Bu Blogda Ara

hata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2016 Perşembe

Sözlerim-3-

    

Keşmekeşlik

Öylesine keşmekeş’lerin içindeyiz ki ve farkında da değiliz ki, sevsek sevdiğimizi üzüyoruz kalbiniz kırıyoruz, farkına varmıyoruz sevmeyi bilmiyor diyoruz! Hatamızı bilsek özür dilemeyi bilsek gideceğiz de, birde acaba aynısını yaşar mıyım kuşkusu sarıyor bedeni ruhu düşünceyi! Kaldık mı sap gibi ortada, uçuruma düşmemek için geri adım atarken insan şüpheye düşer mi tabi ki hayır! Hatta biz uçuruma kendi gayretimizle düşsek acaba arkadan iten mi vardı diye, uçurumdan uçarken dönülmez ama biz gayretle döner iteleyen kimdi diye bakarız!

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Vakti Olmalı İnsanın

İnsanın, ağlama kendini dinleme farkına varma pişmanlığını fark edip düşünme insanlığın derdine çare olma adına, bir saati anı vakti olmalı diyorum ama inanın o anlar saatlerde boşa televizyon karşısında, evlenme programında ki sahte olan kavga ve çekişmeleri seyrederek bitirirdik.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Anlamsızlık Ve Huzur

İnsan doğarken her şey vücuduna Allah c.c. eksiksiz yüklenmiştir. Doğduğumuz da bizim için olan bir dünya var ama bizim yaşamamız için müsait değil, hatta hiç birimiz için müsait değil. Aslında bu dünya yaratılırken de içine eksiksiz her şey huzur güzellik vs. yüklenmişti ama onu biz insanlar, acımasızlıkla kendi doymazlığımızla öylesine değiştirdik ve parçaladık ki içinde huzurla yaşamaya imkân yok, hatta huzurun “h” harfi bile yok. Anlamlı olanı anlamsızlıkla değiştirince, insanda haliyle anlamsız değersiz oluyor. Bir süre sonra anlamsızlıklar da insanı boğuyor lakin bu defa anlamsızlığı yıkacak bir değer ortada yok ki onunla anlamsızlığı yıksın ve huzura erişsin!

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

4 Haziran 2016 Cumartesi

Mübarek Nurdan Nur Ramazan

 
bulut ol ağla yağ gönüllere
hatadan günahtan sakın sıyrıl
arınıp tertemiz nurla dol ayık
suçunu hatanı itirafı et hakka el bağlayıp
pişmanlığın gözyaşı ile af iste nura koş
günahtan kaçış hakka dönüş için var ol hoş
Allah ismini an coş
tövbe ile hoşnut olanların ayıdır 
Mübarek Ramazan 
haydi KUL sen ayrı kalma
bekler seni Yüce Rahman
her an her zaman

Hak Allah
Hu Allah
Hayy Allah
Birsin Allah
Ya Suphan Allah
Ya Rahman
Sensin dertlere derman

düşün kaç ömrün geçti Ramazan'sız
kul olur mu günde beş vakit Rahman'sız
Mübarek Ramazan geliyor kalma dermansız
koş fakire al onu sofrana
günahları at sen arkana
melekler ismini okur nur nur
Mübarek Ramazana varmaktır onur
böyle mübarek ay az bulunur
pişmanlığın gözyaşı ile af iste nura koş
günahtan kaçış hakka dönüş için var
tövbe ile hoşnut olanların ayıdır 
Mübarek Ramazan 
haydi KUL sen ayrı kalma
bekler seni Yüce Rahman
her an her zaman

Hak Allah
Hu Allah
Hayy Allah
Birsin Allah
Ya Suphan Allah
Ya Rahman
Sensin dertlere derman
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

18 Şubat 2016 Perşembe

Yolu Şaşıran Benim



Uzanırken maziye elim
Hafif olsa da az kelim
Lal olmasaydı bu dilim
Hatalarıma sözlerimle çelme takardım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Aslına bakarsanız mazinin yok suçu
Suçun hepsi bende yolu şaşıran benim
Ters yöne girdim yanlışa yöneldim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Ata binerken yanlışlıkla eşeğe binmişim
Menzile varmadan yarı yolda inmişim
Her şeyi biliyorum derken eşeklik etmişim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Dereyi görmeden paçayı sıvadım
Akıntıya kapılıp sürüklendim adım adım
Acemi iken tüm yolları biliyorum sandım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Maziye iki çift laf söylemek isterdim
Senin yok hiçbir suçun diye gülümserdim
Yoldaş olduğu için teşekkürler ederdim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Hayatı etmedim takip sessizce ipini çektim
İpin ucunda ben varmışım hiç akıl etmedim
Hayat yavaş yürü derken ben şaha kalktım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Su diye pınardan su içmedim ürettim içtim
Libasları beğenmedim kendim ürettim giydim
Ne ürettiğim su suydu nede ürettiğim libaslar libastı
Kendi elimle yaraladığım gönlümün ıstırabı ile kaldım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Sancımın ilacını almadım çaresiz kaldım
Yolda ne buldumsa bakmadan koynumda sakladım
Zehirli yılanları saklamışsım neden böyle yaptığımı anlamadım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Cahili adam sandım yanında yattım
Bir sözüne beş sözü bende içine kattım
Nefsim için yarınlarımı cahil adama sattım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Dev hayatı cüce sanarak meydan okumazdım
Yol yakın diye şaşırıp uzun yola koşmazdım
Hayat hafife alıp onu yıkmaya çalışmazdım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

İlk defa değil başımı taşlara vuruşum
Hesapsız hesabımla bin defa beş kuruşsuz kalışım
Akılsız hesapla bu ilk değil bininci yanlışa koşuşum
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

E elden ne gelir sabırdan başka
Derdi veren Rahmanın şifası bambaşka
Hatanı bil otur yerinde koşma çamura bata çıka
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

 Kul Mehmet’im hatalarım oldu bir tecrübe
İnsan dediğin okumak anlamak için değil alfabe
Her yanlışa koştuğunda yiyor insan bin bir darbe
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

29 Mart 2015 Pazar

Sen




              
Sen gönlümü leyla gibi sevdin de
Ben mecnun olup seni sevmedim mi?
Sen aslı gibi gönlüme doğdun da
Gönül kapımı sana açmadım mı?

Dilinde aşk sözleriyle konuşup
Kalbimin kin nefretini sildin de
Aşkın deryasında elimde tuttun da
Ben karşında dil lal olup durdum mu?

Aşk beklemektir gece gündüz yolum gözleyip
Gökte yıldızları avuçlarıma toplayıp
Gülümseyen yüzünü gönlüme döşedin de
Söyle ben seni terk edip gurbete gittim mi?

Gözlerimde hasretle yaşlarım dökülürken
Gönül çiçeklerimi ellerinle sökerken
Gözümdeki yaşları sildin ben mi görmedim
Solan çiçeklerimi sevginle yeşertinde
Ben mi hissetmedim ben mi görmedim

Gözlerin şiir gibi ben mi okuyamadım
Aşkın hece hece gönlüme aşkla yazdın da
Söylesen ey zalim yar ben mi anlayamadım
Gülüşün aşk pınarından damlayan damla da
Bana sen gülümseyerek sundun da
Ben mi yar damla damla gülüşünden içmedim


Yeşeren sevgisizlik perdemi sen yırttın da
 Yaralarım senli her gün kanarken sardın da
 Gündüz yollarını beklerken ağladığımda
Gözyaşlarımı sildin de kıymetin bilmedim
Yaralarımı sardın da yar ben mi görmedim
 Sardınsa yaralarımın yar neden sızılar


Kul Mehmet’im yaralarım kanayarak büyür
Seveyim dedim sevdiğim hep gönülsüz yürür
Bana yürüyeceğine geri geri yürür
Ağlarım sızlarım halimden anlamaz o yar
Hatayı bende bulur kendin hata bulmazsın
Bir gün sarmadı beni hiç kolların
Sardım diye gece gündüz yüzüme söylersin
Mehmet Aluç

14 Şubat 2015 Cumartesi

İmanla Al Yol




İmandır ömre rota
İmanda olmaz hata
Herkes imanla yata
İmanla sende al haz

İmanla ömür hep yaz
İmanda olmaz garez
Haydi yapma sende naz
İmanla sende al haz

İmanda olmaz mihnet
İman dünyada servet
İmanla bulunur cennet
İmanla sende al haz



Kul Mehmet imanla ol
Ya da imansız ol sol
İmanla yaşayan kul
İmanla sende al haz


Mehmet Aluç

27 Ocak 2015 Salı

Pişmanlığımı Hatalarımı Yazıyorum Gülüm-1


Ey gülüm, sana gönül kapını aralık bırak dedim,  bir aralık bırakır bir kapatırsan girsem mi girmesem mi diye tereddütte kalırım, hatta tahammül edemem artık ben gülüm…
Bil ki aşk sevgi gönlü öylesine kaplar ki etraf zifiri karanlık olsa bile ışığı ile aydınlatır gülüm…
Gülüm sen hep kararsız kaldın, ah aşkı aşk gibi leyla mecnun gibi bilsek, aşk varmak için heyecanla yola çıksak aşk varmadan ruhumuza huzur dolmasa, lakin öyle değiliz aşk gibi sevmiyoruz be gülüm…
Ömrümüze gönlümüze yollarımıza Aşk’ın yumuşak fırçası ile dokunsak eyvah ki ne sen nede ben dokunamadık gönlümüze Aşk’ın yumuşak fırçası ile…
Sallandı umutlarımız gönüllerimizin mahkemesinde mahkeme edilmeden idam sehpalarında yollarda tek başına yalnızlığın korkunç suratı ile idam ettik be gülüm…
Korsanların ele geçirdiği sokaklarda gezdik, devrildik birbirimize destek olmadan, birbirimize sarılmadan ruhumuza aşkın kanatlarını takarak aşkın vadisine uçamadık be gülüm…
Korsan gönüllerin ürpertisi ile yıkık viran gölgelerin karanlık gölgesi altında ezildik, şaşkınlığın sessiz çığlığında kaybolduk…
Mesafesi çalınmış duygularla yol aldık, yüreğimize bakamadık, vefanın gülümseyen elinden tutamadık be gülüm her şeyin hayırlısı be gülüm…
Seni yazıyorum, kendi pişmanlıklarımı hatalarımı yazıyorum yine gülüm, bu pişmanlıklarım hatalarım yazmakla bitmez be gülüm, ben yazayım sen oku rengârenk gönül kaleminle gülümseyen renklerle renklendir gönlümü be gönlüm…

Sensiz pişmanlıklar hataların mezarlığındayım
Sessiz bir sessizlikle dinliyorum kendimi karanlıktayım
Gülümseyen gönlümle garipliğime gel ben buradayım
Seni yazıyorum pişmanlığımı hatalarımı yazıyorum
Belki bu umuda doğru son sessiz çırpınışımdır
Son duam son haykırışım bitmeyen yazışımdır


Mehmet Aluç

9 Ocak 2015 Cuma

Zaman Vuslata El Sallamadı



Zaman Vuslata El Sallamadı

Kapıları yüzüme tek tek vururken
Hasret rüzgârı kapımı sensiz çalarken
Limanda kalktı gemi son defa sensiz giderken
Zaman vuslata el sallamadı ben hasrete koşarken

Oysa ben hayran kaldım gönlünün yapısına
Sen beni bıraktın gönlünün dış kapısına
Giydirdin bana ayrılığın kefeni sefasına
Zaman vuslata el sallamadı ben hasrete koşarken

Bir an durdum şöyle durup dururken
Hangi hatayı yaptım diye düşünürken
Bir şey bulamadım hasreti sırtıma yüklerken
Zaman vuslata el sallamadı ben hasrete koşarken


Kul Mehmet’im sana son defa el sallarken
Gözlerimde kanlı yaşlar damla damla akarken
Sen arkamda son defa gülümseyerek bakmazken
Zaman vuslata el sallamadı ben hasrete koşarken
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

6 Ocak 2015 Salı

Senden Başka Yoktur Yar Derdim



Yüreğim gibidir tüm yollar ağlar her zaman
Sözlerim benim gibi dokununca titretir
Gözün kırpışında ben kaybolurum tas tamam
Bilmem gönlün hep neden dışında beklettirir

Var mıdır senden ayrı benim bilmediklerim
Aşkla bana kolunu açman beklediklerim
Senden başka yoktur yar derdim söylediklerim
Bilmem gönlün hep neden dışında beklettirir

Kul Mehmet senden başka yoktur ev ocaklarım
Sen gelirsen hatanla seni ben kucaklarım
Biraz yaklaşsan bana kendim anlatacağım
Bilmem gönlün hep neden dışında beklettirir

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç