Bu Blogda Ara

koyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2017 Salı

Tilki Diye Aramıza Soktunuz Koyunu





Bilmedik sandınız yaptığınız oyunu
Tilki diye aramıza soktunuz koyunu
Yutmayız biz böyle her oyunu
Oyun oynarken ne yazık gördünüz
Kafanıza inen milletin topuzunu

Aylar geldi geçti işte gün geldi
Elinizdeki matkap bakın sizleri deldi
Zaten gürlediğiniz esen bir yeldi
Sizi içine kattı çekti sizinle gitti
Oyun oynarken ne yazık gördünüz
Kafanıza inen milletin topuzunu

Gündüzle yoktu işiniz hep karanlık gece gibiydi işiniz
Yalan dolanla dolaştınız elinizdeki nesneyle geldiniz
Sığmadı karanlık yanımızda hiçbir yere bittiniz
Hak ile hakikat tecelli etti hayret ettiniz
Oyun oynarken ne yazık gördünüz
Kafanıza inen milletin topuzunu

Biz yemeyiz çamura düşmüş kokmuş hıyarı
Biz yıkmayız düz duran hiçbir duvarı
Biz bozmayız düzgün olan hiçbir ayarı
Saygı duyarız insana değil bu dünya insan satış pazarı
Oyun oynarken ne yazık gördünüz
Kafanıza inen milletin topuzunu

Yanlış yolu düzgün sandınız geri döndünüz
Yanlışı görseniz de anlamazsınız neden ürktünüz
Yağmur sizin duanızla yağmaz boşa yola çıktınız
Tecelli edecek haktı hakikatti neden kör gözle baktınız
Oyun oynarken ne yazık gördünüz
Kafanıza inen milletin topuzunu

Her nimet yenilmez diş ile
Her elektrik çalışmaz her fiş ile
Zaten layık değilsiniz siz gülüşe
Siz layık değilsiniz amma biz layığız gülmeye
Oyun oynarken ne yazık gördünüz
Kafanıza inen milletin topuzunu

Niyetiniz bir anda hava oldu söndü
Niyetiniz zaten yıkmaktı yolda döndü
Bindiğiniz arabayı neden yabancılar sürdü
Yok muydu ehliyetiniz arabanız devrildi hastahane göründü
Oyun oynarken ne yazık gördünüz
Kafanıza inen milletin topuzunu

Kul Mehmet’im ne söylersen söyle bazısı anlamaz
Tavaya nimeti koysan nimet değil diye sofraya koymaz
Aklı ithal fikri ithal satılıktır baş üstünde durmaz
Elin adamı vurdukça hoşuna gider utanmaz arlanmaz
Oyun oynarken ne yazık gördünüz
Kafanıza inen milletin topuzunu

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

31 Ekim 2016 Pazartesi

Yalanlar Ve Gerçekler


yalanlar ve gerçekler ile ilgili görsel sonucu
Hayatı bir oyun sanmıştın
Yalanlarla oyalanmışsın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Sancıları bulmuştun kucağında
Vaz geçmeyince yalanlarında
Gerçek olmayanlar kalır yanında
Her türlü sancılarla kalırsın yanılırsın

Hayat değildir bir oyun
Gerçekleri demeyin kenara koyun
Tüm benliğinizi ruhunuzu içine koyun
Hayat bu değil bir oyun
Oyun sanarak olmayın koyun
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kalırsın

Hayatı almalısın yanına
Almazsan yalanlar okur canına
Hayatı oyun sanırsan bırakırsan oluruna
Mutluluk gelmez yanına
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kıvranırsın

Yalana açık olmasın gönül penceresi
Kaynar taşlar kazanda yediğin yalanın ta kendisi
Sırtında taşıdığın yalanın kamburun esintisi
Yoktur içinde onun hayatın ta kendisi
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla acıyanını bulamazsın

Hürmet yoktur yalanın içinde
Zulmet vardır o yalanın görüşünde
Alamet arama yalanın karanlık düşünde
Feraset gezinmez yalanın gülüşünde
Ganimet sayar her şeyi zorla yaptırır ipleri elinde
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla istikamet bulamazsın 

Yalanla bir eser yapamazsın
Yıkılanın altında kalırsın
Ağlar ağladığınla kalırsın
Etrafında kimseleri sen bulamazsın
Canlara can olamazsın
Canlar gibi hayatını yaşayamazsın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla canına can olanı bulamazsın

Tutsaklığınla yaşayamazsın
Gerçek olanla yaşamalısın
Esaretten kurtarandır gerçeklik
Kendi kendinle olmalısın
Doğru olanı bulmalısın
Kendini içine koymalısın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kalakalırsın

Yalanlarla dünyan pamuk ipliğine bağlı
Gerçeklerle dolu hayat yıkılmaz bak canlı
Yalanlarla kurduğun dünya ölü eli kanlı
Gerçeklerle doğrularla ol ey sen delikanlı
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla karanlıkta kalırsın

Kaçsan da gerçeklerden kaçamazsın
Hayat seni izliyor yalanlarla koşamazsın
Gerçek olanla bir gün buluşacaksın
Yıkılarak sonsuz sancılarla kalacaksın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendinde bulacaksın

Yalanların itirafıdır tüm sancılar
Sancılardan anla yalanı ey yalancılar
Attığın her adımda sana bin bir tuzak
Nefret le örülmüş dolu tuzaklar
Gerçekle arasında var uzaklıklar
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılar yalanlarının eseri

Hayat gerçek yaşam hikâyeleriyle dolu
Yalanla bağlayamazsın eli kolu
Kaybetmişisin ya sen gerçek yolu
Çaresizlik yalanın yolu
Açmaz mutluluğa o kolu
Arama gerçek değildir yolu
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları çekmeye aday olmuşsun

Yalandır gerçek hayattan kaçan
Gerçek yakaladığında yalanı boğan
Gerçeklerdir gönülde doğan
Yalanlardır nefis şeytanla olan
Yalanlarla hayattır solan
Gerçeklerde kul aradığı sırrı bulan
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendini kaybetmişsin

 Sorgula analiz et hayatı yaşamı
Geçeklerde var her şeyin anlamı
Yalanlarla çekme onca gamı
Aç gönlünü gerçek olana gönül camı
Gerçeklerle yaşanır gerçek hayatın yaşamı
Yalanlarla hayat yaşanmaz çekilir ancak azabı
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendine yol edinmişsin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

17 Temmuz 2016 Pazar

Milleti Rezil Etmedi Yüce Allah


 

Yola çıkarken millet demişti ya Allah Bismillah
Biliyordu her derde dermandı Yüce Allah
Sığınmıştı millet Rahmana vallahi billah
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
 
Çalışma imanla olurdu hakikatle hizmet
Yüce Allah ile olan yaşamaz hezimet
Yüce Rahman kuluna yağdırdı Rahmet
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
 
Müslüman zalime eğmez asla boyun
Rahmana secde edilir bozulur oyun
Millet değildir ki yayılacak bir koyun
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
 
Millet gördü yalanı imanla yıktı talanı
Zaliminde kalmadı söyleyecek yalanı
Artık vatan milletindi istiklal alanı
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
 
Rahman yardımla dedi Millete vatana sahip çık
Benden yardım hazır haydi yola çık
O nefretiyle olanın nefretini yüreğine tık
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
 
Kul artık sen Rahmana beş vakit şükür et
Rahmanı ve gül kokulu Resulü zikir et
Yanlışı doğruyu imanla ayırt fikir et
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
 
Her belanın içinde vardır belki bir hayır
Her hayrın içinde vardır bir belalı bayır
Rahman bilir doğrusunu kuluna verir hayır
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
 
Kem gözle bakanın nefretiyle gözüne sokuldu şiş
Haydi var git cehennem alevinde sen piş
Biraz insanda insaf olur insanlık sizde yok çüş
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
 
Kul Mehmet’im Rabbim kuluna verir ihsanı
Kulun imanla teslimiyeti secdede budur nişanı
Dertler içinde biter zalimin zulmü lanet devranı
Sığınan milleti rezil etmedi yüce Allah
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
15:07:2016

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

13 Mart 2015 Cuma

Bir Not İle Kepenek Astık Ağaca



Yolum düştü bir gün o yaylaya
Sessiz huzur dolu bir gündü
Kuşlar kuzular yaylada koşarken
Gördüm onu uzakta koyunların başında
Başı önde hüzün dolu gözlerle bakıyordu toprağa
Yaklaştım ürkek adımlarla selam verdim yaklaştım
Bir an duymadı dokundum omuzuna
İrkildi bir an başka bir elin dokunmasını bekler gibiydi
Üzüntü ile başın önüne eğdi
Gözlerinde iki damla yaş döküldü yaktı kuru otları bir anda
Yorgundu sordum ismini yaşardı
İsmi gibi yaşamıyordu, sanki yitirmişti hayallerini sevgilisini
Anlat dedim dinlerim dedim derdini
Sevdim çok sevdim gönülden dedi
Çobanım vermediler dedi öldürdüler yaşarken beni
Peki dedim sevgilin ne yaptı dedim
Şimdi oda benim gibi gözü yaşlı dedi
Bak dedi o insanların kalbi şu dağlardan daha sert ve kaba
Üzüldüm sarıldım ona
Uzaklarda salınarak gelen birisi vardı
Bir anda gülümsedi kanatlandı
Gelen sevgilisi nazlı imiş
Kavuştular sarıldılar bir birlerine
Bir daha kopmamacasına ömürlerine
Ben geldim kaçır beni gidelim dedi
Artık yaşayamam ölürüm sensiz
Kalmamıştı dayanacak gücü kalmıştı fersiz
Gönlündeki sevgiyi yaşarın gönlüne nakış nakış ördü
Bu sevgiyi yaşadığı köydeki herkesten başka dağlar kuşlar gördü
Döndü bana bizi geldiğin şehre götürür müsün dedi
Baktım gözlerine gülümsedim başım üstüne
Yazdı birkaç satır not astı elbisesi kepenek ile ağacın dalına
Yolda son sürat giderken arkalarına bakmadılar
El ele gülümsüyorlardı
Şimdi çalışıyoruz beraber
İki çocukları oldu
Biri kız biri erkek
Gülen gözleri ile
Ayaklarımız altında gülümseyerek dolaşıyorlar şimdi
Ben o gün o yaylaya gitmeden önce sanki yoktum
Şimdi ise gülümseyen çokum
Hiçliklerim
Sessizliğim
Yokluğum
Boşluğum
Yok, oldu bir anda silindi
Dediler sen ne yaptın
Başına bela aldın duymadım
Karanlık olacaksa gecem gündüzüm
Zaman duracaksa dursun anım
İki gönül gülsün bana yeter dedim
Onların mutluğu bana yeter bana dedim gülümsedim
Şimdi hep birlikte gülümsüyoruz
O an o gün rüzgâr kulağıma bir şey fısıldamıştı
Al götür bunları bu sağır dilsizlerin arasında
Bu aşka yazık olmasın
Yıkılmadım o anda
Yıkıntılar altında kalmalarına müsaade etmedim
Onları sevgisizlik darağacına asmaktan ziyade
Bir not ile kepenek astık ağaca
Şimdi halimiz fevkalade

Mehmet Aluç

31 Aralık 2014 Çarşamba

Rahmet Seni Neylesin







Beklemezsen seheri bülbüller elbet ötmez
Gönül yaram sarılmaz dost eline varmazsam
Rahmet bana ulaşmaz diye dert yanarsan
Rahmete giden yolda sen gidenden olmazsan
Kapıya sen varmazsan Rahmet seni neylesin


Seherde kâinatı dinle sen seyran eyle
Gül bülbül için nasıl açar bak gör neşeyle
Zaman zaman yanarsa bu gönlün hep öfkeyle
Öfkeyle dolu gönlün söyle zaman neylesin
Kapıya sen varmazsan Rahmet seni neylesin


 Yalan dolanla ömrün söyle heba olduysa
Yalanın kapısını kapatmadın dolduysa
Yalan dolan ne yapsın ömrün bir an solduysa
Doğru sözün kapısı kapalıysa neylesin
Kapıya sen varmazsan Rahmet seni neylesin


Günde beş vakitte hep okunur nurlu ezan
İman yoksa gönülde ömründe olur mezan
Yapmazsan gereğini neylesin söyle ezan
Kalbin olmuşsa viran söyle neylesin iman
Kapıya sen varmazsan Rahmet seni neylesin



Kul Mehmet’im selamlar olsun hak yolcusuna
Koyun postu değişme sakın tilki postuna
Hakikatle sen bağlan candan gönül dostuna
Hakikati değişme boğazın tokluğuna
Hakikatli olmazsan Rahmet seni neylesin

Mehmet Aluç

Mezan: Şüphe

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç