Bu Blogda Ara

farkına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
farkına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2017 Pazar

Geliyor Milletçe Osmanlı Tokadı

İlgili resim

Batı nefreti ile tarihin gözüne sokarken çomağı çarkına
Ecdadım Osmanlı ve diğerleri hemen vardılar bunun farkına

Vardılar dimdik başları çelikten iman göğsünde korkusuzca yanına
Hop dediler bu iş böyle olmaz sille tokat giriştiler değer vermediler canına

Batı ne oluyor kim geliyor demeye kalmadan oldular darmadağın
Ezdirmediler canları bağları açtı taze taze güller gönüller ile dağların

Emanettir bu dünya insanı ile bize haktan bu böyle bilindi
Ona el uzatan yıkmaya çalışan bir nefeste toprağa kafa üstü dikildi

Silindi âlemde gönülde korku ile o an endişe
Zalim düşman batı bir anda kaybetti her şeyini yediden yetmişe

İnsanlık hasret kalmıştı zaten gönülden gelecek bir gülüşe
Kavuştular ecdat ile gülüşe âlemi sardı koskocaman bir neşe

Bugün yine batı kudurmuş nefreti ile koşar yıkmak ister
Onlar yine yeniden yıkılmak silinmek için Osmanlı tokadı ister

Geliyor 16 Nisanda Milletçe güzel bir Osmanlı tokadı
Ondan kudurmaya yıkılmaya başladı ondandır bu hırçın telaşı
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

batı yine kudurdu ile ilgili görsel sonucu

13 Ekim 2016 Perşembe

Sözlerim-3-

    

Keşmekeşlik

Öylesine keşmekeş’lerin içindeyiz ki ve farkında da değiliz ki, sevsek sevdiğimizi üzüyoruz kalbiniz kırıyoruz, farkına varmıyoruz sevmeyi bilmiyor diyoruz! Hatamızı bilsek özür dilemeyi bilsek gideceğiz de, birde acaba aynısını yaşar mıyım kuşkusu sarıyor bedeni ruhu düşünceyi! Kaldık mı sap gibi ortada, uçuruma düşmemek için geri adım atarken insan şüpheye düşer mi tabi ki hayır! Hatta biz uçuruma kendi gayretimizle düşsek acaba arkadan iten mi vardı diye, uçurumdan uçarken dönülmez ama biz gayretle döner iteleyen kimdi diye bakarız!

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Vakti Olmalı İnsanın

İnsanın, ağlama kendini dinleme farkına varma pişmanlığını fark edip düşünme insanlığın derdine çare olma adına, bir saati anı vakti olmalı diyorum ama inanın o anlar saatlerde boşa televizyon karşısında, evlenme programında ki sahte olan kavga ve çekişmeleri seyrederek bitirirdik.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Anlamsızlık Ve Huzur

İnsan doğarken her şey vücuduna Allah c.c. eksiksiz yüklenmiştir. Doğduğumuz da bizim için olan bir dünya var ama bizim yaşamamız için müsait değil, hatta hiç birimiz için müsait değil. Aslında bu dünya yaratılırken de içine eksiksiz her şey huzur güzellik vs. yüklenmişti ama onu biz insanlar, acımasızlıkla kendi doymazlığımızla öylesine değiştirdik ve parçaladık ki içinde huzurla yaşamaya imkân yok, hatta huzurun “h” harfi bile yok. Anlamlı olanı anlamsızlıkla değiştirince, insanda haliyle anlamsız değersiz oluyor. Bir süre sonra anlamsızlıklar da insanı boğuyor lakin bu defa anlamsızlığı yıkacak bir değer ortada yok ki onunla anlamsızlığı yıksın ve huzura erişsin!

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

6 Ekim 2015 Salı

Şimdi Söyledim Diye Birde Kızarsın


Ameller yok kopmuş gidiyor bedenler
Namaz niyaz karanlık gölgeler içinde
Dinden haberin yok din ne söyler bilmezsin
Müslüman’ım dersin gezersin
Müslümanlık öyle değildir yanlış yolda gidersin
Şimdi söyledim diye birde kızarsın
Herkes kendi eliyle oynar bahtı karayı
Sonrasında ağlar kaderden der utanmaz

Farkına varmayı unutmuş nefis şeytan peşinde
Varlık gününde ağa paşa yaklaşmaz kimse yanına
Karanlık koridorlar açar gönüllere ışık olmaz yarına
Kapatır tüm güzelliğin kapılarını utanmaz edepsiz
Bir anda kalır karanlıkta figan feryat ile yok mu ışık der
Dara düşer koşar Rahman’a derman aramak için
Kapattın bütün kapıları kapı ne ararsın derman ne ararsın

Umursamazlığınla zalim rolünü oynarsın
Helalden değil haramdan çarpar çırparsın
Hakkın olmayanı alır gönülleri parçalarsın
Şehrin kavşaklarında harami gibi beklersin
Soluksuz kalınca soluk için Rahman’a koşarsın
Alacak soluk mu bıraktın soluk ararsın utanmaz

Kış gününde baharı yaşarsın evinde
İnsanlara da kışı yaşatırsın yaz gününde
Yenik düşmemek için kurnazlıkla iş görürsün
Ayağın taşa takılır yenik düşersin feryat edersin
Kalkmak için Rahmana koşarsın utanmaz
Kalkması için kimin elinden tuttun rezil
Ondan sonra kalkmak için el ararsın edepsiz

Doğru söz söyleyene muhalefet eder yalanlarsın
İşine gelince doğru söylüyor diye yanına koşarsın
Kul Mehmet’im der ki sen kendini kandırırsın
Güzel hatıraları beğenmez yakar yok edersin
Sonra hatıraların güzelliğinden söz edersin
Yalnız başına kalınca yalnızlığı kadere söylersin
Dansöz gibi kıvraklığın elbet son bulacak
Cehennem ateşinde yanarken kor alev
Kıvranmaya yerin dahi olmayacak

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç