Bu Blogda Ara

ahlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2015 Çarşamba

Öylesine Bir Şiir

                   

    Bu beden bu bedense
Bedense kötülük kimdense
Kimdense bu tokat yedimse
Yedimse bir şey demedimse
Demedimse razı oldum denilmesinde

Hayat bir anda rotasın değiştirdi, sanki
Sanki gözler kör olmuş bakmaz ahlaki
Ahlaki sanki çelişki yumağı dağıtılan pilav ne ki
Ne ki ne ki bu pişkinlik edilmez ki telafi
Vefasızlık bizi sanki yaptı tiryaki

Ortalıkta kimdir yüreksiz gezen
Gezen yürekleri ezen
Ezen edepsizce gezen
Gezen değil mi ki tehlikeyi sezen
Sezen bakışlar ki yerdegezen
Yerdegezen işte odur boş nefretle gezen

Yollara güller ektik
Ektik gülümsersiniz dedik
Dedik yıkmayın boşa mı ümitlendik
Ümitlendik bindiğimiz dalı kestik
Kestik başları dimdik gökyüzüne diktik
Diktik doğmamış çocuğa kefen biçtik

Biçtik gökyüzüne çıkarken feryat
Feryat ile yağarken kulakları sağır eden ürperti
Ürperti kapasan da kulakları delip geçen
Geçen pişmanlıkla yeryüzünde çaresizlikle gezen çimdik
Çimdik ayıktır ’mayan ayvayı yedik

Yedik ne yediğimizi bilmedik
Bilmedik ümit ile gezmedik
Gezmedik sezmedik
Sezmedik önümüzü görmedik
Görmedik ne yaptığımızı bilmedik
Bilmedik gözyaşını hiç silmedik

Silmedik gönülde nefreti kini
Kini ile açılırken börekte ki sini
Sini kokar yanık ateş kini pimi
Pimi oda ne ki anladım ayar pimi
Ayar pimi kimin ki

Hayaldi rüya bitti mi?
Bitti mi nefret yok olup gitti mi?
Gitti mi güzel düşünen insan
İnsan denilen enteresan
Enteresan gökten yağmaz nefretinle ihsan
İhsan iman edene yağan dilinden anlar gönlünde lisan

Lisan ortalıkta gezer insan perişan
Perişan insan akıldan noksan
Noksan yeter kul Mehmet noktayı koysan
Ettimse sürçü lisan af ola
Af ola güzellikler âleme dola
Âleme dola yollarımız nur ile dola
Sonumuz ise hayırlı ola


Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

8 Haziran 2015 Pazartesi

Çift Maaş Var Çıksın Ağıtlar

Milli irade dedik
Şer ile ettik ittifak
Ellerimiz doldu kan
Sırıtırız istediğin kadar yan

Soframızda kul sütü olacak
Hatta fazladan ikramiye yağacak
Maaş almayan ülkede kalmayacak
Sırıtırız istediğin kadar yan

Koştuk olduk serseri şaşı
Şimdi kaldıramadık başı
Aksın dedik boş ver şehit gözyaşı
Çifte maaş alacağız gerek yok dedik olsa da ahlak dışı

Attık elimizdeki gönlümüzdeki kin ile taşı
Şer verdi elimize başlamak için kanlı bayrak başlattı yarışı
Yıkım ile başladık serbest istediğin kadar dağıt
Bırakın dedik duymasın kulaklar çift maaş var çıksın ağıtlar

Yiyeceğiz artık sınırsız yutun yutacağınız kadar
Yanına soğuk çay ya da biskevüt ye akşama kadar ele geçerse ar
Bekliyoruz alacağız çuval çuval çoklar çoklar kadar
Bırakın dedik duymasın kulaklar çift maaş var çıksın ağıtlar

Kaynak dersen lan buluruz yolun ulan manyak
Kaynaşmak dersen leş kokar cıvık cıvık Avrupa’dan gelir
Beraber oynadık ya oyunu gelir oradan kucak kucak
Gelmezse de bir dahakine almadan oynamayız karakucak

Sanki kan kokar her yer kurban mı kesiliyor
Doyacağız ete buda oh ne güzel et kokusu esiyor
Yok, et değil galiba leş kokusu yanıldık telaş yok et birazdan geliyor
Bırakın dedik duymasın kulaklar çift maaş var çıksın ağıtlar

Yatırımlar hizmet aman boş ver kime lazım şer var iken
Yarınlara koşmaya ne gerek var cep dolsun mangırla
Ne gerek var kardeşliğe sabır’a insanlığa herkesi azarla
Bırakın dedik duymasın kulaklar çift maaş var çıksın ağıtlar


Kul Mehmet’im halay için varın şehit mezarları yanına
Girse de şer güçler mazlumun Mehmetçiğin kanına
Çifte maaş ikramiye var bunlar candır canımıza
Bırakın dedik duymasın kulaklar çift maaş var çıksın ağıtlar
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

4 Haziran 2015 Perşembe

Budur Ona Onur



Aşk gönlün merhamet kapısı
Kur’an ömrün hayat yapısı
Resul Merhamet ile ahlak mimarı
Bunlarsız bir avuç acı hüsran gözyaşı ömür
Nefis şeytan gelir sömürü ile köpürür
Deler geçer yüreği ömrü sanki öldürür
Zamanın içinde acımasızlığı hissedilir
Aşk gönlün merhamet kapısı
Kur’an ömrün hayat yapısı
Resul Merhamet ile ahlak mimarı
Bunlarsız bir avuç acı hüsran gözyaşı ömür
Bunlar olmazsa çoğalır hüsran gözyaşı
Çekilmez ömür yürekte kopan kasırga
Utanmaz nefis ile şeytan utanmaktan ırak
Fikirsizlikle uzar geceler olmaz sabah
Halin bilmez otur ağla merhametten uzak
Bilmez uçuruma koşar adımları tuzak
Hatasını bilmez
Yüzün karasını görmez
Derde tabip Rahman onu hiç bilmez
Aşk gönlün merhamet kapısı
Kur’an ömrün hayat yapısı
Resul Merhamet ile ahlak mimarı
Bunlarsız bir avuç acı hüsran gözyaşı ömür
Bir gece aniden Allah der uyanır
Yüreğinde kopan fırtınalar durulur
Rahmandan Kur’an’dan Gül kokan Resulden
Ayrı olmanın sızısı kaplar
Ağlar bu defa pişmanlığına
Densizliğine
Ayrı yollarda kaybolduğuna ağlar
Bir avuç hüsran ile akan gözyaşı yok olur
Senden Uzaktayım Ya Rahman
 Bitmiyordu gönlümdeki hüsran
Bana sen gel kulum dedin
Gece gündüz her an söyledin
 Bir ömür boyunca gel dedin
Heyhat sensiz her anı bile bile tükettim
Rahmanın af ve merhametinin sıcaklığı kaplar bedenini
Aşk gönlün merhamet kapısı
Kur’an ömrün hayat yapısı
Resul Merhamet ile ahlak mimarı
İman ile açar gönülde nur nur
Koşar kul ötelere budur ona onur

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

4 Mart 2015 Çarşamba

Medya Yazarları Seçkilerim





Silah tiryakilerini barış öksürtüyor









Suç değil sus duyurusu
Kafada migren,  ilaç  potporisi eşliğinde yaşayınca  hapı kimlerin yuttuğu üzerine gündemi de kaçırmıyorum. Gündem hatun çantası gibi karışık da olsa bize lazım olanları ayıklıyorum. Dağ hijyeni şart. Diken üstünde değil tetik üstündeydik. Etli şarjörlerin, takım elbiseli tüfeklerin sevinmediği yerde barış üşengeç değildir. Seçim öncesi ağır sıklet provokatif cümleler savuranları üzecek gelişmeler olunca yazmak farz oldu. İktidar uyuzluğundan sırtını dağa dayayıp kaşıyanların arasından geçip Sırrı Süreyya Önder’in açıklamalarına kilitlendik umarım bu kilidin çilingiri hiç bulunmaz. Elinde sadece çözüm süreci malzemesiyle kaos iştahını demleyenlerin renkten renge gark olmaları güldürdü. PKK’ya yapılan Silahı Bırak çağrısı bol felahlı barış ezanı gibi geldi, pozisyon şükür secdesi.
Buraya kadar her şey olağan . Asıl yazmak istediğim Gezi sırasında sosyal medyada tozutanların suskunluk gevezeliği. Şaşırdık mı ? Hayır. Dağdan inenlerin bağdaki masumun canına ot tıkama gaddarlığına dur deme çağrısı, soldan yemlenen büyükbaş yazarların hoşuna gitmedi. Biri çıkıp “ Kürtler, solcuları sattı” deyince küçük dilim boşlukta parende attı yutmaya zamanımız yok. Ne olacaktı peki. 6  7 Ekim olayları hayal cephelerini süslerken böylesi müthiş bir gelişmenin posasında morardılar. Ne istiyorlardı? Şehit cenazelerinde yavrusunun resmini bağrına götürüp ah ile yaş döken anne feryatları duymayınca kürtler solcuları sattı oldu. Öcalan’ın barış duyurusundan nemalan bunca imitasyon barışseverin susması çenelerini tetikte bıraktı. Silah tiryakisiydiler, barışı duyunca öksürmeye başladılar.
Hep yazmıştım hep yazacağım. Siz neyi umuyorsanız Allah umduğunuz dağlara barış yağdırandır. Siz hangi damardan kan istiyorsanız Allah o damarı kurutandır. Emziği düşmüş bebe gibi ciyak ciyak susmanın ihtişamlı komedisi umarım bundan sonra da devam eder. Selahattin Demirtaş’ın rengini attıran neyse barış o renk olsun. Gezide ortalığı toma fotosuyla tutuşturanların, kahve yudumlayıp kan koçluğu yapanların enerjisi nereye kayboldu diye sormuyorum bile. Alın klavyenizi dağa çıkın, bırakılmış silahlara bakıp trajik yazılar yazın. Dedim ya vicdan, ahlak, lekesine karşı Dağ hijyeni şart. Anladınız.
Esra Elönü
elonue@gmail.com
Twitter:@elonue

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç