Bu Blogda Ara

Ebedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ebedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2016 Pazartesi

Dudaklarında Merhametin Türküsü Olsun

merhametin ta kendisiydi gözlerin ile ilgili görsel sonucu

Bir ebedi yaşamaya namzet insanoğlu
Dolaşırsın ovayı sahrayı sancılarınla
Yorgun düşlerinden yorgun adımlarınla
Bir duasın gönülde edilen sevilen gelen
Bir dua adımıyla yürü yık sancılarını
At nehirlere sancılarını seherlerin nurunda doğ
Yeniden doğ ki gönlünde baharlar essin
Dudaklarında merhametin türküsü olsun
Zikrin gönlün merkezini zikretsin her dem



Güne ahından bir bakış değmesin
Günahın seni kirletmesin tövbe ile temizlesin
Yokluğunda sıyrıl varlığın aşına ekmeğini ban
Varlığın seninle cana olsun can ey can
Ruhum ruhuna koşsun her seher yelinde
Kutlu seferlere hazırlanan kavuşan bir yolcu gibi
Yollar hasretini eritirken yokluğunu varlığınla karşılarken
Sen yolların yolcusu ol var gönüllere ey yolcu
Dudaklarında merhametin türküsü olsun
Zikrin gönlün merkezini zikretsin her dem
Mehmet Aluç-Kul Mehmet



8 Haziran 2015 Pazartesi

Kalk silkelen soluğa soluk katalım



İradeye atılsa da nefretle çelme
Yeter daha geri geri gelme
Dağılsın nefret göğsün hançerle delme
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Düşme ile ebedi yol bırakılmaz
Hayaller karasa titreyen kalp unutulmaz
Yollar çetin ise dava bırakılmaz
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Ne çıkar yol olsa çetin yokuş
Göz kararsa değil bu yok oluş
Araya girse de nefret değil yok oluş
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Kulun derdi yıkmak dertle ilgilenmek değil
Secde ile beş vakit namaz kılmak değil, sen eğil
Hayat oyununda oynan son perde değil aradır bil
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Ne çıkar bir anlığına soluksuz kalsak
Dava milletin davası azda uykusuz kalsak
Nefret kini görmeden gönüldeki saflığa baksak
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Kul Mehmet’im uçan kuş olsa da yaralı
Evlerde ötse de baykuş viran değil yüzü karalı
Şehit yakını yetim ağlar dertli dertli ağlamalı
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

10 Mart 2015 Salı

Nura gark oldu gönlümüz

Rahman,nur,


Kâinatı süsleyen gönlüm ile vardım Kul yanına
Rahman bizi kardeş yapmış Resul dedi canım olsun canına
Yalnızlığın damarını parçalayalım dedim ol Yaradan aşkına
          İman nuru gezsin damarımızda                    
Karanlıklara nurdan ihram giydirelim Resul aşkına

Beraber secde ile teslim olalım Rahman’a dedim
Sen gönlümü okudun ben hazırım secde ile Miraç edelim gönlü dedi
Yıktık benliği vardık Rahman huzuruna hiçliğimizi anladık
 Secdede kaldık sanki ebedi

Tavaf eyledik kâinatı hiçliğimizle Rahmanın huzurunda
Titreyen dudaklarımızda Sadakallahülazim dedik
Nura gark oldu gönlümüz meleklerin kalem sesleri eşliğinde
Yazılırken tüm sevaplar silinen günahların nurlu secde anında


Kul Mehmet’im iman kâinatı tavaf ediyor gör arşı
Sakın sen olma insanların görüşlerine karşı
Kuran Resul İman ile ol sen gönlüne al aşkı
Melekler aşkı indirirken aç gönlün kapısın insanlara
Olma sakın sen eli sıkı
Mehmet Aluç







15 Şubat 2015 Pazar

Bu Gönül Senindir Dedi Ebedi




Gönüldür bu âşık oldu
Derdimi bilmem kimlere anlatayım
Sabır etmesi pek zordur gönlüm aşk ile doldu
Sabır derler sabrı dinlemez gönül onsuz nasıl yatayım
Aşkı bilmeden konuşurlar unut derler nasıl unutayım
Üzülmek çare değilmiş aşkın yolunda
Tek ümidim aşk ile takayım onu gönül koluma
İnşallah bir gün gelirde girer koluma
Derdimi anlatacak halim kalmadı
Ağlayarak halimi anlatacağım kimse kalmadı
Beni avutacak halime derman olacak yollar olmadı
Tek çaresi aşk ile kollarına sarılmak
Ya da terki diyar eyleyerek çöllerde kavrulmak
İlahi bu gönlümü yakan aşk ile kavuştur
Ya da cansız tabut ile beni yakan bu ateşten uzaklaştır
Gönül kuştur konmaz başka gönül kuşun bağına
Nasıl anlatayım bağrımdaki aşkı nazlı yârin umman gönül dağına
Anlar mı halimi anlatsam mezara dönmüş gönül derdimden
Anlar mı bu aşkı kondurur mu dudağına
Dudağındaki aşkı kondurur mu buse ile dudağıma
Kuruyan gözyaşımı siler mi ola
Çağırsam da çıkar mı acep yola
Bilmem ki halim acep ne ola
Varıp kapısına gönlümdeki mezarın kapısın açayım ona
Belki anlar aşkın dilinden
Mezara dönmüş gönlüme saraylar kondurur kendi elinden
Vardım kapısına gönül kapısını aşkın dili ile çaldım
Kim o deyince seninim dedim
Açtım gönül kapımı önüne serdim
Aldı gönlümü gönlünü elime verdi
Yıllardır gelirsin diye bekledim avundum dedi
Be ey gafil âşık bu gönül senindir dedi ebedi
Gönlümü aşkın hamuruna aşk ile beledi
Uçtuk dünya âleminden cennet kapısına koştuk
Allah’ın hikmeti ile uçuyor cennete bu iki güzel kuş ne hoştuk
Hem dünyada hem de ahirette Yüce Allah’ın izni ile buluştuk
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç