Bu Blogda Ara

Seçkilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seçkilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2015 Pazar

Medya Seçkilerim-Feridenin Günlüğü

 


Yavrum bu son bomba geçecek..


Feridenin Günlüğü












Yavrum bu son bomba geçecek...

Dünya’da eksilen Musalardan yazılar yazdım. Sen okurken çekik gözlü çocukların cennete yağdığı Doğu Türkistanı da düşünebilirsin. Serbest acı
Ya Resullallah bıraksalardı ona seni öğretecektim, bıraksalardı eteklerimize değil sana tutunmayı öğretecektim. Bıraksalardı sütüm sana helal olsun diyecektim. Benimki Musa, Onunki Zekeriya, şu kundağında acı emen Muhammet. Kucaklarımızda ölü serçelerle sana geldik. 
Dünya’ya gelenler büyüdü Ya Resullallah Gazzeye gelen Musa’ları vurup kucaklarımıza attılar. Bize senin adınla çağıracağımız evlat bırakmadılar. Bize Firavunların yağdırdığı bombalardan kaçıp “Korkma Musa bu son geçecek” diyerek sarılacağımız evlat kokusu bırakmadılar. Kokumuzu cennetimizi aldılar Ya Resullallah. Bize, dudaklarımızdaki feryadı ayaklarındaki çamuru öperek teselli edeceğimiz Ahmet bırakmadılar, İsmail bırakmadılar Musa bırakmadılar!
Onları son secdeye varır gibi ve o secdede ağlar gibi yavaş yavaş emziriyoruz,.. Onlar ki bizi hiç üzmediler, büyümeyen yavru bizi niye üzsün. Bize akşam ezanı okunmadan kapılardan çağıracağımız evlat bırakmadılar! Bize  elbiseler dikip bayram sabahı müjdeleyecek evlatlar bırakmadılar. Bize babasıyla bayram namazına giderken elimizi öpecek ceylan bırakmadılar.

Ya Resullallah sen ki yetimlerin mahzunluğunu elinde toplayıp secde secde ağlayansın. Sen ki öksüzün başını cennet cennet okşayansın. Biz bu serçeleri nereye uçuralım. Nereye uçsunlar ki sırtlarında taşıyacakları ölüm fazla gelmesin. Nereye uçsunlar ki anne diyebilecek kadar büyüsünler nereye uçsunlar ki elbiselerini giyip aynaya bakabilecek kadar uzasın boyları. Nereye uçsunlar ki saçlarını zafer ilahileriyle biz tarayalım Firavunlar taramadan önce. Nereye uçsunlar ki döneceklerinden umudumuz olsun. Nereye uçsunlar ki kucaklarımız onların musallası olmasın. Biz bu gözyaşlarını nereye dökelim Ya Resullallah. Sen olmalıydın ki senin kucağın Kızıldeniz. Bırakırdık Musa’mızı senin kucağına. Senin merhametin anne sütü gibi dağılırdı dudaklarında. Bize Halime Annemiz gibi teslim edeceğimiz bir Anne de bırakmadılar. Ya Resullullah evladının kulağına Muhammet Muhammet Muhammet diye seslenen anneleri de vurdular.

Ya Resullallah! Burada feryatlarımıza tırnaklarımızı geçirip yırta yırta evlat diye haykırıyoruz. Babalarsa gizli gizli ağlıyor. Sen de babaydın. Burada gömleği evladının kanıyla sokak sokak diğer yavrusunu arayan yiğide baba derler. Burada Vurmayın Allah aşkına Musa annesini emiyor diyen yiğide baba derler.
Burada dört evladının dağılmış başını bir kucakta toplayan yiğide çaresize baba derler. Burada salaya karışan içli hıçkırığa baba sesi derler. Burada evladı yaşıyor mu diye değil kolları yerinde mi diyerek Allah’a sığınan yiğide baba derler. Ve burada cenaze namazı kılmaktan alnı eskimiş, intikam orucu tutmaktan iftar edememiş yiğide baba derler ki babaları da vurdular. Ciğerlerine evlat kokusu çekip Cennetim diye sarılamayan yiğide baba derler … Onlar Yakup gibiler ki bütün kuyulara ağlayarak seslenen Yakup gibi.. Ya Resullallah Yusuf’larımızı kurtaracak Kervanları da vurdular.

Ey İsrail. Ey bizi analığımızdan vuran yiğitleri baba diye  çağrılmaktan mahrum bırakan şerefsiz cesetler.

 Ey namludaki kurşun kadar sayılı cesarete sahip kurşunu bittiğinde zavallı bir it gibi titreyerek ağaç arkalarına tüneyen sefiller. Yavrularımızın ölüleri üzerinde ceset tartan kan tüccarları. Ağıtlarımız üzerinde tepinen cehennem odunları. Allah daha son noktayı koymadı. O gün geldiğinde kucaklarımızdan evlatlarımızı toplayıp kurşundan geçirdiğiniz gibi biz de sizi azabın ipine dizilişini seyredeceğiz. Bir bebeği sütten keser gibi nefesinizin kesilişini izleyeceğiz. Siz ağıt sıcağı nedir bilmezsiniz. Nerden bileceksiniz kan sıcağından başka sıcak bilmeyen ne bilsin. Sen kurşun sıkarsın o baba yumruğunu sıkar. Fakat bilmezsin ki sıkılmış bir baba yumruğu sizin bombalarınızdan büyük. Sen yağdırdın lakin Allah’ın yağdıracağı senin zafer sandığını başına gömer. Sen işaret fişeklerinle ocaklarımızı aydınlattın sonra vurdun dağıttın lakin Allah’ın işareti yakındır her dua bir fişek ağzında feryat salyasıyla kudura kudura o günü bekleyeceksin.

Ya Resululallah .. Ey Musa’larımızın Kızıldenizi. Acımızdan sütümüz siyah saçımız ak lakin sana seslenmek tesellimiz. Musa, Ahmet, İsmail, Ayşe, Zeynep senin merhametine emanet. Onlara iyi bak. Biz sütümüzü acımız gibi saklayacağız bizi avutacak bir cennet buluruz elbet..   

elonue@gmail.com
Twitter:@elonue
Kaynak:http://www.haber7.com/yazarlar/feridenin-gunlugu/1444850-yavrum-bu-son-bomba-gececek










21 Mart 2015 Cumartesi

Medya Köşe Yazıları Seçkilerim

Öküzlerin bakamayacağı kadar Hızlı, Barış Treni














Fe
Her vicdansız insan bir suç aletidir!
Heyy başlıktaki  “öküz” kısmı açık büfedir isteyen üzerine istediği kadar alınabilir, isteyen nefret kabininde üzerine deneyebilir kime tam oturuyorsa bağışlıyorum efendim. Büyükbaş olmakla büyükfikirli olmak arasındaki fark adına attığım başlıktır.
Ülkem bahar bayramına hazırlanırken barış depresyonuna giren şapşikler cephesinden ilk saçma geldi lakin ıskaladı. Şöyle diyelim bay şapşik diyor ki Osmanlı Çanakkale Cephesinde kuklaydı. Oy oy bunu fitne cephesinden paralellerle omuz omuza barışla savaşan kukla söyleyince öyle komik oluyor ki gülmeye yetişemiyoruz.
Bunu pimi çekilmiş ayaklı zılgıt selo söyleyince kahkaha halayına duruyoruz. Tekrar ediyorum kaosa çağırdığı adamları sokaktan toplayamayan adamın oy toplayacağına paralel atıklar inanır. Farkındaysanız Chp’den daha fazla konuşuluyor niye çünkü bunlardan başka hem lafla hem de gafla kan gemisini yürütecek amatör vicdan sahipleri yok. Biri hava diğeri dağ muhalefeti azıcık yere basın .
Bu şapşik ne istiyor?  Siyasi maske kullanmaktan kurnaz manevralar yapıp duvara toslamaktan bıkmadı. Barışa katkıda bulunmayıp ölüme teröre sponsor olmaktan da bıkmadı.
 Amaç sokağa piyon dökmek, oğullarının cesetlerini sokaklardan toplayan anne feryatları bu adama cazip geliyor. Kardeşi kardeşe kırdırıp kemikleri üzerinden beylik laflarla geçmek onun  siyaseti.
 Hak talep etme de maval! Yok öyle bir şey! Verdikçe şımarıklığa vurup illa çatışalım illa yağmalayalım illa devirelim demenin hazcısı olmuş. Ulusalcı dinozorların kart kurt sesiyle faşist besteler yaparken bir anda Kürtçü olup süreç üzerinden pusuya yatanlara direniş masalları okumaları da bu yüzden! Kan istiyorlar kan. Yine dediğim gibi bu adama vampir sahnesi yazsanız , eline yüzüne dağına sokağına bulaştırdığı kötü performansını unutturur.
 Herkes 21 Mart Nevruzu ve Barış mektubunu bekliyor. Göreceğiz yüzünüzü, benziniz sarardıkça dağda bahar siftahı. İktidar nefretiniz barış duasına bir amin olmayı engelleyecek mi? Asla.
Esra Elönü elonue@gmail.com
Twitter:@elonue
Kaynak: http://www.haber7.com/yazarlar/feridenin-gunlugu/1324972-okuzlerin-bakamayacagi-kadar-hizli-baris-treni

12 Mart 2015 Perşembe

Medya Köşe Yazısı Seçkilerim...

Medya,köşe,yazısı,
Feride'nin Günlüğü

Berkin Elvan'ın Ölümü
Cihangir Sosyetesinin Düğünü


Bu esnafın ekmeğiyle senin için oynuyorum Berkin..
Emekliye ayrılıp, ikinci el dizi setinden düşme, dalında fikir gargarasına matuf ne kadar oyuncu varsa toplanmışlar. 11 Mart Hayatı Durdurun çağrısı yapıyorlar. Bugün Berkin Elvan’ın ölüm yıldönümü. Fatiha’mız cepte. Berkin Elvan’ın toprağından alıp çamur atma şenliklerinin ikincisi düzenleyecek olan bu tayfaya acıyarak bakışım ilk değil. O koca koca tekstlerle film deviren yamalı aktörlerin hepsi soruyor “ Berkin Elvan öldü rahat uyuyor musunuz”.

Cihangir’in entel sınıfından arada bir teneffüse çıkıp, fil dişi kulelerinden replik savuran bu şahısların ne yapmaya çalıştığını aşk ile şevk ile bir daha yazmaya çalışayım. Bir büyük devirmeyi devlet devirmek zanneden bu duble ahmakların  özlediği Türkiye, naftalinli bidonlara basıldı . Bunlara Yeni Türkiye aç dostum, boşluklarını donat anlasınlar. Bir ölümün üzerinden ikinci taarruzu planlayan bu naylon askerlere söyle, Cihangir kafelerinde dumanla altını çizdikleri kitap cümleleriyle halka çağrı yapma günleri nenemin bohçasında kaldı.

Evet soruyu bir daha alalım “ Berkin Elvan öldü, rahat uyuyor musunuz”. Horlamayı keserken biz de uyuyacağız. Senin rahat uykunu da gördük. Derdin bir ölüm sonrasındaki ağıttan rahatsızlık duymak. Ortalığı talan etsinler, esnafın ekmeğine tomalar sürülsün, camları devirsinler, kaldırım taşları hop otursun hop kalksın sen de kahvenin köpüğünü say. Siz rahat uyuyor musunuz? Hıncın ve nefretin trafiğinden kendine gelmeye üşenen habis kitle, siz rahat uyuyor musunuz acaba? Berkin ölene kadar, çığırtkanlığını yap, ölümün açık adresini ver sonra da sıyır otur . Siz peki Berkin’lerin ölmemesi için ne yaptınız?

Öyle, romantik kamu spotu yumurtlayıp, ağlak iki replik okumakla Berkin anılacaksa benim taziye dileğim seninkinden daha samimi duruyor. Derdiniz o olsa keşke. Derdiniz, Berkin’i seçim sandığına kalkan kılmak! Süsleyip, sıvasan da bu ahlaksızlığın makyaj kabul etmiyor. Aşikar! Hayatı Durdurunmuş, Niye? Hayat dursun, kaostan beslenen kara borsacılar gibi sen de nefretin, kinin, fiyatını artır öyle mi?

Yahu yok mu şöyle üçüncü sınıf aksiyon dizileri çekecek. Toplayın şunları eğlensinler. Berkin’i sömüre sömüre çocuktan geriye kalacak hatıra da bırakmadılar. Çok mu merak ediyorsunuz? Berkin’i siz öldürdünüz. Ölüm suflesi verip kaçanlar ordusu.  Gezinin kökü bizde, nasıl olsa yine çıkar diyerek debeleniyorsunuz lakin halkın gözü sizin beyninizden daha erken açıldı. Geçmiş olsun.
Esra Elönü elonue@gmail.com Haber 7 Twitter@elonue.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç