Bu Blogda Ara

sonsuzluğa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sonsuzluğa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2016 Perşembe

Sonsuzluğa Şiirler Yazarım


sonsuzluk deniz mavisi ile ilgili görsel sonucu
Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Bir deryadır gezerim gece gündüz hayalimde
Cennete açılan bir kapı sanırım baktığımda
Sonsuzluğa kapılar açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Masmavi bir denizdir içinde yüzdüğüm
Bakmazken öldüğüm bakarken dirildiğim
Sonsuzluğa yollar açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Düşlerime girsin diye her gece
Kayaların burcunda bakarım gözlerine
Sonsuzluğa kollarımı açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Masum ama haylaz bir çocuk olurum
Kaybolurum gözlerinde düşler ülkesine giderim
Sonsuzluğa düşlerimi açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Türküler söylerim gönlümde neşelerle dolaşan
Mısralarda hecelerimde her an gözlerinle gezerim
Sonsuzluğa şiirler yazarım gözlerine her baktığımda

 Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Gözlerinin denizinde yüzerim kokunu duyarım
Sen uzakta olsan da ben seninleyim sana koşarım ben
Sonsuzluğa bizi yazarım gözlerine her baktığımda

Mehmet Aluç-Kul Mehmet







11 Kasım 2015 Çarşamba

Ölümle Ölmez İnsan...


Ömür kervanı çıkar yola hayat bu yürür sona
Yolda karşılaşır bir an Azrail denen o cana
Biten son yeniden sonsuza koşar ölüm sunar yaşam
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Ölüme bulunmaz çare öyleyse bu kibir nedir
Halini bilmeze dersen senin sonun acep nedir
Aç derdini Rahman'a ölüm gelse de o güldürendir
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar

Konuşurken doğru söyle sakatlama o gül dilini
Veren el eyle alan eyleme o uzanan nur elini
Yara açıp yakma insan gönlünü bükme belini
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Soluksuz dertlere peşinde koşma dermanın kalmaz
Yüce Rahman kulunu dertsiz yola girince yüzüne bakmaz
Dertsiz yola girenin eli kolu kırılır yukarı kalkmaz
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Birlik yolunda giderken nankörlükle sapma yanlış yola
Beden gönül yara alır yara açma tende girilmez kola
Yalnız kalırsın nankörlükle ondan sonra halin ne ola
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Gönül gönül dağından gel diye seslenir bahar gelsin
Gönül halinden anlamayan bahar yazı ne bilsin
Halden anlamayan durmasın karanlık mağaralara girsin
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Ömür heybesine iyilik toplayan iyilik götürür
Ömür heybesine kötülük toplayan ateş götürür
Neşe ile gülen dağıtan cennete neşe götürür
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Merhametle ol salma başını sen derde
Gönül penceresine nefretle çekme sen perde
Lazım olur gönülde merhamet günün birinde
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Bu can emanettir merhametle donat teslim et
Helal kazan helal ye olsun sana can kardeşim afiyet
Görünmeyen yolda bilinmez ne olur son akıbet
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar

Kul Mehmet'im Rahman derdimize tek dermandır
Kulu mutlu olsun diye huzur dolu yolu gönül'e açandır
Kul bilmez nankördür gönülde huzuru bırakıp kaçandır
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Kur’an ve Sünnete ile erişeceğin o nurlu sonsuzluğa elini uzatır iken…



Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selam şefaatçimiz, Habibimiz, önderimiz, insanların en hayırlısı tevhid ve sünnet muallimi, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ashabına ve onun yolunda gidenlere olsun.
Bir anma anımsama ve unutma ve yok olup, yeni hayatın bekleme istasyonu olan bu dünya âleminde, bazen bir yabancı gibi hatta ismi gibi yabancı olabiliyoruz her nedense ne hikmet ise bilinmez! Hata gönlün şifası, bulanık zihinlerin devası, bir adım karşımızda olmasına rağmen yabancı kalır tanımayız, sanki biz yabancıyız ya, o da bize yabancı imiş gibi görünür ve çalınmış hayatımızı başkalarının fikirsizlerin eline teslim ettiğimizi görmeden bilmeden, ayıkmanın ve hissettirmenin deva olanın önünde geçer gideriz! O anda öylesine harap olmuştur ki bedenimiz, ruhumuz, ömrümüz dünyamız, hayallerimiz, bilmeyiz, anlayamayız, izan edip de az bir saniye düşünemeyiz, geçer gideriz hüsran olan sona doğru.
Varlığı için yaratılan âlemin yegane inşa edeni olduğunu, gönlünü ve gönülleri merhamet ile sarması gerektiğini… Unutarak veya unutturularak terk eder gidersinde ruhun dahi duymaz, hissetmez ne acıdır bu durum! Bir kaç adımdan sonra yok olacaksın ve âlem seninle beraber bu karanlığa zalimliğe dayanamayacak ve paramparça olacak sanki! Sen kurudun kuruyacaksın ve az sonra, sanki âlemde kuruyacak seninle bu gamsız vicdansız edepsizlerin varlığına dayanamayarak…

Belki bu dünya ve âlem bir damla ağlasan gözyaşı döksen seni ve âlemi yakanların ateşini söndürecek ama sen sana Nuru ile ışık olacak sana ve âleme nuru ile hayat verecek, yeniden diriltecek olan Kur’an ve sünnete o kadar uzaksın ki, yüreğin merhamete o kadar uzak ki, gözlerinde bir tek damla yaş akmayacak diye üzgün mahzun bakıyor sana. Sanki hiç silkelenmeyecek Kur’an ve sünnete sarılacak gücün yok mu gibi sana bakmakta… Hala yüreğinde özlemle Kur’an ve sünnete karşı olan hislerinin kokusu yüreğinde var, her yok oluşa adım attığında sanki arkanda bu kokuyu özlemi bıraktın, bir mum gibi erir iken Kur’an ve sünnetin o muhteşem harikulade güzelliğinin kokusu kokuna karıştı ve seni takip etti ve şimdi son virajdasın ve son defa karar vermelisin diye Âlem ile beraber senin kararını bekliyor.

Sana bahtını ömrünü ruhunu karatan fikirsiz fikirler nefis ve şeytanın oyuncağı olmamanı bekler iken, seni bu yolda yok edenler şimdi karşında kıvranır iken son viraj’a girmeden önce kararını değiştirmemen için sanki seni dünyanın tüm altınları ile boğacaklarını kulaklarına fısıldar iken, sana gülümseyen sana ilaç ve diriliş için ekleyen Kur’an ve Sünnete gülümsüyorsun. Mutluluk ile erişeceğin o nurlu sonsuzluğa elini uzatır iken, o nuru ile gülüşü ile seni sarıyor paramparça ediyor, seni sarıp sarmalayan yok eden fikirsiz fikirleri nefsini, şeytanı dünya sevgisini o anda haykırarak-Allah’u Ekber- der iken, artık üşümek istemiyorum kış gibi, solmak istemiyorum sonbahar gibi korkuların yok olur iken, Aldığın abdest ile gönülden Nasuh tövbe ile secdeye varır iken, Yudum Yudum içiyorsun Âleme nur saçan hayat kaynağı Kur’an ve sünnet’i, çıplak kalan gönlüne ve edebine örtünerek doğrulursun, yoksul kalmış gözlerindeki umut ışığının kapıları nur Kuran ve sünnetile parıldar ve kapalı kalan gönül kapın merhamet ile açılır iken yüreğini ve âlemi yakan ateş, gözlerinde Nasuh bir tövbenin pişmanlığında akan iki damla gözyaşınla söndürür.

Artık Kur’an ve sünnetin hikmeti ve aşkı ile bakıyor gözlerin, onunla yürüyor ayakların onlar ile uzanıyor ellerin…
Seccaden taşların üzerinde, namazını ilk namazını kılar iken, göklerde buluşan ezan gibi yankılanıyor pişmanlığın nur nur, melekler taşıyamaz iken Nasuh pişmanlığını, iki damla gözyaşın ile eriyor, gülümsüyor sana semada melekler nur nur… Âleme gönlüne nurdan kandiller yandı, dilinde zikir Kuran ve Nur gül kokan Peygambere salavat gönderirken, yeniden diriliş ile dirildin sen ve âlem Nur Kuran ve nur gül kokan Resul sünneti ile…

Artık her günün mübarek bir gündür, âlemde nurdan gül kokan Resul kokuları sarmıştır, sana uzak sandığın her gün özlemi ile kucağında uyuduğun tatlı huzur bulduğuna kavuştun, sonsuzluğa koşarken elinde gönlünde iki tane nur, onlardı beklediğin misafirlerin, yol dostun, Rahmet yağdırırken gönlüne, gönüllere, âleme gülümseyerek yürü sonsuzluk yolunda gülümseyerek…
“Sakın yılmayın, üzüntüye kapılmayın, eğer iman ediyorsanız mutlaka üstün gelirsiniz!”Ayetini canlı canlı yaşıyorsun ne mutlu sana İslam düşüncesini capcanlı yaşıyorken, hidayeti, nuru, hakkı ve adaleti artık seninle ne mutlu sana, âlem hayran sana… Selam ve dua ile kardeşlerim…
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç