27 Ocak 2015 Salı

Pişmanlığımı Hatalarımı Yazıyorum Gülüm-1


Ey gülüm, sana gönül kapını aralık bırak dedim,  bir aralık bırakır bir kapatırsan girsem mi girmesem mi diye tereddütte kalırım, hatta tahammül edemem artık ben gülüm…
Bil ki aşk sevgi gönlü öylesine kaplar ki etraf zifiri karanlık olsa bile ışığı ile aydınlatır gülüm…
Gülüm sen hep kararsız kaldın, ah aşkı aşk gibi leyla mecnun gibi bilsek, aşk varmak için heyecanla yola çıksak aşk varmadan ruhumuza huzur dolmasa, lakin öyle değiliz aşk gibi sevmiyoruz be gülüm…
Ömrümüze gönlümüze yollarımıza Aşk’ın yumuşak fırçası ile dokunsak eyvah ki ne sen nede ben dokunamadık gönlümüze Aşk’ın yumuşak fırçası ile…
Sallandı umutlarımız gönüllerimizin mahkemesinde mahkeme edilmeden idam sehpalarında yollarda tek başına yalnızlığın korkunç suratı ile idam ettik be gülüm…
Korsanların ele geçirdiği sokaklarda gezdik, devrildik birbirimize destek olmadan, birbirimize sarılmadan ruhumuza aşkın kanatlarını takarak aşkın vadisine uçamadık be gülüm…
Korsan gönüllerin ürpertisi ile yıkık viran gölgelerin karanlık gölgesi altında ezildik, şaşkınlığın sessiz çığlığında kaybolduk…
Mesafesi çalınmış duygularla yol aldık, yüreğimize bakamadık, vefanın gülümseyen elinden tutamadık be gülüm her şeyin hayırlısı be gülüm…
Seni yazıyorum, kendi pişmanlıklarımı hatalarımı yazıyorum yine gülüm, bu pişmanlıklarım hatalarım yazmakla bitmez be gülüm, ben yazayım sen oku rengârenk gönül kaleminle gülümseyen renklerle renklendir gönlümü be gönlüm…

Sensiz pişmanlıklar hataların mezarlığındayım
Sessiz bir sessizlikle dinliyorum kendimi karanlıktayım
Gülümseyen gönlümle garipliğime gel ben buradayım
Seni yazıyorum pişmanlığımı hatalarımı yazıyorum
Belki bu umuda doğru son sessiz çırpınışımdır
Son duam son haykırışım bitmeyen yazışımdır


Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...