Bu Blogda Ara

Daha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Daha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2017 Çarşamba

Git Âşık Veysel’im Sen Güle Güle


aşık veysel ile ilgili görsel sonucu

Bir Veysel giderde daha zor gelir
Bir ozandı elbet candan sevilir
O tatlı dilinde akan bir baldı
Aramızdan gitti bir sazı kaldı
Sözleri derseniz âlemi sardı

Gönülden görürdü sanmayın kördü
Sazı ile çaldı gönülden güldü
Bu dünya zaten bu ömür üç gündü
Aramızdan gitti bir sazı kaldı
Sözleri derseniz âlemi sardı

Benim sadık yârim kara topraktır
Dedi ona gitti sordu hal hatır
Okudu aşkı bize satır satır
Geri kalan sazı gönlü ışıtır
Aramızdan gitti bir sazı kaldı
Sözleri derseniz âlemi sardı

Armağan bıraktı o sazı bize
Onu da bıraktım ben dedi size
Çaldıkça sazımı aşk gelsin dile
Git Âşık Veysel’im sen güle güle
Aramızdan gitti bir sazı kaldı
Sözleri derseniz âlemi sardı

Kul Mehmet’im âşık gider söz kalır
Ozan gelir gider deyişi kalır
Şair ölür gider şiiri kalır
Söyleyin dünyada başka ne kalır
Aramızdan gitti bir sazı kaldı
Sözleri derseniz âlemi sardı


Mehmet Aluç / © Kul Mehmet

27 Şubat 2017 Pazartesi

Geriye Ne Kaldı ki?



Daha dün seninleydim
Ölümüne gülüşündeyim
Şimdi neden unut diyorsun
Beni bırakıp sen gidiyorsun
Seni unutmak zulüm değil mi?
O gülen gözlerin neden gülmez ki?
Gururunu ayaklar altına alsan olmaz mı?
Gururun aşkımıza neden düşman ki
Beni yeniden sev desem olmaz mı?
Gururun yerlerde sürünsün bak sende ne bıraktı ki
Ayrılık kapısına varmazsan olmaz mı?
Bir damla mutluluğu çok görme bana

Kahrolası bakışın yıkar beni
Gülen gözlerim kucaklar seni
Yık kahrolası bakışını sar beni
Yeniden beni sevsen olmaz mı?
Gülen gözlerinle olsan olmaz mı?
O gülen gözlerin neden gülmez ki
Gururunu ayaklar altına alsan olmaz mı?
Gururun aşkımıza neden düşman ki
Beni yeniden sev desem olmaz mı?
Gururun yerlerde sürünsün bak sende ne kaldı ki
Ayrılık kapısına varmazsan olmaz mı?
Bir damla mutluluğu çok görme bana


Kendi ellerinle kapattın kapıyı
Bu muydu sendeki aşkın anlayışı
Duymadın mı gönlümdeki isyanı haykırışı
Nasıl yitirirsin söyle aşk dolu bakışı
O gülen gözlerin neden gülmez ki
Bir gülümsemen bu gönlüme çaredir
Gururunu ayaklar altına alsan olmaz mı?
Gururun aşkımıza neden düşman ki
Beni yeniden sev desem olmaz mı?
Gururun yerlerde sürünsün
Bak seni öldürmedi mi?
Ayrılık kapısına varmazsan olmaz mı?
Bir damla mutluluğu çok görme bana


Ayrılık kapısını kapatmaya elin varmaz mı?
Bir gülümse bana yeter bu canım senin olmaz mı?
Sen yeter ki candan sev aşk bizi bulmaz mı?
Dilin lal olmuş gibi neden konuşmaz ki
Seni seviyorum desen ölüm gelmez ki
Bir gülümsemen bu gönlüme çaredir
Gururunu ayaklar altına alsan olmaz mı?
Gururun aşkımıza neden düşman ki
Beni yeniden sev desem olmaz mı?
Gururun yerlerde sürünsün
Bak seni süründürmedi mi?
Ayrılık kapısına varmazsan olmaz mı?
Bir damla mutluluğu çok görme bana


Sensiz ben bu dünyada ölemem ki
Bana sen küs desende ben küsemem ki
Ölüm gelse yanıma ben sensiz gidemem ki
Ne olur yeniden sev beni bu zulüm yetmez mi?
Bir gülümsemen bu sensiz gönlüme çaredir
Gururunu ayaklar altına alsan olmaz mı?
Gururun aşkımıza neden düşman ki
Beni yeniden sev desem olmaz mı?
Gururun yerlerde sürünsün
Bak senden geriye ne kaldı ki
Ayrılık kapısına varmazsan olmaz mı?
Bir damla mutluluğu çok görme bana


Mehmet Aluç/Kul Mehmet


30 Aralık 2016 Cuma

Sözüm Sana 2017

2017 ile ilgili görsel sonucu

Ah iki bin on altı gelişin daha dün tazeydi
Tövbe etmedin silmedin günahını
Yerde sürünmen dersen daha dün yeniydi
Aldın binlerce mazlumun ahını
Bir anda büyüdün nefret ile gözyaşı içinde
Yaktın binlerce masumun canını
Getirdiğin mazluma gözyaşı acı feryat idi
Akıttırdın zalimle beraber insan kanını
Çek git artık nefret gözyaşı feryadın ile
Sende iki bin on yedi bundan dersini al
Yoksa gelişin sevinçle olurken gidişin
Bitişin gönlümüzde inan bir günde olur
 
Yanlışa düştün dersini kendin alırsın dedik
Zalimle oldun  onun pilavını mı yedin
Seni gönlümüzde güzellikle bizler yetiştirdik
Sen bizi değil bizi yıkanları sen dinledin
Çek git biran önce iki bin on altı dünyamızda
Terör belanı da al git yoksa ciğerine saplarız
Sende iki bin on yedi bundan dersini al
Yoksa gelişin sevinçle olurken gidişin
Bitişin gönlümüzde inan bir günde olur
 
Ey iki bin on yedi yüreğinde merhameti al koy
Yürü masumlarla baş başa aheste aheste
Zalimin sofrasında değil fakirin sofrasında doy
Zaliminki ağlatır fakirin güldürür bir gülüşte
Zalimde yok merhamet arama boşuna der soy
Masum ölür cennete zalim cehenneme gider son nefeste       
Sende iki bin on yedi bundan dersini al
Yoksa gelişin sevinçle olurken gidişin
Bitişin gönlümüzde inan bir günde olur
 
Masum feryat etti duymadın iki bin on altı hiç çağrı
İlk gün çok sevmiştik senin o bakışını
Zalimle terörle bir oldun ağlattın zarı zarı
Ufak ufak bir anda gördük hak yolunda kaçışını
Yaz gününde masumların başına yağdırttın karı
Beklemezdik senden zalimle oturarak yaklayışını
Şimdi giderken sönmüş götürüyorsun yanan farı
Sende iki bin on yedi bundan dersini al
Yoksa gelişin sevinçle olurken gidişin
Bitişin gönlümüzde inan bir günde olur
 
 
Kul Mehmet’im der ki doğru ol yerinde dur
Bir parça mutluluk yeter sana da bize de yeter
Yalan peşinde koşanlar bil ki yalan olur
Zalim gibi hepsi benim olsun deme çektirme keder
Kendi yok oluşu için koşanlar aradığını bulur
Sende zalim gibi olursun perişan gelişin o an biter
Yokluk peşinde koşan yokluk peşinde yorulur
Masumla fakir ile olursan seni gönülden candan sever
Sende iki bin on yedi bundan dersini al
Yoksa gelişin sevinçle olurken gidişin
Bitişin gönlümüzde inan bir günde olur
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

2 Ekim 2016 Pazar

Tefekkür Eyle Gönlüm


 tefekkür ile ilgili görsel sonucu
Tefekkür eyle ey gönlüm var mezar başına
Daha dün koşarlardı şimdi girdiler yerin altına
Daha dün kara toprak üstünde hepsi şendi
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Daha dün tenleri tazecikti boşanmıştı nefreti
Merhameti bilmez çok severdi kara ticareti
Hakkı bilmez hakka ulaşamazdı asi niyeti
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Yaylalarda gezerdi hakkı olmayanı alır yerdi
Onlarca arsası vardı daha çok olsundu derdi
Bilmezdi veren ne için ona onca malı verdi
Veren verdi veren geri aldı şimdi ortada kaldı
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Hak davasına gönül vermedi yönün çevirdi
Haklı haksız demedi ne varsa hepsi benim dedi
Gözünde yaş akmadı yüzü hiç gülmedi adi
Ömür geçer yele benzer dediler güldü hadi dedi
Hâsıl olan muradı hep yıkmaktı işte yıkıldı kaldı
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Dediler insan olan güneşe benzer ısıtır
O dedi ben güneş değilim olamam bilmem hal hatır
Onca günaha girdi boşu boşuna taşıdı katır
Vereceğini yazmadı alacağını yazardı satır satır
Vermediği yazılıyor bilmedi nokta nokta katır
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

25 Eylül 2016 Pazar

Kendini Bilmeyen Rahmanı Bilmez

rahmanı bilen kendini bilir ile ilgili görsel sonucu
Kendini Bilmeyen Rahmanı Bilmez

Gelir geçer bu zaman
İnsanoğlu için nedir zaman
Savrulup boşa harcanılan bir an
Boşa geçen zaman bir daha ele geçmez
Zamanı bilmeyen cihana gülmez
Cihana gülmeyen anını bilmez
Anını bilmeyen kendini görmez
Kendini bilmeyen Rahmanı bilmez
Rahman ‘sız kul nefis şeytanı bilir acılar çeker
Rahman ’sız kul viran olur cehenneme düşer

Hicap perdesini nefis şeytan kaldırır
Hicapsız kulu nefis şeytan aldatır
Aldanan kulu kendini kandırır
Kendini bilmeyen Rahmanı bilmez
Rahman ‘sız kul nefis şeytanı bilir acılar çeker
Rahman ’sız kul viran olur cehenneme düşer

Erişir ecel tatlı olan bu cana
Rahman ‘sız kalan kul cehenneme düşer yana yana
Arar bulamaz bir derman bu tatlı cana
Kendini bilmeyen Rahmanı bilmez
Rahman ‘sız kul nefis şeytanı bilir acılar çeker
Rahman ’sız kul viran olur cehenneme düşer

Arayıp Rahmanı kendini bulmalı
Allah’a şükür eden kul olmalı
Secde edenlerle birlikte olmalı
Arayıp yaratılış sırrına varmalı
Kendini bilmeyen Rahmanı bilmez
Rahman ‘sız kul nefis şeytanı bilir acılar çeker
Rahman ’sız kul viran olur cehenneme düşer

Bak âleme gelen gider nicemiz
Nurlarla dolsun gündüzümüz gecemiz
Rahman ‘sız çaresiz kalır dertlerimiz
Açmadan solar taze gülüşlerimiz
Hak yolunda verelim son nefeslerimiz
Kendini bilmeyen Rahmanı bilmez
Rahman ‘sız kul nefis şeytanı bilir acılar çeker
Rahman ’sız kul viran olur cehenneme düşer

Kul Mehmet’im hakkın yoluna girdik
Hakkın nuruna birlikte cümlemizle erdik
Hakkın nurunu cümle gönüllerde kâinatta gördük
Hak yolunda nimetlere ettik bizler şükür
Kendini bilmeyen Rahmanı bilmez
Rahman ‘sız kul nefis şeytanı bilir acılar çeker
Rahman ’sız kul viran olur cehenneme düşer

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

13 Nisan 2016 Çarşamba

Can İçinde Canını Bulan Dönmez Bir Daha Bu Ana




Ben fakir bir derviş seyyahım
Gönülleri âlemi gezerim
Gönlüme dost diye dost ararım
Dost olmadan yolda kalırım
Yüce Rahman gönülleri gezer
Yüce Rahmanın gezdiği gönülleri kim sezer
Ararım o gönülleri dostu ömrüm biter
Biten ömrümde dost gönülde dirilir
Dirilir hakka doğru yürürüm
Aradım yolu gönül dostunu bulamadım
Bu gönlüm bana yol ile dostmuş anladım
Hak yolunda Rahmana kul oldum yolda kalmadım
Canıma can Yüce Rahmanmış buldum yanılmadım

Gece gündüz kendimi aradım bulamadım aşkı buldum
Aşkı buldum kayboldum Rahman yolunu buldum kul oldum
Kulluk ile yüce Rahmana teslim oldum nur oldum
Ben gitti yok oldu bende her şey oldu Yüce Rahman
Kendimde âlemi ararken Âlem Rahmanmış her an
An da zamanı ararken zamanda kayboldum Rahmanı buldum o an
Nefis akıtırken gönülde kanı varmamak için akıttım kanımı o an
O an devam ettim yolumu buldum Rahmanı derdime odur derman
Dermanı buldum nefis yıkıldı o an fermanmış derman benliğime her an
Derman Rahmanmış tüm çaresizliğe Yüceler Yücesi Rahman
Canıma can Yüce Rahmanmış buldum yanılmadım

Dipsiz derin kuyulardan çıktım vardım Rahmana çok şükür bu ana
Bu anda canıma can olan Rahman nurmuş bu cana bana
Yıllardır nefsime söyledim çıkarma beni yoldan diyorum sana
Hak yola varmak içinde nefis gerekmiş anladım o anda bu cana
Çilesiz taşlı yolda düz ovaya çıkılmazmış varılmazmış yüce hana
Bu dünya beden acılar yolda kılavuzmuş meğer anlayana
Anlamayana ne söylesen boş ne çare derman ağlamayana
Hak yolda kul olup günde beş vakit elin bağlamayana
Her şey bulmak içinmiş bulup kavuşup cana varmaya
Gerisi boş meşgale dünya içinde cana varmadan yok olmakmış o ana
Her şey ne güzeldir Rahman ile olan o cana
O canın içinde dünya âlem varmış görüp bakıp arayıp bulana
Her şeyin tek gayesi çaresi yüce Allaha kul olmakmış cümle cana
Can içinde canını bulan dönmez bir daha bu ana
Takip et izini sende canına canı bul var o zamana
Canıma can Yüce Rahmanmış buldum yanılmadım

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

5 Şubat 2016 Cuma

Hayat Der Az Daha Sabret





Silinmedi gönlümde aşkın cennetten gül boyası
Hasretliğini çekerken gönlümde aşkın damgası
Gönlüm aşk ile dirilirken gereklimiydi ayrılığın sırası
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Aşımın içine hasretini seni kattım yüreğimde tuttum
Ağladığımı hissetme diye ben ağlarken içimden hep sustum
Her gece hayaline ben sarılarak seninle beraber uyudum
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Yüreğimde sen var iken aşkımla hasretim toprağa battı
Gözyaşlarım toprağa düşerken yüreğimi içine akıttı
İşte o ana gözlerin ufukta belirdi yüreğimin içine baktı
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Sen gönlümde yaşarken hasretin gider mi hiç gücüme
Aşkımı yazıyorum gönlümde ben sana hece hece
Ben bekliyorum bitsin diye hasretlik gündüz gece
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Daha dün gibi aklımda seninle buluştuğumuz ilk gece
Aşkı bildik beraberce çözdük onu artık değil bir bilmece
Sevdikçe birbirimizi yükseldik aşkımızla biz böylece
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

 Toplanmış komşular imece usulü ile düğün yapmıştık mahallece
Hepimiz ne güzel yaşardık el ele omuz omuza ailece
 O güzel günlerimiz ne çabuk geçti gitti anlayamadık böylece
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Düşlerimde hep sen varsın çiçekler yağıyor saçlarına
Sakın hasret oku değmesin o hilal kalem karakaşlarına
Hayran olurum ben senin o nur cennet bakışlarına
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Bilirim sen olunca akmaz mı gözde hasretlikle yaş
Ağla bir tanem benim gibi aşk var gönülde düşmesin içine taş
Aşk ile sever gönül gurbetteyim diye sakın eğilmesin o baş
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Aşk değimlidir bir sır hasret ile gönülde büyür coşar bunu öğrendik
O mehtaplı gecelerde biz seninle yıldızların altında çok yattık güldük
Aşk gönlümüzü çılgın süvari atları gibi koşturur biz severken bunu bildik
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Kul Mehmet’im aşkı hasım bilme sen tut onu eyle hakem
Aşk ile güler yaşar mutlulukla bu gönül her dem
Sen aşkı yaz her zaman onunla yaşa düşmesin elinde kalem
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç