Bu Blogda Ara

insanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2017 Çarşamba

Var Mıdır Benim Sırrımı Çözen


Görsel sonucu

İçinizde var mı görünce beni tanıyan
Gülüşümü görerek var mı gönlüne alan
Her şey farklı olsun diyen var mıdır ey insan
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Bir sardım mı ben âlemi kollarımla sararım
Bundan başka yoktur benim kavli bir kararım
Ben ancak benimle olanlar ile âlemde varım
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Bir ağlayan ile mazlum varsa ona hemen koşarım
Derdine derman olmak için zaten ben yaşarım
Bir köşede oturup bakanlara ben hep şaşarım
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Güneş gibi bu âlemde hiç batmam hep ısıtırım
Batmam çok kolay kolay kolay doğmam kanarım
Yarası derin olanın yarasını derman ile sararım
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Benimle olanlar bu âlemde ahirette hep güler
Bensiz yaşayanlar ölmeden önce ölür hayata küser      
Benim bir gülüşüm beni taşıyanla bu âleme yeter
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Zalim benden kaçar âlim ise bana kucak açar
Benimle olanlar her an ışıkla nurumu saçar
Zalim dersen beni görünce altına o an …ar  
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Az daha düşünün anlayın bendeki güzelliği
Benimle olursanız bulursunuz siz özelliği
Her an bu âlemde yaşarsınız sürekliliği
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Benim adımdır insanlık gönülde yaşarım
Beni gönlüne alanla merhamete koşarım
Gülenle güler ağlayanla ben her an ağlarım
Gülen zaten güler ağlayana derman ararım
İşte budur benim sırrım ben bu sırla yaşarım
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

22 Ekim 2016 Cumartesi

Aslını Saklayarak Gönülden Sevmenin Güzelliğini Maskeleyerek Sırf Çıkarı İçin Sevmek!

  
 çıkar ilişkisi ile ilgili görsel sonucu
 Düşleriniz gülüşleriniz hakkınız olan haklarınız yarınlarımız için göğüs ğögüse savaşmak ve kazanmak, elinizden almaya çalışanlarla savaşmak en doğal hakkımızdır. Bu bizim en doğal hakkımız. Sakin olun derlerse sakin olmayın, bin bir telaşla elinizden almak için koşarcasına gelenler için, sakin olmayın! Kazanmak haksızlığı yenmek için çalışın ve gönülden vererek paylaşarak engin olun! Yarınlar için toplumun geleceği için daha çok çalışın erdemli olun, erdemli olmayı insanlara anlatın. İnsanlarla iç içe olun onlarla omuz omuza yaşayın ve onlarla eğlenin! İyi insan olmak neymiş hakkınızı yarınlarınızı düşlerinizi almaya gelenlere gösterin ve iyi insan olun. Kaşlarınızı insanlara eğmeyin hep gülümseyin.
Birliktelik erdemli insan olmak insanın kendisini hayatın acımasızlıklarla doldurmaya çalışan insanlıktan nasibini almamış olanlara insanlığınızla savunabileceği yegâne silahlardan üstündür, öldürtmek insan zalim yapar, yaşatmaya çalışmak erdemin onurun güzelliği ile karşınızdaki insanı da erdemli onurlu yapar. Daha fazlası olmalı diye düşünecek olursak herkese gülümsemeli, yanında derdi ile ilgilenmeli yalnız bırakmamalı gizli söylenmemiş olduğu her şeyi unutmuş olmuş gibi unutmalı
Farkındaysanız geçmiş yani Tarih bize yaşarken hangi fırsatların kaçırılmış olduğumuzu hatırlatan bir dosttur arkadaştır, okudukça bildikçe geçmişi eksik olan yanlarımızı buluruz hangi olasılıkları gözden kaçırdığımızı buluruz. Bilhassa içten ifadelerimizin eksikliğini yalnızlıkla yaşamış olduğumuz, geride bırakmış olduğumuzu hayatın yaşarken hangi yönlerini yanlış yönlerini bıraktığımızı tarihin içinde muhakkak bulacağımızdan emin olabilirsiniz Bu durum, bazen bizi bırakarak ötelere giden ölen insanların yaşantısından örnekler kesitler bularak tanımanın, o geçmişi yaşayanları tanımaktan dolayı yaşadığımız hayatı daha kolay anlaşılır olarak bulacağız. Böylesine hazır olan hayatların yaşanmışlığı bize daha kolay olduğu düşüncesini uyandıracak bizlerde. İnsan yaşamış insanların kişisel sırlarını öğrenerek ortaya çıkarıldığında, kendi sırlarının değerini veya onların saklamayarak açığa çıkarmışsa saklama gereğini veya açığa çıkarmışlar ve başarıya ulaşmışlarsa içindeki sırları meydana çıkarma ihtiyacı duyacaktır haliyle. Bazen saklamak için çok daha fazla özen gösteren biz yaşayanların saklanarak hayata geçirmemenin eksikliği ile yanlışa düşerek paylaşmayarak solup gitmesine izin vermemiz, kaybetmemize neden olmaktadır. Aslını saklayarak gönülden sevmenin güzelliğini karşılıksız vermek sevmek yerine, maskeleyerek sırf çıkarı için sevmek bir süre sonra bu gerçeği öğrenen karşımızdaki insanın, bizden soğumasına bizi yalnız bırakmasına neden olacaktır. İnsan iyi güzel yönleri birliktelik var iken yanlış yönlerde insan hayatını hiçe sayarak yok etmeye çalışırsa, önce insanların hayatı sonra kendi hayatının yok olacağını da bilmelilerdir! İşte biz insanlar bunu bilmediğimizden hep kaybediyoruz. Kaybettirmek için yola çıkan kaybetmeye mahkûmdur. Kazanmak için yola çıkan her zaman kazanmaya ulaşır ve kazanır
Hayatın içinde nelerin hangi içeriklerle hangi güzellikleriyle içimizde içerebileceğine izin vermek  koymak veya koymamak, kaybettirmek veya kazanmak bizim elimizdedir, bu bakımdan onu paylaşarak yeni güzelliklerin ortaya çıkması adına yenilikleri bulmak adına hayatımıza, daha güzel yönleri eklemekte biz insanoğlunun elindedir. Yönleri yok etmek kaybetmeye, yönleri bir merkeze ulaştıran farklı yönleri bulmak bize hep kazandıracaktır.
İnsanların gerçek olan daha sonra yok olacak olan bu hayatlarında üzerlerine yapıştırdıkları zengin-Fakir-asil-asil değil-adına değer ifade etmekten uzak etiketler arasındaki farkı ayırt etmeyi öğretmek, insanlığa büyük adımlar attıracak ve önlerini görmek birbirlerini tanımak adına sadece –Daha çok iyilik ve Salih amel işleyerek insanların takva yönüyle-üstün olacaklarını bilincini bize söyleyen, Nur Kur’an’ın bu emrini öğretmek bilinçlerine yerleştirmeye çalışmak yeni bir hayat medeniyet güzellikleri inşa ederek güçsüz olanları ezmenin önüne geçerek, herkesin eşit olduğunu idrak etmelerini sağlamak, insanları dışlamak hak ettikleri haklarını almak bize bir şeyler kazandırmayacağını söyleyen Yüce Kur’an’ın bu emrini hayatımıza geçirmek, toplum olarak güçsüz bir halde iken bizi en güçlü bir toplum haline getireceğini de unutmamamız gerekmektedir. Dışlanmış insanların bizden uzaklaşarak güç kaybetmemize yeniden aynı toplum içinde kardeş kavgalarına da sebebiyet verecektir. İşte batının yıllardır bunu yaparak bizleri böl parçala yok et mantığı ile bizleri birbirimizden uzaklaştırarak, yeryüzünü kirleterek nefretle kuracakları hem geleceğimizi hem de dünyanın geleceğini yok etmenin peşindeler. Bizler Allah C.C. iman eden müminler olarak, Allah c.c. almış olduğumuz tertemiz nurla bezenmiş insani değerleri gönüllerin sevgilerin tertemiz ışığı ile tertemiz insana değer veren insanı ve kâinatı koruyan değerlerle yaşayarak, bu güzellikleri dünyaya ve kendimize armağan etmekle mükellefiz. Kışkırtan unsurları yok ederek, insanın ve kâinatın daha doğrusu hayatımızın ve dünyanın hak ettikleri ne ise onu onlara vermek veya kazandırmak için bu yolda hayatımızı ortaya koymalıyız.
Geçmişe yani tarihe tarihimize dönüp baktığımızda, tutkuyla sadece kendisi için, toplumu göz ardı ederek yaşayan insanların bağlandıkları inançla hiç alakası olmayan batıl inançların kendilerini şiddete götürdüğünü görmezden gelmelerine fırsat verdiğini, görmelerine engel olarak çıkar ilişkilerine dayalı hayatlarını her zaman kaybettiklerine şahit olacaksınız. İlginçtir ki bu yenilgi ile insanların hala ders almadan ya da tarihin sayfalarını açmadan insanların neden her defasın da aynı hata ile kaybetmeyi unutarak, aynı hataya düştüklerini görerek hayrete düşeceksiniz. İnsanın doğruyu gerçeği güzeli söyleyenleri duymayarak kendi aptallıklarına gülmekten aldıkları akıl almaz zevkleri, yanlış yola girmeleri ve bu nedenle neden bu aptallıklara engel olmak adına bir çaba sarf etmediklerine de şahit olacaksınız tıpkı günümüzde tarihten ders almayarak düşmüş olduğumuz birçok hatalar gibi. Diğer insanların fikirleri düşünceleri fikir düşünce zenginliğimizdir, onların bu fikri düşüncesi bizi izleyen yabancı bir gözmüş gibi düşünürsek hiçbir zaman birlik ve beraberliğimizi sağlayamayacağız. Her günün sabah ve akşamında hayatımızdan ömrümüz bir yaprak gibi yere düşerken, geriye kalan ömrümüzü, zifiri karanlıklara gömmek yerine, ışıkların aydınlıkların olduğu bir dünyaya doğru devam ettirir isek aydınlıkları yaşamayı istersek, aydınlıklarda yaşarız. İnsanların hayatlarına zenginliklerine dünyaya sahip olmaya değil, sahip olanlarla olmayanların hayatını güzelleştirmeye gelmedik mi biz bu dünyaya. Çok malı olan az olanla paylaşmaya çalışarak, ahireti kazanmaya gelmedik mi biz bu dünya âlemine. Hayat bir yürüyüştür ama tek başına değil toplumla el ele gönül gönüle yapılan bir güçlü yıkılmaz sarsılmaz yürüyüştür bu hayat. En güzelini birliktelikle kardeşçe yaşamak dileğimle, Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

1 Ekim 2016 Cumartesi

İnsanlık Aranıyor Kayıp



insanlık kayıp ile ilgili görsel sonucu

İnsanlık aranıyor kayıp
İnsanlar öldürülüyor ayıp
Gönül paramparça olmuş zayıf
İnsanlık aranıyor kayıp
Görenlerin insanlara bildirmesi
Çıplak olan insanların giyinmesi için
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

Filistin de Suriye de Myanmar da
Dünyanın her köşesinde insanlık kayıp
Vahşet dersen açmış insan ar duvağını
Önüne geleni çoluk çocuk demeden
Barut kokusu içinde Bombalar içinde bırakıyor
Kalpsizlik hissizlik yok olmuş
Acıkmış devrimler insanları yiyor
Hürriyet özgürlük tamamen yitik
İnsanlık aranıyor kayıp
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

İnsanlık onuruna atılmış kördüğüm
Her yerde yağıyor vahşice ölüm
Nedir ne için söyleyin bu zulüm
Üç günlük dünyada eli boş giden insanoğlu
Zulmünle sinen saplanacak cehennem oku
İnsan değil mi iman ederek hür
Yüce Rahmana teslimiyetle özgür
Nefis şeytan dünya üçgeninde esir olmuş ey insan
Gümbür gümbür yağdırırken ölüm
Sana da cehennemden geliyor dehşetli bir ölüm
İnsanlık aranıyor kayıp
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

Gönlünde dilinde hep yalan izi
Nasıl kandırıyorsun bakarken bizi
Ey zalim sende öleceksin soluksuz dizi dizi
Cehennem bekliyor sizi
Yıkacak sizi yetim bakışı
Bulamayacaksınız kaçışı
Çare olmayacak yalvarışın acı yalvarışı
Sonsuz olacak sendeki feryat haykırış susmayacak
İnsanlık aranıyor kayıp
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

Ey insan imtihan dünyasındayız az dur
Zalime dersini vermek gerekir imanınla vur
İman deryasında gez güzel düşler kur
Derdi olanın var derdiniz az sor
Yoksa yakar bu kor
Hesap vermek çok zor
Az emeğini hak yolunda yor
Nedir b u vakitsiz matem
İnsanız elbette ki madem
Yakışıyor mu sana ey âdemoğlu âdem
İnsanlık aranıyor kayıp
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



6 Haziran 2016 Pazartesi

Düşünürken Kara Kara

 
Daha düne kadar düşünürken kara kara
Kardeşlik sanki yok kanarken bu yara
Çok şükür nuruyla Mübarek Ramazan geldi
Sardı kâinatı kardeşlik nuruyla insanlar gördü
Mazlumlar fakirler bir nefeste nurlar içinde güldü
Çok şükür kardeşlikle sarıldık gönlümüzün derdi bitti
Fakirin halini sor dedi sorduk onunla beraber güldük
 
Dualar semada nur nur Rahmana ulaşırken
İslam coğrafyasında kardeşlik bilinsin derken
Müslümanlar birlik içinde olmasını gönülden dilerken
Zalimler acılarıyla inim inim inlesin istenirken
Gönüllerde ayrılık hasreti vuslatla gülerken
Çok şükür kardeşlikle sarıldık gönlümüzün derdi bitti
Fakirin halini sor dedi sorduk onunla beraber güldük
 
Yolumuzda korkak zalim altına kaçırırken tir tir bekler
Biz Ramazan ruhuyla kardeşlikle yıkarız zalim sırıtırken
Haydi, bu ruhu kaybetmeyelim yürüyelim erken erken
Semada bu güzelliğimize melekler gülümserken
Toplu vuralım toplu yıkalım aniden düşman düşünürken
Çok şükür kardeşlikle sarıldık gönlümüzün derdi bitti
Fakirin halini sor dedi sorduk onunla beraber güldük
 
İman yönünde bizden kat kat ilerideydi ecdat
Yıkmıştı kalmamıştı gönülde hayatta bidat
Bizde neden gönülde ikilikle ile yaşar kat kat
Yoksa yıkılmaz da kalır mı gönülde heyhat
Mübarek Ramazandan sonra yıkılır mı bu istidat
Çok şükür kardeşlikle sarıldık gönlümüzün derdi bitti
Fakirin halini sor dedi sorduk onunla beraber güldük
 
Kul Mehmet’im göster gönlündeki Rahmanın merhameti
Ramazanda ve sonrasında silelim gönüllerdeki hasreti
Bilelim kul olarak ayrılmaz bütünlüğümüzü kıymetimizi
Yetimlerle fakirin halini merhamet ile bilelim hikmetini
Yoksa nefis şeytan bize yaşatır ayrılığın esaretini
Çok şükür kardeşlikle sarıldık gönlümüzün derdi bitti
Fakirin halini sor dedi sorduk onunla beraber güldük bugün
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
İstidat: Yaradılıştan gelen veya sonradan edinilmiş yetenek
 
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

11 Ocak 2016 Pazartesi

Sen Nasıl Koştun ?


Ah âlemi insanlığı görsen gözünle
Senin ne işin gücün var ölümle
Yıkmazsan gönülleri ah o nefret sözünle
Davransana merhamet gönül içindir yapışsana
Merhamete bürünsen hayran olurum sana
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun

Yolunu şaşırmış olan ile koşma uyan kalk
İman merhamet Rahman’dan sana hak
Haydi, durma bekleme koluna tak
Sana kim söyledi nerede yazıyor insanları yak
Aç gözünü de bir gönül gözü ile etrafına bak
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun

Çözülmez bağları gördün işte çözülmez
Çözülmeze bağlanan kul inan hiç gülmez
Sanma yaşayan kul hep yaşar ölmez
Bu nefretin sonu sanmayın hiç bitmez
Sabır kardeşlikle insanlık kardeşlik çökmez
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun

Dön baksana aynaya yüzün nefretinle nasıl çirkin
Nefesin bitmiş soluksuz kalmışsın bedenin bitkin
İnsan canı umudunu almaya yok senin yetkin
Ne gezersin sen öylesine miskin miskin
Ah o kemiksiz dilin en kadar keskin
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun

Kul Mehmet’im sakın ola gönülleri yakma
Merhamet güzellik var iken sakın bırakma
Hak iman yolu var iken şeytan yoluna koşma
Yolda muhtaç olanı sakın yalnız bırakma
Nefis şeytanı sakın koluna sen takma
Yaptığın bir iyilikse onu da başa kalkma
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Nasıl Unutulur?



Koskoca şehri diyar nasıl unutulur
Koskoca şehir içinde insanlar bulunur
İnsanlarla beraber umutları korunur
İnsanlar umutları ile yola koyulur
Koskoca şehri diyar nasıl unutulur
İnsanı insanlığınla ed yâd
Yâd etmezsen hep çıkar feryad


İnsanlık dersen bilen varsa bulunmaz eşi
Güneş gibi doğar gönülde üçü bin beşi
Muhabbetle insanlık ne güzel yapılır söyleşi
Yoksa insanlık dolaşır nefretin leşi
Koskoca şehri diyar nasıl unutulur
İnsanı insanlığınla ed yâd
Yâd etmezsen hep çıkar feryad


Eyle gönülleri candan et teselli
Ölüm ne zaman gelir Rahmanda tecelli
Korkma çekinme az ol eli açık ağır elli
İnsanlık belli ölüm sonumuz belli
Koskoca şehri diyar nasıl unutulur
İnsanı insanlığınla ed yâd
Yâd etmezsen hep çıkar feryad


Can gözünü insanlık ile açtır
Nefret şeytanı kaçtırt arkasına baktır
Merhametin yolunu açtır
İmanla merhameti âlemi donat
Koskoca şehri diyar nasıl unutulur
İnsanı insanlığınla ed yâd
Yâd etmezsen hep çıkar feryad


Kul Mehmet’im yol yokuşsa düzü arama
Yol düz ise yokuşu da arama
Hangisi çıkarsa karşına yürü derman ara yarana
Zorda kalırsan yol yok deme yürümek için Rahmana
Koskoca şehri diyar nasıl unutulur
İnsanı insanlığınla ed yâd
Yâd etmezsen hep çıkar feryad

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-








12 Aralık 2015 Cumartesi

Yakar Yıkar Şeytana Uyan.



İnsanlardan ayrı gezenin gör başına ne gelir
Hak yol var iken şeytan yolunu hak bilir
Uzun zaman geçse tek başına doğru zor bilinir
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

Yürüdüğümüz bu asırda yollar dikenli çok zor
Herkesin yüreğinde yanar alev alev ateşten kor
İnsan mıyız değil miyiz bilinmez sen gel de sor
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

Nasıl ne zaman kim düşürdü insanı bu hale
İnsan böyle zalim olmaz ki göz göre göre bile
Nasıl nefret ile insan düştü zalim peşine güle güle
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

Bu gidişle uçurumdan başka menzile varılmaz
Nefret kin ile gönüller insanlık böyle parçalanmaz
İnsan der yanına yaklaşınca yıkarcasına davranılmaz
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

Dünya değil mi bir günlük konaklamak için han
Herkesin bedeninde taşıdığı seninki gibi can
Bu nefrete son vermezsek daha çok  akacak kan
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

İnsan değil mi muhabbetle yaşayan yürüyen bir anda
Bu beden bu can değil mi emanet bize bu canda
Ölümden sonra sormaz mı bize dünya halimizi Rahmanda
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur
Kul Mehmet'im Rahman kâinatı yıkmamız için yaratmadı
Merhameti almadık kini aldık tam bir eşek inadı anlaşılmadı
Ecel gelir bu canı alınca çetin olacak hesap kaale alınmadı
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


2 Aralık 2015 Çarşamba

Ne Hükmü Var ?


İnsanlık için can etmeli kıyam
Uykuyu unutup olmalı adam
İnsanlık etmeli yola hep devam
Üç günlük bu dünya olmasın makam
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Dünya vatan mezar kul son vatanın
Sor bakalım neler almış yatanın
Şehit'in bıraktı işte vatanın
Şehit oldu cennet işte atanın
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Bir zümreye ait değil bu vatan
Hangi çılgındır bu vatanı satan
İman nefer görmez körle o yatan
Kendi nefretiyle kör olup batan
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Değil miyiz yalan dünyada yolcu
Ne fark eder ki ha sağcı ha solcu
Bir metre kefenle bizler hep yolcu
Nefretle gezmezsin hem sağcı solcu
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Ne hükmü var senin benim tüm sözün
Son nefese uyan değilse özün
Ecel gelir söz biter açılır gözün
Eyvah feryadımı o lal dilde hüzün
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Kul Mehmet'im sende düşme yeis'e
Gönlüne imandan giy bir elbise
 İmanla gezer kul etme endişe
Nefret içinde yok olmaz pürneşe
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

1 Aralık 2015 Salı

Kayboldu İmgelerimiz Ne Yapsın Şair...



Arama sen dünyada bulunmaz
Var olan şimdi bulunmayan insanlığın eşi
İnsanlığa lanet okutuyor dünyada zalim
Fikirsizlerin aç gözlünün üçü beşi
Bak etrafına kaldı mı insanlığın
Merhametin izi muhabbetin eseri
Nefret ile koşan çok, insanlığa yok,
 Lanete destek veren beşer dersen çok

Paramparça olan insanlık nasıl parçalandı
 Nefret cihana meydan okuyor
Adım adım yürürken nefret
 İlmik ilmik gönül içinde sessizce dokuyor
Sefil dersen oldu asil durur karşıda sırıtır
 Sezgi dersen da ağacında sallanıyor
Nefret ile koşan çok, insanlığa yok,
Lanete destek veren beşer dersen çok

Şimşek hızıyla nefret inerken damarlara
 Yıkılıyor aslanlar bir bir
Kaçtıkça insan yalnızlığa yalnızlığında çoğalıyor
İyiliğe koşmadan eriyor
Öteye gitmeyen adımların ürpertisi zamanı parçalarken
 Eyvah dan dan başka ne denir
Nefret ile koşan çok, insanlığa yok,
Lanete destek veren beşer dersen çok

Şiirde imge ararken kayboldu imgelerimiz
Ne yapsın şair bunda ne suçu var
Şiir dersen ayrı bir dünya var içinde
 Gez ama oku yoksa hep yağar kar
Gerçi okusak da içindeki dünyaya girsek de
Şekil veren çok şekil içinde yerimiz oldu dar
Nefret ile koşan çok, insanlığa yok,
Lanete destek veren beşer dersen çok

İşgal altında tüm fikirler siperler sanki
 Kimsesizlik yağar sağanak sağanak bir asır
Kimsesizlik yok Rahman her an kulu ile ama
Rahman'a layık kul çok  ara bul sanki sır
Muhasır bir gönül çıksa çıkmadan tuş edilir
Cehennem yaşatılır ne yer demir nede gök bakır
Ufukta umut açtı gözlerini hakikat elinde
 Koşarak geliyor kaç nefret sığınacak bir yer bul
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç