Bu Blogda Ara

girmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
girmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2016 Pazar

Kim dedi sana hemen çık aya

 
Bu dünyanın devri âdem için       
Neden kendini düşündün niçin
Merhamet değil miydi bizim için
Hele düşün neden geldik bu dünyaya
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Bil bakalım mezar kime eşiliyor
Gül bülbülle neden gülüşüyor
Bu dünya ya gelen ölüp gidiyor
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Yığdığın dünya malı boyun aşıyor
Aç varken söyle tok nasıl yatıyor
Mazlumun güzelliği bu âleme doğuyor
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Çoğu kul iyilikten kaçar
Kaçarken nefis şeytan yakalar
Nefret elbisesi giydirir sokağa atar
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Merhamet olmazsa kula kim bakar
Merhametsizlik âlemi yakar
Ölüm gelince kul nereye kaçar
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Gönül varmak için kanattır
Her şeyin güzeli Hakka varmaktır
İman merhamet Gönül’de kanaattir
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
O kadar aç varken neden çıktın aya
Açları doyurmak varken ne verdi sana o kaya
Cehennem ateşini al göğsüne daya
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Allah’ın emri bu dünyadan geçmiyorsun
İnsanları güldür der güldüremiyorsun
Tıkanırcasına yerken fakire vermiyorsun
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Ölüm sanki bana gelmez diyorsun
Son nefeste bak soluksuz gidiyorsun
Bir şey kazanmadın ki ne bekliyorsun
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Hep benim olsun dedin sömürdün
Neden son nefeste feryat edersin işte öldün
Söyle kükreyen cehennemde kendini mi gördün
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Gününü gün ettin haram kazandın yedin
Kulları sömürdün ne varsa aldın bitirdin
İşte şimdi ecelle kazandığını hak ettin bittin
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Hak hukuk bilmedin çaldın çırptın
Cehennem alevini kendin kazandın
Eyvah deme artık sen oyunu kaybettin
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Söyle ey zalim çektiğin ağrı ayrı bir ağrımı
Boşa yıkmışsın dünya denilen kaldırımı
Burası değil senin babanın makamı, hak makamı
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Elinden uçurama atardın mazlumu
Elinde uçurum mu kaldı ey yağ tulumu
E şimdi yaşarsın elbet bu bozulumu
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Velvele koparma artık ey leş
Sana kim dedi nefis şeytanla birleş
Mazlumla yaptın sen boşuna güreş
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Senin gibi ey zalim puşt olunca
Kendi cehennem ateşin mezara dolunca
Azrail tutar ensende cehenneme atınca
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
 
Kul Mehmet’im gönülde imanla sevda bitmez
Nur Kur’an Nur Resul varken zalimler gülmez
Gönülde varsa iman ceset ölür bu can ölmez
Gönül’e girmek varken
Kim dedi sana hemen çık aya
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

17 Temmuz 2015 Cuma

Cennet Ve Cehenneme Ne Gerek Vardı Sorusu İle Çıkmaza Girmek İçin Çabalar Dururuz.




Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selam şefaatçimiz, Habibimiz, önderimiz, insanların en hayırlısı tevhid ve sünnet muallimi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ashabına ve onun yolunda gidenlere olsun.

Bu âlemde yaşayan aklı ermediği halde her türlü soru ile çıkmaz düşen biz kullar, bazen Cennet ve cehenneme ne gerek vardı sorusu ile çıkmaza girmek için çabalar dururuz. Yani Çalışmadan kazanmanın, kazanmadan yemenin peşindeyiz her zaman olduğu gibi.
Bu soruyu soranlar inancı kıt olan, her zaman ben kazanayım diyenlerin sorusudur. İman eden i kalp gözünü nur kuran ve sünnet ile açanlar, Hakk'ın tükenmez hazinelerine açan nurdan bir anahtar olduğunu bilir, iman ederek teslimiyet ile bu tükenmez bu anahtara sahip olarak dünyanın en zengini sayılır ve bu soruyu sormazlar ve cevabını da bilirler.

Evvela bu dünya da altın gönüllü olanlar ve gönlü çöplüğe dönmüş olanların ayrılması gerekir yani kısacası iyi ve kötünün ortaya çıkması gerekir ve buda yüce Allah(c.c.)’ın kulunu imtihan etmesi ile mümkündür. Allah bunu görmek ister dünyada ve karşılığını da ahirette vermek için. Rahmeti merhameti şefkati ile bu iyi olan kulunu karşılamak Ve nur gül kokulu peygambere komşu etmek için

“Müminler sadece “İman ettik” demeleri sebebiyle kendi hallerine bırakılıvereceklerini, imtihana tâbi tutulmayacaklarını mı zannettiler? Biz elbette kendilerinden önce yaşamış olanları denedik. Allah elbette şimdiki müminleri de imtihan edip iman iddiasında sadık olanlarla, samimiyetsiz olanları elbette bilecektir.” (Ankebut, 29/2-3)

Şimdi Yüce Rahman kulunu imtihana tabi tutmasaydı kulunu hepsini cennetine koysa idi bu adil olmazdı hakiki adaletine de ters düşer, itaatsiz merhametsiz kul her istediğini yapmak yakmak yıkmak ile yaptığının yanına kar olarak kalması adil olmazdı, masum olanın hakkını kim koruyacak ve alacaktı… Rahmet ve şefkat sonsuz yüce Allah (c.c.)kendisine itaat edenleri mükâfatlandırmak suretiyle onları Rahmeti merhameti ile kucaklamayı istediği gibi, izzet ve celal de ile de bu âlemde haddini bilmeyen isyan edenleri adaleti ile cezalandırmak hak ettiği karşılığı vermek sureti ile suretiyle onlara hadlerini bildirmek için cennet ve cehennemi yarattı ve merhametli olanları kendine itaat edenleri cennetine, itaat etmeyenleri isyan edenleri yakıp yıkanları ise cehennemine koymak içindir.

Merhametli ile merhametsizi aynı kefeye koymak, adil olanla olmayanı aynı mükâfatı vermek ne kulun hoşuna gider nede buna Allah (c.c.) izin verir. Çalış kazan harca, yan gel yat yok… Kul Merhameti imanı ile cümle kulları sarıyor koruyor ömrünü onları korumak için harcıyor, diğer kulda bu güzel koruyan kulun koruduğunu yakıyor yıkıyor ve karşılığında da ikisi de aynı mükâfatı alsın bu adil olur mu? Adalete sığar mı? Buna Yüce Allah(c.c.) razı gelir mi idi? Tabi ki hayır, bunu düşünmek bile kulu isyana sürüklerHem birlikte yaşamayı sevme, hem özgür düşünce ve birlikte olmanın yollarını kapat ondan sonra mükâfat bekle yok böyle bir şey! Zehir aksın dilinde ve gönlünde, ondan sonra utanmadan edepsizce bal iste!

Değil mi ki Yüce Rahman her gecenin bir sabahını yaratmış, her karanlığın bir aydınlığı olduğunu gece ve gündüz ile kuluna gösteren yüce Rahman, her sıkıntının mutlaka, ferah ve rahatlığa bir geçiş olduğunu söylüyor, ayrıca Nur Kuran ve nur Resul’de sünneti ile dertler içinde sabırla yol alması gerektiğini söyler iken, sıkıntı ve dertlerin sonunda sabrının ve Kuran ve sünnet ile olmanın karşılığını ile Ahirette karşılığını iyilikle alacağını söylemiyor mu?

Nur Kuran yüce Allah’ın kelamı
Sen değer verme sonrasında kullara da verme selamı
Merhamet ile gezme şeytan ile zalim ile dolaş ey zalimin adamı
Sonra bu edepsizliğinle utanmaz ahirette bekle sen güzel mükâfatı
Mükâfat olarak alırsın cehennemi yanmak için zalimin adamı

Kul Mehmet’im der ki bu can Allah’ın emaneti
O cana zulüm etmek caiz değil bekleme mükâfatı olmasın beklenti
Merhamet ile olursan kazanırsın ahirette, olsun sende böyle bir birikinti
Kuran nur sünnet ile merhametle ol işte sana sonsuz bir garanti.

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Gez Ummanı




Gönüle girmek değildir kolay
Gönül arayanlar vardı ummana
Girmek istersen gönüle sen
Gez ummanı gir gönüle anla değerini

Gönül bulunmaz çamurlu yollarda
Gönüle girilmez viran bağlarda
Bülbül figanın işit anla  gül bağında
Gez ummanı gir gönüle anla değerini

Nurdan yapılı cümlenin gönülleri
Kırma sakın kırarsan olmaz gülüşleri
Rahman bakmaz yüzüne kara olur yüzlerin
Gez ummanı gir gönüle anla değerini

Gönüllere giremem dersin ağlarsın
Gönülleri yıkarsın gezersin anlamazsın
Halin görmez halim ne olacak dersin
Gez ummanı gir gönüle anla değerini

Hiç bir zarar gelmez sana dosttan
Gonca güllerle dolu olsun bostan
Gönüllere sev gir ol sevgin olsun destan
Gez ummanı gir gönüle anla değerini


Kul Mehme’tim seyyah eyle gönülleri
Kötü söz ile konuşmasın kulların dilleri
Merhametli gönülden olsun  sözleri
Gez ummanı gir gönüle anla değerini
Mehmet Aluç



11 Mart 2014 Salı

Gönül Ve Aşk



Gönüldür bu aşkı dağdan dağa yolları aşar gelir
Aramaya gerek yok kendisi gelir
Tahtını bulur oturur kendi dili ile aşk
Gönül olur bez mi aşk
Damarda akan kan gibi akar gönle gerçek aşk
Gururlu Vecd ’siz coşmayan gönlü dize getirir saf aşk
Mehtaplarda oynaşan çocuklar gibi gönülle oynaşır hüsn-ü aşk
Sevdiğinin gönlüne dillere destan sevgiyle oturur karşılıklı aşk
Aşk ile sevmesini öğretir aşk dolu sözlerle ilanı aşk
Değişik renklerdeki güzelliğin duyguların dile gelmesi Aşkı iksiri iledir
Damla damla aşkın gönülde ırmak olarak akması aşkın büyüsü iledir
Huzur ve huşu ile sevdiğine sarılması aşk iledir bakması
Lakin aşk ağlatır dert söyletir
Aşığın maşukuna aşk ile ağlaması
Aşk ile coşması bildiğimiz ağlamaya benzemez
Aşkın büyüsüdür tatlı nağmesidir
Önce mutlak sessizlik
Ardında mısralarla coşması
Gönüle huzurun dolması
Gönül’ün gönlü izlemesi
İzlediği gönülde kendini bulması
Koşturur peşinde soluğun kesilene kadar
Bir an önce kavuşmanın tadı hazzı bambaşkadır
Kanatlandırır uçturur coşturur aşk
Aşkın ilhamı ile yıkanmış gönül
Tüm sevgisizlikten arınır içinde sadece aşk kalır
Lezzeti bambaşkadır
Var oluşun sırrıdır aşk bahardır
İnsanı aşikâr eyleyen aşk gönül bekleyendir
İnsan güzelliğini ortaya çıkaran aşk gönlü canlandırır
Derinden muhabbettir aşk deryasına salandır
Gönlün alev alev yanması bambaşkalıktır
Başa ağır gerek kulağa sağır olmak gerekir
Baş aşağıya gitmek gerekir hem fikir
Aşkı anlamak değil yaşamak gerekir
Olunmaz mütefekkir
Başlanır aşkı yârin gönlünde dinleyiş
Yârin gönlüne girmek için dilimleniş
Tatlı tatlı gülümseyiş
Daha sonra hafifleyiş
Aşkı yârin gözünde gözleyiş
Aşkı yârin dilinde nağmelerini ezberleyiş
Aşkın engin güzelliğini gönüle döşeyiş
Aşkı gönlünde gözyaşları ile çimleniş
Her şeyi anlayarak çözümleyiş
Başlar yâri gönlündeki yeşerişle büyüleyiş
Yârin gönlünü bezeyiş
Ondan sonra yâre bakarak aşkı dinleyiş
Gül aşka vurgun
Aşk güle vurgun
Bülbül ise her ikisine vurgun
Gönül sevdiğinin gönlünde üçünü görünce vurgun yer
Gül kokusu
Aşkın kokusu
Bülbülün nağmelerle bezenmiş sesi
Gönül ise hepsine vurgun
Gönlün bülbülün gülün şenlik içinde yâre ötmesi
Yârin bu sevgi ile gönüle girmesi
Terleyen gönlün ellerin yâre uzanması
Kollarını açarak yâre sarılması
Sen ben
Ben sen
Biz
Aşk olması
Gönlün arzu dolu meyvesi
Aşka düşünce bülbül olur âşık
Bülbül gibi yâre öter durur âşık
Mehmet Aluç

Bez mi Aşk: Gönül Meclisi
Hüsn ü aşk: Güzellik ve muhabbet
Mütefekkir: Düşünür
Bezeyiş: Süsleme


Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç