Bu Blogda Ara

ırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Kendin Ruhumla Aklınla Ör



Ölü bir ırmak gibi sözlerin
hançerler paslı ucu ile gülüşleri
savaş çağrıları estirir bakışların
yatakta öpüşme ile bitmeyen bitmeyen
ölü sarılmalara benzer savaşların
duraksayan hedeflerin bozguna uğramış
ışığı sönmüş gündüzlerin aydınlığında
kötüye aç kapını kendisini görsün karanlığında
düşüncelerini kendin ruhumla aklınla ör
başka düşüncelerle kendini yenileme köle olma gör
Mehmet Aluç


2 Nisan 2015 Perşembe

Bir Bilsen



Dön gitmeden önce son bir n’olur kez bana bak
Vefasız gönlünü bıraktın gel onu al tak
Vardım seninle uçuruma sen kendini yak
Bir bilsen deli akan coşkun ırmak gibiyim

Bana uzaklarda gelsin o sitemkâr sesin
Vefasız gönlünü dağda kurtlar kuşlar yesin
Senden hayır yok bana ben söylüyorum peşin
Bir bilsen deli akan coşkun ırmak gibiyim

Sana gece gündüz aşk ile koştum yalvardım
Gelmeyince gece gündüz sessizce ağladım
Gurbet illere artık ben belim bağladım
Bir bilsen deli akan coşkun ırmak gibiyim

Kul Mehmet’im yar sanma artık sensiz dardayım
Seni unuttum çoktan bahar aylarındayım
Senden ayrı sanki ben on sekiz yaşındayım
Bir bilsen deli akan ırmak gibi değilim
Mehmet Aluç



18 Şubat 2015 Çarşamba

Karaca oğlan Gibi Seveyim Dedim




Sen yazan kalemimle yâr yanına geldim
Beni sensiz yazmayan mısralarım ağladı
Karaca oğlan gibi çok diyarlar gezmedim
Karaca oğlan gibi canın içinde can olamadım
Karaca oğlan gibi sevdim yüreğim kaldırmadı

Uzak yollarda Karaca oğlan izini sürdüm
Sürdüm de tüm illerde kokusunu buldum
Yâre yanık gönül ile tatlı dilini duydum
Tüm dünyaya aşkını söylerken gördüm
Karaca oğlan gibi sevdim yüreğim kaldırmadı

Kul Mehmet ne şaşkın şaşkın bakarsın
Karaca oğlan gönülleri aşk’ın ırmaklarında yıkadığına mı şaşarsın
Kömür gözlü yârini aşk ile ararken gönüllerde bulursun
Karaca oğlan gibi seveyim dedim yolum şaşırdım
Karaca oğlan gibi sevdim yüreğim kaldırmadı


Mehmet Aluç


18 Eylül 2014 Perşembe

Ne Varsa


Ne Varsa

Deli ırmak gibi çağlama gönül
Elbet sende bir gün yorulacaksın
Laf sözden anlamayan gençliğim
Bir gün sende durulacaksın

Kaybolup gideceksin bu âlemden
Toprağın karışır dağlara
Viran girer güvendiğin bağlara
Güvenme gençliğine ey deli gönül

Biter bir anda dünyalık hevesin
Gençliğin gelmez ki gülesin
Kendinden bir sen olmadan göçer gidersin
Tükenir biter solarsın be gönül

Ne varsa beklenen gelmez
Gelirse de vaktinde gelmez
Geçmişin içinde karaladığın sayfan dolacak
Dokunduğunda incitemediğin tenin solacak

Yaşandı bitti demeye fırsat olmayacak
Açan güllerin aniden solacak
İlk kopan fırtınanın içinde ömür dolacak
Deli ırmak gibi çağlama gönül
Mehmet Aluç

11 Mart 2014 Salı

Gönül Ve Aşk



Gönüldür bu aşkı dağdan dağa yolları aşar gelir
Aramaya gerek yok kendisi gelir
Tahtını bulur oturur kendi dili ile aşk
Gönül olur bez mi aşk
Damarda akan kan gibi akar gönle gerçek aşk
Gururlu Vecd ’siz coşmayan gönlü dize getirir saf aşk
Mehtaplarda oynaşan çocuklar gibi gönülle oynaşır hüsn-ü aşk
Sevdiğinin gönlüne dillere destan sevgiyle oturur karşılıklı aşk
Aşk ile sevmesini öğretir aşk dolu sözlerle ilanı aşk
Değişik renklerdeki güzelliğin duyguların dile gelmesi Aşkı iksiri iledir
Damla damla aşkın gönülde ırmak olarak akması aşkın büyüsü iledir
Huzur ve huşu ile sevdiğine sarılması aşk iledir bakması
Lakin aşk ağlatır dert söyletir
Aşığın maşukuna aşk ile ağlaması
Aşk ile coşması bildiğimiz ağlamaya benzemez
Aşkın büyüsüdür tatlı nağmesidir
Önce mutlak sessizlik
Ardında mısralarla coşması
Gönüle huzurun dolması
Gönül’ün gönlü izlemesi
İzlediği gönülde kendini bulması
Koşturur peşinde soluğun kesilene kadar
Bir an önce kavuşmanın tadı hazzı bambaşkadır
Kanatlandırır uçturur coşturur aşk
Aşkın ilhamı ile yıkanmış gönül
Tüm sevgisizlikten arınır içinde sadece aşk kalır
Lezzeti bambaşkadır
Var oluşun sırrıdır aşk bahardır
İnsanı aşikâr eyleyen aşk gönül bekleyendir
İnsan güzelliğini ortaya çıkaran aşk gönlü canlandırır
Derinden muhabbettir aşk deryasına salandır
Gönlün alev alev yanması bambaşkalıktır
Başa ağır gerek kulağa sağır olmak gerekir
Baş aşağıya gitmek gerekir hem fikir
Aşkı anlamak değil yaşamak gerekir
Olunmaz mütefekkir
Başlanır aşkı yârin gönlünde dinleyiş
Yârin gönlüne girmek için dilimleniş
Tatlı tatlı gülümseyiş
Daha sonra hafifleyiş
Aşkı yârin gözünde gözleyiş
Aşkı yârin dilinde nağmelerini ezberleyiş
Aşkın engin güzelliğini gönüle döşeyiş
Aşkı gönlünde gözyaşları ile çimleniş
Her şeyi anlayarak çözümleyiş
Başlar yâri gönlündeki yeşerişle büyüleyiş
Yârin gönlünü bezeyiş
Ondan sonra yâre bakarak aşkı dinleyiş
Gül aşka vurgun
Aşk güle vurgun
Bülbül ise her ikisine vurgun
Gönül sevdiğinin gönlünde üçünü görünce vurgun yer
Gül kokusu
Aşkın kokusu
Bülbülün nağmelerle bezenmiş sesi
Gönül ise hepsine vurgun
Gönlün bülbülün gülün şenlik içinde yâre ötmesi
Yârin bu sevgi ile gönüle girmesi
Terleyen gönlün ellerin yâre uzanması
Kollarını açarak yâre sarılması
Sen ben
Ben sen
Biz
Aşk olması
Gönlün arzu dolu meyvesi
Aşka düşünce bülbül olur âşık
Bülbül gibi yâre öter durur âşık
Mehmet Aluç

Bez mi Aşk: Gönül Meclisi
Hüsn ü aşk: Güzellik ve muhabbet
Mütefekkir: Düşünür
Bezeyiş: Süsleme


Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç