30 Ocak 2015 Cuma

Kefensiz ölmenin Peşinde yürüyen-3. son bölüm-



Muharrem dede mutfakta yemek tabağı ile içeriye girdi. Sofra bezini yere serdi, yemek yemek için sofraya oturdular. Gözü hala kolyeye takılıyordu. Bunu fark eden muharrem dede.
-Gözün kristal kuvars reiki sarkaçlı kolye ’ye takıldı evlat. Benim kızın, takıntıları var güya Bir odadaki enerji dengesizliklerini tespit etme, chakraların dönüş yönlerindeki sorunları giderme, chakralardaki enerji dengesizliklerini giderdiğine inanıyor ve bununla gidereceğini sanıyor. Annesi de biraz hırçın aksi olunca bir arkadaşına söylemiş o da bu yöntemi söylemiş. İlk önce denediler birkaç defa.

-Tam anlayamadım?

-Bende ilk başta anlamamıştım evladım araştırdım.  İnsanların vücudunu çevreleyen elektromanyetik alana aura denir. İnsan aurası evrensel enerjiden beslenir ve süreli olarak evrensel enerjiyle iletişimdedir. Aurada yedi tane enerji merkezi bulunur bu enerji merkezlerine CHAKRA denirmiş,falan filan. Ben onlara annesinin hırçın ve aksi olduğunu negatif enerji ile ilgili bir durum olmadığını söyledimse de dinlemediler, o gün yani on sekiz yaşından beri yani on yıldır kızım lale değişti bazen mutlu bazen mutsuz…
Lale ismini duyunca yüreğine bir bıçak saplandı. Bu bir tesadüf olabilirdi. Sevdiği yani terk ettiği sevgilisi Leylada aynı şeyleri söylerdi, ama önemsemezdi ve bilmediği de bir konuydu. Hep es geçerdi.

-Ne oldu evladım, rengin bir anda soldu?

-Şey… Bir şey yok yemek boğazıma kaçtı.

-Bu taşları bilen birilerinin kullanması gerektiğini her ne kadar söyledimse kızım beni dinlemedi. Ne bileyim tamamen değişti, bizden uzaklaştı bazen aylarca uğramıyor, bakıyorsun gecenin bir vaktinde geliyor birkaç saat durduktan sonra gidiyor. Elindeki kolyeye sorular soruyor iletişim kurmak için bu pandül mü sarkaç mı her ne ise… Neyse bunların sırası değil evladım, sen kimsin önce onu anlat.

Geceleri elinde bu kolye ile konuşurken gördüğünde yine pek önemsememiş, yastığının altında haftalarca onunla yatmasına bir anlam verememişti.

Yemek yerken kapı açıldı içeriye soluk soluğa kalmış telaşlı bir halde Leyla girdi. Seyit’in sırtı kapıya dönüktü. Leyla telaşla soluk soluğa

-Baba kolyemi kaybettim, tüm iyi enerjimi kaybettim onu, kötü enerjiler ruhumu sardı, evde bir tane daha olacaktı…

Demeye kalmadan seyit sırtını döndü Leyla ile göz göze geldi. Leyla çok telaşlıydı. Babası

-Gel soluklan kızım, ben şimdi bulurum. Kızım bunu sen kendin acemi olarak kullanıyorsun sana zararı var diyorum bana inanmıyorsun.

-Hayır, baba sen bilmiyorsun çabuk bulmam gerekiyor onu, bak şimdiden odayı negatif enerji sardı.

Sofranın başında oturan seyidi görünce irkildi. Şaşırdı. Kapıyı kapatarak koşmaya başladı. Seyit kapıyı açarak arkasında koştu.

Uzun bir koşudan sonra ormanlık alana girdiler. İkisi de nefes nefese kalmışlardı. Seyit arkasında bağırarak.

-Leyla kaçma benden sana zarar vermeyeceğim
Diye bağırsa da Leyla duymuyordu. Leyla’nın Ruhu bedeni ile kanatlanmış sanki uçuyordu. Sanki arkasında koşarken Leyla'nın çıkardığı ses puslu gölgeli bir gecede kahkahaları ile ağlayan bir delinin hırıltıları gibi çıkıyor ve ormanda yankılanıyordu.

Leyla az ilerde kayalıkların olduğu yerde bir mağaraya girdi. Seyit mağaraya doğru ilerledi, içeriye girmek için tereddüt etti. Mağarada koşam Leylanın ayak sesleri yankılanıyordu. Korkak adımlarla mağaranın içerisine doğru yürüdü Seyit. Avcunda sanki kalbi yerinden sökülürcesine çarpıyordu, biraz durdu nefes aldı. Mağarada Leylanın koşan adımları hala yankılanıyordu. Çaresizliğin ayak adımların sesine kulak vererek, mağarada leylanın peşinde yürümeye devam etti. İlerde yol ikiye ayrılıyordu, şaşırdı hangi yöne gideceğini, kulak kabarttı Leylanın son adımlarının sesi hale sağ olan yolda geliyordu. İlerledi önüne çıkmaz bir yol çıktı. Buradan hiç gidilecek bir yol yoktu. Bir anda uçmadı ya diye düşündü. Bir anda izlediği filimler aklına geldi gizli dehlizler kapı var burada diye düşündü. Mağarayı eli ile kontrol ederek giriş kolunu aramaya başladı.

Az ilerde derinden konuşmalar geliyordu.

-Aradım bulamadım kolyemi, bana daha etkili olan yeşil zebercet kolyesinden verir misiniz?

-Leyla, annenin bu taşlara ihtiyacı yok, bunlar psikolojik olarak psikolojiyi düzelttiğine inanılır hem bu kolye Beden-zihin dengesini sağlar. Metafiziksel ve psikolojik etkileri yok ettiği biliniyor. Neşe ve sevinç hissi verir. Böylece diğer insanlara sevgiyle bakılmasını sağlar. Kişinin yaşam enerjisini, canlılığını korumasını sağlar. Kişiyi verici olmaya yönlendirir. İyimserlik verir ve küçük gelişmelerden sevinç duyulmasını sağlar. Nedensiz duyulan korkulara karşı iyi gelir. Kaygıyı azaltır. Kişinin iç dünyasını fark etmesini sağlayarak kişisel gelişimi hızlandırır. Çevreyle iletişimi mükemmelleştirir. Kıskançlık, egoistlik ve duygusal soğuklukları yok eder fakat her nedense sizin aileye hiçbir etkisi olmuyor Leyla.. Mesela seni ele alalım hiç mutlu değilsin, bir psikologla görüşmen gerekir, bunlar tedavi amaçlı değil, psikolojik olarak morali düzelmek içindir biliyorsun. Sen buna kendini fazla kaptırdın… Bu kolyeler mutlu olanların daha mutlu olmasını psikolojik olarak sağlıyor, tıbbın yapamadığını yapamıyor ki. Mesela sen kişisel olarak hep kaygılısın, mutlu olmayı onun kıymetini bilmiyorsun, kusura bakma leyla’cığım ama duygusal olarak buzdolabı gibisin. Senin acil olarak doktora görünmen hatta psikolojik yardım alman şart.

Eli mağarada bir çukurdaki sivri taşa dokununca mağaranın kapısı ardına kadar açıldı. Leyla ve diğerleri irkildiler. Leyla

-Sakin olun, telaşa gerek yok, eski sevgilim beni takip ediyordu.
Mağaranın içi bayağı dayalı döşeli bir yerdi. Seyit

-Siz burada gizli ne işler çeviriyorsunuz? Anlatın bakalım.
--------

Leyla bir hasta hane de yatalı altı ay olmuştu, Psikolog desteği ile tüm takıntılarından kurtuldu. Şimdi seyit ile beraber küçük bir evde mutlu bir hayat sürdürüyor.
                                                    SON
Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...