Bu Blogda Ara

kaybettim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaybettim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2016 Salı

Aradım Yolun Kaybettim


Aşkın yüzüne güldüm sende gülersin dedim
Gece gündüz döndüm ben seni güldüremedim

Zülfüne sarıldım ah yerden yere vurdun
Aşkın güzelliğini sana sevdiremedim

Aşk ile yandım ki ben sen yanmayasın dedim
Aşkın ile yandım ben sana gösteremedim

Tuttum elinde salma dağlara sen duymadın
Attın beni dağlara dönüşü göstermedin

Naçar kalırsam beni sen unutma hiç dedim
Naçar kalmak nasılmış sana öğretemedim

Saldın beni dönülmez dağlara unuttun sen
Yıllarca düşündüm ben seni hiç çözemedim

Sabır deryasında ben boğuldum yeter dedim
Yeniden sev sen diye koştum yolun görmedim

Sevmeyen yolu bulmaz ben seni candan sevdim
Kaldım hasret bağında gül yüzün sevemedim

Aşkla sevmez aşığın halini hiç bilmezmiş
Hasretinden yandım ben sana söyleyemedim

Kul Mehmet’im uzaktan göreyim ben razıyım
Karşısında durayım beni sev demeyeyim

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



7 Eylül 2015 Pazartesi

Kaybettim Gökyüzünden Önce Yeryüzünde Aşkımı Ben...



aşk mı beni tanımıştı
ben mi aşkı tanımıştım
yaşım on altı
terlerken bıyıklarımın gölgesinde
yüreğim uçarken
güvercinlere inat gökyüzünde
içindeki o taptaze aşk ile
ben mi uçtum
yüreğim mi tek başına uçtu
yoksa hepimiz mi uçtuk
utangaç boynu önünde
ses kısık
haykırsan aşkı be salak
o zamanlar haykırmak yoktu
yolların toz isi vardı
çamuru vardı
gülen insanların temiz yüreği vardı
ama bazıların hala yoktu
şimdilerde olmayanlar gibi
gökyüzüne bakardım
benden önce yüreğimi
uçuran aşkın arkasında
benden önce sevdiğimin koynuna giren
sessiz
seni seviyorum cümlesinin
boynu bükük duruşu ile
rüzgârlar yüreğimi sökercesine eserdi
yüreğimi benden önce alan
rüzgâra yetişemezdim
aşkımı da haykıramazdım delikanlı gibi
utanırdık
neden utanırdın
sevmekten
evet
sevdiğimizi haykırmaktan evet
YIL 1978
O yıllarda öyle her söz söylenmezdi
öyle her halayın başında oynanmazdı
her sofranın başına ortasına oturulmaz
en sonuna oturulurdu
oturdukta ne oldu
aşkım benden önce
beni terk etti gitti
yüreğimde acısını bıraktı gitti
kim duydu acımı
kim gözyaşlarımı gördü sildi
kim halimi anladı
hiç kimse
hiç kimse için
aşkımı söyleyemedim
kısık sesler içinde kayboldum
hani delikanlı yanım
sende benden önce korkak çıktın
gökyüzüne hala bakarım
o günlerin izini ararım
Ama boşuna bakarım
gidenin arkasında
kaçanın arkasında
ancak gözyaşı dökülür
bende dökerim hala
yüreğim sızlar
kim bilir
sus büyükler yanında
anne banan yanında konuşma
ayıp diyenler için
kaybettim gökyüzünden önce
 yeryüzünde aşkımı
artık gecelerim zemheri geceleri
güneş doğsa karını eritemeyecek
saplandı o hançer
çıkamaz yerinde
geçti gitti
bir deli rüzgâr
aldı götürdü
elimden aşkımı
koşamadım ayıp olur diye
haykıramadım
büyüklerim duyar diye
şimdi bağırsam ne fayda
toprak gibi sessiz oldum
toprak gibi bereketli olamadım
yüreğimdeki toprakta yetişenler kurudu
benim gibi
yağmur yağsa da yeşertemez artık
çünkü yüreğimde beni canlı
diri tutan aşk gitti
içi boş kaldı
kaybettim gökyüzünden önce
 yeryüzünde aşkımı ben
ırmağa değil okyanusa düştü
aşkım ile söyleyemediğim
yüreğime sığmayan sözlerim
kurtlar kuşlar kaptı o güzel
uykusuz gecelerde
söylemek için biriktirdiğim sözleri
geride ne kaldı
içi boş bir ben
içi boş bir o kaldı mı bilmem
kaybettim gökyüzünden önce
 yeryüzünde aşkımı ben
aşktan hicret etmiş gönlüm
yolunu izini kaybetmiş yüreğim
değerini gidişi ile kaybetmiş
yüreğinin sahibini kaybeden bir yürek
kanayan ve kırılan kanatlarım
hala kırık hala kanar
damla damla her saniye
yıkar beni
diz çöktürür sancısı ile
bağırmak istesem de bağıramam
kaybettim gökyüzünden önce
 yeryüzünde aşkımı ben
Mevsimler yazmış
kim diyor
bende hep kış
gündüzler güneş doğunca
ışık olurmuş dünya
benimki niye karanlık
kendim karanlıkta bıraktım
çevremde kuşlar bile uçmuyor
kargalar bile uğramıyor
gönül tarlamın etrafına
benim gibi viran olmaktan korkuyorlar
haklılar
çok haklılar kaybettim gökyüzünden önce
 yeryüzünde aşkımı ben
ağlasam artık gözlerinde yaş mı kaldı
söyleyecek söz mü kaldı hepsi lal oldu
adım atacak hal mi kaldı
gidişi ile dizlerim kırıldı
hala kırık
yerden kaldıran mı oldu
anlayan mı oldu
kısık sesimle kendim duyduğum
seni seviyorum
sözünü söylemekten korkan
seni duyan mı oldu
anlayan mı oldu
yüreğimde o ukde
her gün saplar hançerini
sen
kaybettim gökyüzünden önce
 yeryüzünde aşkımı der
saplar acımasızca hançeri yüreğime
bari bir gün sus be kapat o ağzını
yine hançerini saplayacaksan sapla
ama yok hala söyler
yüreğim ile kanadımın
kanadığını görmez
feryadımı sancımı duymaz
vuruda vurur
gerçi alıştım artık
hissetmiyorum
hiç bir şeyi
çünkü ben
kaybettim gökyüzünden önce
 yeryüzünde aşkımı ben
beden dersen nerede kaldı
his duygu
bakış dersen eller aldı
bir içi boş gönül ile ruh kaldı
o da nefes almak için
gerisini ben yıllar önce
kaybettim ben
ben ise evet ben çok acı ama
kaybettim gökyüzünden önce
 yeryüzünde aşkımı.
Mehmet Aluç -Kul Mehmet-





1 Temmuz 2015 Çarşamba

Yine Ben Sevdim Yine Ben Kaybettim



Döndüm ağladım baktım ağladım
Arkandan sen giderken yüreğimi parçaladım
Sevdim sonunda terk edip gittin
 Demek ki ben boşuna ağladım
Yine ben sevdim yine ben kaybettim

Çektiğim çileler boşuna gitti
Gecemi gündüzüme kattığım
Yolunu günlerce aç susuz beklediğim
Gözyaşı döktüğüm geceler heba oldu gitti
Yine ben sevdim yine ben kaybettim

Gecem gündüzüm karardı boşuna
Ağrımayan başın ağrıdı ne uğruna
Ağarmayan saçım ağardı kim uğruna
Gözyaşı döktüğüm geceler heba oldu gitti
Yine ben sevdim yine ben kaybettim

Gidenin tutulmayacağını
Sevmeyeni sevilmeyeceğini
Gülümsemeyene gülümsenilmediğini
Saçlarım ağardıktan
Gözlerimde yaşlar bittikten
Gecem gündüzüm bittikten sonra öğrendim
Yine ben sevdim yine ben kaybettim

Kul Mehmet'im bırak rahat olmayan uykuları
Bırak vefasız gönüllerin vefasız aşklarını
Başka baharların peşinde koş yaşa yeni aşkları
Sen seni seveni sevme seni sevmeyeni
O zaman ben sevdim ben kaybettim demezsin

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)




20 Mayıs 2015 Çarşamba

Bilemedim



Gelişin mi güzel
Gelişinin müjdesi mi güzel
Sensiz hasretin mi güzel
Gelişinle hasretinin bitişi mi güzel
Bilemedim sesini duydum
Kendimi kaybettim
Söyleyemedim

Hasret bir anda bitmez diyen ben
Gelişinle hasreti bitiren Yüce Rahman
Ne kadar kısaymış diye bana söyleten
Şükür sevinci ile secdeye vardım
Halin nedir soramadım
Kendimi kaybettim
Söyleyemedim

Terk ederim sensiz yaşayamam diyen ben
Onsuz yaşarsın dedirten yüce Rahman
Bir göz açıp kapanışıyla vuslat ile buluşturan
Aşk sevinç yolculuğunda başımı önüme eğdirdi
Gözyaşlarıma hâkim olamadım ağladım
Seni kollarıma sarıp koklayamadım
Kendimi kaybettim
Sana sarılamadım

Aşk insanı sabır ile hasret ile kadir kıymet bildirir
Sanma ki hasret dert insanı bir anda öldürür
Yüce Rahman var iken o kulunu güldürür
Gidişine aklım ermeyen güzel hoş geldin
Gelişine aklım ermeyen  güzel ne hoş güldün
Mehmet Aluç


13 Nisan 2015 Pazartesi

Dön gel


Hasretinle yar yolun beklerim
Gelmezsen yârim boynum bükerim
Sensiz yar ben nereye giderim
Dön gel bana yârim sen artık

Hasretinle yollar eksittim
Yolum sensiz kaybettim
Sensiz gözyaşı dökerim
Dön gel bana yârim sen artık

Kul Mehmet’im sensiz gülemem
Ne haldeyim hiç bilmem
Sensiz yaşadığım cehennem
Dön gel bana yârim sen artık
Mehmet Aluç


Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç