Bu Blogda Ara

damla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
damla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2017 Salı

Bir Daha Tövbeler Tövbesi

tövbe ile ilgili görsel sonucu

Unutmak çok kolay senin için
Bir günde unuttun sen beni
Benim oysa yanar içim bilmem niçin
Sen terk ettin gittin beni bir hiç için

Beni bir daha aramazsın bilirim
Sensiz ne yaparım ben ne ederim
Artık başka birinin nasıl severim
Sen terk ettin gittin beni bir hiç için

Her gün kulaklarını çınlatırım
Bu hasret ile ben gece gündüz yanarım
Yıkıldı önümde güvendiğim dağlarım
Sen terk ettin gittin beni bir hiç için

Giderken ardından baktım kaldım
Sen dönüp bakmadın ben şaşırdım
Severken seni ben nasıl bilmem yanıldım
Sen terk ettin gittin beni bir hiç için

Giderken geride gözyaşlarım bana kaldı
Hasretin beni deliler gibi şimdiden sardı
Adımların bensiz bilmem nasıl adımını attı
Sen terk ettin gittin beni bir hiç için

Gönlümden gözlerimden iki damla oldun aktın
Giderken hasreti alarak sen koluna taktın
Sen beni değil bir başkasını nasıl sen sardın
Sen terk ettin gittin beni bir hiç için

Ahım senin peşini hiç bırakmayacak
Mutluluk kapını bensiz hiç çalmayacak
Bu yaptıkların senin yanına hiç kalmayacak
Sen terk ettin gittin beni bir hiç için

Kul Mehmet’im tövbeler olsun adını anarsam
Seni içine katarak ben hayaller kurarsam
Bir daha tövbeler tövbesi gönül kapımı açarsam
Sen terk ettin gittin beni bir hiç için

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

31 Mart 2016 Perşembe

Ey Gönül



Akmazsa bir damla göz yaşım
Senden şüphelenirim gönül
Rahat olursa her an başım
Derdimle ilgilenmez sayarım seni ey gönül

Bir gün hıçkırık çıkmazsa
İnsanlar yüzüme bakmazsa
Aşk gönlüme seller gibi akmazsa
Benimle ilgilenmez sayarım seni ey gönül

Girmez isen düşüncelerimin içine
İzin verirsen başka illere göçe
İnanmazsa hiç kimse sözüme
Derdimle ilgilenmez sayarım seni ey gönül

Dilime vurur isen kelepçe
İçinde gezen olmaz ise kraliçe
Yaşatırsan bana hayatı artistçe
Beni yakarsın sayarım seni ey gönül

Neden içinde olmaz güllerden açan bir bahçe
Gönüllere aşk ile yazmazsın dilekçe
Bana hayatı yaşatma sakın çirkefçe
Seninle yaşanmaz sayarım seni ey gönül

Madem sevmezsin vaz geçersin
Neden düşürüşün beni peşine üzersin
Hiç gitmez mi sevgisiz yaşamak gücüne
Seninle yola çıkılmaz sayarım seni ey gönül

Az biraz huzurum için ne olurda yalvarsan
Her sevdiğimi gönlünü almadan neden yakarsın
Ben sana yaklaş dediğimde neden kaçarsın
Seninle insan olunmaz sayarım seni ey gönül

Bir insan senden nasıl bıkar
Seni bırakıp ta dağlara nasıl çıkar
Sende hiç his kalmamış insan seninle nasıl yatar
Seninle aşk yaşanmaz sayarım seni ey gönül

Sanma sana olurum mahkûm
Benim yerime veremezsin sen hüküm
Ben sevdiğime derim iki gözüm
Seninle çözüme ulaşılmaz sayarım seni ey gönül

Hani senin gülümseyen gözlerin nerede
Parça parça olmuşsun her bir parçan ayrı yerde
Neden düşürüşün beni çaresiz her derde
Seninle dermana ulaşılmaz sayarım seni ey gönül

Neden pencerene çekersin kara perde
Az gülümse mutluluk olsun gülüşlerde
Ara huzuru sen aşk denilen denizlerde
Seninle aşk çekilmez sayarım seni ey gönül

Kul Mehmet’im bu şekilde hissiz yaşayamayız bence
Sende sessiz kalma bir şeyler söyle sence
Az gülümse hayat gelecek sana sen gülünce
Seninle hayat yaşanmaz sayarım seni ey gönül
Mehmet Aluç-Kul Mehmet










13 Kasım 2015 Cuma

Bir Asi Delikanlı...



gönül içine sığamadı bir sevgi
aradı tüm limanları sığınmak için
gökyüzü karanlık gönüller simsiyah
korktu sığındı bir karanlığa oldu kapkara
yoldan geçerken bir asi delikanlı
takıldı ayağı yerdeki taşa uzandı yere
karanlıkta saklı duran kapkaranlık sevgi
simsiyah haliyle girdi gönlüne yanlışlıkla
ne kadar uğraşsa da bembeyaz olamadı
girdiği o kapkara gönüldende çıkamadı
gülümsemek isterken gülümseyemedi
dalganın sert kayaya vuruşu gibi
dalganın o sessiz çığlığı gibi serseri oldu
yanlış gönle girmişti sanki elden ne gelir ki
gülümsemeye zorlanırken sıktı kendini
kıpkırmızı oldu sarardı soldu
en sonunda nefessiz kaldı sanki can verdi
asi delikanlı günlerdir huzursuzdu bir garipti
aradı sebebini bulamadı suratını ekşitti
şimdi asiliği ile özgür kaldı sandı
iki karanlık bir gönülde olmazdı sevgi anlamıştı
emanet bir yerde durmak zordu
bakışı umudu söndü şimdi olan oldu
son nefeste gülümsemeden öldü sanki bu sevgi
asi olan sanki alışmıştı az buçuk sevgi gölgesine
şimdi yoktu gönlünde neden bilmez huzursuzdu
giderken sevgiden kalan bir damla gözyaşı
yüreğinin köşesine sımsıcak damlamıştı
yok, ediyordu sevgisizliği parça parça
bir parça huzur duydu derinden bir oh çekti
bu ne güzellik Allah'ım dedi yaşadığım neydi
meğer ben ne asi bir kulmuşum
 yaşadığım tam trajedi imiş
huzur var iken huzursuz yaşamışım
anladı döndü gönlüne attı içinde sevgisizliği eskisini
dönek sevgisizlik yuvarlandı düştü karanlık dehlize
nezaket tebessümsüzlük başına dert almış yalnız kalmıştı
bağırsa da sesi duyan olmazdı 
karanlık dehlize döküldü bir ton moloz altında kaldı
asi delikanlı son bir hamle ile döndü
son bir hamle ile sevgiye yaptı suni teneffüs
ani bir sıçramayla şevk ile kalktı musallada sevgi
sihirli sevgi şarkısı hala kalbinde atıyordu
gülüyordu kahkahasız neşeyle gülücükle
alnında damla damla gülüşü akıyordu
yıkandı bu gülüşle asinin gönlü gülümsüyordu
musallada kucağına aldı asi olmayan artık o delikanlı
hayatın sonsuz ufuklarına yürüdüler iç içe gülümsemeyle
gezdiler tüm sokakları o gülümsemeyle
dağıttılar bolca sevgi gülücük
aldılar onlarda bolca öpücük
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Gel Ey Yar Bana Eş Dost Kardeş Olmayı Anlat



Gel ey sevgili bana yar olmayı anlat
Yar olup koynunda yatmayı anlat
Yar ol bana ömrümü aydınlat
Yağmurun ilk damlası gibi gönlüme yağ
Bereket Rahmet ol yar, at gönlünden gönlüme halat

Besmele ile başlamayı anlat

Nur Kur’an ile Nur sünnet ile yaşamayı anlat
Ayaklarımı din üzerine aşk ile sabitlemeyi anlat
Yağmurun ilk damlası gibi gönlüme yağ
Bereket Rahmet ol yar, at gönlünden gönlüme halat

Besmelenin bereketini gönlüme yazmak için
Verilen nimetlere şükür etmek için
Ağlayanların gözlerindeki yaşları silmek için
Gel bana vicdanı anlat yar
Yağmurun ilk damlası gibi gönlüme yağ
Bereket Rahmet ol yar, at gönlünden gönlüme halat


Gel ey yar bana eş olmayı dost olmayı kardeş olmayı anlat
Omuz omuza dertler anında omuz vermeyi anlat
İlk akan kanın feryadın âlemi saran sancısını anlat
Bana karanlık bakışları nurdan bakışları anlat
Yağmurun ilk damlası gibi gönlüme yağ
Yol ol bana yollu anlat, yol olmayı anlat.
Bereket Rahmet ol yar at gönlünden gönlüme halat
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)




30 Mayıs 2015 Cumartesi

Yar olmaz mısın?



Yaram kanar sızlar akar derinden
Yar şifa için elin sürmez misin?
Gözümde akar kanlı gözyaşlarım
Mendil alıp gözyaşım silmez misin?

Gönlümde çağlayan güzel aşk için
Gönlümü merhametle sarmaz mısın?
Bir tatlı gülüşe aşkım değmez mi?
Sımsıcak kollarınla sarmaz mısın?

Ben yüzümü döndüm o yüce hakka
Sen gülen yüzünle dönmezsin bana
Sana bakıyorum ben yana yana
Yangına bir damla su olmaz mısın?

Kul Mehmet’im der gönlüm sana sattım
Taşlarda senin dizin diye yattım
Sev diye gece gündüz dua ettim
Seven gönlüme sen yar olmaz mısın?
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

5 Nisan 2015 Pazar

Muamma


Yaşamak mı güç oldu
Yaşamamak mı kolay oldu
Muamma
Dünyamı vefasız oldu
İnsanlar mı vefasız oldu
Muamma
Çöz çözebilirsen
Elimde yüreğim
Gözlerimde bir damla yaş
Söylerim kendime söylerim
Duyan yok
Söyle kendi kendine
Duvarlar dinlesin
Kanasın yaram
Merhemi ararım
Diken bulurum
Kanar yaram
Soytarılar dönsün
Çatlayana kadar yesin
Doldursunlar kasalarını
Nasılsa ecel ellerinde alacak
Hüsran ile baş başa kalacaklar
Kanasın yaram
Yüreğim dertlerle haşır haşır neşir olsun
Üç kuruşu mu?
İhtiyacı olanla bölüşeyim
Kuru ekmek soğan yiyeyim
Yaram kanasın
Saracak olan Rahman var iken
Kanayan yaramın kanı durur
İnsanların hayatıyla oynamadım
Gülümsemeleri çalmadım
Yarınların kalbine paslı hançerler saplamadım
Kanasın yaram
Rahman dindirir yaramı

Mehmet Aluç

3 Nisan 2015 Cuma

Hasretin

              


Şarapnel parçası sözlerin yüreğim parçalar
Hasret dolu yarınlar hatırlarım gözlerimde damlar
Hatıralara dalarım sensizlik bağrım dağlar
Gözlerin yağmurla damla damla başıma yağdı

Yüzümü çevirdim bir daha dönemem sana
Kader yaşamak için sabırla düştü bu cana
Aşkı yaşamak isterdim seninle ben kana kana
Gözlerin yağmurla damla damla başıma yağdı

Kul Mehmet’im isyan yoktur bu sözümde
Dünya sevgisi artık yoktur benim gözümde
Bu ayrılığa söyle var mı vuslat çözümde
Gözlerin yağmurla damla damla başıma yağdı

Mehmet Aluç

20 Mart 2015 Cuma

Sabahım Olmadı

yalnızlık



Gönlümün bağrında damla damla
Kapkara yalnızlık damlıyordu sensiz
Hayallerimin ucuna takılmış bir ip gibi
Geleceğim bir anda koptu
Uçtum uçurumlara sensiz
Sensizlik sessizlik ve ölüm
Yürüdü peşim sıra
Çığlıklarımın külünde seni ararken
Ben kayboluyordum labirent çıkmaz sokaklarda
Asarken düşlerimi gecenin yıldızına
Dudağımın kenarında çıkan bir yara gibi seni aradım
Köpek sesleri seni ararken çıkan feryadıma karıştı
Hissizliğin üşümelerime karıştı kayboldum
Kesik kesik seni öksürdüm gecelere
Doğmadı seninle güneşim
Ben hala şaşkın sensiz seni arıyorum gecelerde
Sabahım olmadı seni sabah güneşinde aramak için
Sensizlik emer kanımı
Adım atacak derman bırakmaz dizlerimde
Ayaklarım kayarken gecenin karanlığında
Ben hala seninle doğacak seni güneşimi arıyorum
Gecenin karanlığında
Belki de ruhumun saati sen gidince durdu
Perdelerim belki ondan kapalıdır
Sigaramı amansız sensizlikle yakıyorum
Bir nefeste seni çekiyorum içime
Yakıyorsun içimi
Bir öksürükle yüreğime saplanıyor sensizlik
Ben hala şaşkın sensiz seni arıyorum gecelerde
Sabahım olmadı seni sabah güneşinde aramak için

Mehmet Aluç

13 Mart 2015 Cuma

Bir Not İle Kepenek Astık Ağaca



Yolum düştü bir gün o yaylaya
Sessiz huzur dolu bir gündü
Kuşlar kuzular yaylada koşarken
Gördüm onu uzakta koyunların başında
Başı önde hüzün dolu gözlerle bakıyordu toprağa
Yaklaştım ürkek adımlarla selam verdim yaklaştım
Bir an duymadı dokundum omuzuna
İrkildi bir an başka bir elin dokunmasını bekler gibiydi
Üzüntü ile başın önüne eğdi
Gözlerinde iki damla yaş döküldü yaktı kuru otları bir anda
Yorgundu sordum ismini yaşardı
İsmi gibi yaşamıyordu, sanki yitirmişti hayallerini sevgilisini
Anlat dedim dinlerim dedim derdini
Sevdim çok sevdim gönülden dedi
Çobanım vermediler dedi öldürdüler yaşarken beni
Peki dedim sevgilin ne yaptı dedim
Şimdi oda benim gibi gözü yaşlı dedi
Bak dedi o insanların kalbi şu dağlardan daha sert ve kaba
Üzüldüm sarıldım ona
Uzaklarda salınarak gelen birisi vardı
Bir anda gülümsedi kanatlandı
Gelen sevgilisi nazlı imiş
Kavuştular sarıldılar bir birlerine
Bir daha kopmamacasına ömürlerine
Ben geldim kaçır beni gidelim dedi
Artık yaşayamam ölürüm sensiz
Kalmamıştı dayanacak gücü kalmıştı fersiz
Gönlündeki sevgiyi yaşarın gönlüne nakış nakış ördü
Bu sevgiyi yaşadığı köydeki herkesten başka dağlar kuşlar gördü
Döndü bana bizi geldiğin şehre götürür müsün dedi
Baktım gözlerine gülümsedim başım üstüne
Yazdı birkaç satır not astı elbisesi kepenek ile ağacın dalına
Yolda son sürat giderken arkalarına bakmadılar
El ele gülümsüyorlardı
Şimdi çalışıyoruz beraber
İki çocukları oldu
Biri kız biri erkek
Gülen gözleri ile
Ayaklarımız altında gülümseyerek dolaşıyorlar şimdi
Ben o gün o yaylaya gitmeden önce sanki yoktum
Şimdi ise gülümseyen çokum
Hiçliklerim
Sessizliğim
Yokluğum
Boşluğum
Yok, oldu bir anda silindi
Dediler sen ne yaptın
Başına bela aldın duymadım
Karanlık olacaksa gecem gündüzüm
Zaman duracaksa dursun anım
İki gönül gülsün bana yeter dedim
Onların mutluğu bana yeter bana dedim gülümsedim
Şimdi hep birlikte gülümsüyoruz
O an o gün rüzgâr kulağıma bir şey fısıldamıştı
Al götür bunları bu sağır dilsizlerin arasında
Bu aşka yazık olmasın
Yıkılmadım o anda
Yıkıntılar altında kalmalarına müsaade etmedim
Onları sevgisizlik darağacına asmaktan ziyade
Bir not ile kepenek astık ağaca
Şimdi halimiz fevkalade

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç