Bu Blogda Ara

mevsim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mevsim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Münzevi Evimde


Yorgun umutlarım hazan mevsiminde
Yaşar titrek,titrek gözyaşı dolu ömründe
Köpüren sevgilerim yok olurken gönlümde
Büyüyen bir yangın sarmış yanıyor cemalim de

Ruhum kavgasında biten ömrümün hazan mevsiminde
Zehrini akıtırken, ruhuma ve bedenime kavganın şerrinde
Ömrüme yavaş,yavaş düşer iken mahkum hayallerim,
düşlerime kısık gözlerinde.
Düşlerim akarken zamana,
dünden kalmış memleketimin hasretinde.

Ömrüm kaybeden denizin gözyaşları ile güçsüzlüğümün mateminde
Ağlar ruhum tutsaklığın zindanında vaveyla,vaveyla mabedinde
Yüzerken derinsiz sellerde düşlerim,
gezerken anılarım gönlümün münzevi evinde.
Beklerim ilkbaharı münzevi bestemi yazar iken,
dinler iken gözlerinin içinde.
Bakar iken gözlerinin sahil kıyısına ürkek,ürkek,
esir düşen yalnızlığımın ertesinde sevdamın gemisinde
Beklerim seni münzevi şarkımı bestelerken seni gözlerinde
Sarmışım çocukluğumun kırmızı pabucuna hayallerimi de
Beklerim seni münzevi şarkımı bestelerken seni gözlerinde

Sabır ekmeğini kattım aşıma gözyaşıma
İçli türküleri yaktım sessiz sensiz çığlığıma
Yolladım tüm mektuplarımı körfezin yalnızlığına
Gömdüm hayallerimi umut rüzgarının sonbaharına
Baktım aşkımızın düşlerini beklerken musalla taşında
Ak gönlümün perdesi yırtılır iken hicran yarasının başında
Beklerken kırık kuşun kanadında özlemim göz yaşında
Sensizliğim can çekişir iken bir İstanbul sabahında
Hüzünlü gecelerim boğulur iken halicin serin sularında
Arar seni gözlerim istiklal caddesinin kalabalığında
Bedenim titrer iken soğuğun yankısında
İrkiliyorum Vedanın son busesinde
Biliyorum seninle olmayacak bedenim,
ikinci baharın penceresinde.
Yarım kalmış yanım üşür iken Pembe,pembe gözlerinde
Ben hala bekliyorum seni kız kulesinde,
çiğ sabahı acı,acı öten vapurun iskelesinde
Saçların savrulurken rüzgara, bahar kokan melteminde
Eriyorum içtiğim çayın içinde kattığım özleminde
Bitiyorum bir İstanbul sabahı umursamaz yangın gözlerinde
Gelmeyeceksin biliyorum bitiyor iken münzevi şarkım, bittiğinde
Gidiyorum hoşça kal acılarımla kıvranır iken sensizliğin mezarına
Sarılıyorum gömülür iken kefenimin üstündeki toprağa sen gibi
Kokuyor sen gibi terek edilmişlik kokuyor sen gibi
Terk edilmiş diyarlar gibi çamur kokuyor vıcık,vıcık sen gibi
Hiç olmazsa öldüğümü duyduğunda bir buse gönder,
soğuk mezarımın münzevi kokan toprağına
Sen gibi gönderme buseni,
benim seni sevdiğim gibi,
gözyaşı matemi gibi değil
Seven kul Mehmet'in boynu bükük
süzgün dalgın bakışlı aşkı gibi kokan kokusu ile gönder.
Mehmet Aluç

15 Nisan 2015 Çarşamba

Takılır Boğazıma




Yediğim lokma takılır boğazıma
Gözlerinde akan gözyaşlarına sebebim diye
Sen simdi kaşların çatık bakarsın bana
Gönlünde fırtınalar eser önüne geleni yıkar
Gönlündeki resmimi yırtıyorsundur sessizce
Gönlün yıkmamak için şimdi çıkmaz sesim
Sensiz yine dargınlıkla geçiyor yine mevsimim
Dilim parçalanaydı kalbini kırmasaydım
Yine gönül sıcaklığınla sarsan beni
İnan kırmak istemedim ben seni
Savurdum kelimeleri dikkat edemedim
Yaprak yaprak dilimde döküldü
Mani olamadım suçluyum
Kayboldum dargın gönlünün gölgesinde
Çilenin sırtında al beni
Gönlünün sımsıcak güneşinde sımsıcak sar
Dünyam oldu bana dar
Ne olur gel kollarınla beni sar
Mehmet Aluç


30 Mart 2015 Pazartesi

Yoksa



Gözlerimde akan yaşı silmedin
Hani geliyorum dedin gelmedin
Aylar oldu bir haber göndermedin
Dönülmeyen yere mi gittin sen yar

 Sen gelmedin turnalar da ötmüyor
Gecem artık inan sabah olmuyor
Sensiz lokma boğazımdan geçmiyor
Dönülmeyen yere mi gittin sen yar

Kaldı bakışların gül mevsiminden
Gam çekerim ayrılık hasretinden
Geceler sökülür yar yüreğimden
Dönülmeyen yere mi gittin sen yar

Kul Mehmet’im seni hala beklerim
Yolların gelirsin diye gözlerim
Haberin uçan kuşlardan beklerim
Dönülmeyen yere mi gittin sen yar

Mehmet Aluç©

20 Mart 2015 Cuma

Sebepsiz Üzüntülerin Mevsimsiz ‘Ligi


Yine hasret ile yalnızlıkla baş başayım, oysa dün çok mutluydum acaba zamana giden hayatın saatini ben bir an için ileriye veya zamanı olmayan bir zamana mı ayarladım!

Daha dün mavi gri tonların birbiri ile örtüştüğü gülümsemelerin merkezinde gülümsüyordum sevgilim kolumda iken, bugün ise yalnızlık ve hasret ile baş başayım!

Melodilerin ahenkli notaları eşliğinde tenimiz tenimize değerken mutlulukla sarhoş olurken, bugün hüsrana gebe olan ayrılığın acısı ile oturuyorum.

Neydi bizi böylesine yalnızlığa hüsrana götüren? Amansız hasret alevinin ateşini ilk yakan kimdi? Ne önemi vardı kimin yaktığının? Söndüremedik'ten sonra!

Hayır, sen duygularımla alay ediyorsun! Hayır, sen bencilsin kendini düşünüyorsun! Kendimi senin için tükettim, sen sevgimin kıymetini bilemedin…

Aslında bir an karşılıklı bir birimizin gözlerine bakarak, bir an suskun kalarak bir birimize olan sevgimizi görse idik, yüksek basınçla arzularımızın benliğimizin bizi tüketmek için oyun oynadığını görseydik şimdi böylesine yalnız hasretin acıları ile baş başa kalmazdık.

Kör olmuş benliğimizin arzularımızın peşinde koştuk ve en önemlisi onların kör olduğunu göremedik, hissedemedik… İkiye bölünmüş yaralı kanayan bir hayatı şimdi yaşıyoruz… Sebepsiz üzüntülerin mevsimsiz ‘ligine doğru koştuk şimdi mevsimi olmayan bir hayatı yaşıyoruz ayrı ayrı…

Ayrılığı yaşamak zulümdür bilemedik
Hasreti hayat bildik hasretin içinde kaybolduk
Gözlerimizde aşk parıltısını göremedik kahrolduk
Kul Mehmet’im perişan sevdiğim perişan hayatımız perişan
Mehmet Aluç



12 Şubat 2015 Perşembe

Lisanım Boşaldı



Damlasa da gözümde bugün hüzün toprağa
Ben seni sevmiştim güz ayında aşk ile
Hasret elimde tutsa demem mübalağa
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile

Hazan mevsimi sinem nasibim var kor alev
Sensizlik eyler beni perişan gel beni sev
Cenk eyler gönlüm yar aşk ile seninle yar
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile

Kul Mehmet’im başına yaz ayında yağar kar
Ne olur gülüşünle gel şifa ile sen sar
Yüreğimde sensizlik şifa olmaz bana yar
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile
Mehmet Aluç
--------------------------------------
Empty my language
Also drops in my eyes today sadness soil
I love you, I fall in love with
Longing tuts I have also not hyperbole
Empty my language contest in love with you

Hazan season I share my bosom glow flame
Ey have come so miserable without you love me
Cenk O my soul split in half with you love
Empty my language contest in love with you

Mehmet oil per servant in the summer snow
What happens when you smile to come with healing song
Sensizlik half of my heart will not heal me
Empty my language contest in love with you
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç