce günaha batırdın, sonra gitme tövbe kapısına Rahman kabul etmez boş ver demiştin, sen yanıldın koştum tövbe kapısına çok şükür kurtuldum.
Kelimelerin sözlerin aciz kaldığı gönül yorgunluğum, cevap vermeyen cevapsız lal olmuş cevapsızlıklar, yüreğime dolup donan sözlerim anlamını bulamayan hayatım işte iman ile hayat buldunuz tövbe ile yorgunluğum tükendi, cevap vermeyen cevapsız lal olmuş cevapsız cevaplarım cevap vermeye başladı, yüreğime dolan dolan sözlerim merhamet ile ısındı eridi yok oldu.
Yağmur damlaları haykırışlarımın sesinde duyulmuyordu, şimdi ne güzel yağmur sesini duyuyorum, tövbenin nehrinde Rahmanın Rahmeti keremi ile yıkadım gönlümü, ben kayıptım âlem kayıptı kelimelerim sözlerim kayıptı Rahmanın izni ile hepsini buldum.
Öyle dağılmışım ki bir daha toparlanmam mümkün değil der iken o an Rahmanı unutmuşum ve yanılmışım… Doğru yolda gidenlerden yol sormadan gidersen nefis şeytan uçurumuna gidermiş kul, bilmiyordum bu berat gecesinde öğrendim öğrendim öğrendim çok şükür. Allah ismi değil mi gönülleri aydınlatan nurlandıran, gül kokan Resul değil mi gönlümüze Kuran ile Rehber, Rahman Resulü anan kula rahmet yağar bolca, andım ve dağıttım cümle âleme nur nur çok şükür.
Saf temiz oldu gönlüm nur doldu geceme, kül olmuş gönlümde çiçekler yetişti lale sümbül menekşe menekşe menekşeler açtı çok şükür. Ya Rabbim Sensizliğime en Güzel çare sensin diye bağırırken kâinat ve yollar ben o an ya duymadım, ama şimdi bana duyurdun sesi kısılan kâinat ve yollar benimle beraber rahatına erdi.
Mehmet Aluç
5 Mart 2015 Perşembe
Dünyada Bulunmaz Senin Eşin Çanakkale
Ey
Çanakkale’m dünyada bulunmaz senin eşin
Torağının
bağrına yatar nur şüheda ne güzeldir gülüşün
Seni
yıkmak istedi gönlü olmayan üç beş imansız gönüllü
Sen
sığmazsın gönüllere imanla çağlarsın bilemedi birkaç sümüklü
Toprağında
şüheda kanı ile dalgalandı semada bayrağın
İmanla
şüheda koştu senin için akın akın
Bir
karış toprağını vermez canın verir bu nefer
Giremezsin
bu toprağa diye son nefesini verdi nefer gülümseyerek
Üstadım
ne güzel demiş medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar
İşte
o nedenle iman dolu göğsü yıkamadı düşman denilen hain davar
Üstadım
ne güzel yine demiş hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım
Gözleri
şaştı inanamadılar birkaç silaha güvendi coştular coşkularında boğuldular
alçalışla
Nefer
iman dolu göğsü ile akın etti dünyada var mı ondan daha asil
Düşman
denilen edepsiz merhametsiz suratsız bir alçak sefil
Afak
toz duman yağarken gökte mermiler bir bir
Bir
devir kapandı açıldı yeni diye bir devir
İmanla
vatan aşkı ile doluydu her kazılan siper
Gözü
kırpmadı şehadete koştu vatan için tüm nefer
Bize
bırakıldı bu vatan nur nur şüheda kanı ile iyi bilin
Her
adımda bunu bilin
Gökte
dalgalanırken Şüheda kanı ile yıkanmış bayrağıma selam ile gülümseyin
Mehmet
Aluç
3 Mart 2015 Salı
Bilinmezlik Nedendir ?
Ayağımız
bilinmez hangi zincire bağlıdır
Bir
adım yürüyemedik görülmez nedendir
Hayatımız
kimin emrine duyarlıdır
Yaşadığımız
kaos bu bilinmezlik nedendir
Gam
nefret sevgisizlik sanki gönlümüze devadır
Deva
aha buradadır desen gelen yok sanki beladır
Bedene
merhamet ne güzel yakışır giyinilmez, sanki cezadır
Anlaşılmaz
insanoğlu belaya koşar bildiğin çok sanır, meğer bildiği azdır
Var
mıdır âlemde merhametten daha gönüle güzeli
Kul
Mehmet’im anlayan yok boşuna okuma gazeli
Anlayanalar
da yıllar önce atlara bindi gitti gideli
Anlaşılmaz
insanoğlu belaya koşar bildiğin çok sanır, meğer bildiği azdır
Mehmet
Aluç
1 Mart 2015 Pazar
Hissettim
Ecdadın
hayatını okudum
Okudum
şaşırdım kaldım
O
imanı gönülde taşımalarının güzelliğine hayran kaldım
İman
ile bir an ayrı kalmalarının hasretini hissettim
Şimdi
var mıdır böyle imanlı şahlanmış yürek
Zalim
karşısında ölümü göze alacak bir yiğit
Ben
mazlumların ahını almak için doğmuşum diyen var mıdır?
İman
ile bir an ayrı kalmalarının hasretini hissettim
Ben
mazlum için zalimin suratına bağırırım diyen
Beni
zincire bağlasanız ben zincirleri kırarım
Zalimi
alaşağı ederim diyen o ecdadım gittiniz mahzun kaldık
İman
ile bir an ayrı kalmalarının hasretini hissettim
Mehmet
Aluç
27 Şubat 2015 Cuma
Yürüyelim koşalım uçalım Rahman’a
Yürüyelim
koşalım uçalım Rahmana
Secde
ile
Merhamet
ile
İyilik
ile
Sevgi
ile
Dua
ile
Gönül
kapılarını açma ile
Mazlumun
yanında olma ile
Muhtaçlara
yardım ile
Haydi
durmayın
Bizi
zincirleyen nedir?
Kıralım
o zincirleri
Küselim
suç ortağımız
Nefsimize
Şeytana
Dünya
malına
Yüreğimizi
delik deşik eden
Nefrete
Kine
Esaret
düşüncelere
Zanna
Gıybete
Küselim
Bahtımıza
ömrümüze güzellikleri
Döşeyen
Af
edici olan…
Merhametli…
Rahmeti…
Sonsuz olan
Yüceler
yücesi Rahman’a
Yürüyelim
koşalım uçalım
Bir
adımdan yakın yanımızda olan Rahmana
Ulaşalım
Gönlümüzde
Ömrümüzde
Pembe
Bembeyaz
nurdan
Sayfalar
açalım
Yaratılan
bütün zerreler adedince
Merhameti
ile bizi çağıran
Rahmanı
analım
Zikir
edelim isimlerini
Yalnızlık
damarlarımızda dolaşıyor
Rahmanın
ismi damarlarımıza dolsun
Kalbimize
Rahmanın ismini pompalasın nur nur
Melekler
nurlu elleri ile kalbimizi tutsun
Hayran
hayran baksın
Yürüyelim
koşalım uçalım Rahman’a
Beden
Rahman’ın
Can
Rahman’ın
Rahmandan
ayrı olmak zülümdür
Zulüm
ile kıvranmaktır hece hece
İman
olmalı kulda güle güle
İman
en güzel yakışır o dile
Nefis
ile olma
Şeytana
kanma
Günah
için tövbe et yanma
Fikirsiz
imansız düşünceler dalına konma
Haydi
durma
Al
imanı döşüne
Belalar
gelmez başına
Rahman
dermandır kuluna
Yürüyelim
koşalım uçalım Rahman’a
Mehmet
Aluç
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yayınlarım
Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?
Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç
-
Ben Razı Değilem Hicrana Gama Ben razı değilem hicrana gama Garip gönlüm haldan hala salan var Sabavetten beri bir yol göz...
-
Yunus gelirde hakka doğru yürünmez mi? Gözlerde yaş akarda Yunus görmez mi? Hak yolda hakla olan Yunus görünmez mi? Hak yol...
-
1847’de Manisa'nın Kırkağaç ilçesi Gelenbe kasabasında dünyaya geldi. 1912'de aynı kasabada yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehme...







