Bu Blogda Ara

Nurdan Ahmed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nurdan Ahmed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2016 Pazar

Adı Güzel Kendi Güzel Nurdan Muhammed



 

Âlemlere Rahmet Nurdan Nebi sen âlemlere Rahmet için geldin
Gelişinle bizlere nurdan İslam dinini getirdin
İnsan denilen bizler nefretle yok ediyorken âlemi
Sen geldin gönüllere merhametinle adaleti getirdin
İnsanlık kendi cenaze namazını kılmaya hazırlanırken sen geldin
Âlem nura gark oldu
Sizi ölüm paklamaz dercesine
Sizi Nur Kuran iman ve sünnetim paklar dercesine geldin
Seni gönderen Âlemlerin Rabbine binlerce kez şükürler ettik
Yüce Rahmanı Rab seni Nebi bildik gülümsedin gülümsedin
Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İnsanları birbirine kardeş ettin güldürdün
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed

İnsanlık sokağı ile yarının kaybetmişti daha dün gibi sen bildin
Zalimleri zalimlikleri ile yerlere serdin
Susmayarak kan kusanları susturdun cehennemin dibine gönderdin
Zaten onların yeri cehennemdi ve hazırdı
İmansızların çoğunu Rahmetten gülüşünle iman yoluna getirdin
Tüm kâinat sensiz adressiz tarifsiz çaresiz kalmıştı güldün
Tüm nefret ile kini bir kalemde bitirdin
Gülüşünle cennet güllerini dünya âleminde açtırdın
Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İnsanları birbirine kardeş ettin güldürdün
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed

Yıkılmaz sanılan nice dağları bir bir devirdin
Gözlerde korku vardı oda zalime aitti sen geldin gülümsedin ve sildin
Seni öldürmeye gelen Hattabı İslam ile şereflendirmesini isteyerek gülümsedin
Bedendeki zulmün izlerini gördün tüm Müslümanlar kardeştir dedin birleştirdin
Merhametinle cümle müminleri cennet kapısında buluşturdun
Yetim ile mazlumları kucakladın sevindirdin
Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İnsanları birbirine kardeş ettin güldürdün
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed

Dudaklar arasında imdat sözleri çıkmaz iken
Sen imdatlara gülümseyerek yetiştin
İsminle seni susturmak istediler sen Rahman ileydin bunu hiç bilmediler
Görmediler
Sezemediler
Akıl edemediler
İzandan yoksunlardı
Gömdün zalimin son sözünü boğazına dilinden çıkmadan
Zalim tattırdığı acı kadar acılara gömüldü bir andan hatta anlayamadan
Etrafına bile bakamadan
Yandaşlarını yanına bile çağıramadan yok oldular bittiler
Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İnsanları birbirine kardeş ettin güldürdün
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed


Gözlere acıyı ve gözyaşını layık görenlere
Açlık nedir bilmeyenlere sefa sürenlere
Her cümlenin hecenin sonuna hayal kırıklığını ekleyenleri
Sildin merhametim gülümsemesi ile
Acıya gözyaşına son verdirdin ya Nurdan Nebi
Gönüllere nefreti yamayanların kirli yamalarını söktün acıtmadan
Güller ektin cennet kapısını açarak cennetin serin rüzgârını estirtin
Kime ne eksikse verdirdin
Kimde ne fazla ise ihtiyacı olana verin dedin
Candan verdiler
Gönülden verdiler
Gülüşüne canlar fedaydı ya nurdan Nebi
Bir nurdan bakışına âlemler feda idi ya nurdan Nebi
Bir kokuna dünya ile ömürler verilmeye layıktı ya nurdan Nebi
Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İnsanları birbirine kardeş ettin güldürdün
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed

Sen gittin ya nebi
Yine eksik kaldık
Yine sensiz kaldık
Gülüşüne hasret kaldık
Kokuna hasret kaldık
Ama hep seninle kaldık
Seninle kalanlar yanılmaz diye söylemiştin
Nur Kur’an’la olanlar yıkılmaz demiştin
Şimdi zalimlerin her bir nefesine adımına besmele çekerek
İsmini zikir ederek
En başka yüce Allah ile olarak seninle nur Kur’an sünnetinle olarak
Yüzlerine zalimliğini haykırıyoruz
Sesimiz gür çıkmasa da
Zalimler susun dediği yerde
Biz yeniden Yüce Rahmanın ismi
Senin ismin salavatın
Nur Kur’an ve sünnetinle yeniden başlıyoruz
Zalimliklerini yeniden yüzlerine bir tokat gibi haykırırcasına
Zalimliklerini haykırıyoruz
Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İnsanları birbirine kardeş ettin güldürdün
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed


Ya nurdan Nebi
Gittiğin günden beri
Hala salamızı okumanın peşindeler
Onlar hala bilmezler
Biz Müslümanlar müminler
Vatan bayrak haksızlık için
Şehadeti doğarken kabul ettiğimizi
Sizler kardeşsiniz dediğin o günden beri
Kardeşliğimizi yıkmamak için
Bu canımız feda etmeye hazır olduğumuz bilmiyorlar
Bizler şehadete koştukça seninle oluyoruz
Yüceler yüce Rahmanın Lütfü ile sana koşuyoruz
Bir ölürken bin diriliyoruz bilmiyorlar
Bilmesinler
Anlamasınlar
Nur Kur’an
Ölüm onlara her şeyi anlatır ya anlamak istediklerinde
Ya da anlamak istemediklerinde
Ölümle anlarlar
Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İnsanları birbirine kardeş ettin güldürdün
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed

Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İki cümle söyledin o iki cümle yıktı tüm zalimleri
Dünya var oldukça da yıkamaya devam edecek
“Müslümanlar kardeştir” dedin
İşte o gün orada olanları ve daha sonra dünyada olacak zalimleri
O günden sonra yıkılmaya mahkûm ettin
Adı güzel kendi güzel Nurdan Muhammed
İnsanları birbirine kardeş ettin güldürdün
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

16 Kasım 2015 Pazartesi

Sensin Alemlere Rahmet (S.A.V.).


Alemlere Rahmet peygamberim sen aleme geleli
Zalim senden önce gönülleri yıkıp alemde güleli
Seni seven gönül veren peşinden gelen kavuşur nura
Gelişin ile zalimin devranı cehennemin dibine çakılalı
Şansı bahtı gülmeyen şansızlığını toprağa gömdü sen güleli

Senin nurun peşinden giden kulun ayağı taşa mı değer
Taşa değse ayağı gülümser alır yerde insanlık buymuş meğer
Gönüller peşinde uçar güvercin gibi  çıkar sema ya nuruna değer
Sen alemlere Rahmetsin gülüşünle cümle dertler biter
Şansı bahtı gülmeyen şansızlığını toprağa gömdü sen güleli

Mahzundu Kâbe kâinat gönüller gelişinle gülümsedi
Tavaf eylendi Kâbe ile gönüller nur nur iman bilindi
Secdeye vardı başlar insanlık İslam ufukta hissedildi
Yüce Rahman senin nurun hürmetine alemi yarattı bilindi
Şansı bahtı gülmeyen şansızlığını toprağa gömdü sen güleli

Cümle kullar gönlüne hayran senin etrafında pervane
Sende nuru imanı görmeyen körler hep der divane
Bilen gören imanı tadan bilir gönlün nurdan huzur hane
Mert dürüst olmayan yıkmaya çalıştı kendisi yıkıldı pare pare
Şansı bahtı gülmeyen şansızlığını toprağa gömdü sen güleli

Kalu beladan beri yerimiz senin gönlün nurdan izindi
Oturmak nasip olmadı ise dizin dibinde nurun bıraktın bizimdi
Seninle bir dakika nefes almak bin yıllık ömre değerdi
Sensin Alemlere Rahmet Nurdan Muhammed Nurdan Ahmed
Şansı bahtı gülmeyen şansızlığını toprağa gömdü sen güleli

Seni sevmeyen bahtsız ne şanssız o gerçeği bilmeyen cahil
Seni gören nur yüzüne hayran bir gülüşünle olur hemen ehil
Senin gönlüne gülüşüne eren en zengin dünya malı olan değil
Senin gülüşün define bulana ne mutlu gönlün sonsuz bir sahil
Şansı bahtı gülmeyen şansızlığını toprağa gömdü sen güleli

O nur yüzün gören ashap ne mutlu nurdan gülüşünü gören
Sendin İslam'ı nur Kur'an'ı nakış nakış gönüllere ören
Kul Mehmet derki nurunla döner alem bu evren
Öksüz kaldın gelişinle sensiz öksüzleri sevindiren
Şansı bahtı gülmeyen şansızlığını toprağa gömdü sen güleli

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

10 Kasım 2015 Salı

Nur Muhammed Nurdan Ahmed (S.A.V.)


Kibrin nefis kokan nefesi
Gönülleri esir eden kafesi
İnsanlığı bitiren zulmün sesi
Gelişinle yıkıldı
Gül kokan Nebi
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed
Sarsıldı ilk önce
Zulmün sesi
Ta kisra da duyuldu sesi
Zemin kaydı ayaklarında
Kesildi cümle neşesi
Ebu cehil ile tayfası
Ah doğurmayaydı anası
Sana ne kadar çile çektirdi
Ah o kahrolası
İlk gülüşün gelişinle
Nur gibi doğdu âleme
Yetim doğan
Muhammedül emin
Âlemlerin güneşi
Kan kokan cahilliye devrini yıkan
Gönüllerin iman güneşi
Sensin ya Nebi
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Allahın adıyla ismini andık
Nura gark olduk sana inandık
Sana ümmet olmak
Nasip olmaz her kula
Aşk ile lisan ile
Allah dedik
Muhammed dedik
Döküldü cümle günahlar
 Bir bir güldük sevindik
Kerim olan Rabbimiz
Acıdı cümle kula
Gönderdi seni
Rahmet diye âleme
Seninle güldü hayat
Seninle kırıldı
Kölelik zinciri
Yok, oldu zulüm
Yıkıldı putlar
İnanmayanlar etti hayret
Nasıl olur bir yetim
Olur Peygamber
Yüce Rahman
Âdem peygamberin alnına
Koydu nurunu
Ona bu habibimin nuru dedi
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed


Gelişine nuruna merhaba
Gelişinle nur doldu sabaha
Nurlar doldu karanlık akşama
Seninle nura gark oldu beşer
Zalimler kalesi yıkıldı birer birer
Daha görecek onlar neler neler
Yaşayacaklar kahır dolu geceler
Zulüm bitti güldü cümle âlem
Dünyaya gülüşüne verdin selam
Sustu diller sendin söyleyen kelam
Nur Kur'an tamlandı
Nurla sundu bize bin bir âlem
Bakışınla gülümsedi nurdan âlem
Cümle kâinat sana verdi selam
Sana iman etmeyen
İman sırrına eremez
Helal kazanmaz
Helal yemez
Sen gelmeseydin
Ne olurdu halimiz
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Aman isteyen verdin aman
Cümle gönüllere oldun can
Kelamına cümle kâinat verdi selam
Kelamına doydu insanlık aldı derman
Yüce Rabbim Rahim
Her şeye Kerim
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Seni yolunda nurlar bulam
arayam yolunda tozun olam
Yolun bulamazsam ben solam
Allah'a kul Sana ümmet olam
Nurunla dolam
Kur'an izinde sana varam
Gülüşünle nurunla gönlümü saram
Sensiz bu hayatı yaşamak haram
Arayıp da gül nur yoluna varam
Yolunda yürümekle yaşanır bayram
Sen gelmeseydin
Ne olurdu halimiz
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Gelişin gönüllere deva
Nurun âleme reva
İmanla bulduk sefa
Cümle âlem beklerdi
Nurdan öz zatını
Dillerde adın gül gibi koktu
Cümle âlem söyledi nura boyandı
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Sen geldi bitti zulüm zahmet
Oluk oluk yağdı Rahmet
Sendin âlemler Rahmet
Nurdan Ahmed
Zalim yaşadı hezimet
Gelişinde vardı zaten hikmet
Kur'ana doğru oldu istikamet
Gönlün okyanustu 
Tükenmezdi merhamet
Sendin âlemler Rahmet
Nurdan Ahmed
Nurdan Muhammed

Bitti gelişinle husumet
Herkes oldu kardeş
İmanla doğdu güneş
Allaha ait dedin ahkâm
Ashabın oldu amil
Köleler eyledin azat oldular kâmil
Muhtaçlar yaptın atiyye
Senden kaçanlara gülümsedin
Verdin hediye
Dedin kaçma geriye
İmanla koş ileriye
Yaşandı asrısaadet
İnsanlık oldu bahtiyar
Gönüllere geldi basiret
Sözlere geldi belagat
Seninle kuruldu cemaat
Sendin edep
Ümmi olsan da
Sendin edip
Seninle okundu ezan
İslam'ın çağrısı oldu o an
Fehm'le doldu âlem
Nurdan Ahmed
Rabbim şefaatine
Ulaşanlardan eylesin
Cümle müminleri
Mehmet Aluç-Kul Mehmet


Atiyye: İhsan, lütuf, muhtaç olanlara yapılan bağış
Kim dilencilik kapısını açarsa, Allahu Teâlâ dünyada ve ahrette ona fakirlik kapısını açar. Kim Allahu teâlânın rızâsını kastederek atiyye kapısını açarsa, Cenabı-ı Hak ona hem dünya, hem ahret seâdeti ihsan eder. (Hadis-i şerif-Sünen-i Ebu Dâvûd) 
Peygamberler, ümmetleri için Allahu teâlânın atiyyesidir. Fakat Resul-i Ekrem efendimiz hediyedir. Hediyye ile atiyye arasında fark vardır. Atiyye muhtaçlara, hediyye ise sevilenlere verilir.  (Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî)

Belagat:  Sözün düzgün, kusursuz ve yerinde söylenmesi. 
Fehm: Anlayış; iyiyi kötüden ayıran anlama kuvveti.

Amil: İş yapan

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç