Bu Blogda Ara

maden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2014 Cuma

Kara k/ömür külleri arasında geçti ömrüm


Kara k/ömür külleri arasında geçti ömrüm
G/özlerim madende göçüğe rehin
G/özlerinle bakma bana
Karanlığımı karanlık madeni anlayamazsın
Anlayamazsın çaresizliğimi
Soğuk yalnızlığımı
Bir ağaç yaprağının dalı gibiyim
Yer altına girince bir an kuruyan
Yeryüzüne çıkınca bir an yeşeren
Bir açlığın yangınında
Açgözlü taşeronun
Kasasında kayboldum ben
D/al gibi göçük geçiyor üstümden
K/an gözlerimde bir dilim ekmek
Son nakaratım sizi ekmeksiz bıraktığım
Yaralı yüreğim ile ezilirken göçük altında
Hüsran yok taşeronun gözünde
Sadece karanlığımda zindana gömülme korkusu
Onu da hal eder ensesi kalın
Kasasında kanlı emeğim ile dolu para ile hal eder
Ben sizsiz göçük altında kaldım
Ezgilerim ekmeğim boğazımda takılı kaldı
Kaybolmadığımı sayın
Yaşıyorum cennette sizi bekliyorum
Yüreğim gitti sayın ruhum ile sizinleyim
Karanlığa alışığım ben madenciyim
Mezarımda karanlık değil cennet nuru ile dolu

Mehmet Aluç

16 Mayıs 2014 Cuma

Bu sağırlık ile ölüm bizi nasıl karşılayacak?



Başımız sağ olsun… Soma’da bir lokma ekmek için Madende alın teri dökenler yine ihmaller zincirine takılarak aramızdan ayrıldılar. Gözlerimizde her zaman ki gibi timsah gözyaşları(Bu yetkililer içindir)

Benim namuslu, alın terine bir damla leke sürmeyen kardeşlerimin yüreği yaralı, bir lokma ekmek için alın terini merhameti ile yollara dizen, hem temiz hem de güzel yüreğinde taşıyan halkımız perişan.

Farkında mısınız etrafımız bir anda söz sahibi insanlar ile doldu. Söz ehli olduğunu sananlar bayağı her olaydan sonra çoğalıyor. İçi boş sözler ile konuşarak kof olduğunu meydana çıkarıyor.

Söz ağızdan çıktı mı yerini bulmalı. Kurnazlık şirretlik dolu söz içine, bir süslü söz tamam vicdanın temiz oldu, git rahat rahat yat uyu.

Şirretlik kurnazlık ile dost olmuşuz, kolumuza takmış onun ile geziniyoruz. Şirretlik, kurnazlık kolumuzda, yüreğimizde, sözlerimizde… Adımlarımızda…

Yeter artık , “söz” siz kendini ehil sananların arasında dilinde perişan oldu.

Düşman mıyız?

Hayır

Öyle ise yüreğimizde neden merhamet yok? Yüce Rahmanın gülümsemesinin izleri yok?

Bu kadar ucuz mu insanlık?

Kasa ile dolu para zafer midir?

Sözler prangalı diller de!

Duygular özgür olmayan gönüller de!

İşte soma

İşte sözler

İşte durum ortada

Bu sağırlık ile ölüm bizi nasıl karşılayacak bilen var mı?

Neden hep yıkarız?

Neden gönülleri sevgi ile inşa etmeyiz? Kucaklaşmayız?

Haydi, yüreğimizde yanan kor alev bizi yakan yutan duygularımızı tarumar eden bu acının adını söyleyecek olan var mı?

Bir damla mutluluk, bir lokma ekmeğin içine bu Zehir’i kim kattı? Söyleyecek olan var mı?

Madende çırpınan kanatların feryadını, soluksuz kalışını alev feryadını açıklayacak olan var mı? Geride kalanların feryadını duyan var mı? Bu mezar kazıyıcılarına mahkeme de hesap soracak imanlı bir yiğit yok mu?

Mehmet Aluç

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Kara Elmas Alnınıza Yazılmış



Kara elmas doğuştan alnınıza yazılmış
Son girişiniz meğer madene kazılmış
Yok oluşun ilk belirtileriydi
Alınmayan önlemlerin izleri
Merhamet kalmayan arzuların iştahında
Ne yaş kaldı gidişinizle gözlerimizden
Ne umut kaldı size
Aç tükenmeyen gözlerimizden
Ne umudunuz kaldı sizler giderken geriden
Sessiz çığlıktı gidişiniz
Sizden uzak kaldık yüzlerimiz gülmez
Istırap dolu günlerimizin hiç mi sonu gelmez
Yaşadıklarınız bu kalplerden kolay kolay silinmez
Böyle sizleri umutsuz bıraktığımız için
Gereken önlemleri almadan sizi
Kara madene indirdiğimiz
Size mezar yaptığımız için
Yaşadıklarınız kolay kolay silinmez
Hayata elveda deyip
Ölüme merhaba diyen sizler
Ölümü sırtında kara madende taşıyan sizler
Bugün sizler omuzumuzda taşıyoruz bizler
Buğulanan kalplerimize isimlerinizi yazdık
Bir yağmur damlası gibi düştünüz toprağa
Mekânınız cennet olsun
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç