Şiir edebiyat öykü deneme güncel edebiyat aşk şiirleri,hayat,evet,röportaj,gönülden şiirler,...
Bu Blogda Ara
NEŞE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NEŞE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Şubat 2021 Pazar
Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!
Eskilerini Çöpe Atın
Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!
1 Mart 2017 Çarşamba
Önce Evet Sonra Güçlü Devlet

İşte size bir sır Evet
Onunla güçlü olur devlet
Onunla olun edin hayret
Önce Evet sonra güçlü
devlet
Cümlemiz diyelim haydi
Evet
Başımıza birliktelikle
yağsın Rahmet
Üstümüze çökmesin rehavet
Önce Evet sonra güçlü
devlet
Gönüller birliktelik için
ata
Evet, gönüllere neşe kata
Hayır, kendi döşeğinde
sessiz yata
Önce Evet sonra güçlü
devlet
Evet, sana yakışır ey âdem
Birlik huzur diyorsun
madem
Evet ile olalım herdem
Önce Evet sonra güçlü
devlet
Kul Mehmet’im Evet’i yaz
bitmez
Evet ‘siz güzellik ülkeme
gelmez
Hayır bize zinhar yetmez
Önce Evet sonra güçlü
devlet
Mehmet Aluç /Kul Mehmet
19 Nisan 2016 Salı
Kısa Nükteler-2-

Niyet
halis aşkla olursa
Gözler
güler neşeyle
Hayat
gülümser bu haliyle
İnsan
yaşayamaz öfkeyle
İnsan
yaşar haysiyetiyle
Adımlar
yamuk olursa
Yollar
yamuk olur
Düzgün
gideni yamuk yapar
Yamuk
olanı şeytan nefis kapar
İnsanlığını
satar
Zalim
koynunda yatar
Bataklığa
batar
Cehennemin
dibinde yatar
Gözler
aşkla bakarsa
Sözler
gönülde çiçek açtırır
Gözler
karanlık bakarsa
Bakanı
yerlerde süründürür
Aydınlığı
karanlık yapar
Sözler
doğru olursa
Gönülde
hakkın kapısı parıldar
Sözler
yalansa eğer
Şeytan
gezer gönülde
Parçalar
gönlü ömürde
Cehennemde
yanan gönül yapar
Sonra
bırakır kaçar
İkram
gönülde olursa
Tat
lezzeti enfes olur
Yolda
çıkarmaksa ikram
Yolda
çıkarmadan
Kendisi
yolda çıkar
Hayatından
bir gün bıkar
Şeytanı
da koluna takar
Ayıkırsa
şeytanı yolda atar
Doğru
sözle önüne bakar
Rahat
huzurla yatar
Çiçek
ekmekse ovaya
Aşklar
dolar kovaya
Aşk
değil nefret ekmekse
Ekersin
diken yetişir
Batar
ellerine kanatır
Sanır
yol aldırır
Gönül
kanatır
Yalnız
kalır gönlü ağlatır
Aşk
ile sevmek bilinirse onur
Nefreti
kin içine koyan unutur
Aşkı
aşk bilen aşkla anar
Sanmayın
aşkla yanar
Aşkla
tatlılık bulur bakar
Aşkla
sevmek değilse murat
Eğilir
o an surat
Yıkılır
binlerce gönülde kat
Altında
kalır yıkılır hat
Aşk
boyası sür gönlüne
Aşkla
olsun rengin
Bulursun
dengin
Olursun
aşkla zengin
Aşk
boyası değil
Nefret
boyası sürersen
Bulamazsın
dengin
Olamazsın
zengin
Biter
nefesin
Söyle
az düşün sen nesin
Kimsin
İyi
düşün sen aşk yoksa
Kim
ne etsin seni
Aşk
ile alır canı yaşatır
Aşkı
gönlüne kuşanır
Aşkla
kul buluşur
Mutlulukla
yol alır
Sevgiliyle
kalır
Aşk
ile değil
Yıkımla
yıkmaksa niyet
Yıkım
gönlünü kuşatır
Yıkılır
altında kalır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
DEVAM EDECEK İNŞALLAH
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
DEVAM EDECEK İNŞALLAH
26 Şubat 2016 Cuma
9 Şubat 2016 Salı
Şiirin Başlama Ve Bitmeme Anı Hakkın Da Röportaj –Monolog
Şiir, okuyucuların
gönlünü hecelerle okşamak, gönlündeki dertleri yok ederek az gülümsetmek, bir
folklor anlatımı ile yani geçmişten gelen ve onu yarınlara taşıyan değerlerine
sahip çıkarak, onun güzelliğini anlatan inançlarına pranga vurmadan, şair kendi
gözlemleri ile gönlün pınarından yıkayarak, okuyucusuna sunduğu edebiyatın bir
kolu, güzelliği neşesi ve gülümsemesidir. Hecelerin tonunu ahengini seçerek
gönlü ile okuyucuya sunması ve okuyucularına şiiri ile gülümsemesi, gönül
kapısını açtırarak okuyucu ile düşünceler arasında bağlar kurdurarak, değişik
düşünceleri birbirine bağlanması güzelliğin fark edilerek anlaşılmasıdır.
Nefeslerimin kesildiği bizi sıktığı anlarda, şiirler ile hava almaktır, havayı
derin derin çekerek rahatlamak huzura varmaktır şiir.
Sayın okuyucularımız
bugün Kul Mehmet ile olan sohbetimize hoş geldiniz. Geçenlerde benimle sohbet ederek
bu sohbeti röportaja çevirerek sesimi siz gönlü güzel okuyucu kitlesine
ulaştıran bu yazar kardeşimizle uzun uzun sohbet ederek gönlünden geçenleri siz
değerli okuyucularımıza sunacağız.
Nöbetçi
Şair: Sayın kul Mehmet hoş geldiniz
sizi herkes tanıyor geçmişinizden bahis etmeden direkt sorulara geçeceğim,
öncelikle hoş geldiniz.
Kul
Mehmet: Teşekkürler
ederim kardeşim bana gönül kapınızı açarak bu fırsatı verdiğiniz için
teşekkürler ederim. Gönlümde saklı kalan hislerimi duygu ve düşüncelerimi açık
bir şekilde anlaşılır bir şekilde değerli gönlü hoş okuyucularıma açtığınız
için teşekkürler ederim.
Nöbetçi
Şair: Öncelikle hayatınızı etkileyen
şekillendiren edebiyat yani şiir öykü makale ile başlamak istiyorum. Bunlar
hayatınızı ne kadar etkiliyor?
Kul
Mehmet: Gündüz herkesindir
yani ayık olanların, gece ise uyumayanların edebiyat ile haşır neşir olup bir
şeyler yazmaya kendisini adayanların olduğu gibi gece nasıl uyumayan ben
gibilerinin ise, şiirde beni böylesine etkileyerek geceleri herkes uyur iken
gönül ferahlığı ile yazmaya davet ediyor. Allah insanın kalbine dokunur ve bu
yazma işini sevdirirse insan hiç gocunmadan gece gündüz Allah’ın yardımı ile
yazabiliyor.
Nöbetçi
Şair: Geceleri daha çok sessizlik
olduğu için mi yazmak bu saatlerde size huzur veriyor.
Kul
Mehmet: Evet aynen
dediğiniz gibi, duygu ve düşünceler sessizliğin huzurunda dillenerek gönlümü
okşayarak kâğıda dökülüyor sessiz sessiz. Kelimeler heceler daha anlaşılır oluyor.
Gündüzün o kalabalığından insanların koşturmasında ki acelelik evdeki
işyerindeki telaş, onları hisseden gönül ve kalem gecenin huzurundaki gibi yazamıyor,
düşünüyorsun etrafındaki insanların koşturmalarını hissedersin kaleme almak isterken,
evin içinde çocuklar veya eşiniz hayatın ucunda tutmanız için sizden yardım
ister ve bu nedenle o hisleri sakin bir kafa ile kâğıda dökemezsiniz, her şey
yarım kalır. Ama gece öyle değil herkes tatlı uykusunda siz uykusuz kalsanız da
eserlerinizi meydana getirirken, gündüz kaçırdığınız hedefinize ulaşmanın
sevinci şimdi ulaşarak varırsınız ve yazarsınız. Yazdıklarınız o sessizliğin
huzurunda kulaklarınıza ahenkle konuşur ve kendinizi yalnızda hissetmezsiniz.
Siz bunu daha iyi bilirsiniz siz ki nöbetçi geceleri yazan şairsiniz.
Nöbetçi
Şiar: Size katılmamak mümkün değil,
Sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir mi?
Kul
Mehmet: Dünyayı
değil de önce ilk basamağı çıkalım, sonrasında çıkmaya gücümüz olursa en son
basamağa çıkar dünyayı seyrederiz. İlk önce okuyucuyu sözlerin hecelerin
okşayan elleri ile gönlünü okşayarak değiştirmek o okuyucunun monoton dünyasını
şiirlerle daha doğrusu edebiyat ile süsleyerek değiştirdikten sonra gerisi
basamak basamak gelir, geç gelir ama bir gün gülümseyerek gelir, gülümseyerek
dünyayı kucaklar, bizim öncelikli amacımız yazarken okuyucuyu gülümsetmek,
okuyucunun da arkadaşını eşini dostunu gülümsetmesini sağlamaktır.
Nöbetçi
Şair: Çok güzel söylediniz sözleri
ağzımdan benden önce aldınız ve söylediniz. Keşke şair olmayla hecelerle tanışmamış
olsaydım, geceleri yatar dinç biri olarak uyanabilirdim dediğiniz oldu mu hiç?
Kul
Mehmet: Zaten
yazmak dinç olmaktır içindekileri saklamadan ortaya samimi bir dil ile aktarmaktır.
Çoğu insan stresten kurtulmak için terapistlere para aktarırken sen
gülümseyerek hecelerle dost olarak gönlündeki birikmiş olan sıkıntı ve dertleri
hecelerin gülümseyen gülümsemesi ile okuyucularına anlatıyorsun. Sigara içer bırakırsınız,
bir meyveyi çok seversiniz yarın usanırsınız yemezsiniz, ama yazmak bırakmazsınız,
yolda iki adım yürürken aklınıza gelir birkaç mısra bir köşeye çekilir cebinizde
hazır olan birkaç kâğıt ile kalemi alır oturur hatta duvara yaslanır
yazarsınız. Allah'ın yardımı ile her gün her saat yazma ile usanılacak bir şey
değildir buda Allah'ın hikmeti olarak biliyor ve ben böyle hissediyorum. Mesela
aşkın başladığı anı ve bitiş anını insan bilir hisseder ama yazmak edebiyat ya
da şiir öylesine güzel gülüşü vardır ki ve okuyucuyu öylesine memnun eder ki o
güzelliğinden vazgeçemesin, kâğıda kaleme dökmesen de içinde gönlünde yazarsın,
bazen de yazmak istersen yeter ki elinde kırık bir kalem küçük bir kâğıt
parçası geçsin yetiyor yazmaya...
Devam edecek inşallah
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
23 Ocak 2016 Cumartesi
Bu Dünya Bana Olur Dar
Önüme nefret ile çıkanı
döverim
İnsan insan gibi ise
insan gibi severim
İnsanlara küsüp
sanmayın başım alır giderim
Nar ateşinde yansam da
sabır ile beklerim
O ateşi söndürmez isem
bu dünya bana olur dar
Ah edeni görünce
yüreğim sıkılır ahına çare ararım
Acı dertlerin içine bal
reçel azda neşe katarım
Kattığım neşeyi pazarda
bedavaya satarım
Sanmayın her gece
herkes gibi döşeğimde yatarım
O ateşi söndürmez isem
bu dünya bana olur dar
Dilleri har sözler
yakar görür üzülürüm
O sözlerin karşısında
sanmayın yeni gelin gibi süzülürüm
Dilime güzel sözleri
alır yakan sözleri uçurumlara süpürürüm
Bu gidişat iyi olsun
diye formül arar gece gündüz düşünürüm
O ateşi söndürmez isem
bu dünya bana olur dar
Kul Mehmet’im şükür et
sen bu gününe
Güzelliği al ser sen bu
milletin önüne
Güzelliği bilmeyenin
sok sen o kör gözüne
Hakkı bilen millet ile
sen dön yönün hakkın yönüne
O ateşi söndürmez isem
bu dünya bana olur dar
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
16 Ocak 2016 Cumartesi
Hayat Yolunun Yolcusu.
Hayat
dünyasında, yolun yolcusu olmayı istemesen eğer hayat sana zor gelir, sürükler
seni yakandan tutarak alır götürür, ama hayat yolunda yolcu olmayı candan
istersen hayat sana hiç zor gelmez, bilirsin zaten bu hayatın yolcusu olmak
için bu âleme geldiğini. Yollar çilelide olsa, sana gülümser az sabır et az ilerde
çilenin sonu var, var sen yürümeye devam et ey yolcu, diye seslenir sana yollar.Hayat
yolunun yolcusu dinlenilecek mola hanında varıp oturup sohbet ederken, onu can
kulağı ile dinleyenler ondaki bu azmi cesareti görünce etrafını sarar, kabullenmeyi
seçmeyenler, uzaktan kem gözlerle bakarken hafif hafif yanına yaklaşır, yüzünde
ki çirkin kabullenmemeyi yavaş yavaş siler, hayata olan yabancılığı silinir oda
hayata gülümser.
Hayat
yolcusunun içindeki neşeyi aşkı gören hisseden birde güzel, gönülden seven
sevdiceğinin uzaktan yaklaştığını yanına vararak gönlüne girdiğini hissettiği
an gülüşünü gördüğü an, o gülüşü ile gönlünden önce kâinat gülümser ona. Cennet
gülüş ile gönlünün uçarak sevdiceğinin gönlüne konduğunu gördüğü an, yolu şenlenir bir başka, konuşması adımları
coşarcasına yanına varır ona sevdiceği olmasını söylerken, sevdiceğinin
gülümseyerek kabul etmesi ile hayat ve yollar bir başka hoş geldin yeni aşkla
dolu dünyana, artık hayat yolunda bir can yoldaşın var. Sana yakışan selamı ile
sana bakışır, artık delicesine fırtınalar seni yıkamaz bir desteğin var ne
mutlu sana derken sen gülümsersin, yollar sana gülümser sevdiceğin gülümser
insanlar gülümser.
Sevdiceğinin
gönül sıcaklığını hissettiğin an, bu sıcaklığı ilk defa onda görür ve hayret edersin,
gönül sıcaklığının sendeki gönül güzelliğini sıcaklığını geçtiği için, seni
sararak aşk deryasında mutlulukla gezdirdiği için anlarsın o başkadır, aşk
denizinden yıkanmış gelmiştir. İlk defa gördüğün bu gülümsemeyi ilk defa görmenin
sevinci ile yüce Allah’a şükür eder, gönlünde solmaya yakın aşk güllerini
yeniden açtırdığı için, bu sevdiceğini kendisine gönderdiği için. Hayat bu
yolları sürprizlerle dolu, bazen çile ile dolu, çilenin sonunda sabırla
mutluluk dolu, yeter ki sen gülümseyerek sabırla yürümeye devam et.
Dökülsün
gönlünde damla damla aşk gönüllere
Kılsın
aşk seni kerem ile mecnun misali taşısın ötelere
Gülümser
cihan sana aşk ile taşır seni baharlara
Ey
dil dökülsün aksın sende hece hece aşk yârin gönlüne
Mehmet
Aluç-Kul Mehmet-
16 Kasım 2015 Pazartesi
Yaşamak Nefes Almak mıydı?
Dün ne güzeldi ahvalimiz neşemiz sevincimiz, düştük bir dünya hevesine nazlı yâri unuttuk, gönülde sevgimizi unuttuk... Hani nerede idealler? Daha fazla ev araba almak için miydi hayallerimiz ideallerimiz? Ter dökerek sıkıntı cefa ile kazandığımızı, savurganlık ederek harcamak mıydı kazanç? Yaşadıklarımızla ideallerimle bir adım öne çıkacağımıza, neden beş adım geride kalarak saklanır olduk?
Gurur ve kibir cebimizde gezer oldu, hani onu ayaklarımızla ezecektik, bize hükmetmesine izin vermeyecektik? Sustun, versene cevap? Dün evlerimizin damı akardı, oturmak için iki yer minderimiz vardı, yıkık bir sobamız vardı onun yanında gülümseyen gözlerimiz yüreğimiz hislerimiz vardı... Şimdilerdeki gibi vicdanımızı aklımızı yemiyorduk boş hayaller uğruna, bir lokma ekmeği dörde böler yerdik ah dün ne güzeldi, bugün daha güzel olacak dedik yanıldık kaybettik kabul et artık hatanı... Hani çocukluğumuzda hep gülerken, yarın herkesi güldüreceğiz derdik, şimdi güldürmeden ağlıyorsun sessizce... Nasıl kabul etmeme izin verdin o güzellikleri silmeme silinmesine? Biliyorum en büyük hata bende ama ikimizde suçluyuz!
Yaşamak nefes almak mıydı, nefesi mutlukla doldurmak mıydı? Hayat sizli pencere arkasında kalsa da, onun hisseden izi sesi ile yol alacaktık ne çabuk unuttuk ve yanıldık? Duygular hisler tatlı kıpranış'lar değil miydi? Nasıl zindanlarda hapis ettik bilemiyorum aklım fikrim almıyor!
Gel gerisin geri güzelliğin yoluna aşk ve sevginin yoluna, hayatın gülümseyen yoluna girelim, olsa da yolda fırtına sarılalım birbirimize rüzgâr bizi sürüklemez aksi istikamete, haydi var mısın? Uçuruma düşen yarınları, trajik komik durumdan kurtaralım haydi koşar mısın? Bir mutluluk sevgi aşk iksirini, gönlümüzde içelim ve önümüze gelene içirelim, haydi düş peşime...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
3 Ağustos 2015 Pazartesi
Yalnızlığımın peronu
yalnızlığı terk ederken
yalnızlığımın soğuk ürkek peronunda kaçıyorum
kalabalık olan şehre adım atarken
yeni umutlarımın sevincinde içinde
kan pıhtısı yalnızlığımdan
kurtulurken
gözlerim kalabalığın içinde sevinci
haykırır iken
yalnızlığıma son veren güzel halkım
sizinle yalnızlıktan kurtuldum
derken
efsaneler beklerken
ekmeğime beraberlik neşesini
katmayı düşünürken
eyvah eyvah eyvah ki
yalnızlığın koskocaman uçurumuna
düştüm
beraberlikle yıkanmış avluların
serinliğine koşarken
afyon gibi yalnızlığı tatmış
suskunlar korosunun içine düştüm
daha dün son defa zorlukla
tiksinerek
yalnızlıkla sevişmiştim
kaçarak birlikte kalabalık olmanın
neşesine doğru uçmuştum
her şey darmadağınık
buzlu kaldırımlarda isteksiz
yürüyerek kayanlar
sizleri de mi yalnızlığa benim gibi
mahkûm ettiler
kendim için ağlayan ben
şimdi sizler içinde mi ağlayacağım
çığlık hatıraları yeniden düşünerek
çığlık mı atacağım eyvah
kör ediyor beni bu yalnızlık
beceriksizliğin dili de benim gibi
dilinizde
gözlerimizde sarp kayalık derin
uçurum
tek tek gözlerinizdeki kayalıklara
çarpmak
derin uçurumlarda tek tek uçmak
yerine
ben gidiyorum yine tek başına
yalnızlığımın peronuna
ıssızlıkta göğsüm titrese de
bir yüreğim titrer
sizlerin yerinede göğsüm titrer ise
donarım kaskatı kesilirim
tek başına bendeki yanlışları
yaşayan ben
sizlerinde yanlışlığının içinde
boğulurum
bende bildiklerimi sizde unutamam
ölü hayallerim çizdiğim umut
resimlerim sizinle canlanmaz
uzaklarda çalan umudun lirik
şarkısı sizden geliyor sanmıştım
eğik boynumla kendi trajedimi
kendim yaşamaya
kendi yalnızlık peronuma gidiyorum
bom boş sayfama yeni bir yalnızlık
çizmeye
yeni bir arayış sözcüğünü
karalamaya
yeni kocaman sancılar içinde gözyaşı
içinde boğulmaya gidiyorum
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)
9 Haziran 2015 Salı
Mutluluk Neşe
Nefret
ne elem dolu acı
Nefret
ile olmaktansa gelsin sancı
Nefret
ile dolacaksa kasalar olmam ben yancı
Hepimiz
iki günlük dünyada gelip giden hancı
Nefret
ile sahte gülüşü yaşamak ıstırap
Nefret'siz
çöllerde yaşamak mutluluk neşe, değil serap
Nefret
ile âlem yanar gönüller yanar
Nefrete
cahil akılsız bir sözle kanar
Gülümseme
ile nefret gam yanar yok olur
Nefret
ile sahte gülüşü yaşamak ıstırap
Nefret'siz
çöllerde yaşamak mutluluk neşe, değil serap
Kul
Mehmet’im yanarım merhamet muhabbet adına
Gönül
dilimle koşarım gözyaşları silerim sevabına
Merhamet
ile olmayan cümle kul ise cahildir, değil kâmil
Nefret
ile sahte gülüşü yaşamak ıstırap
Nefret'siz
çöllerde yaşamak mutluluk neşe, değil serap
Mehmet
Aluç (Kul Mehmet)
11 Mayıs 2015 Pazartesi
Her Şey Nefsime Kalsaydı
Dayanacak
takat ne gezer, iman olmazsa cehennem’e
Nefis
şeytan hücum edende, kaçacak yerim olmaz iman olmayınca
Rahman
vermeseydi imanı ,nasıl bilirdim Rahmanı Gül Resul’ü
Her
şey nefsime kalsaydı ,ne iman gezerdi ne merhamet olurdu, bende
Ömür
nefsim peşinde koşma, çekme sen çile
Bak
kazandıklarını veriyorsun, yazıktır esen yele
İman
ile ol gülümse, sen artık neşe ile
Her
şey nefsime kalsaydı ,ne iman gezerdi ne merhamet olurdu, bende
Mümin
olan iman ile yaşar, çilesi olsada çileli gönüllere koşar, usanmaz
Kuran
Gül Resul var iken, ondan gayrı söz söyleyerek, hayatını karartmaz
Günde
beş vakit namazını kılarak, gönül huzur içinde yatar ibadetini aksatmaz
Her
şey nefsime kalsaydı, ne iman gezerdi ne merhamet olurdu, bende
Kul
Mehmet, İman ile ol zalim karşısında kükre, fırat nehri gibi coş
İman
hayat seninle iken, mutluluğa insanlara doğru gülümse koş
İnan,
bundan gayrısını dünya hayatında yaşarsan, boş
Her
şey nefsime kalsaydı ,ne iman gezerdi ne merhamet olurdu, bende
Mehmet
Aluç
7 Mayıs 2015 Perşembe
Değermiydi?
Perişanım
gamından, aşık olalı neşeni görmedim
Gönül
rüzgarım esti etrafında, değer vermedin
Dönme
dolap gibi döndüm, bana kıymet vermedin
Değer miydi
peşinden koşmaya, ben bunu bilemedim
Bağrımı
ezdim, arzuların hırsın ayakların altında
Bahtım
yanında, bana varsaydın olsaydın yanımda
Hicran
ile yanarım kor alev, canım gitti canımda
Değer miydi
peşinden koşmaya, ben bunu bilemedim
Kul
Mehmet'im, gönülden akan su durulmaz
Aşık
olan kula ,elbette bağdat sorulmaz
Gönülde
aşk merhamet yoksa ,yaşanılmaz
Değer miydi
peşinden koşmaya, ben bunu bilemedim
Mehmet
Aluç
16 Nisan 2015 Perşembe
Aşksız Ağlarım
Bir
garibim ağlarım
Aşksız
yüreğimi dağlarım
Aşkı
bulsam derya deniz çağlarım
Bir
garibim aşksız ağlarım
Gönül
evimde serecek bir kilim yok
Bazen
kederli bazen neşeli anım çok
Yalana
iftiraya söylemem karnım tok
Bir
garibim aşksız ağlarım
Ecel
gelince menzile anında varılır
İmansız
gönüller çirkeflikle yolda kalınır
Nefis
şeytana uyan her zaman yanılır
Bir
garibim aşksız ağlarım
Kul
Mehmet’im ömürden ömür gider
Bir
gün olur ecel bu cana gelir
Gönülde
ne varsa ortaya dökülür hesap verilir
Bir
garibim aşksız ağlarım
Mehmet
Aluç
10 Mart 2015 Salı
Gönül Dileklerim
O
kadar çok kalbim iman ile dolmasını isterim ki dağıtayım tüm kullara gönülde
nefret, kin kalmasın sadece merhamet ile iman gezsin damarlarımızda…
İsterim
ki gönüller gönülleri benden çok sevsin, gönüller neşe içinde coşsun, Âlem
mutlulukla coşkun. Sevgisizlikle insanları ezenler başları önünde utansın, koşarak
bize doğru gelsin gönlü sevgi ile dolsun…
Ağlayanların
yanına varıp gönül güzelliği ve merhamet ile gözyaşlarını silerek, sen ağlama
gül, ben senin yerine ağlamak isterim demek isterim ve gönlü insanlara kapalı
olan yalnızlıkla ağlayan bu kardeşim, gönül kapısını bana ve cümle insanlara
açmanın mutluluğu ile bana sarılsın.
Ölüm
hayatın sonu değil, yeni nurla dolu yeni ve sonsuz bir âleme gitmenin, Rahman ve
Resul ile buluşmanın tek geçiş köprüsüdür.
İsterim
ki insanlar hep gülsün, son yolculuğa giderken onu uğurlayanlarda ona kavuşmak
için sadece merhamet ile gülümsesin…
Mehmet
Aluç
27 Şubat 2015 Cuma
Her Şey Susar İman Gönülde Konuşur
İman
ile olmak ne güzel yakışır kula
İman
ile yola çıkmak yollara gül ekmek ne güzel
İman
özeldir yakışmaz her gönüle her kula
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
Bir
nimettir iman baştan başa kaplar bedeni
Yürür
yolda odur sevgi ile gönüllerin seveni
Çamur
bedeni ırmağında temizler en güzeli
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
Ömür
bir gün olur beyhude
Gel
yaklaş biraz gülümse de
İman
ile ömrü nurlandır bu günde
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
İman
ile gel tanış güle güle
İman
içinde asla olmaz hile
Bir
tanışsan güzelliği bir gelse dile
Hayranlıktan
mest olursun bile neşe ile
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
İmandır
o gönüllerin mutlulukla gülen hoşluğu
Yalnız
hiç kalmazsın o doldurur tüm boşluğu
Nuru
ile yaşatır bedene sevgi deryasının tomurcuğu
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
Zalimleri
zulümleri içinde kahretsin Yüce Kahhar
Mazlumu
ezeni Yüce Rahman ateşi ile yakar
Rahmana
inanmayan şakın gözler ile bakar
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
İman
sevinci neşeyi üflüyor gönüle
Ah
demeden dil diyor Allah diye neşeyle
Nefis
şeytan önünde durma ezile büzüle
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
Her
şey susar iman gönülde konuşur
Nefis
şeytan zalim imanla çabuk tutuşur yok olur
Gönülde
mutluluk gözler parıldar domur domur
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
Kul
Mehmet’im iman ile cümlemiz olur bahtiyar
Cümle
gönüller gelsin imana gönülde açsın bahar
Gönüller
yalnız kalmasın yanmasın har har
Haydi,
durma gel yaklaş sende ol özel
Mehmet
Aluç
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yayınlarım
Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?
Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç
-
Ben Razı Değilem Hicrana Gama Ben razı değilem hicrana gama Garip gönlüm haldan hala salan var Sabavetten beri bir yol göz...
-
Yunus gelirde hakka doğru yürünmez mi? Gözlerde yaş akarda Yunus görmez mi? Hak yolda hakla olan Yunus görünmez mi? Hak yol...
-
1847’de Manisa'nın Kırkağaç ilçesi Gelenbe kasabasında dünyaya geldi. 1912'de aynı kasabada yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehme...









.jpg)
.jpg)
