Bu Blogda Ara

Dergâhına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dergâhına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2015 Pazartesi

Varalım İman Dergâhına...



Ey nefsim imansız yaşanmaz ağlarsın derin derin
İmansız menzile varılmaz yerin olmaz inan serin
İmansız Allah'a kul olunmaz  bu değil senin kaderin
İmansız gül Resulün şefaatine ulaşılmaz
İmansız haram helal anlaşılmaz
İmanla cehennem ateşi hemen söner
Şeytan sana sırtını döner
Varalım iman dergâhına
Haydi, Allah'ın aşkına

İmansız yaşanır dünyada  aptal gibi
Şeytan dersen çirkefin rezilin biri
Alır cehenneme attırır diri diri
İmanla ol sen ol sen kal hep diri
Bakarsın âleme aptal aptal
Anlamazsın hiç bir şey
Haydi, ayıksana nefsim hey
Ömür gelir biter her şey
İmanla cehennem ateşi  söner
Şeytan sana sırtını döner
Varalım iman dergâhına
Haydi, Allah'ın aşkına

İmanla şeytan seni yıkamaz
Arkanda tuzaklar kurmaz
İmansız Allah'a kul olunmaz
İmansız cennete yollar çıkmaz
İmanla olan kul zalimden korkmaz
İmansız cennet kapısı kula açılmaz
Yüce Rahman nur Resul yüzüne bakmaz
Şeytan lain  ile yatılmaz
İmanla cehennem ateşi söner
Şeytan sana sırtını döner
Varalım iman dergâhına
Haydi, Allah'ın aşkına

Kul Mehmet'im imanla olsun irfanın
İmanla bu dünyaya bağlanın
Nur Kur'an Sünnete varalım akın akın
Fikrimiz İslam'la olsun akla yatkın
Ölüm gelir kula ansızın
İmanla ömür olsun apaydın
Şeytan dersen pek azgın
Yalan olan her şey dünyanın
İyilikle iman merhamet Ahirete ait
Kul ise bunları almaya müsait
İman olsun gönülde vesait
İmanla cehennem ateşi söner
Şeytan sana sırtını döner
Varalım iman dergâhına
Haydi, Allah'ın aşkına

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

7 Temmuz 2015 Salı

Gönül Denilen Aşkın Dergâhına





Gönül Denilen Aşkın Dergâhına

İşim olmaz üç beş kuruşluk veya üç beş günlük süren sevdalardan gözüm, sevdin mi bir ömür boyu seveceksin gülüm, yolun çıkmaz sokaklara, mahallere, şehirlere çıkmayacak gülüm bunu böyle bil öyle sev beni...

Sevdin mi gönlü kanatmayacaksın, kanayan yara geç kabuk bağlar ve acısı bir ömür boyu dinmez... Gönül kuşuna müdahale etmeyeceksin naziktir uçtu mu kırıldı mı, uçar gider bir daha geri dönmez, bunları bileceksen gel güzel gönül denilen aşkın dergâhına...

Bir ikindi gölgesi, bir nefeslik an denilen ömürde aşkın çiçeklerini açtıracak isen, soldurmadan yetiştirecek isen, secde ile ruhunu arındıracak isen gel gülüm gönül denilen mutluluk ile güldüren aşk'ın deryasına...

Gönlünde şükür ile Elhamdullillah var ise gel gülüm, iman deryasına beraber dalalım, gözlerde yaş yerine mutluluk pırıltıları açtıracak isen gel üç günlük dünya evine. Emanet olan gönül sandalında gülücükler ile güleceksen gel gülüm, sen gelirsen bunların hepsini bulacaksın gülüm seni seven gönlümde gülüm...

Aşk ile yorulmadık
Aşk ile yoğrulduk
Sevda ile piştik
Aşk ile sevdik gülüm
Aşk deryasında izler bıraktık
Aşkın kokan çiçekleri ile yıkandık
Hataları önümüze sermedik
Hataların önüne perde olduk hep gülümsedik
Gönlümüze aşk elbisesini giydirdik
Edep ile süsledik be gülüm
Kul Mehmet derki
Aşk hırkasını giydik
Hep aşk ile gülümsedik
Aşk bizim değil herkesin dedik
Aşk ile var olduk dedik can gülüm
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

26 Mayıs 2015 Salı

Sabır Dergâhına Uğramadan






Yıkımı yaşar gibiyiz, sanki bu aralar, yalan üstüne yalan dolan üstüne dolan biz Müslümanlara yakışmayan bu hal ve hareketlerin cevabını Rahman’a nasıl vereceğimiz meçhul! Hayat kavgasında el ele beraber yaşamanın güzelliğini yaşamak var iken bu hezimet ile olmamız ve hezimeti yaşamamız, barış ve kabullenememenin hazımsızlığı edepsizliği ile yalanı yalan ile yamatıp bir birimize sunmanın peşindeyiz.

Sabır dergâhına uğramadan nefis ve şeytanın heves ve arzularımızın peşinde koşan kullar olarak Yüce Allah’ın hoşuna gitmeyen ve gül kokan Resul hoşuna gitmeyecek Allah Nur Kuran ve gül kokan Resul peşinde gitmesi gereken biz kullar, gönüllerde sancı bırakmanın peşindeyiz! Af etmenin engin denizinde yüzmeden yıkımın sokaklarında gezmenin telaşında nefis ve şeytanın elini tutmamız ne kadar utanç verici bir durum!

Manasız ve sonu hüsran olan zevk be arzularımızın peşinde koşmamız ve ölümden sonraki âlemi unutarak veya birilerince uyutularak peşinde koşmamız, geçici dünya sancısının peşinde olmamız bize sonunda sancılı bir sona doğru götürmektedir bunu da bilelim. Bir birimizi anlamadan dinlemeden tahammül göstermeden vurup yıkma ile ne Allah’a kul Gül kokan Resule ümmet neden nefis ve şeytana yar olabiliriz.

Yürüdüğümüz hayat mezara doğru ve hesap vermeye doğru gidiyor ne çabuk nasıl, neden niçin unuturuz? Kendi gönlümüze merhameti umman umman deryalar gibi geniş veren Rahman, bu merhamet dolu ummana nasıl bir birimizi sığdıramıyoruz? Âlemlere sığmayan Yüce Rahman kulun gönlüne sığdım der iken ”Allahu Ekber” bizler birbirimizi bu merhamet kokan gönlümüze nasıl sığdıramayız anlamış değilim!

Sitem okları hangi hedefe varacağını bilmeden havalarda ellerimizin ayarsız yönünde gönüllere saplanır iken, bunun hesabını Rahmana nasıl vereceğiz bilen var mı ? Pişmanlık duymadan, pişmanlığın o engin sonsuz kapısına uğramadan, pişkin utanmaz suratımız ile sonumuz nereye varacak Allah (C.C.) bilir ve Allah (C.C.) Sonumuzu hayırlara çevirsin yar ve yardımcımız olsun İnşallah… Selam ve dua ile…
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Ankara

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç