Bu Blogda Ara

4 Mart 2017 Cumartesi

Yolun İster Kısa Uzun Olsun



Mehmet Aluç/Kul Mehmet

Nazlı yar gelmezse hasret yoldaşın olsun
Gönül kulağını aç içine nağmeler dolsun
Gönül kapını aç arayanlar seni bulsun
Yolun ister kısa uzun olsun gönlün solmasın

Sırrı sakla gönlünde diline dolaşmasın
Gönüldeki dostların sensiz kalmasın
Kötü kem söz gönül kapına sakın varmasın
Yolun ister kısa uzun olsun gönlün solmasın

Az yanaş gurbette olsan da gönüllere
Mutsuz olsan da kavuşursun mutlu günlere
Nasıl hoyratça harcadın dön bak dünlere
Yolun ister kısa uzun olsun gönlün solmasın

Kul Mehmet’im sen sev gönülde garibi
Sen çekinme ye yansa da keşkülün dibi
Gönülden seversen olmazsın dert sahibi
Yolun ister kısa uzun olsun gönlün solmasın

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Hiç Senli Olmadım Ki Ben Hep Sensizim




Hiç senli olmadım ki ben hep sensizim
Yürür iken kanıyor yüreğim ile iki dizim
Bu hayattır değil bir basit alale de çizim
Gel benim ol sana bir ömür gülüm diyeyim

Hiç senli olmadım ki ben hep sensizim
Dış kapılarda kaldım gönülde kimsesizim
Geçer diye bekledim geçmedi ben bittim
Gel benim ol sana bir ömür gülüm diyeyim

Hiç senli olmadım ki ben hep sensizim
Hiç yetmedin bana kan ağlıyor içim
Ne zormuş yalnız başına yaşamak
Hiç senli olmadım ki ben hep sensizim

Mehmet Aluç /Kul Mehmet
*Sevgi forumda” Akıncı” isimli kardeşime ait bir sözdür.

Asıl Olan Bizlerin Ruh Ve Vicdanen Hak Yolunda İman Ederek Yaşamamızdır.

       


Dünyada Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın emirlerini iyilik ve güzelliklerin gönüllerde bir ömür kalıcı kılmak için, gönderilmiş peygamberler ve gönderilen vahiyler, bizlerin daha iyi bir dünya içinde yaşamamız içindir. Bu gelen vahiyle belirlenmiş yaşama ortamı belirtilen kriterler doğrultusunda hayatımıza uygulandığımızda, mükemmel bir hayat düzenini mutluluğunu gülümsemesini kesin olarak sağlayacaktır bunda hiç şüpheye yer yoktur. Dünyamızı cennete çevirmek kendi elimizde. Dünya ve ahiretin mutluluğuna huzuruna ulaşmak için, çeşitli zorlukların içerisinde olduğu bazı imtihanlar da olacaktır bizim için. Dünya bizler için, bir imtihan dünyasıdır. İnsan olarak bizler bu dünyaya gönlümüzde ne var ne yok, kiminleyiz neredeyiz samimiyetimizin ölçülmesi için geldik ve geldiğimiz gibide, gideceğiz. Bu yaşadığımız hayatın neticesinde hesap verirken, Yüce Allah c.c. bizler bizi yaratan Yüce Allah’ın emrine uygun mu yaşadık, yaşamadık mı diye hesabını vereceğimiz kesin, bundan da şüpheye kesinlikle yer yok.

Bizi her türlü vesvese ile çeşitli tuzaklar kurarak yoldan çıkarmaya çalışan “Lain” şeytan, bilindiği üzere insana secde etmemiştir üstünlük teorosi içinde isyana düşmüştür ve hâlen de düşmeye devam ediyor bu düşüşü ve insanı yoldan çıkarması, kıyamete kadar devam edecektir. Bununla beraber şeytanın, insanı yoldan çıkararak sürekli bir zorluk çıkaracağı anlamına gelmiyor bu, çünkü Âlemlerin Rabbi af edicidir, af için tövbe kapısına gelen kulunu hiçbir zaman geri çevirmemiştir. ”Lain” şeytan isyanı gereği, Rabbimin izin verdiği ölçülerin çerçevesinde biraz bizlere vesvese ile doğru olmayan yanlışların, doğru olduğu yalanı ile gizli gizli, fısıltılarıyla yoldan çıkarmaya devam edecektir lakin Âlemlerin Rabbi, yoldan çıkan kul pişmanlıkla tekrar tövbe ederse, tekrar doğru olan hak yolda yoluna tertemiz devam edecektir. Asıl olan bizlerin ruh ve vicdanen hak yolunda iman ederek yaşamamız ve tüm insanlara karşı merhamet sâhibi olmamızdır.

Merhamet gönülde akan berrak bir pınardır
Onun pınarında suyunu için dermansızlığa dermandır
Merhametsiz olmak bir cehennem azabıdır
Bu üç günlük dünya hiç kimseye kalmayacaktır

 Osmanlı, dört bir kıtaya İslam’ı imanı merhameti götürürken, iradesine sahip çıkamayan dünyaya gönül bağlamış dönek insanların kulağına şeytan, sessiz fısıldaması kandırması ele geçirmesi durmadan mütemadiyen devam ediyordu. İman yönünden insanlık yönünden mahrum olan bu insanların hatta batının diyelim insanlarının, adımlarında düşüncelerindeki geniş boşluğu gören şeytan, toplumu değil kendi çıkarını düşünmenin daha gerçekçi olduğu yalanı ile doldurunca, fitne ve fesat, Osmanlının son zamanlarında toplumun içine karışarak çökmesine dağılmasına sebebiyet vermiştir. Padişahlarımız ferasetli ve dirayetli olmasına rağmen bu ayaklanmalar çöküşler ara sıra bu çetin gayretleriyle bir ara sakinleşmeler yaşandıysa da, en büyük fitne kaynağı olan bizi temelinden yıkan yok eden dünya çıkarı, para, hepsi benim olsun yanlışlığı işin içine girince, fitneye ön ayak olan perde arkasındaki o feraset ve insanlıktan eser bulunmayan zavallıların, bol paralar vererek araya nifak sokanların girmesi ile çoğunluğun ümmet olma bilinci ile halk tarafında fazla itibar bulmasa da,  bunun neticesinde ülkeler arasındaki ilişkiler ve çıkarların zedelendiği haliyle de yönetim ekseninde çok büyük çatlamalara kısır çekişmelere sebebiyet verdi. Bu hak ile batılın savaşı ve her zaman Âlemlerin Rabbi, izan ve idrak sahibi Müslümanların, toplumu insanlığı barışa huzura götürmesindeki şevki inancı coşkuyu yok etmesine izin vermeyeceği gibi, Hak galip gelecek batıl zail olacaktır. Selam ve dua ile kalın kardeşlerim. Selam ve dua ile.

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Bana Bir Şeyler Söyle



Anladım ki artık beni sen sevmeyeceksin
Beni terk edip sen şimdi çekip gideceksin
Başka birini artık sen nasıl söyle seveceksin
Haydi, suskun durma böyle bana bir şeyler söyle
Terk edip gitme beni böyle

Solacak gönlümdeki sen açan taze çiçek
Bu aşkımız söyle neden ne için bitecek
Seni seven benden çok mu söyle sevecek
Haydi, suskun durma böyle bana bir şeyler söyle
Terk edip gitme beni böyle

Söylesene bu hasreti ben mi çekeceğim
Sen gidip bensiz söyle gülecek misin?
Beni unutunca mutlu gün mü göreceksin?
Haydi, suskun durma böyle bana bir şeyler söyle
Terk edip gitme beni böyle

Sen gidersen eğer ikimizin de aşkı ölecek
Ayrı yollarda ikimiz mesut gün mü görecek
Seni seven benden söyle çok mu sevecek
Haydi, suskun durma böyle bana bir şeyler söyle
Terk edip gitme beni böyle

Ruhumuzla deliler gibi birbirimizi severken
Gönlümüzdeki aşkla mutlu mesut gülerken
Söyle şimdi ne oldu eksik olan bende neydi?
Seni seven bu gönlüm aşkımla tam yerindeydi
Haydi, suskun durma böyle bana bir şeyler söyle
Terk edip gitme beni böyle

Söyle bu hercai gönlün nasıl oldu yerinde kaydı
Beni dışarı atarak başkasını içeriye şimdi aldı
Seni seven benden çok mu söylesene sevecek
Haydi, suskun durma böyle bana bir şeyler söyle
Terk edip gitme beni böyle

Bıraktın beni artık bıraktım bende seni artık
Şimdi ikimizde azgın suların içine daldık
Kendi suçunla sen aşkımızı ateşlere attık
Şimdi seni bilmem ama ben yalnızlıkla kaldım
Haydi, suskun durma böyle bana bir şeyler söyle
Terk edip gitme beni böyle

Hicranım bana yeter sendin kalbimde nazlı çiçek
Git bakalım artık yeni seven ben gibi mi sevecek
Görelim bakalım sana mutluluk mu verecek
Yoksa ben gibi sevmeyerek mutsuz mu edecek
Seni seven benden söylesene çok mu sevecek
Haydi, suskun durma böyle bana bir şeyler söyle
Terk edip gitme beni böyle


Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Üzülme



Kanattılar bin yerinden elbet acın tazedir ve soğumaz
Gönül nedir bilmeyen gönlün insanın halinden anlamaz
Üzülme sen üzülme sana yapılanlar yapanın yanına kalmaz
Âlemlerin Rabbi bizimle unutma bu dünya hiç kimseye kalmaz
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan Kapısıdır

 
Girdiğimiz kapı Hak ile Nur Muhammed kapısıdır
İnsanlığın mutluluğuna açılır her bir kapının açısı
Nur Kur’an İmanla yapılıdır haktan bu binanın yapısı
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Haktan geldik hakka gideriz bizler hepimiz
Hak yolunda bulunmaz elbet hiçbir eksiğimiz
Tevhid sözüdür her adımda dilimizde dediğimiz
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Kulağımızda hakkın sesi Nur Muhammed ile gelir
Üç günlük dünyada çekişme kavga dünya malı nedir
Yüce İslam ile Nur Kur’an Nur Muhammed gönüldedir
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Nur Muhammed Nur Kur’an’la kardeşliğe sarıldık
Nefis şeytan dünyaya bağlanmadık bizler kapılmadık
Her şeyi Nur Muhammed Nur Kur’an ile anladık
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Bizler gaflet içinde uyuyan zulme uğrayan insandık
Nur Muhammed nuruyla geldik biz ona inandık
Hak Kur’an geldi bize biz gafletten onunla uyandık
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Doğmak yaşamak yaşatmak ölmek için gelmişiz
Gönülde kardeşlik imanla bu âleme biz yetmişiz
Dinden imandan uzaklaşınca bizler bitmişiz
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Gönül evinde âlemi seyret Nur Muhammet aşkına
Gönül kapısını kapatarak sakın dönme sen şaşkına
Nur Kur’an Nur Muhammedin ulaş gönül bakışına
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Nur Kur’an Nur Muhammed ile açıldı hakikatin kapısı
Yüce Rahman dedi iman Kuran senindir gönüldür tapusu
Sakın ola kapatma açık tut insanlara, girmesin dünya tutkusu
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Gönül halden hale girdi hakkı Nur Muhammed’i buldu
Şimdi gönülden hakka secde ile şükür eden kul oldu
İmanı alınca nefis şeytanı ateşe attı onlar kül oldu
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Nur Kur’an Nur Muhammed çağlayan bir pınar
Ondan içen hiç susamaz dili hakkı her an anar
Nefis şeytana uyan tövbesiz ateşlerde yanar
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Hakkın yolunda yoktur ikilik bir olana yürür kulun hepsi
Müminin gönlünde Nur Kur’an Nur Muhammed’dir dikişi
Gayemiz değil dünya çıkar ilişkisi, kardeşliktir musikisi
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
 
Bu âlemde Nur Kur’an Nur Muhammed sevgisi aşikâr
Nur Muhammed yanına güzel yakıştı o güzel Hz Ali le Zülfikar
Ne varsa gönülden verdiler onlar idi gerçek bir fedakâr
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
 
Nur Muhammed Nur Kur’an’dan önce yoktu merhamet
Nur Muhammedin geleceği aşikârdı belli oldu alamet
Haktan geldi insanlığa oydu âlemlere nurdan Rahmet
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
 
Cisme hayat veren Âlemlerin Rabbi Yüce Rahmandır
Gönderdi Nurdan habibini her daim kulu ile olandır
Kul hakkın nurunu alırsa doğru yolda hakka varandır
Girdiğimiz kapı Nur Muhammedin Nurdan kapısıdır
 
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

3 Mart 2017 Cuma

Geniştir Cennetin




Bol keseden bol sallıyoruz
Oturup yan yan bakıyoruz
Devasız sözle yatıyoruz
Kavga için göbek atıyoruz
Hani nerde dert için tabipler
Beklerken gündüz oldu geceler
Ölürken üstümüze konar melekler
Günahımızı sevabımızı yazar kâtipler
Kul Mehmet ya Rabbim görmek isterim Cemalin
Sana kul olamadım yolunda durdum yürüyemedim kaldım bitkin
Nefis şeytan dünya aldı beni benden amma velakin
Rahmetinden merhametinden kesmedim ümit
Ahirette yakar mı bilmem cehennem ateşin
Geniştir sonsuzdur koy beni içine geniştir cennetin
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Hayatımıza hayata egemen olmak için koşan batı

                    

                
Toplum olarak, bizler İslam’ı hayatımızda yaşama yaşatma anlamda, bize vermiş olduğu konumu görevi nedeniyle, âlemin sorunları üzerinde düşünmeye davet ederken, bizler hiç düşünmeyen, kendini düşünmenin ötesine geçmeyerek, bu konuda düşünme gereği duymayan toplum olarak, nefis şeytan dünya üçgeninde kaybolmuş karanlık bir hayatın içinde, yaşamamızın sonucunda, yaşadığımız hayat bizi mutluluğa götürmüyor.

Kendimiz için duygusallıkları güçlendirsek de toplum için, insanlığın geleceği duygusallıktan uzak uyumsuz yaşayabiliyoruz. Oysa İslam’ın bize verdiği sorumluluk, iman bilinci, taşıdığımız bu bünyede bilinçli bir değişimin anaforunda, toplumu geleceği uzlaşma ekseninde kardeşlik bağı ile sardırarak ümmet olmanın kapısına götürecektir. Yoksa nefis şeytan dünya üçgeninin, mantıkla alakası olmayan sömüren bitiren mantığı ile bu dünyada kendimiz için yaşarsak eğer, her şey değersiz yaptığımız gibi bizde değersiz kalıyoruz.

 Hayatımıza hayata egemen olmak için koşan batı, kendi kültürsüzlüğü ile bize kültür satacağı savı ile hem kendini, hem de bizi yanıltma peşinde koşmaktadır. Kültürel değerden mahrum olan bu batı yani küresel sermaye güç, bayağı ucuz iyimserlikten uzak, iyimser görünerek sömürmenin yolunu açarak sömürmek için, küçük küçük duygusal tatminler ile bizleri tatmin ederek, sonundaki tatminsizlik duygusu ile vurarak şirin görünmeye çalışmaktadır, aslında şirin görünmek nedir onu da bilmemesine rağmen. İslam toplumsal olarak, her durumla uzlaşılabilecek bir dünya bize sunarken, herkesin eşit olduğunu herkesin mutlu olmasını… Sömürülmeden yaşamamasını istemektedir. Batının duygusallıktan uzak olan samimiyetsiz istekleri, insanı hatta dünyayı kaos ortamı ve terör ortamı ile korku salarak, etkisi altına almaya çalışmaktadır. Bilmezler ki, biz Müslümanlara ne kadar baskı yaparsanız yapın, bizler birbirimize iman ve kardeşlik gücüyle, daha sıkı sarılacağımızdan hiç mi hiç haberleri yok, onların bir hesabı varsa, Âlemlerin Rabbi olan güç ve kudretin sahibi olan Yüce Allah’ında bir hesabı da var. Bizler bunu bilip bu doğrultuda hareket edersek, samimiyetsiz duygudan eseri olamayan o zalimler, batmaya mahkûm olacaklardır. Selam ve dua ile kalın kardeşlerim.
Mehmet Aluç/Kul Mehmet

Hakkın Yolu Açıktır Yürüsek Gündüz Gece

Allah C.C.



Hakkın yolu açıktır yürüsek gündüz gece
Hakkın yolu nurludur yücedir elbet yüce
Nefis şeytanın gider elbette bu gücüne
Hakkın yolu açıktır yürüsek gündüz gece

Mevlana Yunus yürür Hacı Bektaş gönülde
İnsan selam vermez mi bir birin gördüğünde
Verirsen ver gönülde bitmez ki verdiğinde
Hakkın yolu açıktır yürüsek gündüz gece

Hak yaratan nurla bu gönlümüze hu yazmış
İçine merhameti bir güzel nurla katmış
Herkesi sevin demiş bizi özgür bırakmış
Hakkın yolu açıktır yürüsek gündüz gece

Kul Mehmet’im gönülden erenlerden bir pay al
Aldığın bu payla sen gönüller içine dal
Hak yolunda gidenler içine kendini sal
Hakkın yolu açıktır yürüsek gündüz gece
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Bir ömür olsa da ben seni candan beklerim


Nazlı yârim üzülme bu gönlüm senin yerin
Anarım ismini ben gönlümde ezberlerim
İsmin ben söyleyince bu gönlüm olur serin
Bir ömür olsa da ben seni candan beklerim
 
Hasretinin üstüne alır sabrı eklerim
O gülüşün gönlümde ben gönlüme dikerim
Bu dünyada ben seni kendimden çok severim
Bir ömür olsa da ben seni candan beklerim
 
Hasretin çarkı ezmez sen gönlümde var isen
Bağrı yanık aşığım sen beni güldürürsen
Gönül bu ateşlenir beni candan seversen
Bir ömür olsa da ben seni candan beklerim
 
Bir suçum olursa ne olur başıma kalkma
Af et benim suçumu beni sensiz bırakma
Al kollarına beni sevgini sen saklama
Bir ömür olsa da ben seni candan beklerim
 
Saklı dil gönlü yıkar sevene lezzet vermez
Gurbet ilde kalsam sana aşkım bitmez
Sen kaşların çatınca bu garip gönül gülmez
Bir ömür olsa da ben seni candan beklerim
 
Kul Mehmet’im umrunda olayım bana yeter
Deryaya salsan beni bir gün bu hasret biter
Yüzer gelirim aşkla beni beklemen yeter
Bir ömür olsa da ben seni candan beklerim
 
Mehmet Aluç/Kul Mehmet

Giderken Bir Veda Etmeden Gittin

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Aradığın sır gönülde duruyor apaçık saklı
Terk ederken deme sen sakın benim haklı
Bir gülümsemeden geldin aniden niçin gittin
Gelişin gidişin çok oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Ömürde kaybettiğim anlar geri gelmiyor
Hasretle gelenler söyle neden hiç gitmiyor
Bu ıstırabım sen gittin gideli işte bitmiyor
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Bir gün mutlu geçmedi seninle günümüz
Severken sarardı neden bu seven gönlümüz
Seninle biz kaybettik işte ararken yönümüz
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Aklar düştü saçlarıma işte bak avuç avuç
Seni boşa sevdim demek seni sevmek suç
Aşkımızı beklemiyordu inan bu kötü sonuç
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Sabır taşı olsaydı dayanmaz parçalanırdı
Dedim belki gönlü bana sonra bağlanırdı
Gülüşünle belki bu gönlüm o an şahlanırdı
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı


Neden acele ettin bilmem gittin telaşlı telaşlı
Nasıl kaybettin sendeki anlayışı adam akıllı
Bıraktın giderken sen gönlümü ağır yaralı
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Doyum olmazdı aşkı senle yaşamak derdim
Hemen terk edip gideceğini nerden bilirdim
Bana sen gülmezsen de ben sana hep gülerdim
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
    Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı        

Mehmet Aluç/Kul Mehmet






Yayınlarım

Sedat Uçan Müsaden Var mı Ya Rasulallah