Bu Blogda Ara

Hıçkırık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hıçkırık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2016 Perşembe

Ey Gönül



Akmazsa bir damla göz yaşım
Senden şüphelenirim gönül
Rahat olursa her an başım
Derdimle ilgilenmez sayarım seni ey gönül

Bir gün hıçkırık çıkmazsa
İnsanlar yüzüme bakmazsa
Aşk gönlüme seller gibi akmazsa
Benimle ilgilenmez sayarım seni ey gönül

Girmez isen düşüncelerimin içine
İzin verirsen başka illere göçe
İnanmazsa hiç kimse sözüme
Derdimle ilgilenmez sayarım seni ey gönül

Dilime vurur isen kelepçe
İçinde gezen olmaz ise kraliçe
Yaşatırsan bana hayatı artistçe
Beni yakarsın sayarım seni ey gönül

Neden içinde olmaz güllerden açan bir bahçe
Gönüllere aşk ile yazmazsın dilekçe
Bana hayatı yaşatma sakın çirkefçe
Seninle yaşanmaz sayarım seni ey gönül

Madem sevmezsin vaz geçersin
Neden düşürüşün beni peşine üzersin
Hiç gitmez mi sevgisiz yaşamak gücüne
Seninle yola çıkılmaz sayarım seni ey gönül

Az biraz huzurum için ne olurda yalvarsan
Her sevdiğimi gönlünü almadan neden yakarsın
Ben sana yaklaş dediğimde neden kaçarsın
Seninle insan olunmaz sayarım seni ey gönül

Bir insan senden nasıl bıkar
Seni bırakıp ta dağlara nasıl çıkar
Sende hiç his kalmamış insan seninle nasıl yatar
Seninle aşk yaşanmaz sayarım seni ey gönül

Sanma sana olurum mahkûm
Benim yerime veremezsin sen hüküm
Ben sevdiğime derim iki gözüm
Seninle çözüme ulaşılmaz sayarım seni ey gönül

Hani senin gülümseyen gözlerin nerede
Parça parça olmuşsun her bir parçan ayrı yerde
Neden düşürüşün beni çaresiz her derde
Seninle dermana ulaşılmaz sayarım seni ey gönül

Neden pencerene çekersin kara perde
Az gülümse mutluluk olsun gülüşlerde
Ara huzuru sen aşk denilen denizlerde
Seninle aşk çekilmez sayarım seni ey gönül

Kul Mehmet’im bu şekilde hissiz yaşayamayız bence
Sende sessiz kalma bir şeyler söyle sence
Az gülümse hayat gelecek sana sen gülünce
Seninle hayat yaşanmaz sayarım seni ey gönül
Mehmet Aluç-Kul Mehmet










30 Ağustos 2015 Pazar

Bugün Yine Sensizliğin Hıçkırık Günüydü

   
                                    
Bugün yine sensizliğin hıçkırık günüydü, gerçi her gün sensiz hıçkırıkla geçirdiğim, sensizliğin hasret yüklü kahır dolu gününü yaşıyorum, seni kendi ellerimle toprağa verdiğim o günden beri, yaşadığım hıçkırıklarla geçmeyen, yüreğime bir hançer gibi saplanan günlerden hiç farkı yok... Gökyüzünün rengi, hayatın tadı, nefes aldığım havanın kokusu gidişinle değişti gitti, her şeyin kapkaranlık bir gölgeden farkı kalmadı... Yüreğimin derinliklerinde gülümsemen de olmazsa ben nasıl yaşarım, nasıl senin yanına beni götürecek olan son yolcuyu Azrail beklerim bilemiyorum... İyi ki benim yerimde değilsin, böylesine hasreti yaşamanı hiç istemezdim, gül yüzlüm...


Sahilde el ele gezerken bizimle olan martılar şimdi mezarının üstünde geziniyorlar,ben geldiğimde mezarının başına omzuma konarak uykuda olan seni uyandırma mı istiyorlar,yine gülümseyerek yan yana yürüyerek onlara el sallayarak gülümsememizi istiyorlar sanki nur tanem...Bekle beni bende yakında yanına geleceğim,sımsıcak yüreğimde sen soğumadan geleceğim,yine el ele,omuz omuza sonsuz yarınlara yürüyeceğiz gül kokulum...

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç