Bu Blogda Ara

ağlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2017 Cuma

Yıkıldığını Bir An Gözüyle Görsün


Görsel sonucu

Yorgun yıllarım için oturmuş ben ağlarım
Kanar bu yaram bilmem ben ne ile bağlarım
Bırak kanasın yaran böylede iyileşir
Bağlamaktan uzakta kırılmış bu ellerim
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Bırak kanasın yaran elbette iyileşir
Bırak ayrılan gitsin bir gün buda değişir
Bir gün pişman olurda döner gönül birleşir
Seven ayrılmaz belki sevdayı paklar hasret
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Bırak gidişi ayı yılları bir bir bulsun
Mutluluk dolu günler istasyonda bir dursun
Gidişindeki ahı pişmanlığı bir bulsun
Gerçek olan hakikat ona tokadı vursun
Silkelensin çarpılsın ahın onu bir sarsın
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Hicran kapında bırak içeriye o girsin
Sen bu hicranınla kal ancak bilirsen hürsün
Bırak yıkıldığını bir an gözüyle görsün
Giderken hicran vuslat sana bir gülümsesin
Yıkılan için gelir vuslat başka nedir ki
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Bırak yılların kalsın yorgun yıkılmış halde
Yeter ki sen hiç kalma acınacak bir halde
Hayat bunu yaşarsın ya öyle ya sen böyle
Yıkılıp ta kalanlar için değil bu hayat
Kalkanlar için hasta içindir ameliyat
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

13 Ekim 2016 Perşembe

Sözlerim-3-

    

Keşmekeşlik

Öylesine keşmekeş’lerin içindeyiz ki ve farkında da değiliz ki, sevsek sevdiğimizi üzüyoruz kalbiniz kırıyoruz, farkına varmıyoruz sevmeyi bilmiyor diyoruz! Hatamızı bilsek özür dilemeyi bilsek gideceğiz de, birde acaba aynısını yaşar mıyım kuşkusu sarıyor bedeni ruhu düşünceyi! Kaldık mı sap gibi ortada, uçuruma düşmemek için geri adım atarken insan şüpheye düşer mi tabi ki hayır! Hatta biz uçuruma kendi gayretimizle düşsek acaba arkadan iten mi vardı diye, uçurumdan uçarken dönülmez ama biz gayretle döner iteleyen kimdi diye bakarız!

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Vakti Olmalı İnsanın

İnsanın, ağlama kendini dinleme farkına varma pişmanlığını fark edip düşünme insanlığın derdine çare olma adına, bir saati anı vakti olmalı diyorum ama inanın o anlar saatlerde boşa televizyon karşısında, evlenme programında ki sahte olan kavga ve çekişmeleri seyrederek bitirirdik.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Anlamsızlık Ve Huzur

İnsan doğarken her şey vücuduna Allah c.c. eksiksiz yüklenmiştir. Doğduğumuz da bizim için olan bir dünya var ama bizim yaşamamız için müsait değil, hatta hiç birimiz için müsait değil. Aslında bu dünya yaratılırken de içine eksiksiz her şey huzur güzellik vs. yüklenmişti ama onu biz insanlar, acımasızlıkla kendi doymazlığımızla öylesine değiştirdik ve parçaladık ki içinde huzurla yaşamaya imkân yok, hatta huzurun “h” harfi bile yok. Anlamlı olanı anlamsızlıkla değiştirince, insanda haliyle anlamsız değersiz oluyor. Bir süre sonra anlamsızlıklar da insanı boğuyor lakin bu defa anlamsızlığı yıkacak bir değer ortada yok ki onunla anlamsızlığı yıksın ve huzura erişsin!

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Elhamdülillah

 
Geldik bu âleme bir ağlama ile ne güzel
Ağlayanın halini bilelim diye ağlattı Yüce Rahman eyvallah
Âlemden âleme geçtik Âlemi görmek için Elhamdülillah
Vardık Âlemi yaratanın huzuruna secde ile Elhamdülillah
 
Can olurken hazırladı Yüce Rahman bizi kıbleye
Can olduk geldik âleme Elhamdülillah
Yüce Rahmanın izniyle Kâbe’ye döndük Elhamdülillah
Can olurken ağladık canları bildik Elhamdülillah
Vardık Âlemi yaratanın huzuruna secde ile Elhamdülillah
 
Varlığımız Yüce Rahmana varmakmış söyledi Yüce Rahman bildik
 Âlemi yaratanın huzuruna vardık secde ile Elhamdülillah
Yollarda beni arayın dedi aradık bulduk Yüce Rahmanı Elhamdülillah
Vardık Âlemi yaratanın huzuruna secde ile Elhamdülillah
 
Her zerrede izim vardık bakın görün dedi gördük Elhamdülillah
Her gönlün kapısını açın zerre incitmeyin dedi bildik Elhamdülillah
Bu dünya iki kapılı bir handır imanla bilin dedi bildik Elhamdülillah
Vardık Âlemi yaratanın huzuruna secde ile Elhamdülillah
 
Âleme Nurdan Kur’an’ı Nur Resulle indirdi inandık Elhamdülillah
Nurdan Kur’an Nurdan Resul peşinde gidin dedi gitmeye çalıştık Elhamdülillah
Nefreti kini silin merhametli olun dedi anladık Elhamdülillah
Nefret kini olanı yolundan yıllarca uğraşla döndüremedik eyvah
Vardık Âlemi yaratanın huzuruna secde ile Elhamdülillah
 
Anlamayana anlatın gerisine karışmayın dedi yaptık
Yolda dönmeyeni zorlamayın dedi Yüce Rahman anladık Elhamdülillah
Yıkmayın inşa edin gönülleri dedi Yüce Rahman anladık Elhamdülillah
Vardık Âlemi yaratanın huzuruna secde ile Elhamdülillah
 
Gelen gider dedi her canlı ölümü tadacak dedi Yüce Rahman anladık Elhamdülillah
Gelirken imanla merhametle Salih amelle gelin dedi anladık Elhamdülillah
Günahlarımız çoktu Tövbe kapıma gelin dedi koştuk bir nefeste Elhamdülillah
Vardık Âlemi yaratanın huzuruna secde ile Elhamdülillah
 
Kul Mehmet’im işte geldik gidiyoruz Elhamdülillah
Yüce Rahmanın yardımıyla bir şeyler yaptık Elhamdülillah
Her anımızda yardımıyla bizimle oldu Yüce Rahman bildik Elhamdülillah
Gönderdiği Nur Resul Nur Kur’an ile mutlu olduk çok şükür Elhamdülillah
Yüce Allah ile olan neyi kaybeder onsuz olan neyi bulmuş dedik
Yüce Rahmanın yardımıyla onunla olduk Elhamdülillah
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
Not: Asumani kardeşimin-Âh ile –elhamdülillâh- güzel şiirinden ilham ve esinlenerek yazılmıştır, kendisine böylesi güzel şiiri ile ilham olduğu için teşekkürler ederim.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

11 Nisan 2016 Pazartesi

Sen Ağlama Hep Gülümse




Şafağın alnıma düşmüş kızıllığında baktım kendime
Ülkemin her tarafı boyandı şafaktan kızıla
Kuşlar uyanırken mahmur mahmur kanatlarındaki şafakla sabaha
Bir ben sana uyanamadım şafak bakışlım
Saçlarına tutundum uzattım şafağa sessizce
Gezdik şafağın kanadında sen kucağımda
İşte ufukta ben yitik yüreğinde ağlıyorum
Sen yoksun yanımda yine uykudasın
Ben ise yalnızlığımla başındayım ağlıyorum
Gözlerimde yaş damlarken yanağına
Uyanıyorsun telaşla yüzüme bakarken masum
Titrek hüzünlü mahcup
Titrek ellerinle silerken gözyaşlarımı
Bir buse bir cennet kokusu yanaklarıma kondururken
İşte ben gülüyorum yine seninle beraber
Senin yüreğin benim avcumda
Benim yüreğim senin yüreğinin içinde
Alıp koyuyorum göğsünün içine
Yüreğimdeki deprem durdu o an gülüşünle
Usulca açıldı gönül kapım içinde yine sen vardın bende yanında
Utangaçlığının saflığı yüzünde bir bahar çiçeği gibi açmış
Kokusu gönlümü sarmış
Öpüyorum anlından
Sana hasret sana tutkun bir sevdayla gönlümü öpücük diye konduruyorum
Öpücüklerim kelebek oluyor konuyor gönlüne
Yüreğimiz tatlı bir serinlikle sallanıyor
Yalçın kayaların üzerinde uçarken
Kartalların kanat sesi güneşli ufka doğru kanat çırparken
Yuvasındaki anlamsız sıcaklık çarpıyor yüzümüze
Bir o kadar soğuk sıcaklık
Ürkek paramparça
Sarılıyorum sıcaklığına beni saran
Göğsündeki pamuk tarlasına yaslanıyorum
Uyuyorum dizlerinde
Uyurken gözlerim az hafif açık
Bana bakarken gülümsüyorsun
Bir bahar gibi
Bir düş hayal gibi
Merhameti  ile alemi kaplamış bir dünya gibi
Bir çocuk gibi
Yakalıyorum onları avuçlarımla
Saklıyorum göğsümdeki avucumda
Kefenlenir mezara konulurken
Açacağım göğsümdeki avcumu
Bu gülümsemelerinle
O karanlık mezarımı aydınlatacağım
Seni anlatacağım toprağa
Sen olacak toprak yine
Künyemi seni seven aşık diye okuyacaklar
Sendeki güzelliği sevgiyi aşkı görünce yaklaşacaklar ışığına
Gülümsemelerin susmasın hep gülümse diye sana göz kapağımın altında bakıyorum
Uyanmıyorum hep bakıyorum
Ayaklarımın ucunda ta başıma kadar sarıyor beni sımsıcak gülüşünün sıcaklığı
Sarıyor beni bir zırh gibi
Uyanmak isterken
Uyanamıyorum
Üzerimde bembeyaz kefenim
Toprak altında üzerimde toprak
Gülümsemen bir ışık içeriyi kaplamış
Anlıyorum
Senden önce ben girmişim mezara
Ama sen ağlama ne olursun sana demiştim ya
Sen ağlama hep gülümse
Bir ömür boyu yaşattın beni gülücüklerle
Sen daha fazla yaşamalısın
Yaşatmalısın etrafındakileri
Seni görenleri sevenleri
Eşini dostunu tüm gülücüklerinle
Ben bekliyorum seni
Sen acele etme
Gönlümün avucunda
Gülüşlerin vardı
Onları açtım koklayarak
Gülüşlerine bakarak
Seni yaşıyorum hala kollarında dizlerinde göğsünde
Zaman seni ellerimden alırken
Çekip senden gittiğimi düşünme
Aç gönül kapının kapısını ben oradayım
Bir yanımı içine sakladım
Senin gülüşlerinin gölgesine sakladım
Aç bak ben oradayım seninleyim
Elini uzat saçlarına ellerimin sımsıcak izleri hala duruyor
Dokun hisset beni
Dokundun saçlarına
Gülümsemelerinin sıcaklığı ta buraya kadar geldi
Bir güneş gibi doğdu
İşte hep böyle gülümse
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç