Bu Blogda Ara

arsız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arsız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2016 Perşembe

Serseri Bir Sloganla Yaşamaktan



Vurun bu arsız gönlümü artık
Gidiyor serseri aşkların diyarına
Sevmeyecek hiç kimseyi biliyorum
Dayanamam ben artık ağlıyorum
Vurun bu arsız gönlüme bir pranga
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan

Bu yürekle yaşayamam yırtık yırtık
Aramayın artık bu yüreğimde mantık
Serseri diyarlarda aşksız diyarda çamurla battım
Dayanamam ben artık ağlıyorum
Vurun bu arsız gönlüme bir pranga
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan

Ölüyorum yavaş yavaş tutun beni
Uzatın aşk diyarına usul usul
Örtün üstüme ölü toprağı
Mesul değilim bu aşksız hayatı yaşamaktan
Vurun bu arsız gönlüme artık pranga dedim artık
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan

Ar etmeyin vurun artık
Bakmayın akan gözyaşlarıma
Bakın bana koşmayan yarınlarıma
Bahanelerim ile gömün beni artık
Zavallı aklıma gönlümü ister yakın artık
Dayanamam ben artık ağlıyorum
Vurun bu arsız gönlüme bir pranga
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan

Dilsiz dillerimi bir dinleseniz
Ağlarsınız feryat ile gece gündüz
Hicran ateşiyle yaktım bu gönlümü
Alev alev yanıyor gezindiğim onca kaldırım
Bitirin beni yetsin bunca keder
Dayanamam ben artık ağlıyorum
Vurun bu arsız gönlüme bir pranga
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Ezgi Dolu Bakışınla




Beni sana sürükleyen ruhumu okşayan rüzgâr mıydı
Yoksa benim gönlümün güzelliği miydi bilinmez
Buzdan kafesimde ömrümü tamamlar iken çıktın karşıma
Ufukta kuşların kanadını okşarken sen yüreğimi ısıttın
Aramızda oturan beni esir eden buzdan kafesimin kilitlerini açan
Buz tutmuş ejderha gözü ile bana bakan yarınıma ışık olan sen ne güzel geldin
Beklentilerim
Zaman yerine geçen asırlar
Hamile ve doğuran bir kadın feryadı düşlerim
Karamsarlığımın imgesi
Lezgin olmayan adımlarım
Ürkütücü'lüğümün anlamsızlığı
Bir anda gelişinle yok oldu
Kuşkum ile yanına sokuldum
Tutkum akrep gibi sokar iken bedenimi
Tümülüs gibi yüksek Toroslar gibi gönlüme girdin
Anadolu oldum Trakya orta Asya oldum gönlünde
Tek düze doğal yapısının güzelliği ile süsleyen, 
Anadolu gibi ömrümü süsledin bakışınla
Kendimi bir anda holde gözlerine bakarak buldum
Arsız şehirlerim sokaklarım yok oldu
Lirik kaderimin kalem seslerini duydum o anda
Saçlarının Lüle’sinden tutundum
Dağlar sisli ovalar bahar çiçekleri ile açtı
Sevgi kırlangıçları başımızda uçarken
Öptüm dudaklarında asırlık bir öpüşle
Meteor hissizliğimi gökyüzüne fırlattım
Bir seyyah gibi damarlarında dolaştım
Sende bir Leyla misali damarlarımda coştun
Aştık tüm sarp yokuşları bir solukta
Sıcak iklimlerin sıcaklığı ile tenimiz sevgiye doyunca
Kelebek kanatlarımızla usulca yeryüzüne indik
Ezgi dolu bakışınla el ele yenidünyamıza doğru yürüdük

Mehmet Aluç

28 Nisan 2015 Salı

Çok Arsız Çıktın





kalemimin cızırtıları ile seni yazarken
hıçkırıklar ile gözyaşım kağıda damlıyordu
sevgimin pınarı olan sen
ben gözlerinde sanki sönmüştüm
çok arsız çıktın sen sevgilim

dertleri beraber paylaşacaktık
seninle mutlu günleri yaşayacaktık
çocuklarımız olacak beraber büyütecektik
ben gözlerinde sanki sönmüştüm
çok arsız çıktın sen sevgilim

sevgimi ben aşın içine kattım
sen rahat uyumadan ben hiç yatmadım
senden sonra yatakta hiç kalkmadım
ben gözlerinde sanki sönmüştüm
çok arsız çıktın sen sevgilim


seven gönlümü bir kenara attın
söyleneler yalan dedim beni duymadın
tası tarağı toplayıp uzaklara kaçtın
ben gözlerinde sanki sönmüştüm
çok arsız çıktın sen sevgilim


beni değersiz sözler kervanına kattın sattın
bir veda etmeden gittin yüreğimde kor alevi yaktın
bir derdim içine binlerce dert kattın
ben gözlerinde sanki sönmüştüm
çok arsız çıktın sen sevgilim


yüreğimde bıraktın dinmeyen ince sızı
sendin dünyalar kadar beni seven ey zalimin kızı
sensiz nasıl geçiririm yazı kışı
ben gözlerinde sanki sönmüştüm
çok arsız çıktın sen sevgilim

bıraktım sensiz hasretle yaşamayı
hasret yolunda seni düşünerek koşmayı
vefasızlar için değmezmiş göz yaşı içinde yaşamayı
ben gözlerinde sanki sönmüştüm
çok arsız çıktın sen sevgilim


kul Mehmet'im gönlün hüzünle yatar
insanı bir söz ile satan sanma mutluluğu tadar
demekki bu aşk buraya kadarmış Rahman böyle yazar
ben gözlerinde sanki sönmüştüm
çok arsız çıktın sen sevgilim

Mehmet Aluç

14 Mart 2015 Cumartesi

Hüsran Fırtınası




Susmak

Susmamak

Konuşmak

Konuşmamak

Dil susmasa konuşsa haksızlığa

Dil bağlı kalmasa suskunluğa

Acıların feryadına koşsa

Menfaatin zıkkım deryasına dil olmazsa dilim

Hakkın hakikati için konuşsa

Yoktur ya sonunda ölüm

Varsa da sonunda ölüm o ne güzel ölümdür ah dilim

Konuşmamak arsızlıktır ah ki acılarla ölüm

Filizlenen çiçekler gibi açmak olsa halin dilim

Solup kalma menfaatin içinde olma haysiyetsiz, serme yere fersiz kilim

Dil ki yaratan Rahman hak için konuşmak için yarattı yoksa konuşmazsa olur zülüm

Zülüm olduktan sonra elem sarınca lal olursun dilim

İhlâsı da tefekkürü de acizlik içinde bulamadan yok olursun

İraden elinde iken konuş hakkı dilim

Vaaz geçme dönmesin hakkın yolunda sözlerin

Zülüm yağar sabır yok olur ağlar gülen gözlerin

Baharlarda kasırgalar eser

Suskun yarınlar tüketir hayatı biter

Hüsran fırtınası estirme güllerin bülbülleri yok olur gider


Mehmet Aluç

12 Mart 2015 Perşembe

Şimdi yalnız kaldın

yarın,


Ey yarınları olmayan bakışlarım
Bir sevgiliye yürümeyen adımlarım
İrem bağlarına uzanmayan elim
Bütün güzellikleri yıktın
Şimdi yalnız kaldın
Ey kelebekler gibi hassas yüreğim

Ey sessizliğe ses olmayan hislerim
Ey yüreğimdeki güzellikleri sömüren benliğim
Pare pare yok olan düşlerimi yıktın
Şimdi yalnız kaldın
Ey kelebekler gibi hassas yüreğim

Uçurumdaki yağmurlarla uçurumlara yağan yenilgim
Attın kendini ey nefsimle beraber uçurumlara
Söz geçiremedim bu gönlüme
Tutamadım bu arsız dilimi
Şimdi yalnız kaldın
Ey kelebekler gibi hassas yüreğim

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç