Bu Blogda Ara

Bitiren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bitiren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2016 Pazar

Bir Soru Bir Cevap





Güleni ağlatan
Sevgiyi alıp süpüren
Ağlatarak bitiren
Uçuruma iten
Yakıp yıkan kül eden
Doğru yolda olanı yolda çıkaran
Söyleyin sizce nedir
Bilin ne olduğunu öğrenin
Kapınızı ona kapatın
Yanına sakın hiç yanaşmayın
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

1-

17 Eylül 2015 Perşembe

Akıl vicdan devrelerini toprağın altına girmeden yakan yenisini almadan vicdan pilini bitiren şarj etmeyerek yenilemeyen insan.



   Tövbe kapısında el açıp hatanın pişmanlığı ile olmak, günahı çökerten yok eden olayı hafif sıyrıklar ile feryat etmenin sesini kısarak vicdanın son sesi ile yokluktan var olmaya göç etmektir. Tövbenin armağan ettiği yepyeni sözler ve yeni yol haritası ile günaha giden yolu kilitleyerek, huzur ufkuna doğru yola çıkmaktır.Allah'a yönelerek teslim olarak acizliğini anlayan kulun, nefsanî arzuları ile olunca günah deryasına batmaktan kurtulamayacağını anlayarak, tertemiz eden yüce Allah'a pişmanlığı ile yönelerek gönlünü bağlaması yeniden dirilişle huzur ufkuna doğru yol alarak huzur ülkesine varmasıdır.

   Palavra mevsimlerini bırakarak, devresi her yalan ile sigorta artıran ve kablolarını kullanılamaz hale getirten öğüten değirmenin yanından topal olsa da kaçarak uzaklaşmak... Bedenindeki devrelerin pilini bitiren günah ve palavra sistemi her an kaçak yaparak gücün tükenmesine sebebiyet vermektedir. Toprağın üstünde kabaran hindi gibi gezinirken, az sonra altına girdiğimizde kedi gibi sessizce miyavlayarak, hindiliğin pişmanlığı ile sönen devrelerin yeniden yanması için çaresizce beklemektir.Ana sigortayı artırarak ve devrelerini toprağın altına girmeden bitiren insan ve şarj etmeyerek bitiren insan yerin altında şarj sistemi yoktur, karanlıkta kalırsın, vicdan pilini sökerek atarsan bataryasız kalır biter tükenirsin, bunu her gün kullandığın akıllı denilen, akılsızlığa davetiye çıkaran vakti öldüren telefonun pili bittiğinde şarj ederken, vicdanının pilini söküp atarken, yarın sana lazım olduğunu bilmen lazımdı. Çöken işletim sisteminin CD si dünyada vardı, yanına almaz isen yeniden format atarak, işletim sistemini kurtarman vicdani sistemin nimetlerinden faydalanamazsın mezarda ve onun devamı ahiret hayatında...


   Kendine bir yamyam kadar güvenirken her şeyi dünyada tüketerek avucunda bir şey bırakmadan önce akıl etmen gerekirdi, çökerttin virüs gibi arzularınla bitmez tükenmez hırsınla geçmişler olsun... Gerçi sana daha önceden söylenmiş olsa da duymaz ve alakadar olmazdın zaten, üzülme ettiğinin karşılığını bulacaksın orada! Tabaklardaki pirzolaya çatalı batırırken, aç olanların haline de gizlice gülerken, güldüğünü duyanı unuturken, yüreklerine iştahlı iştahlı pirzolaları götürürken aç olan komşun pirzola kokusunda geceleri uyumaz iken sen rahat yatağında yatarken, yaptığın edepsizliği gören bilen Yüce Allah'ı unuttun, şimdi mezarda aklına geldi ama tren çoktan kalktı ve sen kaçırdın...Akmayan musluk gibi vicdanında bir gram merhamet akmadığı için, kendin kazan kendin ye safsatasına inanarak, akıl ve fikir şarjörünü doldurmak yerine her an boş olanla boşa harcarken, seni yerin yani mezarın altında hüsran ile bırakacak fikirsizlikler içinde gülümserken,hiçte aklına gelmiyordu veya söyleyenleri es geçerek,başka bir yerinle gülüyordun,şimdide gül bakalım pardon oraya biraz fazla pamuk tıkanmışlar galiba gülemezsin o başka bir yerinle...Geçmişler olmasın geçirmişler olsun ...


Allah dostu odur ki, nefsine tek pay biçmez;
Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez.( Necip Fazıl Kısakürek)

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

8 Şubat 2015 Pazar

Yaklaşıyor Bizi Bitiren 14 Şubat Günleri


Artık biz bitirdik Senleri benleri bizleri
Yaklaşıyor bizi bitiren 14 Şubat günleri
Bahtı karamış yanık bir kul gibiyiz
Bu fani dünyanın oyunu değil olmaz

Bu anlaşılmaz canavar arzularımızın oyunu
Kaçamadık oyununda ne sen kaldı nede biz kaldık
Dağladı ömrümüzü mutluluğumuzu bilemedik
Bize giydirdiği anlamsız hislerin karanlığı göremedik

Peşimiz sıra koştu nedense hissedemedik
Bu anlaşılmaz canavar arzularımızın oyunu
Kaçamadık oyununda ne sen kaldı nede biz kaldık
Belki de sistemin oyunu

Belki de birileri bastı düğmeye
Televizyonu kumanda ile açalım derken
Belki televizyon açtı arzularımızın kör uçurum yolunu
Acısı bol istekleri seyrettiriyorlar her gün

Güzelliği göstermiyorlar anlaşılmaz olduk her gün
Ceketi duyguları ters yüz giydirdiler bilene şimdiden
Barışmak işin yoksa 14 Şubatı bekle
14 Şubatta barışacaksa barışmasın

Onların 14 Şubatı yerin dibine girsin
Böyle dedim şimdi sokaklarda dar gelecek
Acısı bol köpüklü anlaşılmaz duygularla sarıldık
Bu anlaşılmaz canavar arzularımızın birilerinin oyunu

Kaçamadık oyununda ne sen kaldı nede biz kaldık
Parçalanmış yüreğim yârin umurunda değil
Arzuları olmadı küskün yandığımın farkında değil
İlla ister bir pırlanta 790 liraymış
Cepte yok ki 70 lira ne yapsın illa pırlantaymış

Yandık kimsenin umurunda değil
14 Şubatı çıkaranlar cendereye aldı
Sıktıkça aldırmanın peşinde
Bu anlaşılmaz canavar arzularımızın birilerinin oyunu

Kaçamadık oyununda ne sen kaldı nede biz kaldık
Parçalandık ortada kaldık kimsenin umurunda değil
Kasayı doldurmanın peşinde
Onun bunun çocuğunun yüzünde nefesi ensemizde

Kurşun döksen de gidecek gibi değil
Kışkış cinler kışkış cinler desende umurunda hiç değil
Kovalasan da gitmez evde bağdaş kurmuş
Sokakta sırtıma binmiş yürüyor kudurmuş

Takdir edilmeyen suratıyla sırıtıyor
Yaralar açar sonra sargı bezi aldırır
Yaşantımız çıra olmuş Marmara gibi yanmakta
Nereden tanıştırdılar bilmem ki seni bize sokakta

Sevgi saygı uçmuş yüreklere kim bakmakta
Bozuldu duygularımızın bekâreti hislerimiz ağlamakta
Duyan bilen anlayan yok kahır mevsimi evlerde sokaklar da
Yenilmiş gibi duruyoruz, sanki odalarda

Yüzler asık sırtlar dönük yuvalarda
Bebe ağlar yerde sürünerek kimse kucağa alarak sevmez
Tüm hedefler 14 Şubata dikilmiş bekler yüzlerimizde gülmez
Bu anlaşılmaz canavar arzularımızın birilerinin oyunu

Kaçamadık oyununda ne sen kaldı nede biz kaldık
Parçalandık ortada kaldık kimsenin umurunda değil
Evdeler ki kırgınlık çemberini kırmak için battal gazi olmalı
Oda yüreğimizde yok hayallerimizde unutuldu gitti

Kaldık mı kılıbık halimizle ortada
Çıkıp gelmez mi battal gazi kör oğlu
Kara oğlan Tarkan gümüş eyeri ile geri gelmez mi?
Değer verilmedi onlarda gitti artık yüzümüz gülmez mi?

Bıraktığı izlerde kayboldu çoktan silindi


Tezgâhlar'da boylu boyunca bekledim 14 Şubatı
Vitrinlerde para tuzağı kıramadık daha biz o çemberi
Birçok aile silindi ayrıldı arzuların anlamsızlığında
Notalarda pırlanta oldular hissizlikle kutsandı isimleri
Sığınacak bir dergâhımız da yoktur, üstelik

Büyüdükçe kanıyor yaramız
Artık biz bitirdik Senleri benleri bizleri
Bahtı karamış yanık bir kul gibiyiz
Yazmak için ne biz kaldık nede siz kaldınız

 Mehmet Aluç


Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç