Bu Blogda Ara

sefa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sefa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2017 Çarşamba

Hayat ile Muhabbet


Ey hayat elinde saplı bir kürek
İçinde var mangal gibi bir yürek
Kimisi dedi neye yarar bu yürek
Kimisi dedi zalimin defterini dürek
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin kolay geçimle sefayı
Kimisine verdin zor geçimle sen cefayı
Kimisine verdin bulanık kafayı
Kimisine gösterdin aynayı Konya’yı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin az biraz anlamayı
Kimisine verdin hiç anlamamayı
Kimisine verdin sen ayık kafayı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin öbek öbek balı
Kimisine verdin bol ahu zarı
Kimisine verdin sen bir avuç darı
Kimisine verdin kucak kucak varı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul


Kimisine verdin sen bol bol efkârı
Kimisine yaslattın arabeskten duvarı
Kimisine verdin sen en güzel anları
Kimisine kimisinden aldırttın canları
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisinin yolunu uğrattın güldüren feleğe
Kimisine üstüne giydirdin çile dolu yeleği
Kimi ekti aldı ekin taşıdı onca yüreği
Kimisinin eline verdin taşıyamadı küreği
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisini ulaştırdın hayat denilen gerçeğe
Kimisinin yolunu kapattın ulaşmadı feleğe
Kimisini kavuşturdun gönlündeki gonca çiçeğe
Kimisi durdu boş boş baktı elindeki keleğe
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Ey hayat sen ne güzelsin önümüze serdin eser
Kimisi alır sever kimisi alır kökünden keser
Kimisi sevgi ile olmaz olur bin beter
Kimisi sabır etmez sana der artık yeter
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Ey hayat sen Rahmandan bir yolsun
Seni bilen hakkın yolunda dursun
Kullar arasın sabırla seni bulsun
Sen imtihan için gönderilen nursun
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Seni anlayan anladı sana hayatım dedi
Kimisi nefis şeytana uydu kafayı yedi
Üç günlük dünyada bu kavga niyeydi
Bu dünya bir imtihan dünyası bileydi
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Yaratana çok şükür bizimle varsın
Bazen ağlarsak sen Rabbim emriyle saransın
Derdin içine Rabbim emriyle şifaya varansın
Rabbim git kuluma sarıl deyince saransın
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Sen değil Rabbim ver dedi sen verdin
Kimimizin önüne altınları bolca serdin
Kimimizin önüne sen gümüş pul verdin
Altın verdiğinin ağırdı imtihanı şaşırdı kaybetti
Gümüş pul verdiğin sabır etti şükürle rahat etti
Rabbimdir her şeyin iyisini bilen kulu analiz etti
Kimisine verdin altın aldı şükrü yol bilmedi
Kimisine de dedin sana layık değil pul şükür etti

Kul Mehmet’im anlasın seninle varları
Anlarım yaz gününde yağdırırsan karları
Anlarım yolun sonu gelmiştir yakını
Hazırlarım inşallah sonsuz hayata çıkını
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Gönülden Çökmeyince


nedir çirkefliğinle cefalar çektirdiğin
boş dünyada boşuna bomboş sefa sürdüğün
kendine de  insana sen eziyet ettiğin
çöplük gönlünle nedir çöplükte hep gezdiğin
kendi çıkarın için neden insan ezersin
 
söylesene var mıdır senin ağzının tadı
bak insanlığın bitti neler geriye kaldı
seni böylesi rezil yollara kimler attı
nefisle şeytan dünya  herşeyini bak aldı
kendi çıkarın için neden insan ezersin
 
biter bir gün seninde sefayla bu devranın
hayatınla yaşantın değil hiç akla yatkın
bari yaşarken olsun bu dünyaya bir katkın
artık cehennemde sen dersin yeter amanın
kendi çıkarın için neden insan ezersin
 
kul mehmet'im kul idrak edince hep sezince
merhametle yaşayıp  insan gibi sevince
ne de güzel yakışır kadir kıymet bilince
gönülden çökmeden hak yolunda kul gülünce
ey rezil  niçin neden sen insanı ezersin
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

11 Aralık 2015 Cuma

Vefa.

Vefa Vatandır.


Vefayla çıkılır yola her defa
İçinde olsa da az bin bir cefa
İçinde bulunur bin bir ton deva
Terk edilince kul sürmez ki sefa
Helak ayetleri gibi yakarsın
Seni terk edeni çaresizlikle

Gönül'e sensin zırhtan çelik kale
Seninle yaşanır hep güle güle
Dayanırsın çile denen her küle
Terk etmezsin ki sen hiç bile bile
Zalim alır götürür seni çöle
Helak ayetleri gibi yakarsın
Seni terk edeni çaresizlikle

Terk edenin gönlü mezar taşları
Hiç dik durmaz ki o yıkık başları
Gözünde hep akar o gözyaşları
Yanında olmaz ki hiç yoldaşları
Zalim alır götürür seni çöle
Helak ayetleri gibi yakarsın
Seni terk edeni çaresizlikle

Yıkılır tek tek gönül kaleleri
Hiç olmaz yarına ait düşleri
Yakışmaz yüzüne o gülüşleri
Ölüm kokar soğuktur tüm sözleri
Yamuk bakar o şaşıdır gözleri
Zalim alır götürür seni çöle
Helak ayetleri gibi yakarsın
Seni terk edeni çaresizlikle

Kul Mehmet'im vefa dersen o candır
Gönlün içinde yıkılmaz vatandır
Terk edenleri sanma sen insandır
Karanlık yolda tek başına kalandır
Pişmanlığın hançeriyle yanandır
Zalim alır götürür seni çöle
Helak ayetleri gibi yakarsın
Seni terk edeni çaresizlikle

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

8 Aralık 2015 Salı

Cefa ile sefa


Cefa ile sefa
Önce sefa sonra cefa
Cefadan önce sefa olmaz derde deva
Ben çekerim cefasını
Sen sürersin sefasını
Sefasını cefasını
Cefası olmalı insanın
Cefanın olmalı sefası
Cefa insan yapar insanı
Sefa rezil yapar insanı
Cefanın yok cüzdanı
Sefanın var cüzdanı
Cefan çekenin olur namazı
Sefa sürenin olmaz namazı
Hatta olmaz hiç niyazı
Cefanın olur merhametten divanı
Sefanın olmaz merhametten divanı bir anı
Cefası olan dünya insanı
Sefası olanın eğlence zevk kaynar kazanı
Cefası olanın vardır yaşam oranı
Cefası olmayanın çalar hep borazanı
Cefası olan olur adam uzmanı
Sefası olanın bol olur haram kazancı
Cefaya sabır eden bulur güzel sefayı
Sefayı çok harcayan bulur cefayı
Sefaya alışan çekemez cefayı
Cefa içinde var sefa bilmez sabırla kalmayı
Cefasız sefa çeken insan halinden anlamaz
Cefa sabırla gelir deva
Sefa düşerse cefaya bulamaz muhteva
Hayat cefa ile sefa arası
Sefa sonra cefa zor olur yarası
Yüzüne sürer karası
Cefası olan bulamaz ekmek parası
Kuru ekmekle olur güzel arası
Sefası çok olan beğenmez pastayı
Çok olur parası
Sefadan düşünce cefaya
Olur, âlemin fukarası
Âlemin fukarası
İstemez hava parası
Derin olsa da yarası
Sabırla derman bulur yarası
Cefa çekenin yuvası olsa tavan arası
Olur, onun sarayı
Sefası çok olan yaşar sarayda
Beğenmez yaşamak ister uzayda
Cefa sefa
Sefa cefa
Dünya hali
Cefası olana acır ahali
Der insanlık hali
Sefası olana bakmaz ahali
Yürüyüşünü gören der sanki vali
Yaz kış bitmez festivali
Cefalı
Sefalı
Dünya hali


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

22 Haziran 2015 Pazartesi

Açık Kapıları Açtın Mı Hiç



Terki diyar ettin ’de gittin neden
Nefretin döner sana tam bumerang
Kalmadı bildim sende ahde vefa
Kal yalnızlıkla haydi bu mu sefa
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Aradın buldun neden sen inceden
Kör olmuş gözün dünden alay eden
 Sen açık kapıları açtın mı hiç
İyilik yapmazdın sen bilmedin hiç
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Baktım uzakta sana ağlıyorsun
Nefsine şeytana hep uyuyorsun
İyilik nedir sende bilmiyorsun
Güldüğün sanıyorsun ağlıyorsun
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Dağlar gibi yüksek de sen bakarsın
Mezar taşı gibisin soğuk hissiz
Katı kalbinle yaşa kal nefessiz
Dert görünce olursun anlayışsız
Sefanı sür bakalım hepsi sahte


İnsan yaprak gibidir hep sararır
Kaldığın nefrete bak ecel çağrır
Son nefesin verirde kul kararır
Hesap zor verilir kul hep sararır
Sefanı sür bakalım hepsi sahte


Yaktığın kor ateşler hiç söner mi?
Geçen o zaman geri hiç gelir mi?
Bugün açtın yarında açsın yine
Bekle bakalım sevgi bu gelir mi?
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Artık değilim sana bende muhtaç
Hayat bir adımlık yol yürürüm ben
Zamanın sermayesi harcadın sen
Sendin esip gürleyen gidendin sen
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Kul Mehmet’im sanma ki ömründe bol
Hayat bir nefeslik yol ister gül sol
Mutluluk bu âlem de inan ki bol
Aç gönlün kapısını içeri bak
Sefanı sür bakalım hepsi sahte
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



20 Mayıs 2015 Çarşamba

Haydi Gülümseyin

Haydi Gülümseyin

Elinde bir kırık tarak
Ayna önünde ha bire bakarak
Ne durusun ey güzel gönül yakarak
Az gülümse bırak elindeki tarağı
Ayna karşısında gereksiz durarak
Senin aynaya değil seni sevene var ihtiyacın
Sana bakarak
Seni sararak
Seni sevmeye can atarak

Karşında seni seven duruyor kalbini oynatarak
Haydi, koş seni sevene bir adım atarak
At elindeki gereksiz tarağı fırlatarak
Haydi, sevin birbirinizi el ele tutarak

Mahrum kalmayın aşkın sefasında
Gülümseyerek bakın birbirinize her defasında
Aşk kokuyor akıyor bakın ikinizin de sıfatında
Sevinci yaşamayın bayramda seyranda
Ömür dediğimiz şey eceli bekler eli kulağında
Haydi, gülümseyin aşkı yaşayın anında


Bir anda biter güvendiğin gençlik çağın
Yıkılır bir anda güvendiğin dağın
Güller açmaz hep solar gönül bağın
Sevdiğin karşında gülümse haydi gözün aydın
Aşk nehrine koşun tereddütsüz akın akın
Haydi, gülümseyin aşkı yaşayın anında


Kul Mehmet’im aşk yakışır aşığın diline
Söz yakışır aşk ile sevenlerin gönlüne
Muhabbet yakışır aşk ile sevenlerin diline
Aşk yakışmaz iyi bilin zinhar zalime
Dinleyin sözümü boşuna dökmedim saçları bakın kelime
Haydi, gülümseyin aşkı yaşayın anında

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

6 Nisan 2015 Pazartesi

Alnımda Günahını



Çektim ben bu aşkın günahını
Yıllardır aldım sende sebepsiz ahını
Sürmedim sefa ile baharını
Silemedim alnımda günahını

Gülümsetmedi beni bakışın
Yaktı yüreğimi vefasız kaçışın
Bu kaçışın değil  hiç akla yakın
Silemedim alnımda günahını

Bu gidişinle bitti mi sandın aşkın
Gidişinle ben oldum inan şaşkın
Gönlüm hala sana dün gibi yatkın
Silemedim alnımda günahını

Bu yaşadığım değil kader
Sen giderken yüreğime döşedin keder
Yalvarırım artık geri gel yeter
Silemedim alnımda günahını

Kul Mehmet'im der ki dön gel silinsin günahın
Yıllardır yankılanır kulağımda ahın
Ey sevenler çıkında halime bir bakın
Silemedim alnımda günahını
Mehmet Aluç

4 Mart 2015 Çarşamba

Bekler İsyan İmdat Çığlığında Geceleri

 


Çökmüş isyan bulutları kör karanlık gecelere
 Bekler kıskacına almak için hüzünlü gönülleri
 Tozlu yollara unutulmuşluk ekmiş başak çiçekleri gibi açılan 
 Kara gözleri ile bekler geceleri,
 İmdat çığlığında, sessiz akan göz pınarlarına gizlenmiş isyan 
Saplanmış hançer gibi, yetim bir çocuk masumiyeti ile bekler yollarda 
Bekler yollarda, yok oluşa giden yolun köşesinde yol ayrımında 
Bekler, tüm çiçekler solsun tüm renkler yok olsun diye
 Kararsın notalar, kelimeler gülüşler sözler diye 
Haince, sinsice bekler yanaklar solsun diye
Açar aşk güneşi gönüllerde, kör eder isyanı
Açar gönüllerde, zevki sefayı
Gör gözünle ahu gözlü Leyla’yı 
Öp dudağında, görsün aşkı sevdayı
Yazık deme, geçen onsuz gecelere 
Seni hazırlıyor, dudağında dökülecek kelimelere
Aşkı ruhuna üfleyen gecelerle
 Gör de sarıl onunla geçen günlere, o sözlerle
 Kul Mehmet der, Ağla gözlerim o yârin göğsünde, 
Selam olsun, seven tüm gönüllerde, sevdiğini yüreğinde sevenlere
Bırak geçmişi, yaşa bugünü, aşk tüten gecelerde
Kalmasın, kavuşmak mahşerde, hüzünlü beklemelerde

18 Şubat 2015 Çarşamba

Yalnız Kaldım Diye Haykır

         


Dış sokağın kalabalığı gönlüm gençlik çağında
Gelip geçti bir gönle yerleşmeden ömür çağımda
Güller hemen kurudu delikanlılık zamanında
Güller hemen yanardı yetişmezdi gönül bağımda

Gelip geçti bir gönle yerleşmeden ömür çağımda
Doğru yâre gönlüne giremedim çektim cefa
Ben mi bilemedim değerini anlamadım vefan'ın
Güller hemen yanardı yetişmezdi gönül bağımda

İşte buradayım gönülden süremedim sefa
Sanki ben sokaklar da gezen bir serseri
Ah bulamadım bir gönülden seven cevheri
Güller hemen yanardı yetişmezdi gönül bağımda


Akıttım gözümde kanlı yaşları
Gönlümde sanki gezdirdim çakıl taşları
Mutluluğu bulamadım aşktan yana
Güller hemen yanardı yetişmezdi gönül bağımda


İçindeki hırs ile savaş veremedim kıran kırana
İstediğin gibi sen bağır iş işten geçti artık
Bak işte düştün buhrana
Yalnız kaldım diye haykır haykıra haykıra
Güller hemen yanardı yetişmezdi gönül bağımda


Mehmet Aluç

12 Şubat 2015 Perşembe

Aşık Sümmani Baba Şiiri

                                   
                                         Olunmaz 







                   
                 
Bir adam başına mürşid olunmaz 
Varıp bir kâmile danışmayınca 
Candan geçmeyince cânân bulunmaz 
Gönül her eşyâya karışmayınca 


Sümmânî’yem görmedim hiçbir sefâ 
Her sefâ dalına konmuş bir cefâ 
Her ne istedimse yokdurur vefâ 
Tarîkat kulpuna yapışmayınca
 
                             Aşık Sümmani Baba

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç