Bu Blogda Ara

NEŞE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NEŞE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2021 Pazar

Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!

 


       Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!
 



Pandemi den önceki ayrılık kapıları kapanarak, dostluğa sevgiye birbirimizi anlamaya açılır mı acaba? Hayır hayır, dönmek olmaz diyerek, dönmeyenlerden mi oluruz acaba? Yoksa bu dündeki ayrılıklar hiç olmamalıydı diyerek, koşarak birbirimize muhabbetle koşar mıyız acaba? Gönüller sevgiyle aşkla yeşermeli, insanın saran ellerindeki gönlündeki sevgiyle bulutlara değmeli diyerek, sevgi ile koşanlardan olur muyuz acaba? Ne çok zor sorular bunlar! Rabbim yardım ederse elbette ki dündeki ayrılık kapılarını kapatarak, anlayış sevgi hoş görü kapısını açarız, yoksa dünden daha kötü benliğimizle hırsımızla ders almadan daha kötü günlere Rabbim korusun, gideriz yoksa!


Bu günlerde dündeki yalnızlığımızı dostluk neşeyle gerçekten sevdiğimizi/sevildiğimizi nasıl anlarız? Tabi ki pandemi ’ye bakarak, bize kazandırdığı yasakları tedbirlerin dünde de var olduğunu anlatarak, aradaki boşluğu sevgi ile muhabbetle doldurarak her şeyi sileceğimiz mesajını anlayarak…


Dezenfekten anti bakteriyel yönde çok güzel buluşlarla çalışmalarla ilerlemek adına bayağı yol kat ettik lakin hep vatandaş daha fazla tüketsin diye, yeni bardaklar tabaklar demlikler tavalar çıkarak dezenfektanlar, eskilerini çöpe atın yenilerini alarak hayatınıza devam edin diyen tüketim çılgınlığıyla, zaten zor geçinen vatandaşın omzuna sırtına yükleri ekleyerek devam etmek, mesajdan çok kazanımlar için koşmak adına sevindirici olmasa da çalışmalar adına sevindirici ve bizi cebimizde olmayan para ile borca girerek, devam etmeyen virajlı yollar içinde kaybolmamıza sebebiyet verirken, inşallah virajı yollar düz yollara çıkar Rabbim izni yardımıyla inşallah.


Üstat Sezai Karakoçun dediği gibi:
 
Ben geldim geleli açmadı gökler;
Ya ben bulutları anlamıyorum,
 Ya bulutlar benden bir şeyler bekler.
Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum...
Ben geldim geleli açmadı gökler.
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım:
 Biri damla damla alnıma düşer;
Diğerinde durur göğe bakarım
Ne şehir ne deniz kokan gemiler:
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım.


Bulutlarla gökyüzü içini sevgi ile doldurmamızı dostlukla kardeşlikle beraberlikle doldurulmayı bekler doldururuz inşallah üstadım inşallah…
 
Bulmak için teselliyi birbirimizde var olmamızla ararken, birileri hala bu teselliyi saklayarak biraz maddiyat yükleyerek, paran varsa teselliyi bulursun kendini korursun mantığıyla inşallah çalışmalar yapmıyordur! İnsan oğlu benliğinden sıyrılmak yerine ona sarılarak hayatına devam ettikçe, teselliyi daha çok arayacağız gibi, inşallah hemen buluruz birbirimizi muhabbetle dostluk kardeşlikle bu pandemili günleri atlatırız. Aramızda bıraktığımız boşluğu inşallah pandemi ile değil, dostlukla berberlikle sevgiyle doldurarak pandemili günler beraberce yok edenlerden oluruz inşallah, selamlarımla.


Mehmet Aluç
 
 


1 Mart 2017 Çarşamba

Önce Evet Sonra Güçlü Devlet

evet hayır ile ilgili görsel sonucu

İşte size bir sır Evet
Onunla güçlü olur devlet
Onunla olun edin hayret
Önce Evet sonra güçlü devlet

Cümlemiz diyelim haydi Evet
Başımıza birliktelikle yağsın Rahmet
Üstümüze çökmesin rehavet
Önce Evet sonra güçlü devlet

Gönüller birliktelik için ata
Evet, gönüllere neşe kata
Hayır, kendi döşeğinde sessiz yata
Önce Evet sonra güçlü devlet

Evet, sana yakışır ey âdem
Birlik huzur diyorsun madem
Evet ile olalım herdem
Önce Evet sonra güçlü devlet

Kul Mehmet’im Evet’i yaz bitmez
Evet ‘siz güzellik ülkeme gelmez
Hayır bize zinhar yetmez
Önce Evet sonra güçlü devlet
Mehmet Aluç /Kul Mehmet






19 Nisan 2016 Salı

Kısa Nükteler-2-



Niyet halis aşkla olursa
Gözler güler neşeyle
Hayat gülümser bu haliyle
İnsan yaşayamaz öfkeyle
İnsan yaşar haysiyetiyle
Adımlar yamuk olursa
Yollar yamuk olur
Düzgün gideni yamuk yapar
Yamuk olanı şeytan nefis kapar
İnsanlığını satar
Zalim koynunda yatar
Bataklığa batar
Cehennemin dibinde yatar

Gözler aşkla bakarsa
Sözler gönülde çiçek açtırır
Gözler karanlık bakarsa
Bakanı yerlerde süründürür
Aydınlığı karanlık yapar

Sözler doğru olursa
Gönülde hakkın kapısı parıldar
Sözler yalansa eğer
Şeytan gezer gönülde
Parçalar gönlü ömürde
Cehennemde yanan gönül yapar
Sonra bırakır kaçar

İkram gönülde olursa
Tat lezzeti enfes olur
Yolda çıkarmaksa ikram
Yolda çıkarmadan
Kendisi yolda çıkar
Hayatından bir gün bıkar
Şeytanı da koluna takar
Ayıkırsa şeytanı yolda atar
Doğru sözle önüne bakar
Rahat huzurla yatar

Çiçek ekmekse ovaya
Aşklar dolar kovaya
Aşk değil nefret ekmekse
Ekersin diken yetişir
Batar ellerine kanatır
Sanır yol aldırır
Gönül kanatır
Yalnız kalır gönlü ağlatır

Aşk ile sevmek bilinirse onur
Nefreti kin içine koyan unutur
Aşkı aşk bilen aşkla anar
Sanmayın aşkla yanar
Aşkla tatlılık bulur bakar
Aşkla sevmek değilse murat
Eğilir o an surat
Yıkılır binlerce gönülde kat
Altında kalır yıkılır hat

Aşk boyası sür gönlüne
Aşkla olsun rengin
Bulursun dengin
Olursun aşkla zengin
Aşk boyası değil
Nefret boyası sürersen
Bulamazsın dengin
Olamazsın zengin
Biter nefesin
Söyle az düşün sen nesin
Kimsin
İyi düşün sen aşk yoksa
Kim ne etsin seni

Aşk ile alır canı yaşatır
Aşkı gönlüne kuşanır
Aşkla kul buluşur
Mutlulukla yol alır
Sevgiliyle kalır
Aşk ile değil
Yıkımla yıkmaksa niyet
Yıkım gönlünü kuşatır
Yıkılır altında kalır

Mehmet Aluç-Kul Mehmet
DEVAM EDECEK İNŞALLAH

26 Şubat 2016 Cuma

Bir dörtlük




Kul Mehmet'im der ki sabrın sonu selamettir
Selametle gönülde esen Rahmet ile huzurun neşesidir
Ferhat ile Mecnundan farkımız nedir sabırla devam eden imtihan çilemizdir
Çile için sabır eden kul Cennette Gül Kokan Resulle inşallah beraberdir
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

9 Şubat 2016 Salı

Şiirin Başlama Ve Bitmeme Anı Hakkın Da Röportaj –Monolog



Şiir, okuyucuların gönlünü hecelerle okşamak, gönlündeki dertleri yok ederek az gülümsetmek, bir folklor anlatımı ile yani geçmişten gelen ve onu yarınlara taşıyan değerlerine sahip çıkarak, onun güzelliğini anlatan inançlarına pranga vurmadan, şair kendi gözlemleri ile gönlün pınarından yıkayarak, okuyucusuna sunduğu edebiyatın bir kolu, güzelliği neşesi ve gülümsemesidir. Hecelerin tonunu ahengini seçerek gönlü ile okuyucuya sunması ve okuyucularına şiiri ile gülümsemesi, gönül kapısını açtırarak okuyucu ile düşünceler arasında bağlar kurdurarak, değişik düşünceleri birbirine bağlanması güzelliğin fark edilerek anlaşılmasıdır. Nefeslerimin kesildiği bizi sıktığı anlarda, şiirler ile hava almaktır, havayı derin derin çekerek rahatlamak huzura varmaktır şiir.
Sayın okuyucularımız bugün Kul Mehmet ile olan sohbetimize hoş geldiniz. Geçenlerde benimle sohbet ederek bu sohbeti röportaja çevirerek sesimi siz gönlü güzel okuyucu kitlesine ulaştıran bu yazar kardeşimizle uzun uzun sohbet ederek gönlünden geçenleri siz değerli okuyucularımıza sunacağız.
Nöbetçi Şair: Sayın kul Mehmet hoş geldiniz sizi herkes tanıyor geçmişinizden bahis etmeden direkt sorulara geçeceğim, öncelikle hoş geldiniz.
Kul Mehmet: Teşekkürler ederim kardeşim bana gönül kapınızı açarak bu fırsatı verdiğiniz için teşekkürler ederim. Gönlümde saklı kalan hislerimi duygu ve düşüncelerimi açık bir şekilde anlaşılır bir şekilde değerli gönlü hoş okuyucularıma açtığınız için teşekkürler ederim.
Nöbetçi Şair: Öncelikle hayatınızı etkileyen şekillendiren edebiyat yani şiir öykü makale ile başlamak istiyorum. Bunlar hayatınızı ne kadar etkiliyor?
Kul Mehmet: Gündüz herkesindir yani ayık olanların, gece ise uyumayanların edebiyat ile haşır neşir olup bir şeyler yazmaya kendisini adayanların olduğu gibi gece nasıl uyumayan ben gibilerinin ise, şiirde beni böylesine etkileyerek geceleri herkes uyur iken gönül ferahlığı ile yazmaya davet ediyor. Allah insanın kalbine dokunur ve bu yazma işini sevdirirse insan hiç gocunmadan gece gündüz Allah’ın yardımı ile yazabiliyor.
Nöbetçi Şair: Geceleri daha çok sessizlik olduğu için mi yazmak bu saatlerde size huzur veriyor.
Kul Mehmet: Evet aynen dediğiniz gibi, duygu ve düşünceler sessizliğin huzurunda dillenerek gönlümü okşayarak kâğıda dökülüyor sessiz sessiz. Kelimeler heceler daha anlaşılır oluyor. Gündüzün o kalabalığından insanların koşturmasında ki acelelik evdeki işyerindeki telaş, onları hisseden gönül ve kalem gecenin huzurundaki gibi yazamıyor, düşünüyorsun etrafındaki insanların koşturmalarını hissedersin kaleme almak isterken, evin içinde çocuklar veya eşiniz hayatın ucunda tutmanız için sizden yardım ister ve bu nedenle o hisleri sakin bir kafa ile kâğıda dökemezsiniz, her şey yarım kalır. Ama gece öyle değil herkes tatlı uykusunda siz uykusuz kalsanız da eserlerinizi meydana getirirken, gündüz kaçırdığınız hedefinize ulaşmanın sevinci şimdi ulaşarak varırsınız ve yazarsınız. Yazdıklarınız o sessizliğin huzurunda kulaklarınıza ahenkle konuşur ve kendinizi yalnızda hissetmezsiniz. Siz bunu daha iyi bilirsiniz siz ki nöbetçi geceleri yazan şairsiniz.
Nöbetçi Şiar: Size katılmamak mümkün değil, Sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir mi?
Kul Mehmet: Dünyayı değil de önce ilk basamağı çıkalım, sonrasında çıkmaya gücümüz olursa en son basamağa çıkar dünyayı seyrederiz. İlk önce okuyucuyu sözlerin hecelerin okşayan elleri ile gönlünü okşayarak değiştirmek o okuyucunun monoton dünyasını şiirlerle daha doğrusu edebiyat ile süsleyerek değiştirdikten sonra gerisi basamak basamak gelir, geç gelir ama bir gün gülümseyerek gelir, gülümseyerek dünyayı kucaklar, bizim öncelikli amacımız yazarken okuyucuyu gülümsetmek, okuyucunun da arkadaşını eşini dostunu gülümsetmesini sağlamaktır.
Nöbetçi Şair: Çok güzel söylediniz sözleri ağzımdan benden önce aldınız ve söylediniz. Keşke şair olmayla hecelerle tanışmamış olsaydım, geceleri yatar dinç biri olarak uyanabilirdim dediğiniz oldu mu hiç?


Kul Mehmet: Zaten yazmak dinç olmaktır içindekileri saklamadan ortaya samimi bir dil ile aktarmaktır. Çoğu insan stresten kurtulmak için terapistlere para aktarırken sen gülümseyerek hecelerle dost olarak gönlündeki birikmiş olan sıkıntı ve dertleri hecelerin gülümseyen gülümsemesi ile okuyucularına anlatıyorsun. Sigara içer bırakırsınız, bir meyveyi çok seversiniz yarın usanırsınız yemezsiniz, ama yazmak bırakmazsınız, yolda iki adım yürürken aklınıza gelir birkaç mısra bir köşeye çekilir cebinizde hazır olan birkaç kâğıt ile kalemi alır oturur hatta duvara yaslanır yazarsınız. Allah'ın yardımı ile her gün her saat yazma ile usanılacak bir şey değildir buda Allah'ın hikmeti olarak biliyor ve ben böyle hissediyorum. Mesela aşkın başladığı anı ve bitiş anını insan bilir hisseder ama yazmak edebiyat ya da şiir öylesine güzel gülüşü vardır ki ve okuyucuyu öylesine memnun eder ki o güzelliğinden vazgeçemesin, kâğıda kaleme dökmesen de içinde gönlünde yazarsın, bazen de yazmak istersen yeter ki elinde kırık bir kalem küçük bir kâğıt parçası geçsin yetiyor yazmaya...

Devam edecek inşallah

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

23 Ocak 2016 Cumartesi

Bu Dünya Bana Olur Dar


Önüme nefret ile çıkanı döverim
İnsan insan gibi ise insan gibi severim
İnsanlara küsüp sanmayın başım alır giderim
Nar ateşinde yansam da sabır ile beklerim
O ateşi söndürmez isem bu dünya bana olur dar

Ah edeni görünce yüreğim sıkılır ahına çare ararım
Acı dertlerin içine bal reçel azda neşe katarım
Kattığım neşeyi pazarda bedavaya satarım
Sanmayın her gece herkes gibi döşeğimde yatarım
O ateşi söndürmez isem bu dünya bana olur dar

Dilleri har sözler yakar görür üzülürüm
O sözlerin karşısında sanmayın yeni gelin gibi süzülürüm
Dilime güzel sözleri alır yakan sözleri uçurumlara süpürürüm
Bu gidişat iyi olsun diye formül arar gece gündüz düşünürüm
O ateşi söndürmez isem bu dünya bana olur dar

Kul Mehmet’im şükür et sen bu gününe
Güzelliği al ser sen bu milletin önüne
Güzelliği bilmeyenin sok sen o kör gözüne
Hakkı bilen millet ile sen dön yönün hakkın yönüne
O ateşi söndürmez isem bu dünya bana olur dar

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

16 Ocak 2016 Cumartesi

Hayat Yolunun Yolcusu.



Hayat dünyasında, yolun yolcusu olmayı istemesen eğer hayat sana zor gelir, sürükler seni yakandan tutarak alır götürür, ama hayat yolunda yolcu olmayı candan istersen hayat sana hiç zor gelmez, bilirsin zaten bu hayatın yolcusu olmak için bu âleme geldiğini. Yollar çilelide olsa, sana gülümser az sabır et az ilerde çilenin sonu var, var sen yürümeye devam et ey yolcu, diye seslenir sana yollar.Hayat yolunun yolcusu dinlenilecek mola hanında varıp oturup sohbet ederken, onu can kulağı ile dinleyenler ondaki bu azmi cesareti görünce etrafını sarar, kabullenmeyi seçmeyenler, uzaktan kem gözlerle bakarken hafif hafif yanına yaklaşır, yüzünde ki çirkin kabullenmemeyi yavaş yavaş siler, hayata olan yabancılığı silinir oda hayata gülümser.

Hayat yolcusunun içindeki neşeyi aşkı gören hisseden birde güzel, gönülden seven sevdiceğinin uzaktan yaklaştığını yanına vararak gönlüne girdiğini hissettiği an gülüşünü gördüğü an, o gülüşü ile gönlünden önce kâinat gülümser ona. Cennet gülüş ile gönlünün uçarak sevdiceğinin gönlüne konduğunu gördüğü an,  yolu şenlenir bir başka, konuşması adımları coşarcasına yanına varır ona sevdiceği olmasını söylerken, sevdiceğinin gülümseyerek kabul etmesi ile hayat ve yollar bir başka hoş geldin yeni aşkla dolu dünyana, artık hayat yolunda bir can yoldaşın var. Sana yakışan selamı ile sana bakışır, artık delicesine fırtınalar seni yıkamaz bir desteğin var ne mutlu sana derken sen gülümsersin, yollar sana gülümser sevdiceğin gülümser insanlar gülümser.

Sevdiceğinin gönül sıcaklığını hissettiğin an, bu sıcaklığı ilk defa onda görür ve hayret edersin, gönül sıcaklığının sendeki gönül güzelliğini sıcaklığını geçtiği için, seni sararak aşk deryasında mutlulukla gezdirdiği için anlarsın o başkadır, aşk denizinden yıkanmış gelmiştir. İlk defa gördüğün bu gülümsemeyi ilk defa görmenin sevinci ile yüce Allah’a şükür eder, gönlünde solmaya yakın aşk güllerini yeniden açtırdığı için, bu sevdiceğini kendisine gönderdiği için. Hayat bu yolları sürprizlerle dolu, bazen çile ile dolu, çilenin sonunda sabırla mutluluk dolu, yeter ki sen gülümseyerek sabırla yürümeye devam et.

Dökülsün gönlünde damla damla aşk gönüllere
Kılsın aşk seni kerem ile mecnun misali taşısın ötelere
Gülümser cihan sana aşk ile taşır seni baharlara
Ey dil dökülsün aksın sende hece hece aşk yârin gönlüne


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


16 Kasım 2015 Pazartesi

Yaşamak Nefes Almak mıydı?




Yaşamak Nefes Almak mıydı?


   Dün ne güzeldi ahvalimiz neşemiz sevincimiz, düştük bir dünya hevesine nazlı yâri unuttuk, gönülde sevgimizi unuttuk... Hani nerede idealler? Daha fazla ev araba almak için miydi hayallerimiz ideallerimiz? Ter dökerek sıkıntı cefa ile kazandığımızı, savurganlık ederek harcamak mıydı kazanç? Yaşadıklarımızla ideallerimle bir adım öne çıkacağımıza, neden beş adım geride kalarak saklanır olduk?

   Gurur ve kibir cebimizde gezer oldu, hani onu ayaklarımızla ezecektik, bize hükmetmesine izin vermeyecektik? Sustun, versene cevap? Dün evlerimizin damı akardı, oturmak için iki yer minderimiz vardı, yıkık bir sobamız vardı onun yanında gülümseyen gözlerimiz yüreğimiz hislerimiz vardı... Şimdilerdeki gibi vicdanımızı aklımızı yemiyorduk boş hayaller uğruna, bir lokma ekmeği dörde böler yerdik ah dün ne güzeldi, bugün daha güzel olacak dedik yanıldık kaybettik kabul et artık hatanı... Hani çocukluğumuzda hep gülerken, yarın herkesi güldüreceğiz derdik, şimdi güldürmeden ağlıyorsun sessizce... Nasıl kabul etmeme izin verdin o güzellikleri silmeme silinmesine? Biliyorum en büyük hata bende ama ikimizde suçluyuz!

   Yaşamak nefes almak mıydı, nefesi mutlukla doldurmak mıydı? Hayat sizli pencere arkasında kalsa da, onun hisseden izi sesi ile yol alacaktık ne çabuk unuttuk ve yanıldık? Duygular hisler tatlı kıpranış'lar değil miydi? Nasıl zindanlarda hapis ettik bilemiyorum aklım fikrim almıyor!
Gel gerisin geri güzelliğin yoluna aşk ve sevginin yoluna, hayatın gülümseyen yoluna girelim, olsa da yolda fırtına sarılalım birbirimize rüzgâr bizi sürüklemez aksi istikamete, haydi var mısın? Uçuruma düşen yarınları, trajik komik durumdan kurtaralım haydi koşar mısın? Bir mutluluk sevgi aşk iksirini, gönlümüzde içelim ve önümüze gelene içirelim, haydi düş peşime...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Yalnızlığımın peronu



yalnızlığı terk ederken yalnızlığımın soğuk ürkek peronunda kaçıyorum
kalabalık olan şehre adım atarken yeni umutlarımın sevincinde içinde
kan pıhtısı yalnızlığımdan kurtulurken
gözlerim kalabalığın içinde sevinci haykırır iken
yalnızlığıma son veren güzel halkım
sizinle yalnızlıktan kurtuldum derken
efsaneler beklerken
ekmeğime beraberlik neşesini katmayı düşünürken
eyvah eyvah eyvah ki
yalnızlığın koskocaman uçurumuna düştüm
beraberlikle yıkanmış avluların serinliğine koşarken
afyon gibi yalnızlığı tatmış suskunlar korosunun içine düştüm
daha dün son defa zorlukla tiksinerek
yalnızlıkla sevişmiştim
kaçarak birlikte kalabalık olmanın neşesine doğru uçmuştum
her şey darmadağınık
buzlu kaldırımlarda isteksiz yürüyerek kayanlar
sizleri de mi yalnızlığa benim gibi mahkûm ettiler
kendim için ağlayan ben
şimdi sizler içinde mi ağlayacağım
çığlık hatıraları yeniden düşünerek çığlık mı atacağım eyvah
kör ediyor beni bu yalnızlık
beceriksizliğin dili de benim gibi dilinizde
gözlerimizde sarp kayalık derin uçurum
tek tek gözlerinizdeki kayalıklara çarpmak
derin uçurumlarda tek tek uçmak yerine
ben gidiyorum yine tek başına yalnızlığımın peronuna
ıssızlıkta göğsüm titrese de
bir yüreğim titrer
sizlerin yerinede göğsüm titrer ise
donarım kaskatı kesilirim
tek başına bendeki yanlışları yaşayan ben
sizlerinde yanlışlığının içinde boğulurum
bende bildiklerimi sizde unutamam
ölü hayallerim çizdiğim umut resimlerim sizinle canlanmaz
uzaklarda çalan umudun lirik şarkısı sizden geliyor sanmıştım
eğik boynumla kendi trajedimi kendim yaşamaya
kendi yalnızlık peronuma gidiyorum
bom boş sayfama yeni bir yalnızlık çizmeye
yeni bir arayış sözcüğünü karalamaya
yeni kocaman sancılar içinde gözyaşı içinde boğulmaya gidiyorum
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



9 Haziran 2015 Salı

Mutluluk Neşe



Nefret ne elem dolu acı
Nefret ile olmaktansa gelsin sancı
Nefret ile dolacaksa kasalar olmam ben yancı
Hepimiz iki günlük dünyada gelip giden hancı
Nefret ile sahte gülüşü yaşamak ıstırap
Nefret'siz çöllerde yaşamak mutluluk neşe, değil serap

Nefret ile âlem yanar gönüller yanar
Nefrete cahil akılsız bir sözle kanar
Gülümseme ile nefret gam yanar yok olur
Nefret ile sahte gülüşü yaşamak ıstırap
Nefret'siz çöllerde yaşamak mutluluk neşe, değil serap

Kul Mehmet’im yanarım merhamet muhabbet adına
Gönül dilimle koşarım gözyaşları silerim sevabına
Merhamet ile olmayan cümle kul ise cahildir, değil kâmil
Nefret ile sahte gülüşü yaşamak ıstırap
Nefret'siz çöllerde yaşamak mutluluk neşe, değil serap

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Her Şey Nefsime Kalsaydı



Dayanacak takat ne gezer, iman olmazsa cehennem’e
Nefis şeytan hücum edende, kaçacak yerim olmaz iman olmayınca
Rahman vermeseydi imanı ,nasıl bilirdim Rahmanı Gül Resul’ü
Her şey nefsime kalsaydı ,ne iman gezerdi ne merhamet olurdu, bende

Ömür nefsim peşinde koşma, çekme sen çile
Bak kazandıklarını veriyorsun, yazıktır esen yele
İman ile ol gülümse, sen artık neşe ile
Her şey nefsime kalsaydı ,ne iman gezerdi ne merhamet olurdu, bende

Mümin olan iman ile yaşar, çilesi olsada çileli gönüllere koşar, usanmaz
Kuran Gül Resul var iken, ondan gayrı söz söyleyerek, hayatını karartmaz
Günde beş vakit namazını kılarak, gönül huzur içinde yatar ibadetini aksatmaz
Her şey nefsime kalsaydı, ne iman gezerdi ne merhamet olurdu, bende



Kul Mehmet, İman ile ol zalim karşısında kükre, fırat nehri gibi coş
İman hayat seninle iken, mutluluğa insanlara doğru gülümse koş
İnan, bundan gayrısını dünya hayatında yaşarsan, boş
Her şey nefsime kalsaydı ,ne iman gezerdi ne merhamet olurdu, bende

Mehmet Aluç

7 Mayıs 2015 Perşembe

Değermiydi?




Perişanım gamından, aşık olalı neşeni görmedim
Gönül rüzgarım esti etrafında, değer vermedin
Dönme dolap gibi döndüm,  bana kıymet vermedin
Değer miydi peşinden koşmaya, ben bunu bilemedim

Bağrımı ezdim, arzuların hırsın ayakların altında
Bahtım yanında, bana varsaydın olsaydın yanımda
Hicran ile yanarım kor alev, canım gitti canımda
Değer miydi peşinden koşmaya, ben bunu bilemedim

Kul Mehmet'im,  gönülden akan su durulmaz
Aşık olan kula ,elbette bağdat sorulmaz
Gönülde aşk merhamet yoksa ,yaşanılmaz
Değer miydi peşinden koşmaya, ben bunu bilemedim

Mehmet Aluç

16 Nisan 2015 Perşembe

Aşksız Ağlarım




Bir garibim ağlarım
Aşksız yüreğimi dağlarım
Aşkı bulsam derya deniz çağlarım
Bir garibim aşksız ağlarım

Gönül evimde serecek bir kilim yok
Bazen kederli bazen neşeli anım çok
Yalana iftiraya söylemem karnım tok
Bir garibim aşksız ağlarım

Ecel gelince menzile anında varılır
İmansız gönüller çirkeflikle yolda kalınır
Nefis şeytana uyan her zaman yanılır
Bir garibim aşksız ağlarım

Kul Mehmet’im ömürden ömür gider
Bir gün olur ecel bu cana gelir
Gönülde ne varsa ortaya dökülür hesap verilir
Bir garibim aşksız ağlarım

Mehmet Aluç

10 Mart 2015 Salı

Gönül Dileklerim

gönül,iman,


O kadar çok kalbim iman ile dolmasını isterim ki dağıtayım tüm kullara gönülde nefret, kin kalmasın sadece merhamet ile iman gezsin damarlarımızda…

İsterim ki gönüller gönülleri benden çok sevsin, gönüller neşe içinde coşsun, Âlem mutlulukla coşkun. Sevgisizlikle insanları ezenler başları önünde utansın, koşarak bize doğru gelsin gönlü sevgi ile dolsun…

Ağlayanların yanına varıp gönül güzelliği ve merhamet ile gözyaşlarını silerek, sen ağlama gül, ben senin yerine ağlamak isterim demek isterim ve gönlü insanlara kapalı olan yalnızlıkla ağlayan bu kardeşim, gönül kapısını bana ve cümle insanlara açmanın mutluluğu ile bana sarılsın.

Ölüm hayatın sonu değil, yeni nurla dolu yeni ve sonsuz bir âleme gitmenin, Rahman ve Resul ile buluşmanın tek geçiş köprüsüdür.

İsterim ki insanlar hep gülsün, son yolculuğa giderken onu uğurlayanlarda ona kavuşmak için sadece merhamet ile gülümsesin…


Mehmet Aluç

27 Şubat 2015 Cuma

Her Şey Susar İman Gönülde Konuşur




İman ile olmak ne güzel yakışır kula
İman ile yola çıkmak yollara gül ekmek ne güzel
İman özeldir yakışmaz her gönüle her kula
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel

Bir nimettir iman baştan başa kaplar bedeni
Yürür yolda odur sevgi ile gönüllerin seveni
Çamur bedeni ırmağında temizler en güzeli
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel

Ömür bir gün olur beyhude
Gel yaklaş biraz gülümse de
İman ile ömrü nurlandır bu günde
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel

İman ile gel tanış güle güle
İman içinde asla olmaz hile
Bir tanışsan güzelliği bir gelse dile
Hayranlıktan mest olursun bile neşe ile
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel

İmandır o gönüllerin mutlulukla gülen hoşluğu
Yalnız hiç kalmazsın o doldurur tüm boşluğu
Nuru ile yaşatır bedene sevgi deryasının tomurcuğu
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel
Zalimleri zulümleri içinde kahretsin Yüce Kahhar
Mazlumu ezeni Yüce Rahman ateşi ile yakar
Rahmana inanmayan şakın gözler ile bakar
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel

İman sevinci neşeyi üflüyor gönüle
Ah demeden dil diyor Allah diye neşeyle
Nefis şeytan önünde durma ezile büzüle
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel

Her şey susar iman gönülde konuşur
Nefis şeytan zalim imanla çabuk tutuşur yok olur
Gönülde mutluluk gözler parıldar domur domur
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel

Kul Mehmet’im iman ile cümlemiz olur bahtiyar
Cümle gönüller gelsin imana gönülde açsın bahar
Gönüller yalnız kalmasın yanmasın har har
Haydi, durma gel yaklaş sende ol özel
Mehmet Aluç



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç