Bu Blogda Ara

güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2018 Pazar

Var İçinde Bir Hayat Bir Güneş

Var İçinde Bir Hayat Bir Güneş
 
 

 
Ey gönlüm şiir yazmaya edeceksen heves
Şiiri hor görme sakın deme ona abes
Okuyunca anlayacaksın her şey şeffaf
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir nefes
Sanma içine girince esir edecek bir kafes
 
İçinde bulunur sevinç içinde bin bir heves
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir güneş
Olunur mu gönlü hoş etmekten güzeli inan ki enfes
Onunla kaybolmazsın bulunur içinde bin bir adres
 
Okuyunca yazınca anlayacaksın var bin bir mana
Şiir dokunur heceleriyle gönül teliyle tüm cana
Yaz oku durma yazacaksan oku haydi kana kana
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir nefes
Sanma içine girince esir edecek bir kafes
 
İçinde bulunur sevinç içinde bin bir heves
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir güneş
Olunur mu gönlü hoş etmekten güzeli inan ki enfes
Onunla kaybolmazsın bulunur içinde bin bir adres
 
Okudun onca üstattan divanı mesneviyi öteyi beriyi
Okuyunca şaştı kaldı şiir bilmez alay eden onca enayi
Bilirim anlatmak aynı benzer deveye atlatmak gibi hendeği
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir nefes
Sanma içine girince esir edecek bir kafes
 
İçinde bulunur sevinç içinde bin bir heves
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir güneş
Olunur mu gönlü hoş etmekten güzeli inan ki enfes
Onunla kaybolmazsın bulunur içinde bin bir adres
 
Yazan bunu Gülveren mahlaslı kul Mehmet
Heceler dizilsin gönüllere isterim demet demet
Gayemiz bir parça üzgünü gülümsetmek budur hizmet
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir nefes
Sanma içine girince esir edecek bir kafes
 
İçinde bulunur sevinç içinde bin bir heves
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir güneş
Olunur mu gönlü hoş etmekten güzeli inan ki enfes
Onunla kaybolmazsın bulunur içinde bin bir adres
Mehmet Aluç –Âşık Gülveren
 
Abes: Akla ve gerçeğe aykırı.
 
NOT: Üstat Nabi’nin eserlerini okuduktan sonra yazdığım şiirdir.

18 Ağustos 2016 Perşembe

Allahu Ekber Allahu Ekber


Allahu Ekber Allahu Ekber

Ecir’i güneşin ışıkları gibi kul kazansa
Haşr gününde müminler onunla coşsa
Sırat köprüsünde anında geçse
Cenneti Alada bekleyen Nur Resule kavuşsa
Dünyadaki İhsan’ın gerçeğine o an ulaşsa
Allahu Ekber Allahu Ekber

İtikat nuru ile gönüller dolsa
Kelime-i Tevhit ile diller olsa
Beş vakit Kıyamda durulsa
Secde ile gönüller hakka ulaşsa
Kul Rahmana kul olduğunu her an hatırlasa
Allahu Ekber Allahu Ekber

Diller sessizce Allaha duaya dursa
Kul arasa Rahmanı bulsa
Rahmanı bulunca kendini bulsa
Her an Rahmanla Nur Kur’an Nur Resulle olsa
Diller gönüller niyaza varsa
Allahu Ekber Allahu Ekber

Sadaka ile muhtaçlar gülse
Mazlum hep gülümsese
Kullar helal haramı bilse
Gönüller gönüllere gülümsese
Herkes haddini hakkını hakkı bilse
Allahu Ekber Allahu Ekber

Şükür ile nimetlerin kıymeti bilinse
Fakir komşu sofraya davet edilse
Komşuluk ile hakkı gözetilse
Haksızlığa uğrayana hakkı alınıp verilse
Takva gönülleri sarsa sarsa gelin dese
Allahu Ekber Allahu Ekber

Kul Tevekkül içinde gezse
Tefekkür ile hakikatin deryasında gülse
İnsan insanlığını kulluğunu bilse idrak etse
Tevhid inancını bilse gönlünde gezdirse
Gülmeyen canları hep güldürse sahip çıksa sevse
Allahu Ekber Allahu Ekber

Vahyin ışında karanlığı yıksa
Nur Kur’an Nur Resul ile yola çıksa
Hak olan Rahmana her an ulaşsa
Onunla her an olsa nura kavuşsa
Salih amel ile kulun defteri dolsa
Allahu Ekber Allahu Ekber

Yüce Rabbim
Ol deyince oldurtan Rabbim
Kulundan bu dualar
Ol deyince olduran sensin Yüce Rahman
Arz etmek kulundan
Kabul etmek senin Yüceliğinden
Aziz olan kadir olan sensin
Gönülleri kâinatı güldüren
Nuru ile huzuru hidayeti ile sensin dolduran
Kulunu yolunda sana vardıran
Sevap ile amel defterini sensin dolduran
Günaha dalınca kuluna af ederek nurlandıran
Berat ile beratını veren
Bolluk denilen bereketle bereketlendiren
Cefa içinde deva veren
Hastalık anında şifa veren
Ebediyet için kulunu öldüren yeniden dirilten
Saymaktan seni acizim Rabbim
Şükretmekten acizim Rabbim
İstemek Kulundan
Vermek senden Rabbim
Cümlemize ver
Gönüllerimizi önlerimize ser
Aksın helal kazançla ter
Cenneti alada olsun bize bir yer
Nur Resul şefaati komşuluğu ile
Gülsün olsun müminler
Her şeye kadirsin Rabbim
Âmin Âmin Âmin
Sadakallahül azimsin Rabbim
Mehmet Aluç © Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

30 Haziran 2016 Perşembe

Sen Batırma Doğanı Dost


Aşkı bilir isen sen gönlünde o bir saray
Var çıkma içinde sen ikamet eyle durma
Gece o doğan değil gönlünde koca bir ay
Gece gündüz gönlünde doğan güneş batırma
Batırma batırma sen batırma doğanı dost

Aşk ile gezen âşık dert nedir sor hiç bilmez
Gözü gönlü yârini görür başkasın görmez
Ne haldesin sen sorsan aşktan başkası bilmez
Gece gündüz gönlünde doğan güneş batırma
Batırma batırma sen batırma doğanı dost

Yola çıkar yar yolu her daim aşkla gözler
Biraz ayrı kalırsa hemen yârini özler
Yar gelmez ise o an dizleri hemen titrer
Gece gündüz gönlünde doğan güneş batırma
Batırma batırma sen batırma doğanı dost

Kul Mehmet’im giy sende aşktan sökülmez libas
Yar kusuru var ise görme sen eyle örtbas
Böyle devam edersen sen gönül etmez iflas
Gece gündüz gönlünde doğan güneş batırma
Batırma batırma sen batırma doğanı dost
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Kır Çiçekleri Gibiydi

 
kır çiçekleri gibiydi gözleri onda kendimi seyrederdim
güneş gibi ısıtırdı sözleri o sözleri ile ısınırdım yaz gibi
yorgandan yumuşaktı dizleri dizlerinde yatar uyurdum ben
yüreğime korku girmişti yeşil çimenlerin kuruması gibi
benden önce ah benden önce
hakkın rahmetine kavuşur diye
benden önce hakkın rahmetine kavuştu
beni suskun gözleri yaşlı sabahsız bıraktı
 
bütün kır çiçeklerim soldu kokmaz oldu
güneşler artık beni ısıtmaz oldu
gündüzüm gece oldu 
her döşek yorgan bana batar oldu
yüreğim ömrüm günlerim onsuz kaldı soldu
benden önce hakkın rahmetine kavuştu
beni suskun gözleri yaşlı sabahsız bıraktı
 
gökyüzüde benim gibi karardı derken 
gökyüzünde gözlerini gördüm
güneşle beraber doğuyordu içim ısındı 
kırlara baktım ışığıyla kır çiçekleri
onun gibi gülümsüyordu kokuyordu
benden önce hakkın rahmetine kavuştu
beni suskun gözleri yaşlı sabahsız bıraktı
 
 
artık her gün kırlarda kır çiçekleri arasında geziniyorum
sabah güneş doğarken en yüksek dağların başındayım
esen rüzgarda duyuyorum sesini
elleri içinde sanki saçlarımı okşuyor
sakın üzülme seni bekliyorum diyor
dağların arasında bende ona sesleniyorum
bekle beni bende geleceğim diyorum
hala bekliyorum ona yeniden kavuşmayı
mezarımda dizlerinde oturmayı
gözlerine bakarak kendimi mesut beni onu görmeyi
benden önce hakkın rahmetine kavuştu
beni suskun gözleri yaşlı sabahsız bıraktı
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

4 Nisan 2016 Pazartesi

Kısa Ve Öz Öz ve uzun



Yol yolcusu varsa yoldur
Güneş ısınmak isteyen güneş
Mecnun olana Leyla zaten aşk
Mecnun olmayana Leyla bir isim
Susana kelimeler heceler manasızlık
Anlamsızlık korosu
Gökler sema açılan eller için değil
Rahmet için vardır
Rahmeti bilene vardır
Bilmeyen ise bir boşluk
Hayat biraz hırpaladıkça uyanır beden
Var olduğunu anlar
Dik durur
Gönülde yakan bir şey varsa aşk vardır
Yakan bir şey yoksa aşk değildir
Hevestir gelip geçen
Geçen ve biten bitiren
Alıp götürmeyen ötelere
Acı ile haykırış
Hissetmek için vardır
Mana ve anlamlı kılan
Anlamı anlamlı kıldıran
Varılmayacak olana vardıran
Tutup yerde yatanı kaldırtan
Bakmadan geçmeyi paramparça eden
Yaklaştıran
Sayfalar beyaz kalması için var değil
İçini doldurtmak için var
Yazmak
Yazdırtmak için var
Sabah uyanmak
Yarına yürümek için var
Bugünü yıkarak
Yarını yok etmek için değil
Ulaştırmak
Göstermek için var yarını
Bir lokma aş
Yarına kuvvet için var
Aç gözlülükle hırs
Yolda bıraktırmak için var
Takatsiz bırakmak için var
Uçuruyorum diye kandırırken
On adım geride bıraktırır
Boş cümleler boşluk için değil
İçini sevgi aşk
Merhametle doldurmak için var
Anlatmak
Anlaşılmak
Anlaşılır olmak için var
Af etmek
Günahın önüne set için var
Günahı vıcık vıcık etmek için değil
Rahmanın önünde eğil
Acizliğini bil
Rahmanın gücünü gör anla diye var
Önündeki çamurdan çirkefi
Dipsiz kuyuyu gör
Fark et diye var
Düşünmek
Bilmediğini o an idrak etmek
Bilmenin güzelliğine varmak
Bilerek var olmanın kapısını açmak için var
Bildirenin yüceliğine ulaşmak
Bildiren Yüce Rahmanın
Kudretini anlamak için var
Varlığını
Var oluş
Geliş nedenine ulaşmak için var
Yıkmak
Devirmek
Yakmak
Arzularınla
Egolarınla
Zirveye ulaşmak için
Yıkmak ezmek için değildir akıl
Bilmek ve bildireni bilmek
İdrak izan için vardır
Gerisi de zaten külliyen zarardır
Üzülürken anlayacaksın
Sevincin değerini
Üzülmek
Ağlamak için değil
Üzüntünün değerini anlamak
Üzmemek
Sevinci hissettirerek
Sevindirtmek için vardır
Huzurun kapısın aralaman için işarettir
Huzurun anlamını anlaman için çağrıdır
Uyumak
Ölümü hissettirmek
Ölümden sonra dirilmeyi anlatmak için
Ölümden sonra dirilmek yok diyenlerin
Suratına her gün vurulan tokattır
Şamardır
Gözüne sokulan şiştir
Görmesi
Bilmesi
Anlaması için
Yok uyku
Dinlenmek
Bedeni rölantiye almak
Vitesi boşa almak değildir
Çıkarın için nasıl uyanıksan
Bunları bilmek içinde uyanık olacaksın
İşine gelince uyanık ol
Gelmeyince bilmiyorum
Yok, öyle bir dünya
Acı nedir dersen
Hissetmenin kardeşi
Sevmenin bacanağı
Tatlıyı anlatan yoldaş
Huzuru hissettiren kardeş
Acı ve huzur
Acı ve neşe
Nasıl bilinir acı olmadan
Nasıl yara sarılır
Mikrop kapmasın diye
Biri olmadan diğeri olmayan
Diğeri olmadan diğeri anlaşılmayan
Anlaşılan olmadan anlaşılmayana ulaşılmayan
Dünya
Kul
İmtihan
İyilik
Kötülük
Nefis
Şeytan
Zalim
İman
Cennet
Cehennem
Dört duvar içinde hepsi bir kapı
Hepsi üzerinde açıklaması olan
Okuyunca gönülde huzur kapısı açan
Okunmayınca anlaşılmayan düşünmeden kapıyı açan
Kapıyı açma diyen uyaranı yere seren
Ezip geçen
Hepsi iki yola çıkar
Cennet veya cehennem
Veya
İyilik veya kötülük
Veya merhamet
Ve nefret
Seçmek kulun elinde olan
Sonucunda sonucu elinde olmayan
Seçiminin sonucuna katlanan
Seçip beğenen
Seçmeden beğenip dövünen
Dövünmemek için seçen gülen
Bilmeden seçen güleni döğen
Sonucunda dövünerek ölüp cehennem giden
Her şey açık ve net
Kapalı değil açık
Kapatan olsa olsa beşerdir
Kendine derin mezar eşendir
Muamma sır
Sırı çözdüren kapılar
Sırrı kapatan beşerin eli ve kapalı kapılar
Sırrı açığa çıkaranlar
Kapatırken kapananlar
Yol geleni olmayınca yol olmayan
Bekleyeni olmayarak bekleyen
Bekleyen olmayan
Bekleneni için yola çıkmayan
Yola çıkmayınca sancılanan
Yola çıkana sancılar veren
Sancılar veren sancılarla yere serilen
Yola çıkan bekleyenine ulaşan
Bekleyeni olmayana beklenilen gibi gelen
Bekleyeni olmayana
Beklenilen olan
Uzattıkça uzayan yollar gibi
Zirveye çıkan dağlar gibi yükselen
Var veya yok
Var için yok
Yok, için var
Var olan için yok olmaz
Yok, olmaktan ziyade görünmeyen şu anda
Şu dakikada görünmeyene yok denilmez
Yok sayılmaz
Zamanı dakikası gelince yok denilenle karşılaştıran
Var var diye yokluğu çağırtana
Varlığın bir an da yok olduğunu gösterten
Yüceler yücesi Rahman
Rahim
Kerem lütuf
Merhamet sahibi
Her şeye kadir… Olan
Her şeyi kulu için yaratan
Önüne seren
Seç beğen diyerek karışmayan
İstediğini seçtiği yönü kulunun önüne getiren
İradesi ile seçen kul
Kulunu her şeyden çok seven
Koruyan yüceler yücesi Rahman
İki adım atmaktan aciz kuluna
Yarım adım sen at ben sana on adım atarım diyen
Yüceler yücesi Rahman
Kısa ve öz
Öz ve uzun
Açık ve net

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç