Bu Blogda Ara

sukut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sukut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2017 Pazar

Bir Düş müydü Gözlerin


 
Bir düş müydü gözlerin takıldım kaldım
Bir ömür boyu mutlulukla içine daldım
Bir sukuttu sözlerin ben içinde kayboldum
Seni yar bildim o gönlün içinde ben yattım
 
İncinmedi hiçbir yanım kollarınla sardığında
Cennet bahçesinde gezdim gözlerinle baktığında
Bir pınardı o gönlün susayıp ben yudumladığımda
Seni yar bildim o gönlün içinde ben yattım
 
Tebessümün oldu sukutun gönlümü bağladım
Bir ömür gülümseyen gönül deryanda çağladım
Aşk ile sevmek neymiş gönlüne girince anladım
Seni yar bildim o gönlün içinde ben yattım
 
Şarkıları şiirleri mısraları ben sana yazdım
Oturdum karşına o güzel gözlerine baktım
Ne tatlıymış bakışın kucağında ben yattım
Seni yar bildim o gönlün içinde ben yattım
 
Öyle mest etti ki aşk gönlümü dünyam silindi
Hakiki yurt cennetmiş bu gönülle o an bilindi
Hakkın nuru gönüle girince gerçek aşk göründü
Seni yar bildim o gönlün içinde ben yattım
 
İdrak edilmez aşk sevda olmazsa gönül nedir
Aşk âleme sığmaz gönüle sığar bu Rahmettir
Dünyaya meydan okur aşk gönülle bu cesarettir
Seni yar bildim o gönlün içinde ben yattım
 
Kul Mehmet’im yar bir düştü düştü gönlüme
Sakın ola yanında zinhar kem sözleri söyleme
Ben yolumu şaşırmışken gel gir dedi gönlüme
Seni yar bildim o gönlün içinde ben yattım
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

26 Temmuz 2016 Salı

İsmimi Sen Seç Kendin Nakışla


 
 
 
 
Arar iken buldum gözleri sürmeli yâri
Bende bekliyordum gelmen için dedi seni
Neden daha önce gelmedin dedi bari
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Gönül dergâhına vardım sukutla oturdum
Gözlerine baktım o aşkın içinde kayboldum
Dedim aradığım sendin şimdi seni buldum
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Artık sensiz bu dünyayı ben neyleyeyim
Artık son nefesime kadar ben seninleyim
İzin ver gönlündeki güller içinde gezineyim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Açtı bana gönül kapısını içeriye girdim
Cennet kokusu güller içinde kendimi gördüm
Açtım gönül kapımı ne varsa içine serdim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Dedi yıllardır bekledim gelemedin neyleyim
Başım alıp seni aramaya kiminle geleyim
Sen gelmeden önce ben söyle nasıl güleyim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Dedim işte beni beklediğin yere geldim
Geldim gülüşünü gördüm benimsin dedim
İlk görüşte işte budur bekleyenim dedim bildim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Beklerken dedi gözlerimde aktı kanlı yaş
Senden başkasına dönmedi bendeki bu baş
Senden başkası için akmadı gözlerimde yaş
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Akan gözyaşlarını gel aşkımla usulca sileyim
Seni güldürmek sarmak için söyle ne edeyim
Al gönlümü gir içine kendin gör benim meleğim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Gönlümün tarlası senindir gir sen içeri
Beğenmedi gönlümdeki çiçekleri niceleri
Bekledim aylardır gelmen için gündüz geceleri
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Artık ikimizin canı nefesi bir nefestir
Artık ağlamak yok aşk gönlümüzün sesidir
Bana her bakışın sarışın cennetten bir gülüştür
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Kul Mehmet’im dedim adını bağışla
Gönlünde ismimi sen seç dedi kendin nakışla
Hayran kaldım gelişine seveceğim seni canla başla
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
İster bana Leyla de ister Aslı terk etme beni asla
Aradım buldum bırakmam seni dedim hele de bu bakışla
Gel gidelim gönül evimize kalalım seninle baş başa
Anladım aşkla gönlüm diri kalırmış anladım şimdi
Mehmet Aluç ©Kul Mehmet

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Sokaklarımız Sürgünlük Vefasızlık Kokuyor


Daha düne kadar tüm sokaklarım Sana gülümseyerek çıkıyordu, senin de sokakların bana çıkıyordu neşeli şen cıvıl cıvıl, oysa şimdi matem havasında sokaklarımız! Yüreğimiz de onun gibi matem dolu ne bir sevinç be bir heves var… Yeni sokaklar aradım sana çıkan bulamadım, daha dün yüreğimizin adımları ta bir kilometre uzakta duyardık, oysa şimdi aramızda bir sokak var ne ses var sukutu yaşıyor her neden se bilemedim! Anlayamadım!

Sanki zehirli bir hançer yüreğimize saplanmış, ayrılığın mezarına sürüklenmiş bedenlerimizi! Seni kırdığımı, senin de beni kırdığını hatırlamıyorum! Sokaklarımız sürgünlük vefasızlık kokuyor, muamma… Önümüzdeki belirsiz anlamsız boşluk ne zaman geldi aramıza girdi? Eylül ayında yağan karların altında kalmış gibi üşüyorum, aramıza karaçalı olan anlamsız soruları gel terk edelim, bırakalım kendimizi aşkın engin kollarına sorgusuz sualsiz yoksa bu güzel anlarımız yok olacak.
Bırakalım anlamsız mırıltıların seslerini, cevabı olmayan soruların sesini konuşmalarını duymayalım, sanki gülerek yüzümüze tükürüyor, haydi yine bana gülümse, sarayım seni kollarıma ya da sen sar beni yumuşacık kollarına…

Bak düşersek ayrılığın yoluna paramparça olacağız, yok olacağız, sarı yapraklar gibi solmayalım haydi koş bana aşkım, bırakalım kendimizi aşkın engin kollarına sorgusuz sualsiz…

Mehmet Aluç

7 Ocak 2014 Salı

KALKILMAZ UYKUYA



KALKILMAZ UYKUYA
Kalkılmaz uykuya sessizce korku ile yaklaşan ömrüm
Korku ile beklense de ayak sesleri
Yaksa da yüreğini yaklaşan alıp götüren
Kalkılmaz uykuya yaklaşan ömrüm sukut eyle peşinden
Böylemidir hep kalkılmaz uykuya yaklaşanın korku sesi
Dokunuyor mu her nefise bu sesler 
Sönük göğüs böylemi hisseder
Kara haber gibi sessizce yaklaşan
Yavaşça sönen ömrün kalkılmaz uykuya düşünce başı
Böyle derinden mi gelir son yolun sesi
Sonsuz yaşamaya giden yolun neşe ile ışık saçan sesi
Can yoldaşın sesi gibi mi gelir
Koşarken cansız atın sırtında sonsuzluğa doğru

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç