Bu Blogda Ara

kol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2016 Cuma

Şiirlerle Yolculuk



Olur mu hainden yiğit
Var sen uzaklara git
Uzanmasın nefrete kolun
Uçurumlara açılsın yolun
------------------------------------------------

Şiir ile yapalım yolculuk
Kelime hecelerle kuralım dostluk
Şiir ile olsun sözlerimde doğruluk
Şiirlerin rüzgarları gönlünüzde essin
-------------------------------------------------

 Şiir yazalım çaylar gibi demli olsun
Bir yudumda okuyalım sımsıcak olsun
Gönül diyarlarında gezelim muhabbet olsun
Şiir ile muhabbeti sevenler bizimle olsun
---------------------------------------------------
Şiir ile süsleyelim gönül bağlarını
Mutlulukla yaşayalım güzel çağları
Yıkalım vuslatla hasret dağlarını
Derdimize çare olalım dökmeyelim gözyaşı
-----------------------------------------------------

Güllere olalım vurgun insanlara sevdalı
Gönüllerimiz olsun dertlere devalı
Yürürken olmayalım havalı
Güller gönülde açsın insanlık umutların baharına yürüsün
-----------------------------------------------------

Bu dünya kimseye kalmaz baki
Doldur merhameti ver içelim saki
Ecel gelene kadar merhameti yayalım ta ki
Ölüm ile gülelim solmayalım illaki

Mehmet Aluç




9 Haziran 2015 Salı

Ey sevgili



Ey sevgili
Gülüşün ruhumu sarsa
Bakışların beni çağırsa
Adım diline dolansa
Aşkınla koşmanın hazını duysam
Sarılsan kollarıma âlem benim olsa
Eğme kaşlarını öldür beni
Dayanılmaz ecel hançerini vurma sineme
Ay gibi yıldız gibi doğ geceme gündüzüme
Bırakma beni hasretin cehenneminde
Dikenli gül bahçesinde bekletme
Kapat gözlerini ben geldim desem
Sarılalım bir beden olalım diye sevsem
Gönülde hep bulalım birbirimizi diye gülümsesem
Gönül kapını aralar mısın seni seviyorum desem
Açar mısın gönül pençeni  gönlün nur yüzünü görsem
Koşar mısın her zaman kollarıma ey sevgili

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

12 Mart 2015 Perşembe

Hayranım

gülüşüne,hayranım,


Nefesin nefesimde
Gülüşüm gülüşünde
Ölürüm gelişine
Hayranım ben yar senin gülüşüne

Sarılmaya hazır benim kollarım
Sana varsın yollarım
Senin olsun bu canım
Hayranım ben yar senin gülüşüne

Gözlerinde sanki gül açmış nurdan
Darda bırakmaz kulunu yaradan
Kul Mehmet’im yar yazsın seni bana yaradan
Hayranım ben yar senin gülüşüne

Mehmet Aluç

1 Mart 2015 Pazar

Ela Gözüne Hayran Kaldığım



Ela gözlerin bana bakar
Bakar bakar yüreğim yakar
Benden başka seni kim sarar
Ela gözüne hayran kaldığım

Beraber yürüyelim aynı yoldan
Ne olur beni sevsen candan
Kiraz dudağın sanki baldan
Ela gözüne hayran kaldığım

Kul Mehmet’im aşkımdan olma gafil
Sensiz ben kaldım yollarda sefil
Gel sar koynuna ben olmadan rezil
Ela gözüne hayran kaldığım
Mehmet Aluç©


26 Şubat 2015 Perşembe

Dil Denilen Gönül Kapısı



Aç sana sen gönül denilen kapını tüm kullara, mutluluk tek başına yaşanmaz bilmen gerekir. Paylaşmak mutluluk getirir. Marifet denen güzellikle aç kollarını sana doğru gelen kullara, açmazsan kollarını hep yalnızlık yangını içinde yanarsın, halini sual eden bir kul bulamazsın…

Bereket ile dolu gönlü, kıtlık çölüne çevirmeye çalışan kullar ne kadar aptal, bilgisiz… Gönlün kir ile dolu ise temiz gönüllü olanın peşinde yürü, yüreğini tertemiz eyle budur bu âlemde elinde kalan…

Dil denilen gönül kapısını şerden, yalan sözlerden uzak tut, o kapı bozulunca sende bozulursun, sevgiliye gönül güzelliği ile mutluluğu yaşatan değil midir? Dil denilen o et parçasını edep ile yıka, iman ile donat, kuran ile nur eyle, ondan sonra mutluluk neymiş gör gayri… Selam ve dua ile…

Mehmet Aluç

21 Şubat 2015 Cumartesi

Bu Satırı Yazma Sıkıntı Var


Ciğerimde yara var
Ellerimde para var
Gözlerimde kara var
Bu satırı yazma sıkıntı var
Gözlerinin karası
Yaktı beni sürme parası
Kullandığın parfüm ise
Bir daire parası
Kolların açmadın
Ulu dağa gitmedik diye benimle yatmadın
Plazma televizyon aldım yatağına almadın
Masaya vurdum yumruğu aklın başına aldın
Gece gündüz alışveriş yaparsın
Gece yatağa girerken yan kaçarsın
Sabah para istemek için koşarsın
Alamayınca suratını asarsın
Koş gel derim gelmezsin
Bir öpücük vermezsin
Halim nedir sormazsın
Kuaföre gitmek için türlü diller dökersin

Kul Mehmet’im fazla abartma
İstisna kaideyi bozmaz unutma
Fazla yazarak hanımefendileri kızdırma
Sırrın var ise de hiç kimseye sızdırma

Mehmet Aluç
-------------------
There Distress Line Writing this
Have wound my dear
Money in my hands
Have trouble writing this line
My eyes are black
Black eyes
If you use perfume
Take me oil money A circle of money
We go to great mountains he did sleep with me
You open the arms
The reason I took the head of the fist hit the table
Did not get picked plasma television in the bedroom
When shopping night and day
You run away side came to bed at night
In the morning you ran to ask for money
You could not get beyond the face
Do not give you a kiss
I say you not run it
Halim What you do not ask
Mehmet Kul 'm too exaggeration
You shed any language to go to the hairdresser
If there 's no one secret leak
Note that the exception does not invalidate the rule
More typing ladies glow
Mehmet Aluç

18 Şubat 2015 Çarşamba

Resmindeki sessiz Ölüm




Taş gibi çivi ile duvara astığım
Gece gündüz
Gülümsemeyen suratına baktığım
Duvarda yana yaka ıssız çöl gibi duvarı kaplayan
Resmine bakıyorum
Tıpkı senin gibi gülümsemeyerek

Kaçacak gibi bakışını duvara çaktım
Beni boğacak olan
İfrit gözlerinle kollarını
Duvara çaktım

Beni terk edip giden senin
Sessiz feryadını
Mutsuz yüzünü
Kırık kolun kanadına
Güvensizlik dolu
Beni görmeyen
Bakışlarını çaktım duvara

Gökleri aşsan da
Yolları zaferle kazansan da
Gülümsemeyen ölü suratınla
Ölü resminle
Duvarda çakılı kaldın

Artık ne bir şahinim artık ben
Seni ıssız ölümünden kurtaracak
Nede sen bir ceylan seke seke yürüyerek
Yanıma gelecek olan
Nede ateşsiz bakışsız ’lığın yarınımızı kurtaracak
Nede ben sana koşa gelecek olan bir yiğit değilim artık

Kendimi de duvara
Taş gibi çivi ile yan duvara astım
Artık ne sen beni görüyorsun artık
Nede ben seni görüyorum çenesi yırtık
İkimizde dağıttık yarınları
Koşarak gelen adımları
Şimdi sen mutsuz
Ben mutsuz
Bir duvarda yaşıyoruz yarınsız umutsuz
Mehmet Aluç




6 Ocak 2014 Pazartesi

Vicdan



Vicdan 
Nefis
Arzular
Vicdan nefsin mi esiri
Arzuların mı esiri

Yoksa esir edilip de prangaların mı esiri
Hiç mi çırpınış yok nedir bu sessizlik
Her kamçı indikçe zevk mi alıyor
Nefes alırken nefesin hakkı içinde mi ses çıkarmıyor

Ah vicdan 
Nasılda kör oldun
Takatsiz çaresiz kaldın
Bir an hiç mi ayıkmazsın böylesine utanç içinde yandın kaldın

Uzaklaşmanın yolunda sonsuz uçurumlara koşarak nelere kandın
Neden bu uzaklaşma kör bakış hissizlik nerelerde kaldın
Sancılar içindesin
Sancıların çaresine çaresin

Ama gel görkü çaresizliğin zindanında kör karanlıktasın
Ruhuna ne oldu nelerde neye musallat oldu nerelere kaçtı
Nedendir bu hüzün şarkıları
Ecdadın mezarında kemikleri sızlar

Perişanlık diz boyu
Edepsizlik deryalar denizlerin kadar koyu
Aldatmaların sonu mezar

Mezarın sonu ya cehennem
Ya cennet

Bu çirkeflikle sonu cehennem
Görünen köy kılavuz istemez
Teknoloji insana hizmet için

Lakin insanlık içinde yok oldu 
Kaybolduk.

Zorlayan
Horlayan
Kollamayan
Yaşanmayan

Yaşatmayan
Bir dünyanı içinde arzularına nefsine uymuş vicdanlar
Vicdandan haberi olmayan sefil insanlar
Anlamadan habersiz insan kılıklı maskeli anlamsız insanlar…
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç