Bu Blogda Ara

ağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2016 Perşembe

Uyur Kalır





Allah merhameti insan için yaratmış
İnsan gitmiş şeytanın koynunda yatmış
Uyumuş kalkmış gittiği yollar hep sapaymış
Demiş bu sapa yolları kim yapmış
Bilmez şeytan ayakta uyuturken kendi yapmış
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Allah gönül’e sevgi vermiş birbirinizi sevin demiş
İnsan akan pınarları nefreti ile kurutmuş sonra gülmüş
İnsanoğlu gitmiş bir ağacın dibinde yatmış
Karnı acıkınca kurumuş meyve vermeyen ağaca bakmış
Ulan bu meyvesiz ağacı buraya kim dikti demiş
Akan pınarları kuruttuğunu unutmuş
Meyve veren ağaç meyve vermez olmuş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Yüce Allah gönül gönül’e olun demiş gönül vermiş
İnsanoğlu durmuş yönsüz ne kadar yol var ise ona girmiş
Yönsüz yolda yol bulamayınca insanlığa kızmış
Yönlü yolu gösterene önceden kendisi ona azmışsın demiş
Terzi olmadan eline makas almış insanlığını kesmiş bitirmiş
Ondan sonra edepsizce hata bende yok demiş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Kimi değersiz olanı satarım diye pazara çıkarmış
Nerde fakir görse onu satmak için uğraşmış
Değersizi fakire satınca arkasında gülmüş
Yolda giderken başına kayalar düşmüş
Kaya başıma nerede neden düştü diye söylenmiş
Kendi kendine edepsizce gülmüş nefessiz kalmış ölmüş
Gittiği yol ıssız olmuş onu yıllarca kimse görmemiş çürüyüp gitmiş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Kul Mehmet’im dikkat et nefret kalmasın tende
Merhamet ne güzel durur gönül ile bedende
Yüce Allah ne güzel ömür verir kulu merhametle yürüyende
Var sende merhameti al gönlüne pişman olma ömrüm bak geçende
Ölümlü dünya belki gidiş biletin kesildi sıra sende
Ne hoş olur insanların gönlüne merhameti örende
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






14 Mart 2015 Cumartesi

Sizce cevabı nedir?

sorular sorular...


Ağaçlarda dökülen sarı yapraklarıdır
Gönülde dökülen nedir?
Damla damla dökülen gözyaşı ile bir ömür değil midir?
Âlem de akşam olurken
Ömürde akşam olan nedir?
Hayallerin yok olması değil midir?
Mehmet Aluç


28 Şubat 2015 Cumartesi

Sevdan İle



Ben üşürken zemheri soğuğunda kalmış gibi
Gel ey güzelim sevdan ile ılık ılık ısıt beni
Ben dokunuşa hasret kalmış yaşıyor iken, öksüz gibi
Gel ey güzelim sevdanın o tatlı dokunuşu ile tenime dokun benim

Kalbim sevgisiz uçurumlar da feryat ederken
Gel o hisseden sevdan ile duy beni
Sevdanın gülümseyen eli ile çıkar uçurumlardan beni
Gel ey güzelim sevdanın o tatlı dokunuşu ile tenime dokun benim

Ömrümde gönül ağacım sararmış hazan rüzgârları eserken
Sevdanın yaz mevsimi ile gönlüme doğ
Sevdan ile güzelim bahar çiçeklerini gönlümde açtır
Gel ey güzelim sevdanın o tatlı dokunuşu ile tenime dokun benim

Ahlarım beni geceleri uykusuz bırakırken
Sevdanla sabah güneşi gibi doğ gönlüme ben çıldırırken
Gamzendeki sevda ile gülüş ile öp beni karanlıklarda kaybolmadan
Gel ey güzelim sevdanın o tatlı dokunuşu ile tenime dokun benim

Dönüşü olmayan yollarda ben kaybolurken
Dermansız olmayan sevdama umut şefkat arar iken
Umut dolu şefkatli bakışınla bana umut ol ben yok olup gitmeden
Gel ey güzelim sevdanın o tatlı dokunuşu ile tenime dokun benim

Kul Mehmet’im gönlüm gözyaşları ile ağlar iken
Gel ey güzelim çıkar yüreğime batan sevgisiz dikenini lütfen
Ben kayarken sıratta iman ile sevdan ile elimden tut düşerken
Gel ey güzelim sevdanın o tatlı dokunuşu ile tenime dokun benim
Mehmet Aluç


25 Şubat 2015 Çarşamba

Ozanlarım...

Ozan Dede Korkut






    Dede Korkut, bilinen ilk Türk Ozanı. Orta Asya’da Kopuz, Anadolu’da saz diye bilenen çalgının mucididir. Türk coğrafyasındaki bütün ozanların piridir.

Oğuz Türklerinin milli ozanı olan Dede Korkut’un hikayelerinden ve hakkındaki söylencelerden yola çıkılarak yaşamı M.Ö. 120 - M.S. 646 yılları arasında gösterilmektedir.
Hikayelerinde geçen yer adlarının tespiti sonucu Dede Korkut’un da mensup olduğu Oğuz Taifesi’nin Horasan’dan ayrılıp Bayındır-Han önderliğinde Kars-Anı bölgesine geldiği, Kars-Kağızman Ağcakalesi’ni “Yaylağ”, Iğdır-Sürmeli Karakalesi’ni “Kışlağ” seçtikleri belirtilmektedir.

Dede Korkut hikayelerinden oluşan anonim derlemenin adı: Kitabı-ı Dede Korkut alâ Lisan-ı Tâife-i Oğuzhân (Oğuz Halklarının Diliyle Dede Korkut Kitabı) adıyla Dresden kitaplığında bulunan (Yarım kopyası da Vatikan kitaplığında ele geçen) tek yazmadır.

Eserin yazıya geçirilme zamanı 15. Yüzyıl sonlarıyla 16. Yüzyıl başları kabul edilir. Eser de 12 hikâye yer alır. unları derleyen, anlatan, yazıya geçiren kimse bilinmez. Her hikâyenin sonunda bir dilek ve mutluluk ortaklığını belirterek olayı sonuçlandıran Ozan Dede Korkut ortaya çıkar. (1)

Dede Korkut kitabının başlangıcında “Hazret-i Resul aleyhis-selam zamanına yakın, Bayat boyundan Korkut Ata derler, bir er koptu, Oğuzun ol kişi tamam bilicisiydi, Oğuzun içinde tamam velayeti zahir olmuşıdı, ne derse olurdu, gayibden türlü haber söylerdi, Hak Taala anun gönlüne ihdam ederdi.

Korkut Ata Oğuz kavminin müşkülünü hallederdi, her ne iş olsa Korkut Ata’ya danışmayınca işlemezlerdi” denilmektedir. (2)

Bazı kaynaklarda Dede Korkut’un Kara Hoca’nın oğlu olduğu 100 veya 295 yıl yaşadığı kaydedilmektedir.

Dede Korkut adına bir çok yerde mezar yerleri gösterilmektedir. Ne zaman öldüğü kesin olarak bilinmemekle birlikte 646’ya yakın bir tarih işaret edilmektedir.

Dede Korkut’dan günümüze 12 hikaye ulaşmıştır. Bu hikayelerin içerisinde onun söylediği sözler, kopuz/saz eşiğinde okuduğu türküler-şiirler mevcuttur. Günümüzde türkü ve şiir olarak bilinen halk edebiyatının kafiyeli ve vezinli ürünleri Dede Korkut döneminde Soylama olarak bilinmektedir.

Soylamalar söylendiği zamandan çok daha sonra yazıya geçtiği için nesirleşmeye yüz tutmuş, dörtlükler halinde yazılmamıştır. Yer yer kafiyelerle örülmüştür. Hece olarak 7 ile 15 arası sayılarda mısralar oluşmuştur.

Milli şiirimiz Soylama ile başlayıp koşmaya, doğru gelindiğinde dörtlük halini alarak 7,8,11 hece ölçüsüne kavuşmuştur.

Günümüzde anlatılan hikayelerde ve ozanlar arasında yapılan atışma örneklerini Dede Korkut hikayelerinde de görmek mümkündür.

Dede Korkut’un söylediği sözlerden bazıları atasözü olmuş ve günümüze kadar ulaşmıştır. Soylamalarında akıcı bir dil, nakışlı bir anlatım bulunmaktadır.


Dede Korkut Soylamalarından Örnekler:

SOYLAMA (İç Oğuza Dış Oğuza Asi Olup Beyrek’in Öldüğü Boyu)

Hani öğdüğümüz bey erenler?
Dünya benim, diyenler?
Ecel aldı, yer gizledi,
Fani dünya kime kaldı?
Gelimli gidimli dünya
Sonucu ölümlü dünya.
Bu kara yer bizi de yiyecektir,
En nihayet uzun yaşın ucu ölüm,
Sonu ayrılık! (3)


SOYLAMA ( Kazılık Koca-oğlu Yeğenek Boyu)

Yücelerden yücesin,
Yüce Tanrı!
Kimse bilmez, nicesin?
Ulu Tanrı!
Sen anadan doğmadın,
Sen atadan olmadın,
Kimsenin rızkını yemedin,
Kimseye güç etmedin,
Her yerde teksin,
Allah yücelerden yücesin!
Adem Peygambere sen taç giydirdin,
Şeytana sen lanet kıldın,
Bir suçtan ötürü,
Kapından sürdün, çıkardın!
Nemrut göğe ok attı,
Karnı-yarık balığı karşı tutan ulu güçlü Tanrı sensin!

Ululuğuna sınır yok,
Senin boyun, bosun yok,
Gövden yok, atan yok,
Vurduğunu büyütmeyen Ulu Tanrı!
Ezdiğini belirtmeyen belli Tanrı!
Yücelttiğini göğe kaldıran görklü Tanrı!
Kızdığını yere çalan güç-yetmez Tanrı!
Birliğine sığındım Çalabım, güçlü Tanrı!
Yardım senden,
Kara-donlu kafire at teperim,
İşim sen onar! (4)


SOYLAMA (Dirse Han-oğlu Boğaç Han Boyu)

Beri gelsene, başım bahtı, evim tahtı!
Evden çıkıp yürüyende selvi boylum
Kurulu yaya benzer çatma kaşlım
İkiz badem sığmayan dar ağızlım
Güz elmasına benzer al yanaklım
Kadınım, direğim, döleğim! (5)


SOYLAMA (Salur Kazan’ın Evinin Yağmalandığı Boyu)

Çığnam çığnam kayalardan çıkan su!
Ağaç gemileri oynadan su!
Hasan’la Hüseyin’in hasreti su!
Bağ ve bostanın zineti su!
Ayşe ile Fatma’nın nikahı su!
Şahbaz atların içtiği su!
Kızıl develerin gelip geçtiği su!
Ordamın haberini bilirmisin, desene bana
Kara başım kurban olsun suyum sana! (6)


SOYLAMA (Salur Kazan’ın Evinin Yağmalandığı Boyu)

Ağaç ağaç dersem sana, arlanma ağaç!
Mekke ile Medine’nin kapısı ağaç!
Musa Kelimin asası ağaç;
Büyük büyük suların köprüsü ağaç;
Kara kara denizlerin gemisi ağaç;
Şah-ı merdan Ali’nin Düldülünün eyeri ağaç;
Zülfekârın kını ile kabzası ağaç;
Er olsun, avrat olsun, korkusu ağaç;
Başını alıp bakacak olsam, başsız ağaç;
Dibini alıp bakacak olsam, dipsiz ağaç;
Beni sana asarlar, taşıma ağaç!
Eğer taşıyacak olursan, gençliğim seni tutsun ağaç!
Bizim ilde olmalıydın, ağaç!
Kara hintli kullarıma buyuraydım,
Seni bölük bölük doğraya idiler, ağaç! (7)


KARŞILIKLI SOYLAMA (Kam Büre Bey-oğlu Bamsı Beyrek Boyu)

Aldı Beyrek:

Ne ağlarsın, ne buzlarsın, ağam diye,
Yandı bağrım, göynüdü içim!
Meğer senin ağan yok olmuştur,
Yüreğine kaynar yağlar dökülmüştür,
Kara bağrın senin sarsılmıştır,
Ağam deye ne ağlarsın, ne buzlarsın?
Yandı bağrım, göynüdü içim!
Bre kız!
Karşı yatan karadağı,
Sorar olsam yayla kimin?
Sovuk sovuk sularını,
Sorar olsam, içit kimin?
Katar katar develerini,
Sorar olsam, yüklet kimin?
Karalı-göklü otağı,
Sorar olsam, gölge kimin?
Ağız dilden, kız kişi haber bana,
Kara başım kurban olsun bugün sana!

Aldı Kız:

Çalma ozan, deme ozan,
Karalıca ben kızın, nesine gerek ozan?
Karşı yatan karlı dağı sorar olsan,
Ağam Beyrek’in yaylasıydı,
Ağam Beyrek gideli yayladığım yok!
Sovuk sovuk suları sorar olsan,
Ağam Beyrek’in içitiydi,
Ağam Beyrek gideli içtiğim yok!
Tavla tavla şahbaz atları sorar olsan,
Ağam Beyrek’in binitiydi,
Ağam Beyrek gideli bindiğim yok!
Katar katar develeri sorar olsan,
Ağam Beyrek’in yükletiydi,
Ağam Beyrek gideli yüklediğim yok!
Ağıllarda akça koyunu sorar olsan,
Ağam Beyrek’in şöleniydi,
Ağam Beyrek gideli şölenim yok!
Karalı-göklü otağı sorar olsan,
Ağam Beyrek’indir,
Ağam Beyrek gideli göçtüğüm yok! (8)


Dede Korkut Sözlerinden Örnekler:

1- Allah Allah denmeyince işler onmaz.
2- Kadir Tanrı vermeyince er bayımaz.
3- Ecel vade gelmeyince kimse ölmez.
4- Ölen adam dirilmez.
5- Çıhan can geri gelmez.
6- Bir yiğidin kara dağ yumrusunca malı olsa yığar, derer, talep eyler, nasibinden artuğun yiyebilmez.
7- Tekebürlük eyleyeni Tanrı sevmez.
8- Gönlün yüce tutan erde devlet olmaz.
9- Kül tepecük olmaz.
10- Kara eşek başına uyan ursan katır olmaz.
11- Er malına kıymayınca adı çıkmaz.
12- Kız anadan görmeyince öğüt almaz.
13- Konuğu gelmeyen kara evler yıkılsa yeğ.
14- Ata adını yürütmeyen hoyrad oğul ata belinden inince inmese yeğ.
15- At ayağı külük, ozan dili çevük olur; iyegülü ulalır, kaburgalı büyür.
16- Kolca kopuz getürüp elden ele, begden bege ozan gezer; er cömerdin ar nâkesin ozan bilür, ileyünde çalup ayıdan ozan olsun; azup gelen kazayı Tanrı savsun, Hanum hey, Begüm hey.. (9)

Dede Korkut Duası:

Yom vereyim hânım:
Yerli Karadağların yıkılmasın!
Gölgelice kaba ağacın kesilmesin!
Kan gibi akan görklü suyun kurumasın!
Kanatlarının ucu kırılmasın!
Kaadir seni namerde muhtaç etmesin!
Koşarken ak-boz atın sürçmesin!
Çaldığında kara polat öz kılıcın kedimlesin!
Dürtüşürken ala gönderin ufanmasın!
Aksakallı baban yeri cennet olsun!
Ak pürçekli anan yeri uçmak olsun!
Allahın verdiği umudun kırılmasın!
En sonunda arı imandan ayırmasın!
Ak alnında beş kelime dua kıldık kabul olsun!
Derlesin, toplasın, günahınızı,
Kaadir Tanrı adı-görklü Muhammeddin yüzü suyunu bağışlasın!
Bu duaya amin diyenler Tanrıyı görsün! (10)


Dede Korkut’un Ad Koyma Şölenindeki Sözleri:

Ünüm anla, sözüm dinle Bay Büre Bey,
Yüce Tanrı sana bir oğul vermiş, bağışlasın!
Ağır sancak götürdüğünde Müslümanlar arkası olsun!
Karşı yatan karlı dağlardan aşar olsa,
Ulu Tanrı senin oğluna aşıt versin!
Kanlı kanlı sulardan geçer olsa geçit versin!
Kalabalık kafire girdiğinde,
Ulu Tanrı senin oğluna fırsat versin!
Sen oğlunu Bamsam deye okşarsın,
Bunun adı Bozaygırlı Bamsı Beyrek olsun,
Adını ben verdim, yaşını Allah versin! (11)


Dede Korkut Hikayeleri’nden Özetler:

1- Dirse Han - oğlu Boğaç Han Boyu:

Toy edilirken Kara otağ’a oturtulan ve çocuğu olmayan Dirse Han’ın bir oğlu olur ve Bayındır Han’ın boğasını öldürdüğü için Dede Korkut tarafından “Boğaç Han” olarak adlandırılır, bey olur. Dirse Han’ın kırk yiğidi, oğlanı babasına kötüler. Babası avda oğlunu oklar. Annesinin sütü ve kır çiçeği oğlanın yarasına derman olur.Oğlan, kırk yiğit tarafından kaçırılan babasını kurtarır. Dirse Han oğluna taht verir.


2- Salur Kazan’ın Evinin Yağmalandığı Boyu:

Salur Kazan, oğlu Uruz Han’ın uyarısına rağmen, Oğuz beyleriyle ava çıktığı sırada, evine üç yüz yiğidi ve Uruz’u bırakmasına rağmen düşman gelir. Eşini, gelinini ve oğlunu esir alır. Gördüğü rüya üzerine avdan dönen Salur Kazan, düşman ellerine gider. On bin koyununu düşmana vermeyen çoban da (o istemese de) kendisiyle gelir. Oğuz beyleriyle birlikte düşmanı yener ve yurtlarına dönerler.

3- Kam Büre Bey-oğlu Bamsı Beyrek Boyu:

Bayındır Han’ın Oğuzları topladığı sohbete tüm beylerin oğullarıyla gelmesi üzerine, Büre Bey üzülür. Oğuz beyleri, Büre Bey için bir oğul, Bican Bey’e de doğacak oğlana vermesi için bir kız dilerler. Doğan oğlan büyüdükten sonra kendisine hediye getiren bezirgânları kafirlerden kurtarır ve “Bamsı Beyrek” adını alır. Banı Çiçek’le evleneceği gece kafirler düğünü basarak Bamsı’yı esir alır. Banı Çiçek’in abisi Deli Karçar’a Yalancı oğlu Yaltacık’ın kanlı bir gömlek getirip “Bamsı öldü.” demesiyle Banı Çiçek Yaltacık’a verilir. Düğün gecesi esir bulunduğu kaleden, tekürün kızının yardımıyla kaçan Bamsı, yaşadığını Bani Çiçek’e bildirir. Sonra düğün yapılır. (12)



Dede Korkut Sözlüğü:

Bayımaz :Zenginleşmez.
Çalap :Tanrı, Allah.
Çatma-Kaşlım :Kaşlarının arası boya ile çatılmış olan.
Çevük :Çevik
Çığnam çığnam :Çağıl çağıl.
Devlet :Baht, mutluluk, zenginlik, talih.
Dölek :Ağırbaşlı, sakin, terbiyeli kimse, çok döl veren, çok doğuran.
Göçtüğüm :Varıp geldiğim, gidip geldiğim.
Görklü :Güzel, gösterişli
Göynüdü :Yandı, kavruldu
Hoyrad :İtaatsiz.
Kara Polat :Kara çelikten, halis çelikten
Kolca kopuz :Kul uzunluğunda saz.
Külük :Çabuk
Musa Kelimin :Tur dağında Tanrı ile konuşan Musa peygamberin.
Onmaz :Felah bulmaz, refah olmaz, yolunda yürümez.
Orda :Hanın karargahı, Bey çadırlarının bulunduğu yer, oba.
Ozan :Eski Oğuzlarda Oğuz destanlarını okuyan saz şairi.
Soylama :Türkü veya şiir söylemek.
Tekebbürlük :Böbürlenme.
Uyan ursan :Gem vursan.
Yom :Mutluluk, saadet, uğur.
Yumru :Set, tümsek, toparlak.

12 Aralık 2014 Cuma

Çocuk Şiirleri

Ben Sağlıklı Bir Çocuğum
1
Ben sağlıklı bir çocuğum 
Sütümü içerim
Sağlığıma dikkat ederim
Terli iken su içmem beklerim
Büyüklerimin sözünü ben dinlerim
                                                              
Ben sağlıklı bir çocuğum
İtiraz etmem her yemeği yerim
Uyku vaktim gelince hemen uyurum
Büyüklerimin sözünü ben dinlerim

Ben sağlıklı bir çocuğum
Yemeklerden önce ve sonra ellerimi yıkarım
Oyun vaktinde oyunumu oynarım
Büyüklerimin sözünü ben dinlerim

Ben sağlıklı bir çocuğum
Dışarıda satılan gıdaları yiyemem
Hasta olarak dersimden geri kalamam
Büyüklerimin sözünü ben dinlerim

Ben sağlıklı bir çocuğum
Tırnaklarımı keserim
Ellerimi bol bol sabunla yıkarım
Büyüklerimin sözünü ben dinlerim

Ben sağlıklı bir çocuğum
Bol bol balık ve sebze yerim
Sağlıklı yaşar büyür gülerim
Büyüklerimin sözünü ben dinlerim
Mehmet Aluç

 Ağaçları koruyalım

 2
 Ağaçları sevelim beraber
Ağaçlı alan oyun parkımızdır
İnsan ağaca zarar verir mi?
Ağaçlarda insan gibi canlıdır
Ağaçları sevelim koruyalım

Ağaç yetişir oksijen üretir
Serinlik verir bizlere
Erozyonu depremi engeller
Bize hayat sunar ağaçlar
Ağaçları sevelim koruyalım

Ağaç yetişir meyve verir
Meyvesini yiyerek büyürüz
Ağaçları sevelim koruyalım
Ağaçların yanında büyüyen hasta olmaz
Haydi, el ele verelim koruyalım ağaçları
Mehmet Aluç


Matematiği çok severim


3
Ben matematiği çok severim
Problem çözmeyi öğrenirim
Öğretmenimin sözünü derste dinlerim
Bol bol düşündürür matematiği severim
Büyünce icatlar yapacağım gezeceğim

Bilmediğimi öğretmenime sorar öğrenirim
Öğretmenim matematik derslerin temeli der
Ben öğretmenimi de matematiği çok severim
Bol bol düşünürüm matematiği severim
Matematik doğru düşünmeyi güven duygusu öğretir

Öğretmenim anladığımız zaman hemen bilir
Anlamayınca öğretmenim pek çok üzülür
Bilmediğimi öğretmenime sorar öğrenimi sevinir
Matematik düşünme gücümü yükseltir
Matematik bana yetenek verir öğretmenim öğünür

Matematik ile ben büyüyeceğim
Tüm soruları sorunları çözeceğim
Zekâmı büyüteceğim ben öğretmenim
Vatanıma hizmet edeceğim
Unutkanlığı ülkemde matematik ile yeneceğim
Mehmet Aluç


Öğretmenler Günün Kutlu Olsun Öğretmenim
 
4
Öğretmenim öğretirsin bize bilgili yaşamayı
Derslerimize çalışarak çalışkan öğrenci olmayı
Gece gündüz usanmazsın bizi seversin
Öğretmenler günün kutlu olsun canım öğretmenim

Çok teşekkür ederiz hakkını ödeyemeyiz
 Sen bize çalışarak hakkımı verin dersiniz
Çalışarak senin gibi gülen öğretmen olacağım
Öğretmenler günün kutlu olsun canım öğretmenim

Kitap gibi bilgileri usanmadan verirsin
Biz ağlayınca ağlarsın biz gülünce gülersin
Aynı annem gibi başımı okşayarak seversin
Öğretmenler günün kutlu olsun canım öğretmenim
Mehmet Aluç
 Not:Resimler alıntıdır.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç