8 Haziran 2015 Pazartesi

Kalk silkelen soluğa soluk katalım



İradeye atılsa da nefretle çelme
Yeter daha geri geri gelme
Dağılsın nefret göğsün hançerle delme
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Düşme ile ebedi yol bırakılmaz
Hayaller karasa titreyen kalp unutulmaz
Yollar çetin ise dava bırakılmaz
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Ne çıkar yol olsa çetin yokuş
Göz kararsa değil bu yok oluş
Araya girse de nefret değil yok oluş
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Kulun derdi yıkmak dertle ilgilenmek değil
Secde ile beş vakit namaz kılmak değil, sen eğil
Hayat oyununda oynan son perde değil aradır bil
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Ne çıkar bir anlığına soluksuz kalsak
Dava milletin davası azda uykusuz kalsak
Nefret kini görmeden gönüldeki saflığa baksak
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Kul Mehmet’im uçan kuş olsa da yaralı
Evlerde ötse de baykuş viran değil yüzü karalı
Şehit yakını yetim ağlar dertli dertli ağlamalı
Kalk silkelen soluğa soluk katalım

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...