Bu Blogda Ara

irfan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
irfan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Sordun Mu Kendine



Hiç düşündün mü kaç kalp kırdın
Hayat denilen yolda nasıl yalnız kaldın
Halim ne olacak diye sordun mu kendine
Ne için geldin cihana bildin mi sordun mu kendine

Gam yükünü boşa topladın elinde tuttun
Aradın da sanki dengini mi buldun
Sararan yapraklar gibi soldun
Ne için geldin cihana bildin mi sordun mu kendine

Bilmedin irfan yolunun kuluyuz
İrfan yolunda ağaç olmuş dalıyız
Yüce Allah’a şükür eden kuluyuz
Ne için geldin cihana bildin mi sordun mu kendine

Yürürken kendinden yükseğe bakma
Hayat denilen yolda gönül yakma
Nefis ile şeytanı koluna takma
Ne için geldin cihana bildin mi sordun mu kendine

Dert değmesin gönül denilen kuşuna
Kederler değmesin kara kalem kaşına
Nefretin taşı değmesin başına
Ne için geldin cihana bildin mi sordun mu kendine


Gönlünde iman ile seyreyle alemi
Merhametle çıkar gönülde kalemi
Merhameti al yanına kul gönlüne katma elemi
Ne için geldin cihana bildin mi sordun mu kendine


Çöl olan gönül tarlasında açılsın güller
Gönül yıkan derdi ne bilsin gülenler
Kul Mehmet’im haydi yaraya dermanı sarsın bilenler
Ne için geldin cihana bildin mi sordun mu kendine
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

9 Temmuz 2015 Perşembe

Ağlayıp Sızlanmayı Kim Buldu



İlim irfan denizi nasıl kurudu
Hak ve adalet nasıl yok oldu
İyilik ve güzellikler nasıl unutuldu
Ağlayıp sızlanmayı kim buldu
Vefa sevgi anlayış nereye kayboldu

O güzelim öğretmenler nereye gitti
Yeni gelenler sevgiyi saygıyı terk mi etti
Bize terbiye verenler terbiyesi gönlümüzde yer etti
Ağlayıp sızlanmayı kim buldu
Vefa sevgi anlayış nereye kayboldu

Fikrim zikrim benzemese de sana
Senin fikrin zikrin benzemese de bana
Herkesin fikri birinci mevki derim herkese
Herkes bu âlemde yaşaması gerekir can cana
Ağlayıp sızlanmayı kim buldu
Vefa sevgi anlayış nereye kayboldu

Hak ve adalet biterse yönler şaşar
Elli lira zam verip otuz lira alırsan vatandaş nasıl yaşar
Sanmayın bu dünya kazanılan haksız kazanç size kalır
Hesap günü boğazınıza dizilir kalır ateş ile yakar
Ağlayıp sızlamayı kim buldu
Vefa sevgi anlayış nereye kayboldu


Herkes doğarken çıplak doğar
Ölürken tek başına kazandığı iyilikle gider
Kin nefret ile kazandığını götürme alevi seni yakar
Arkanda kalanlar sana nefret ile bakar
Ağlayıp sızlamayı kim buldu
Vefa sevgi anlayış nereye kayboldu

Yatmaya gelmedik bu dünyaya
İlim irfan yolunda yol açmaya geldik buraya
İthal ilim ile yol alınmaz çukura düşülür etrafı sarp kaya
Haydi, ilim irfan ile olalım çıkmalım düzgün karaya
Ağlayıp sızlamayı kim buldu
Vefa sevgi anlayış nereye kayboldu


Kul Mehmet’im iyi dinle Bekir hocam ne der
Teknolojide çağı yakalayıp hatta daha yükselelim
İlim irfan ile gönüllere yerleşelim
Hak adalet için gönüllere hak ve adaleti yerleştirelim der

İyi dinle bu sözleri bu sözler âleme sığmaz gönüllere sığar
Bu güzel sözlerle adım attığın yer batmaz
Bu sözler olmazsa gülümseyen şafaklar doğmaz
Ağlayıp sızlamayı unut gitsin düş ilim irfan peşine
Vefa sevgi anlayış bul selam sevgi ile var Bekir hoca’nın yanına

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

20 Şubat 2015 Cuma

İmanla işlenmiş Anekdotlarım



İman dolu bir ülkenin, her mahallesinde her sokağında her evinde iman ve vicdan ile yaşanılır, vefasızlık duyarsızlık hissizlik iman ile kelepçelenmiştir.

Hayat biz kısa ömürlülere verilmiş bir emanettir, bu emaneti içinde iman ile teslim etmek de görevimizdir.

Rahmanın yarattığı tüm kulun gönlünü kırmamak ve onu mutlu etmek kulluk ve insanlık görevimizdir, bundan gayrısı ne insanlığa nede kulluğa girer bundan gayrısı zulme, insan haklarına ihlale girer.

Dertler içinde olan kula yetişmek onun derdine derman olmak mümin olan her kulun üzerine vazifedir.

İmanla ilim irfan denizinde yüzülür, imansız ilim irfan denizine girilmesi mümkün değildir.

İman manayı aşkı senden alıp karşındaki mümin kardeşinin gönlünde yoksa ona sunmanı ister, yalnız zorlamadan, gülümseyerek sunmanı ister.

Hayâ(l )iman merhamet gönlünde varsa, insanlığın faydasına olacak bir rüyadır. İman ve merhamet yoksa sadece kendi çıkarı için gerçekleşecek boş hayalden öteye g/itmez.

İslam, Kuran, Resul gayesi imanı gönüllere edeple nakış nakış işlemektir.
İman olmadan gönüldeki yarınlara ait düşünceler toplumsal olmaz ve gerçekleşmez, sadece kendi nefsi ve çıkarı dışında kulun yarınlara ait düşüncesi toplumsal olmaz.

İman gönülde yoksa dil konuşmayan lal olmuş dildir. İmanla olan gönül zalim karşına dikilir zalimi susturur.

Adımlar yarına iman dolu düşüncelerin ışığında adım atmıyorsa, at gitsin o adımları kız kulesinden aşağıya, çünkü iman dolu düşüncelerin atmosferinde o adım atılmıyorsa sonucu insanları ötelere taşıyamaz sadece nefis şeytan dünya üçgeninde sıkıştırarak, yarınsız yarınlara taşır.

Gözlerdeki buğularla insanlar baş başa ise, bilin ki gerçek iman yok gönüllerde, nasıl iman vardır kendi çı/karımız uğruna içeriği değiştirilmiş Kuran, sünnet içermeyen bir iman vardır hayatın her alanında.

Ey yorgun, mutsuz, umutsuz d(y)olu adımlar İmanı alın gönlünüze bitsin, mutsuzluk umutsuzluk yorgunluk d(y)olu hayat ve zaman.

Yıkılır, imansız y(k)ollarda tüm y(k)ollar adımlar, çünkü adımlar nefise odaklanmış yürür, nefis de kendin düşünür sonunda uçuruma götürür arkada bir t(s)ekme vurur, kıçı ile güler tabi ki şeytanın kucağında.

İmanla ilim yolu açılır, ilim koşarak sana gelir lakin Kuran ve sünnete örülmüş bir imansa gönlündeki, dilindeki iman.

Kırk yıl, yüz yıl köleliğe mahkûm ettiren düşüncelerin karanlığında yaşayacağına, Kuran’la, Gül kokan Resulle, imanla imtihan dünyasında az çileyi az, sabrı, az cefayı yaşa ve bu ondan bin katlı değerlidir. Kuran, Gül kokan Resul, iman tüm acılarına şifa ile alnında öpendir.

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç