Bu Blogda Ara

beden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2016 Çarşamba

İnsan Yaşarken Bu Hayatın İçinde Kayıtsız Kalabilir Mi? Hissiz Olabilir Mi? Duygusuz Olabilir Mi?


 Görsel sonucu
   İnsan yaşarken bu hayatın içinde kayıtsız kalabilir mi?  Hissiz olabilir mi?  Duygusuz olabilir mi? Olsa olsa ölen bir bedende bunlar olabilir, öyleyse dünyamızda onlarca insan katl ediliyorken, hakkı olmayan hakkıymış gibi bir ülkeyi işgal ederken, insanları acımadan katl ederken, bizler buna kayıtsız hissiz duygusuz kalarak izliyorsak ses çıkarmadan yaşıyorsak bakıyorsak tabi bakmakla hiç alakası yoktur bu bakmanın, öyleyse bizler yaşayan insan değil ölmüş fakat farkında olmayan insanlarız!
   Fazla para kazanma hırsına sahip olma, tüm gücünü sağlığını mutluluğunu elinden alır sakın bu hırsla sararıp solma.

   İnsan, arzularına hırsına egosuna kendisi köle olur bir ömür boyu ona çalışır, kendisi için bir şey kazanmaz hep kaybeder. Eğer kişi, ben köle olmam diyerek arzu hırsına ihtirasına egosuna sırtını dönüyorsa, onlar kaybeder, iyilik yolunda hep kendisi kazanır.

   Özgürlük ateşiyle yayan bir yüreği ve bu yüreğe yani gönüle sahip bir insanı, köle yapamazsınız, köle yapsanız da o özgürlük yolunu bulmak için gece gündüz çalışır ve köleliğin zincirlerini parçalayarak özgürlük yolunda tek başına koşar. Önemli olan hangi yolu hangi duyguları kim için taşıdığınız yanınızda gezdirdiğiniz önemli. İnsan tek başına özgür yaşasa diğer insanlar köle olsa bu özgürlük, bir mana anlam taşımaz, ama toplumun özgürlüğü için mücadele ederse, toplumca özgür olurlar, özgürlüğün yolunu kapatanları bu hayatta yok ederek, özgürlüğün yolunu açmış olurlar.

   Kendi arzumuz çıkarımız ekseninde, sadece kendi yaşantımızı idame etmek için çalışmak, toplumumdaki bireyleri önemsemeden kazanmak, bir süre sonra bize sıkıntı verecektir.  Kendini düşünerek diğer insanları önemsemeden yaşamanın monotonluğu ıstırabı, yalnızlığın sancısıyla kaplanmış bir odada kendisini sıkışarak hapis ederek, bu monotonluk anlamsızlıklarla dolu dünyasında, kendi eliyle kazandığı sancılarını bir ömür boyu yaşarken, karşısındaki insanlarında mağdur ederek, o sancıyı kendisiyle beraber olanlarda çekecektir haliyle. Ruhuna işleyen bu benlik egosu arzusu kazanma hırsı kendi çıkarını düşünme saplantısı, özgürce yaşamasına izin vermeyerek modern anlamda, modern köle yapacaktır. Terk edip gitse kazancım kaybolacak eriyecek korkusu saplantısı, bedensel özgürlüğünü etkisi altına aldığı gibi alan etkisi teorisi denilen teoriyle bulunduğu alandaki insanları da etkileyecek, etrafındaki insanları da bir köle gibi gösterecektir, işte bu saplantı aslında köle olanın kendisi olduğunu her zaman unutturacaktır.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

8 Mayıs 2016 Pazar

Sordun mu? Buldun mu?

 
 
Bu bedende bu içindekileri neden var sordun mu?
Ne için neden sende var olduğunu buldun mu?
Bulamadınsa bulan birisini arayıp bulmadın mı?
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Sakın bedeninle içindekilerine uzak kalma sen
Can ile bu beden ayrılınca beden toprak olur
Canlı olan ruh bomboş kalır ateş ile kül olur
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Issız kalma var hak yoluna doğru at bir adım
Al bedenin içine imanı merhameti kul olursun
İman merhametle al sen yaşa kutlu mutlu olursun
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Elbet bu gönül zaman olur üzülme sen bir gün kırılır
Kırılırsa Aradığın hak yolda Rahman sana o an sarılır
Bildiğimiz sarılma değildir anlarsın o an gönül ayılır
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Yolum kaybettim gidemem deme değil bu neden
Düşünsene seni bu âlemi kimdir var eden güldüren
Ah imandaki hak yoldaki lezzeti tadı bir bir bilseniz
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Hak yolun sıcaklığı merhameti sanki ana kucağı
Hayır, hayır bir Rahmetin merhametin sönmez ocağı
Bir adım attığında vardığında dersin bu kimin bacağı
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Yıkılır diktiğin o sıra sıra boş nedenler teoriler dağlar
Gönlünde açılır cennetten güller sümbüller içinde bağlar
Görürsün içinde nurdan nura bürünmüş cana can canlar
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Gizli gizli açılır hayatın yaşamın sırrı gözler önüne
O nurdan imanın merhametin güzelliği yansır gözüne
Bu hak yolda ömrüne akar hakkın nur olan nuru gönlüne
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Bu hak yolda akar nurlar imanla merhamettin nur çeşmesi
Bedenine gönlüne simana yansır hakkın nurdan gülümsemesi
Bu yolun yoktur inan ne gündüzü nede bitecek tatlı bir gecesi
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
 
Kul Mehmet’im bu iman yaşanır anlatmaya ömür yetmez
Hak yolda hak Kur’an nur Resul anlatmaya mürekkep yetmez
Bu yol Nurdan Kur’an Resul yoludur yürümeyle inan bitmez
Ölüm gelince dünya hayatı biter Ahirette devam eder gider
Hemen ara bul sor öğren yoksa için bomboş kalır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

26 Nisan 2016 Salı

İman Ederek Hayatın Ve Yaşamın Sırrına Ermek -1-

                        
   Bismillahirrahmannirrahim Hamd, âlemlerin Rabbi olan  güç ve  kudretin tek sahibi olan  Allah’a mahsustur. Salat ve selam, O’nun sevgili Resulüne, aline ve ashabına ve onun peşinden gidenlere olsun.
   Kardeşlerim ben bir hoca değilim, bu yazdıklarım yaşadıklarımla iman ederek anladıklarımdan, kendime ait düşüncelerimdir ve yazmayı sevdiğimden dolayı anladıklarımdan ibarettir. Yanlışlık var ise benim yanlış anlamamdan dolayıdır kardeşlerim.
   
İçinde taşıdığı ölümsüz ruh ile can olan, canlara can olan insan, dünya hayatında ömrün kendine fısıldadıklarını duyan ve duymayan canlar içindir bu dünya âlemi. Bedene giren ruh ile canlanan canlı olan can insan, bu dünyada cennetini yaşadığı veya berbatlığı ile cehennemi yaşayan can insan bu kâinat senin için yaratıldı, emrine verildi, ya emir verilenle cenneti yaşarsın ya da emrine verilenin emrine girerek ona yani ebedi olmaya uyarak içine kötülükleri katarak zulmeti berbatlığı yaşar onun esaret ‘ligi ile cehennemi yaşarsın, cehenneme gidersin. Tahammül ederek sabırla yolun sonuna varan, tahammülsüzlük ile yolda kalarak yakıp yıkan ve yıkılan can insan bu dünya senin cennetin veya cehennemindir bunu böyle anla. Tahammül ederek gönül bahçesinde renkli güller ekelim renklerim cümbüşlü günü güzelliğini anlayalım idrak edelim, tahammülsüzlükle gönülleri yakarak yıkarak içindeki gülleri ezmeyelim.
   Yaşadığımız dünya hayatında anlamak için akıl pek fayda vermiyor. Akılın yanında izan şuur ve idrakin kapılarını açmadan anlamak pek mümkün olmuyor. İnsan bir an anlar ve unutur gider. İmtihan dünyasında olan kul yaşadığı hayat içinde gam tasa elem ile imtihan edilerek dünya hayatını yaşar ve ecel gelince bu dünyayı terk eder beden toprak olur ama can dediğimiz ruh ölmez. Beden içindekilerinin ve ruhun bir kılıfıdır, beden ölümlü, ruh ise ölümsüzdür, zaman ve mekâna bağlı olmayan bu duyularımızla ve aklımızla anlatılmayacak olandır ruh, Yüce Allahtan bir parça ve Âlemlerin Rabbi olan sonsuz güç ve kudret sahibi olan Yüce Allah c.c. bir yansımadır. Kula mahsus verilen bu ruhun içini imtihan vasıtası ile imanla ve merhametle iyilik ve Salih amellerle veya kötülükle doldurup doldurulması beklenilen bir özdür, parçadır. Azabı duyan beden değil ruhtur. Uykularımızda gördüğümüz rüyada koşan beden değil ruhtur. Neden uykumuzda rüya görürüz bunu biliyor muyuz? Bunu iman çerçevesinde akıl ve şuur idrak ve izan kapılarını açarak açıklayalım dilim döndükçe. Yüceler yücesi Allah c.c. kuluna bak ben seni uyurken âlemlerden âlemlere dolaştırıyorum ama bedenin ölü, rüyadaki acıyı bedenin değil ruhun çekiyor, ben güç ve kudret sahibiyim, öldürür ve diriltirim sen bunun farkında bile olamazsın… Bir insanın uzun veya kısa olması, zengin veya yoksul olması, teninin siyah beyaz esmer sarışın olması kiminin görmesi veya duymaması, kiminin kısa ömürlü kiminin uzun ömürlü olmasın, herkesin değişik hayatı acısı sıkıntısının olmasındaki sır ve hikmet nedir acaba?
   Gönül hiç sevmekten bıkar mı öyle ise Gönül’e aşkı sevgiyi yaratan bir damla yerleştiren Âlemlerin Rabbi güç kuvvetin tek sahibinin kullarına olan sevgisi acep nasıl olur? Elbette ki sonsuz olur bitmeyen sevgi olur… Bunu anlatacak kelime bulamayız. Öyle ise Mecnun Leylayı aramaktan bıktı mı ki bıkmadı, aradı aradı onu bulamayınca gönlüne aşkı yerleştiren Âlemlerin Rabbine götüren ilahi aşkın yolunu buldu, anlata bildim mi bilmiyorum acaba.
   Âlemlerin Yüce Rabbi güç ve kudretin tek sahibi olan c.c. bunlarla bize ne anlattığını ve içindeki sırrını bunu iman akıl şuuru idrak ve izanla olursak anlarız, tek başına akılla anlaşılması mümkün değildir. Burada Yüce Allah c.c. biz kullarına güç ve kudretin sadece kendisine ait olduğunu yaşatan istediğini vakti gelince ölümle öldüren, istediği kulu istediği gibi yaratmaya muktedir olduğunu, gerçek güç ve kudretin sadece kendisinde ait olduğunu göstererek bizim bunu anlamamız içindir. İnkârcı olanlara bile, Yüce Allah c.c. her şeyin sadece kendi elinde olduğunu bunu da kulun iman ederek akıl irade şuur idrak kapısın açarak anlaması içindir. Yüce Allah c.c. isteseydi hepimizi bir tende ve aynı sima ile yaratır bir çeşit hayat ve ömür verirdi. Bu defada kudret ve gücünün sınırsız olduğunu idrak edemezdik anlayamazdık. Böyle göstererek inkâr edenlerin bile bir süre veya son anında veya akıl yanında idrak şuur izan kapısını imanla açınca göreceği gerçeği ile tüm inkâr kapılarını kapatmıştır.
   Bu arada inkâr mevzusuna şöyle kısaca söz edelim, inkâr eden neye inanıyor da inkâr ediyor haşa Âlemlerin Rabbini, muhakkak ki inandığı bir şey vardır. Şöyle diyelim neden acıkıyoruz veya kim bize acıktığımızı ve ne yapmamız gerektiğini hatırlatıyor. Tok olana binlerce kez acıktın desen inandıramazsın, demek ki aç olana açlığını hatırlatan Yüce Allah c.c var ve yarattığı bu beden içine o uyarı cihazını yerleştirmiş, haydi ey inkârcı bunu da inkâr et, ekmeğe iman edip yerken o ekmeğin sofrana gelmesi için toprağı yaratan tohumunu yaratan yağmurla yeşerten güneşle kurutan Âlemlerin Rabbini neden inkâr ediyorsun, sen hayvan mısın izan idrak ve birazcık akıldan yoksunsun! Yarattığını yiyerek bedenine can olanı inkâr etme yaratanı inkâr et böyle bir dünya yoktur, inkâr ediyorsan yarattığını da yemeyeceksin vesselam…
DEVAM EDECEK İNŞALLAH
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

31 Ekim 2015 Cumartesi

Düşünce fırtınası



Varlık yalnızca maddeden ibarettir derler
Maddi varlığın içinde güzellik var derler giderler
Gerisin geriye boş kazançla dönerler
Maneviyatsız boşluk içinde biterler
Doğru yol karşıda hala yanlış yola dönerler
Asıl varlık düşüncedir, düşünen ise ruhtur derler
Ruhsuz yaşar ruhtan haberi olmaz gerzekler
Ruh yaşar her şeyi beden ruhun gömleği
Akıl düşüncenin merkezi düşüncenin gereği
Aramazsan kul bulamazsın gerçeği
Gerçek nasıl bilinebilir diye sorarlar
Gönül kapısını bilmezler kendilerini yorarlar
İdrak ile imanı bilmez gönül kapısından içeriye girmez
Arayan tabi ki bilmez
Mutlulukla gülmez
İnsan hiç mi sevmez
Hayat sevgisiz de bitmez
Çile içinde adımlar gitmez
Varlığı, gerçek var olanla
Elbette tanımlamak mümkündür
El elden her daim üstündür
Akıl akıldan elbet üstündür
Âşık olmayanın gözü kördür
Veren el, alandan bin kat üstündür
Misafirlik ise derlerse de üç gündür

Üç günden sonrası gönül'e güzeldir
Üç günlük misafirden sonrası özeldir
Bu zamanda misafir bulursan güzeldir
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



29 Ekim 2015 Perşembe

Can Kaldıysa Beden Kaldıysa (Hece)


 




Sana koştum koşmadın sen bana kaçtın yârim
Kaçtın da sanki sende mutluluğumu tattın
Benim gibi virane yolda süründün yattın
Haydi, gel ayrı gönüllerimizi birleştir
Ortada gönül beden kaldıysa can kaldıysa

Feryat figan etme sen hiç artık ömür bitti
Seven gönüllerimiz bizi terk etti gitti
Aşk yolunda mı gittik nefretle ömür bitti
Haydi, gel ayrı gönüllerimizi birleştir
Ortada gönül beden kaldıysa can kaldıysa

Umuttu aşkımız aşk vadisinde beklerken
Gönül ırmaklarımız bize doğru coşarken
Aşk yüreğimize sığmaz etrafa taşarken
Haydi, gel ayrı gönüllerimizi birleştir
Ortada gönül beden kaldıysa can kaldıysa

Hiç bir umudum yeşermedi gönül dalımda
Yaşarken kimse kalmadı gönlümün yanında
Ayrılık oku değdi canım aldı canımdan
Haydi, gel ayrı gönüllerimizi birleştir
Ortada gönül beden kaldıysa can kaldıysa

Gönlümüz paslandı viran duvara yaslandı
Kul Mehmet'im artık senin bedenin yaşlandı
Yar dersen ayrılık hasreti ile haşladı
Haydi, gel ayrı gönüllerimizi birleştir
Ortada gönül beden kaldıysa can kaldıysa
Mehmet Aluç -Kul Mehmet-
06123562


 Not allowed! Not allowed!

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Ey Ahiret Yolcusu



Ahiret yolcusunun uzun olurmuş yolu
Dikkat et buraya sen ey Allah’ın has kulu
Kur’an sünnet Salih amelle doldur bu yolu
O zaman sözün olur ey Allah’ın has kulu

Giydirirler dikişsiz yakasız beyaz tulum
Yaparlar meleklerde sana iyi bir sunum
Dersin yoksa iman, bu muydu benim yolum
İman etseydin sende ey Allahın has kulu

Kuran Sünnet yoksa da deme ben yer bulurum
İstediğin gibi hiç değil açık oturum
İmanın yoksa eyvah dersin nedir bu durum
İman etseydin sende ey Allahın has kulu

Dünyaya meyil etme olsa da halin fakir
Ahiret yurdunda olmasın sen inan hakir
İmanın var ise bak alırsın sevinç takdir
O zaman sözün olur ey Allah’ın has kulu


Kur’an Sünnet olsun bak sana âlemde hâkim
Ona hep danış ondan sen al ondan hep fikir
Nefis şeytana uyma olma sen ha muhtekir
İman etseydin ne olurdu Allah’ın kulu

Kur’an Sünnet ile sen ol ahiret yolcusu
Nefisle şeytan denilen ömrün soyguncusu
Kur’an sünnet dünya ve ahret koruyucusu
İman etseydin sözün olur Allahın kulu

Kur’an sünnet kulu hep ötelere götürür
Nefis şeytan da kulun ömrü sevabın bitirir
Kur’an Sünnet kulu her an kendine getirir
O zaman sözün olur ey Allah’ın has kulu


Söyle ey kul seninde son sınırın nedir kul
Kuran sünnet değimli sana okul söyle kul
Kur’an Sünnet kulu her an kendine getirir
O zaman sözün olur ey Allah’ın has kulu

Beden sonunda sessiz iner mezara beden
Bak işte sensin tek mezara sessiz giren
Bak bakalım aciz kul senle beraber gelen
O zaman sözün olur ey Allah’ın has kulu

Kazandığın kalır bak geride boşa gider emeğin
Solar boşa dikerken diktirdiğin çiçeğin
Kalırsın orada sen yalnız bitkin ve bezgin
İman etseydin sözün olurdu Allah kulu

Kul Mehmet’im varmadan kuran sünnet yoluna
Kavuşmadan dönersin erken dersin boşuna
Düşünmedin yanlışı sen enine boyuna
İman etseydin sözün olurdu Allah kulu

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



Muhtekir: Vurguncu

2 Temmuz 2015 Perşembe

Şahlanır İmanla Beden

Şahlanır İmanla Beden

Ruhlar yorgun, cenge girmeden ayaklar cenderede
Kuran iman ile yenilendikçe ruhlar, şahlandı bir gecede
Yorgun gözler yorgun olsa da, zulüm için savaşta çıktı
Yorgun oldukça şahlanır imanla beden, yeter ki gönüller ağlamasın

Yıkılmasın gönüller, yıkılırsa yapan ustası yok, Rahmandan başka
Her köşede iman çağlar sokaklarda, evlerde, mahallerde coştukça
İhanetin dostları yürüse de, iman ile ezilir soluksuz kalır, iman oldukça
Yorgun oldukça şahlanır imanla beden, yeter ki gönüller ağlamasın

Ey kul kalk silkelen, iman ile ol bükülmez o zaman, senin bileğin
Kuran gül kokan Resul iman ile olsun, cümle kula duada iyilik olsun dileğin
Haklı olanla ol, haksızı olanı yık iman dolu bileğinle, Rahman desin aferin
Yorgun oldukça şahlanır imanla beden, yeter ki gönüller ağlamasın


Yandıkça yandı gönüller, kokusu âlemi sardı söndürülsün, yanmasın
Zulme razı olmaz Müslüman, sakın nefis şeytana kanılmasın
Zulüm devam ederken, evlerde çakır keyif seyredilip, oturulmasın
Yorgun oldukça şahlanır imanla beden, yeter ki gönüller ağlamasın

Hayatın iyilikle devam etmesi için, iyilikle olmalı kul ancak
Yoksa yıkılır bir adımda kul, nasıl taşınır söyle bu sancak
Zulüm altında kalanı, Müslüman'dan başka kim savunacak
Yorgun oldukça şahlanır imanla beden, yeter ki gönüller ağlamasın


Zulüm altında ezilen var iken, Müslüman nasıl oturur acılar çekilirken
Zalim şer tohumlarını edepsizce, merhameti yıkarak şerri ekerken
Müslüman nasıl oturur, acılar çekilirken zulüm ile kardeşi diz çökerken
Yorgun oldukça şahlanır imanla beden, yeter ki gönüller ağlamasın

Zalim, edepsiz zulmü ile eğlenir, ezer geçer şerefsiz sanki düğünde
On öğün yer, bir lokmayı esirger kullardan, kazancı değil helal, lokmasına gerek yok
Her haramı yediğinde şişer patlar, daha yok mu der, dahi her öldürdüğünde
Yorgun oldukça şahlanır imanla beden, yeter ki gönüller ağlamasın


Kul Mehmet'im, sen yazar iken yüreğin bu zulümle, yaralansan da
Güzel sözler, gönüllerde edepsizce her an karalansa da
Yazarız, gönlümüzü gönüllere, iman ile zalim yıkılan kadar, ömür az olsa da
Yorgun oldukça şahlanır imanla beden, yeter ki gönüller ağlamasın
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...


20 Haziran 2015 Cumartesi

Mizan Kurulurken



Bedende iman değil mi seni merhameti ile var eden
Var edeni yaratan Rahman var oluşuna verdi bir neden
Sen anlama dinleme yan gel yat görme duyma sonra ağla gülen
Alem tesbih ederken Rahmanı sen isyanla koşarken zalimle olan
Sonunda ağlayacaksın kahır olacaksın tek başına kalan yok olan
Mizan kurulurken imanla, sen kaçarsın imansızla sonrada ağla


Şükrün bir an ömrün bir adımına yetmez bedelsiz yaşayan
Musallada tabutun gezer sen yaşarım sanırsın ölümle koşan
Mal mülk peşinde koşarsın imansız gezersin ölümle yaşayan
Bir daha ele geçer mi iman ile bu an bu zaman nefretle dost olan
Sonunda ağlayacaksın kahır olacaksın tek başına kalan yok olan
Mizan kurulurken imanla, sen kaçarsın imansızla sonrada ağla
Mehmet Aluç

18 Nisan 2015 Cumartesi

Allah Yoludur İman Yolu


Kulun daldığı iman denizi
Pak eyler bedeni nefsimizi
Ömrü hederden alır iman denizi
Allah yoludur iman yolu
Pak eyler yıkar bedenimizi

Müminler şefaatçidir nur Resul
İman ile mutluluğu yaşayandır kul
Salih amel ile devan eder nurlu yol
Allah yoludur iman yolu
Pak eyler yıkar bedenimizi

İman sabırla ömrü eyle teskin
Yıkılır imanla cümle çelişkin
Nefis şeytan keser kılıcı keskin
Allah yoludur iman yolu
Pak eyler yıkar bedenimizi

Kul Mehmet imanla Rahmana vuslatı iste
İmandır gönülde açan çiçek her gülüşte
Nefis şeytan zararlı görünmez dikkat et ilk görüşte
Allah yoludur iman yolu
Pak eyler yıkar bedenimizi
Mehmet Aluç



3 Mart 2015 Salı

Bilinmezlik Nedendir ?




Ayağımız bilinmez hangi zincire bağlıdır
Bir adım yürüyemedik görülmez nedendir
Hayatımız kimin emrine duyarlıdır
Yaşadığımız kaos bu bilinmezlik nedendir

Gam nefret sevgisizlik sanki gönlümüze devadır
Deva aha buradadır desen gelen yok sanki beladır
Bedene merhamet ne güzel yakışır giyinilmez, sanki cezadır
Anlaşılmaz insanoğlu belaya koşar bildiğin çok sanır, meğer bildiği azdır

Var mıdır âlemde merhametten daha gönüle güzeli
Kul Mehmet’im anlayan yok boşuna okuma gazeli
Anlayanalar da yıllar önce atlara bindi gitti gideli
Anlaşılmaz insanoğlu belaya koşar bildiğin çok sanır, meğer bildiği azdır

Mehmet Aluç

26 Şubat 2015 Perşembe

Umut kalmadı desende





Dayanır mı bu hasrete bu beden
Hasret yollarında bekletme beni
Aşk değil mi gönül mutlulukla gülümseten
Umut kalmadı desende bekliyorum ben seni

Ah sevgili nedir bu bahtıma gülen
Sensin gönlümde seni sevdiğimi bilen
İşte yine sensin beni terk edip giden
Umut kalmadı desende bekliyorum ben seni

Hasret yoluna ektim umut gülleri
Mutluluk gülümseyecek bize bekliyorum o günleri
Sana her zaman sunacağım aşk ile gönlümdeki tüm sevgileri
Umut kalmadı desende bekliyorum ben seni

Gözlerimde yağsa da yağmurlar oluk oluk
Haneme gelse de gülümseyen o seninle yoksulluk
Hadi gelsen de ruhumuz bedenimiz alsın az biraz soluk
Umut kalmadı desende bekliyorum ben seni

Sussun kelimeler lal olsun gönül dilimiz konuşsun
Nefret yollarımızda gönlümüzde aşk ile yok olsun
Aşk ile sevenlerin yolunu uçurumlar açan kahrolsun
Umut kalmadı desende bekliyorum ben seni


 Kul Mehmet der ki bize Rahmandan başka dost yoktur
Gerçi aşk ile gezen bu âlemde sanki hiç yoktur
Kimine aşk gerekmez aşka gönlü toktur
Umut kalmadı desende bekliyorum ben seni
Mehmet Aluç










9 Şubat 2015 Pazartesi

Alev Alev



Ey ateş sen yerin değil mi cehennemde yakmak bedeni
Neden bu dünyada aşk ateşi ile yakarsın bu bedeni
Aşkın içinde ne gezersin söyle bana nedir bunun nedeni
Yoksa gidişatın sonu alev alev bu dünyada yanmak mı?


Yoksa cehennemde ateş söndü aşkın içinde kıvılcım mı ararsın
Ya Rahman böyle sordum sen yazma günah kulun sınarsın
Gayem aşk ateşiyle sohbet etmek canı yakan cananın acısın dindirmek
Yoksa gidişatın sonu alev alev bu dünyada yanmak mı?


Bilmem bu gönül nasıl dayanır bu aşk narına bu aşkı büyütür
Canı yakan canan aşk ile sevmezse bu gönlü yerlerde sürünür
Kul Mehmet’im sen devam et sevmeye sevdikçe aşk gönülde görünür
Yoksa gidişatın sonu alev alev bu dünyada yanmak mı?



Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç