Bu Blogda Ara

dolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2016 Cumartesi

İncinmiş Gönülde Sevda Arama.



Zülfünde dökülür benim ahım
Gece gündüz peşimde alma günahım
Zaten sen gittin koptu eyvahım
İncinmiş gönülde sevda arama

Aşkımı gizledim cefandan söyleyemedim
Aşkımla bir ömür gülerim dedim bilemedim
Bakıp ahu gözüne kalem kaşına gülemedim
İncinmiş gönülde sevda arama

Aşksız kılıfsız gönül nasıl yaşar
Seni vefasızlığınla gören elbet şaşar
Sanma yanında olanlar kalır elbette kaçar
İncinmiş gönülde sevda arama

İstedim olasın gönlüme taze gelin
Sevdim seni zahmetinle incindi belim
Bana da uzanmadı ah o kırılası elin
İncinmiş gönülde sevda arama

İstedin gece gündüz yiyelim kaz
Kaz yemeyince gece gündüz ettin naz
Elimde vardı sana çaldığım kırık saz
İncinmiş gönülde sevda arama

Seni gönülden seven sandım yiğit
Madem seninle ayrıldı yolumuz artık git
Yazık oldu senin için harcadığım emeğime
İncinmiş gönülde sevda arama

Kul Mehmet’im ne güzel çalar söyler ozan
Gönüldeki güzelliklerini gönüllere odur yazan
Niyeti bozuk olanların ozandır sözleri ile bozan
İncinmiş gönülde sevda arama

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

29 Haziran 2015 Pazartesi

Rahman Olsun Gönlünde

Rahman olsun gönlünde
Yokluk geldiğinde, var kapısına
Yok, olur yokluk, varlıkla dolar âlem
Kapılar, yüzüne dünyada kapandığında
Bir bir
Var Rahmanın kapısına, açılır tüm kapılar yüzüne
Yüzüne kapı kaptanlar, sefil olur bir anda
Sokaklar gönüller, yansın diyenlere
Gönlünde Rahman ile var, söndür ateşi
Gündüzün serinliğinde, eserse poyrazdan rüzgâr
Rahmani gönlünü,  rüzgârın önüne ver
Essin gönlündeki Rahmani merhamet, âleme
Sızım sızım acılarla bırakırlarsa
Gönlünde ki Rahmani merhametle aç semaya elin, dua ile
Dermanlar yıldız yıldız dökülür, âleme
Keremi sonsuz Lütfü İhsanı merhameti... Sonsuz, Rahman her şeye kadir
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

3 Mart 2015 Salı

Elbet Bir Gün Pişman Olur

Elbet Bir Gün Pişman Olur





Nazlı yâr sevince sinesi bostan olur
Fistan giyer gönlüm neşe ile yolunu bulur
Nazlı yârin yanında destan yazsam
Bir cümlelik söz olur

Nazlı yâri çok severim
Kusurunu hiç görmem geçerim
Sevgi dolu gönlünün hatırı var
Baldan tatlı sözleri var

Merhametli olan güzel olur
Merhametsiz olan pişman olur
Aşk ile sevmeyen
Elbet bir gün pişman olur
Mehmet Aluç

20 Şubat 2015 Cuma

Birileri Ne Demiş? Ben Ne Demişim?




Albert Einstein: Açlıktan karnı guruldayandan dürüst politikacı olmaz.

Ülkemizde hep karnı tok olanlar politikacı oluyor, ama hiç açların halinden anlamıyor, yedikçe yiyor. Aç olanda politikacı elbette olur, acın halinden anlar, zaten karnı tok olanlar için bir şey yapmaya da gerek yok. Karnı aç olan doyana kadar yer, tok olan patlayana kadar yer, buda size kapak olsun bir şey bildiğini sananlar.

Albert Einstein: İnancı dışlayan bilim topal, bilimi dışlayan din kördür.

Bilim şimdiye kadar İslam’a kucak açmadı ki Osmanlıdan sonra veya siz batılı kendini bir şey sananlar, din, bilim ilim çinde de olsa da git öğren diyor, ama bunu duymayan görmeyen bilmeyen yine de sizlersiniz…

Albert Einstein: Aynı anda, hem savaşa hazırlanıp, hem de savaşı önleyemezsiniz.

Savaşı önlemeye çalışan kim var bu âlemde, siz batılılar gözü aç insanlar üç beş dolar için devamlı savaş, fitne peşinde koşuyor. Bir tek silah satmak için yıllarca çalışırsınız, bir insana bir lokma ekmek vermemek umman umman kaçarsınız.

Mehmet Aluç

16 Şubat 2015 Pazartesi

Buldum Resulüm




Ararım resulüm seni
Mekke yolunda seni
Sararsın bilirim sen beni
Ararım resulüm ben seni

Güller kokar gül sinende
Hayran oldum ilk görüşte
Ömrüm serdim de yoluna
Buldum Resulüm ben seni

Seni bulan mesut olur
Gönlü nurlar ile dolar
Sensiz tüm hayat solar
Buldum buldum resulüm ben seni

Buldum resulüm ben seni
Gül kokar tenin senin
Gönlümde her an var yerin
Buldum Resulüm ben seni

Bu gönlüm seninle yaşar
Mutlulukla sana koşar
Seni buldum gönlüm coşar
Buldum Resulüm ben seni

Mehmet Aluç

9 Şubat 2015 Pazartesi

Eller Çeker Nefreti Kini




Bakarım dünyaya sanki kalmamış merhametten eser
Nefret kim sevgiyi böylemi ortadan ikiye nasıl keser
Nedir bu nefret kin üç günlük dünyaya tapmış gider
Eller çeker nefreti kini elinde kana bulaşmış bıçak keder



Bu yaşanılan hıncı nefreti yaşamak değildir ki kader
Batmış insanlık kan denilen çamura bilmem nereye gider
Bir avuç dolara insanlık edepsizce edilir hunharca heder
Eller çeker nefreti kini elinde kana bulaşmış bıçak keder



Kul Mehmet der ki halimiz hal değil hayvanlıktan beter
Yeter artık birkaç dolar için yapılan bunca zulüm artık yeter
Rahman merhamet ile olun der bilmem ki kimler dinler
Eller çeker nefreti kini elinde kana bulaşmış bıçak keder
Mehmet Aluç


20 Ocak 2015 Salı

Gömün Beni Şairin Bir İmk/Ansızlık Şiirinin Mezarına

Gece benimle beraber derin derin öksürdü
Ben yüreğimdeki hazin acıyı çıkaramadım
 Gökyüzü çöl yalnızlığında yalnız kalan yıldızları üzerime döktü
Asi yalnızlığın içinde üşüdüm kaldım
Üşüyen kelimelerin umutsuzluğunda b(y)attım
Toprak avcumda umutsuzlukla kabul etmedi k/açtım
Ondandır yollarım kentlerin çöllerine çı(ba)kar
Şundandır hayal gücünün zayıflığında y(k)anar yüreğim
Yanmış şairlerin şiirlerinin gölgesinde yatar
Güneş doğduğunda kiraladığım akşamın karanlık gözlerine s/aklanırım
Hissiz acımasızlık kokan uzun namlulu silahlar gibi soğuk binalardan kaçarım
Gecenin sadece beni yakan alevinde ısınırım
O yüzden bombalar atılırken şehrin üstüne s(g)erilirim
Yakmaz yüreğimi hain bombalar, uzanırım şehrin üstüne yürekler y(k)anmasın diye
Gidişin o yüzden atom bombası gibi paramparça etti yüreğimi
En son baktığım en son düştüğüm yerdeyim h/ala gözlerim tutuşur
Ellerinde ateşlerle aydınlık olmaya geldik diyenler
Y(b)akarak gittiler senin gibi
Yakmak isteyen sevdalı ışık olur mu ey vicdansız ey imansız
Yaktın attın hasret bombanı kıçına kınamı yaktın
Ne geçti eline atın nikimi yaktın binlerce masumu
Kıçına demir mi sokuldu da yağlı yağlı onumu çıkardın
Şimdi masumları oynarsın sırıtarak
Hala masum bedenlerin çığlığı gökyüzünde uçuşurken
Attın atom bombasını el bombasını taramalı ile deldin geçtin
Kıçına giren soğuk demir çıktımı edepsiz utanmaz
O nedenle her yağan yağmurda
Binlerce feryatla o masumların k/anı damlar yeryüzüne
Bedenlerinde onlarca delik param parça deriler dökülürken yağmurla
Hala insanlık kaldı mı bakıyorum yürekler
G/özlerim görmüyor çığlıkların toz dumanında
Bir kaç dolar için bir öğlen yemeği için ülkesini
Hatta yarınları satanlarla batıranlarla
Yaşamamak için giriyorum karanlık dehlizlere
Dehlizler hınca hınç dolu kalmamış hiç yer
Sevdasız bakışların arasına atmayın beni
Sevda bakışının maskesi ile b(y)akanların y/anına itmeyin beni
Bari beni atın kaybolan iklimlerin şehrine kaybolayım
Kiralık yüreklerin gözlerin ellerin adımların arasına (k)atmayın
İnançsızlıkla övünenlerin inançsızlığı inanç sananların y(k)olların da boğmayın
Dürüst ’üzlük istasyonunda dürüstlük sağlayanların vagonuna tık (at)mayın
Bir şairin imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Şairi imkânsız derken umudu yüreğinde yeşermektedir bilemezsiniz sizler
Şair ulu orta sevişmez şair ulu orta öpüşmez
Edep var kaleminde mısrasın da yüreğinde
Umutsuzluğun yüreği mısraları ile Umut’a dönüşür
Haydi, gömün beni şairin bir imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Rahat rahat uyuyayım yeşersin umutlar yürekler yeniden

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç