Bu Blogda Ara

kor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2016 Pazar

Kısmet İsmet Hatice Netice Mualla Oh Ne Ala

ismet herşey kısmet ile ilgili görsel sonucu

Arıyorum yok bizim ismet
Kısmet olsaydı gelirdi İsmet elbet
Kısmet peşinde gelir bilirim İsmetle Rahmet
Kısmet İsmet Rahmet vaz geçilmez üçlü

Ararım yok Hatice
Acep bekliyor mu ki bir netice
Çok güzel bir kızdır kendince
Netice Hatice gelsen bize bu gece
Neticeye varırdık elbet konuşsak ta gizlice

Muallayı anlamak çok zor
Yoksa Mualla oh ne ala sözü yakar mı kor
Değişik renkli giyinirsin bunun için denilir Mualla oh ne ala
Bazen kırmızı yeşil mor yeşil mavi ala ala giyinirsin Mualla
Buluşmaya gelirken sen bana pencereden mendil salla

Kısmet İsmet Hatice netice Mualla oh ne ala
İşte atlıyoruz yazarken bazen daldan dal dörtnala
Bunlar gönlümüzde vazgeçilmez sözlerimiz hoppala
Olsun güzel deyimlerimizdir söyleriz aliyyülala

Lügatimizde bir ırmak nehirdir bu sözler içinde yüzeriz
Bazen canımız sıkılır etrafında dolanır gezeriz
Kendimizi bu sözlerle bazen güzel latifelerle güldürür geçeriz
Gönülden gönüle kapı açmak için güzel olur böyle söyleriz
Mehmet Aluç-Kul Mehmet 

25 Eylül 2016 Pazar

Uzun Adam Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan



cumhurbaşkanı mazlumların yanında ile ilgili görsel sonucu
Bakarım etrafımıza yaşarız kızıl kıyameti
Bilinir mi acep bunun bu alameti
Gaiplerden gelir bir derin ses yıkar âlemi
İnsanlığınıza bürünün yakar bu kıyamet sizi
Milletiyle beraber mazluma bir ses bir dua can
Uzun Adam Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan
Boyu uzun olsa da gönlü eli uzun uzanır her yere



İnsanlar sağır duyan yok duyanda yetişemez
Mazlumun yanında var milletimle Uzun adam
Ateşten koru elinde yüreğinde taşır her an
Milletiyle beraber mazluma bir ses bir dua can
Adam gibi adam kötüler sevmez iyiyi, sevmesin
Uzun Adam Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan
Boyu uzun olsa da gönlü eli uzun uzanır her yere


Yedi düveli karşısında yıkmaya çalışır Rahman yıktırtmaz
Milleti ile gönül gönüle milleti elini tutar bırakmaz
Mazluma bir can gönül umut onları yalnız bırakmaz
Rahman her devire gönderir bir kahraman işte budur
Onunla yedi düvelin kanlı yolu temizlenir yol yol olur
Adam gibi adam kötüler sevmez iyiyi, sevmesin
Uzun Adam Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan
Boyu uzun olsa da gönlü eli uzun uzanır her yere


Bir bardak suda çalkalanır bu dünya zalim elinde
Zalime dur der aşılmasın der sınır gözüm üstünde
Sönmez hakikat iman İslam işte der budur hakikat
Yedi düvel sende yok hakikat der her işin yalan
Ensende yersin balyozu uzaktayım sanma olurum yakın o
Adam gibi adam kötüler sevmez iyiyi, sevmesin
Uzun Adam Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan
Boyu uzun olsa da gönlü eli uzun uzanır her yere

Bu dünyanın yaşanması çilesi olur tek başına çok zor
Merhametli olan olursa uzun adam gibi yakmaz kor
Yedi düzelin bu defa işi olur çıkmazda çok çok zor
Mazlumun yanındayız Uzun adamla yakmaz imanı kor
Hakkıdır hakka tapan milletimin mazlumun istiklal
Bu istiklal daha önceki istiklallere benzemez vardır Celal
Milletimi yedi düvelle Hain Feto yıkamadı var mı izmihlal
Merhametli imanlı olana yardım ediyor her an Zülcelal
Adam gibi adam kötüler sevmez iyiyi, sevmesin
Uzun Adam Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan
Boyu uzun olsa da gönlü eli uzun uzanır her yere

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

14 Nisan 2016 Perşembe

Hakikat İle Hasretin Yakan Kor Alevini Görmek Ve Söndürmek Gerekir Gitmeler ve Kavuşmalarla



İki yay uzunluğunda olan bu kısacık hayatın yolunda, kapılarını kapattığımız kapılara bazen gitmek ve kavuşmak için, hasretin gönülde volkan gibi kaynaması gerekiyor, gel gel diye gitmek istemediğimiz küskünlükle kapısını kapattığımız kapılarda hasret çağırır. Nihayetinde hasretin yakan kor alevini söndürmek için, gitmek bizim için kaçınılmaz olur. Bazen dipsiz karanlık kuyular da kalmışçasına kendi hayalsiz ‘ligimizin kör karanlığında sevdiklerimize gönül kapımızı kapatırız, hasretin sancısını çekeriz ta ki sabrın son adımı ile yıkılmamıza bir an kalana kadar. İşte o zaman hasret kor alev yakar, gitmeler varmalar bizi çağırır ve o zaman gitmeler kaçınılmaz olur, hasret kavuşmalar gitmeler varmalar ile son bulur sancılar…
Gidip kavuşmalar ile ruhumuzu huzurla aydınlatan dinlendiren gitmeler ve kavuşmalar… Canlı canlı huzuru ruhunuzda hissetmek, sancılara son vermek için gitmek ve varmak gerekir varılması gereken yerlere. Hoş görünün sevginin özgür düşüncenin adımları ile coşkuyu yaşamak hayat veriri bizlere, bu nedenle kapısını kapattığım dostların akrabaların veya bir kızgınlıkla kapısını kapattığımız sevgilinin yanındaki hasreti söndürmek için gidip varmak gerekir. Hem onun yanındaki hem de bizi yakan, hasretin kor alevini söndürmek için. Aranılsa da hiçbir yerde bulunmayan hiçbir dünya ülkesinin anayasasında bulunmayan sadece dinimize ait bu sevgi birlik beraberlik ruhu hoş görünün… Güzelliklerini bulmak ve kavuşmak mümkün değildir. Bu Müslüman olan biz müminlere yüce Allah’ın bir Lütfü keremi ihsanıdır. Sancılar içinde ölümü yaşarken, varmak kavuşmak ile yeniden doğuşları yaşatan kavuşmalar, her zaman birlik ve beraberliğimizi vazgeçilmez çelikten halatı olmuştur, hiç kimsenin kopartamayacağı ilahi bir köprü varış kapısı…

Hasret özlem ile sevince dönüşen anlardaki dilde dökülen tatlı huzur dolu sözlerin ekseninde dönmek, insana inanılması çok güç tatlı bir haz vermektedir. Yoksa Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun neden hasretin volkan gibi gönülde yakan ateşine son vermek için, gitmenin varmanın yani kavuşmanın yok olan o anki kapısını aramak için, yıllarca arasınlar çöllerde veya dağları delerek arasınlar, Mecnun yıllarca neden varmak gitmek güzel olmasaydı çöllerde ne diye arardı. Ferhat o zamanın teknolojiden yoksul anında eli ile yıllarca dağları delmek için ne diye uğraşsın ki… Bu anlamsız hasretin karanlığında kurtulmak için gidelim varılması gereken kapıya varalım, kucaklayalım gönüllerimizi, karanlık yanını varmanın gitmenin güneşi ile aydınlatalım. Bazen binlerce sözler ile anlayamadığımız, kızgınlıkla kapattığımız kapıların kapatmanın ne kadar yanlış olduğunu söyleyen, hasret olmasa idi bu hatamızı yanlışlığımızın nasıl farkına varacaktık? Hakikat yanlışlığı ayan beyan gösteren bir güneşidir, onu kapatarak söndürmek hiçbir zaman mümkün değildir.

Hasreti kavuşmalar varmalar ine son vermek, kendi yanlışlığımızın kor alevini hakikatin aynasında görmek her zaman bir erdemdir. Hakikat ile hasretin yakan kor alevini görmek ve söndürmek gerekir, bu alevi görerek söndürenlerden olmak dileği ile selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



7 Nisan 2016 Perşembe

Hasretin




Mavi düşler gibiydi gözlerin
Berrak pınar gibi duruydu sözlerin
Beyaz kanatlar gibiydi ellerin
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Baharlar gibi kokardı saçların
Cennet gibiydi o bakışların
Cennet sarışı gibiydi o sarılışların
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Karanlık gülüşlere saldı ecelinin gelişi
Ne çabuk bitti hayatının gülüşü
Yaktı kor alev gibi gidişin
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Dipsiz karanlık kuyulardayım çıkamıyorum
Arasam da sensiz mutluluğun yolunu bulamıyorum
Hasretinle bu dünyaya ben sığamıyorum
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Suskunluğumuzu bozacak eceli bekliyorum
Seninle yine ben güleceğim biliyorum
Beni sana getirecek ecele ben her gün gülümsüyorum
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Kul Mehmet’im gönlümdeki yarayı gülüşünle dağlıyorum
Ben sensiz gecelerde gizli gizli ağlıyorum
Sana kavuşacağımı düşününce ben hep gülümsüyorum
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



2 Nisan 2016 Cumartesi

Ağlar İken Güldüren


     

                                   


Ağlarken güldüren nedir
Güldürürken ağlatan nedir
Bilen var mı bunların ölçüsü kimdedir
Biri aşk biri dilinde diken ile söz söyleyendir
Ağlar iken güldüren aşk
Güldürürken ağlatan dilde ki dikenli söz

Gönlü yakar kor gibi dilde akan söz
İşte böyledir gönül yaralanır göz göz
Haydi, gel de bu çözülmez bilmeceyi çöz
Nede güzel bakar aşk ile bir çift göz
Ağlar iken güldüren aşk
Güldürürken ağlatan dilde ki dikenli söz

Aşk Gönül’e nimettir bulunmalı sofrada
İki seven her an olmalıdır bir arada
Aşk ile şakalaşmalı gülmeli bir odada
Dokuz ay sonra bebek bekler sırada
Ağlar iken güldüren aşk
Güldürürken ağlatan dilde ki dikenli söz

Aşkı içelim karşılıklı yudum yudum
Aşk zaten her Gönül’e zaten taze umut
Sevenler sakın demesin beni unut
Herkes birbiri ile olmalı elbet hoşnut
Ağlar iken güldüren aşk
Güldürürken ağlatan dilde ki dikenli söz

Kul Mehmet’im aşk ile sevmemek ömre zarardır
Aşka insanlar kendi elleriyle mezar kazandır
Ondan sonra insan yapayalnız kalandır
Aşk olmazsa bu dünyada geriye nefret kalandır
Ağlar iken güldüren aşk
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






24 Şubat 2016 Çarşamba

Viran Olan Gönlümü Sevindirdim



 Söyle bana kaçtır senin yaşın
Baş üstünde oynar gözün kaşın
Sağa sola döner o başın
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Yüreğin yanar alevden bir kor
Sen aşkı sevip yaşayana sor
Az çileyi çekersen iyiye yor
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli


Viran yerde durmaz aşk iyi bilmeli
Girdiğin bu yolda doğru olmalı gitmeli
Önündeki yüksek dağları aşıp geçmeli
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Sanma dünya senin etrafında döner
Yaşayan bu beden ecel ile söner
Merhamet nefreti anında yok eder
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Aşk seher vaktinde gülümser gezer
Aşksız gezmek ölümden beter
Acı çile bir gün olur biter gider
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Aşksız bu gönül her an aç
Aşk bu gönül’e derman ilaç
Gönlündeki aşkı merhameti saç
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Aşk ile seven merhameti sanmayın gizler
Aşk sevdiğini her an özler
Aşk gelince dilde bitmez sözler
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Kul Mehmet’im aşk ile sevilir taze çağında
Aşk gezer nazlı yârin gül bağında
Yâri gördüm sevdim yirmi üç yaşında
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-





22 Şubat 2016 Pazartesi

Gerisini Düşünme



Gel perişan halini hayra yor
Aşk ateşi yakar ateşten kor
Kaybettin ise yolunu bir bilene sor
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Gönül’e sabırla Rahmet iner
Eceli gelen bu dünyadan gider
Çile dediğin bir gün gelir biter
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Uzatılır sana Yüce Mevla’dan el
Koş gel der yoluma yavaş olsa da gel
Merhameti görünce gözünde akar yaş olur sel
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Çileyi derman gelir alnında öper
Bundan sonra her şey olur süper
Ölümden sonra yeni hayat sana güler
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Can olan canlar canına can katar
İnsan canı sevmeyen nefretle yatar
Nefis şeytan alır pislikten çamurlara katar
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Ölümden sonrada sonsuz hayat vardır
Bu dünyada ne kadar iyilik yaparsan kardır
Gönülde yoksa iman mezar ile ahiret çok dardır
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Her karanlığın ardında güneş doğar her seher
Dünyada ölümden sonra var sonsuz bir sefer
İman ile merhametle ol Allah’a ol bir nefer
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Nur Kuran ve Nur Resul bize rehber
Karanlık yollarda nurdan bir fener
Arasan da bulunmaz böyle bir cevher
Dert sıkıntı çileli günler gelir geçer
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Kul Mehmet’im imanla ol işte sana hüner
Dünya iman ile merhametle döner
Bu canlı beden bir gün olur söner
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

12 Şubat 2016 Cuma

İnsan Olmaz Bin Bir Çabayla



Semada yeryüzüne nur yağar
Edepsizlerin yüzüne kor alev düşer
Edepsizlerin yüzüne insan nasıl bakar
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur

Helal olmasın edepsize tüm nimetler
Yıkıp bölmek için uğraşan zalimler
Burnunuzda gelsin yediğiniz nimetler
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur

Tebessümü bilmez zalim nefretle konuşur
Nefret yüreğine saplansın şeytanla buluşur
Onlarla yaşamak zor gelir onlardır edepsizin uşağı
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur


Zordur onların tarifi kalem yazmaz
Sözler kelimeler dersen onlarla olmaz
Yüzlerine bakınca adam oldukları anlaşılmaz
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur

Şerefsiz olmak parayla değil desem parayla
Gönül değil ahır içindeki kokuyla sanki yayla
İnsan etmek için uğraşma insan olmaz bin bir çabayla
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

6 Kasım 2015 Cuma

Mahinur Tebessümlerimizle.


Mahinur geceleri tebessümlerimizle kutsallığa boyarken
Sıradanlık karşımızda cesurca uzaklaşırken gözlerin şafak kadar güzeldi
Adımlarınla açılan umut kapıların kolu güneşe doğru açılırken
 Anlamsızlık kokan düşler karanlık sokaklarda kayboldu
Kavuşmayı unutmuş caddelerde 
Birbirimize hasret kokan çiçeklerin kokusunda
Karanlıkta kalan kaldırımları ışıtarak sevinçle sarıldık
Caddeler kaldırımlar sanki asırlardır buluşmaları unutmuş
Gözlerimizde akan sevinç gözyaşlarına hasret
 Bilmem kaç yıllarca özlem duymuş gibi
Ayaklarımızın altında dans ediyordu adeta bizimle beraber
Kaldırımlar caddeler...
Ertesi güne hep kalan mutluluklar
Sevinçler...
Umutlar sanki bizimle güldü...
Yokluğumuzda ne kor alevlerde kalmış
Çiçeksiz solmuş baharları yaşayan
Gece ve kâinat...
Küsmelerin cehenneminde yatan gece gündüz
Bizimle beraber...
Mahinur tebessümlerimizle kutsallığa boyandı
Gülümseyen gözler birden etrafımız sararken
Sevinçlerin aldanışların prangasın da
Koşmalar yıkılışın zincirinde kurtulurken
Bizimle tebessüm edenler geceyi sabaha kadar
Birbiri ardına mutluluğa boğdu
Sırtımıza vurulan ihanetler tek tek kayboldu
Gecenin karanlığında
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


17 Ekim 2015 Cumartesi

Vazgeçmem Senden


Ala gözlüm sen var iken kim sever beni
Ben seni bırakır gider miyim söyle ey deli
Sürmeli gözlerine vuruldum ey gönlümün güzeli
Yüce Mevlam sevmem için yaratmış seni

Bazen bakışın kor alev yakar beni
Bak gözlerime inan severim ben seni
Bir gül ne olur güldür bu seni seveni
Yüce Mevlam sevmem için yaratmış seni

Aradım en sonunda ben seni buldum
Mevlanın en sevilen kulu ben oldum
Ağlarken yanında kendimi cennette buldum
Yüce Mevlam sevmem için yaratmış seni

Kul Mehmet'im ben vazgeçmem senden
Uzat elini gönlüme severim seni ben ezelden
Gün doğsun varalım aşk iline tez elden
Yüce Mevlam sevmem için yaratmış seni
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




2 Mayıs 2015 Cumartesi

Aşığı Görmeyin Sakın Hor



aşk yürekte yanan kor
sen gel bu güzelliği sor
aşksız dünya olur dar
aşığı görmeyin sakın hor


yarsız gönül boştur
yar ile olmak ne hoştur
aşk ile gönlünü coştur
aşığı görmeyin sakın hor


gurbet elde kırık sazımın teli
eser badı sabah hasretin yeli
gözlerin ufukta doğar tan yeli
aşığı görmeyin sakın hor


gurbet elde yarsiz çileler bitmez
yar ile sarılmayan mutlu olmaz
sabır tükenirse dağlar dağ olmaz
aşığı görmeyin sakın hor

bağlamamın sesi ile avundum
derdi çileyi senin için yuttum
hasreti dağlar ardında kovdum
aşığı görmeyin sakın hor

kul Mehmet'im aşksız olurum fakir
aşk'tır akla gönüle yol açan fikir
sensiz gecelerde ben hintli fakir
aşığı görmeyin sakın hor
Mehmet Aluç

5 Mart 2015 Perşembe

Vuslat Bekleyenindir




Yokluk hasreti ile
Umutsuzluk ateşi ile
Yüreğini kor alev yakma
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Hayat ölüm bir iple birbirine bağlı olsa da
Hasret ile yollar gözyaşı ile dolsa da
Tam kavuştum derken elem kahır gönlünde taht kursa da
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Aşk yolunda önüne çıkar düşmanın üçü beşi
Aşk bu kıskananı çok olur dünyada bulunmaz eşi
Kavuşmaya çalışanı kavuşturmak istemezler aşk’ın bulunmaz neşesi
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Gamzende yetişirse kederin dikenleri
Aşk mutluluktur bil onunla gülenleri
Karanlık gecene doğsa da gam geceleri
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Zamansızlık paradoksu ile keder uçurumunda gezinme
Şahlanır durgun bakışlar aşkın bakışı ile sen üzülme
Umutsuzluğun mırıltılı naaşını göm karanlık mezarlara geriye dönme
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Kul Mehmet’im mutsuzlukla gönül evine mezar kazma
Kazdığın mezara umutsuzluk karartısı ile sen yatma
Sakın ola dünyalık mal için kimseyi sakın ola satma
Vuslat bekleyenindir vuslat yolunu gözleyenindir ey sevgili

Mehmet Aluç

4 Mart 2015 Çarşamba

Ok eyledin


Ok eyledin









Bakışların ok eyledin
Sinemi yaktın kül eyledin
Bir tebessümü çok gördün
Istıraba gönlümü yol eyledin

Misafir etmedin beni gönlünde
Kor alevleri ok eyledin gönlümü
Bir gülümsemeyi çok gördün öldün mü
Türkü 'süz diyarlara attın her gün

Bakar körlük var sende
Bir öpücük versen de
Birazcık gülsem bende
Türkü ile gülsek hanende
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç