Bu Blogda Ara

baktım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baktım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2016 Cumartesi

İşte Muradına Erdin

 
 
Çıktım pencerede sevdiğin yâre baktım
Baktım gönlümü gönlünün içine kattım
Kattım gittim yakından gözlerine baktım
Baktım seni seviyorum dedim de kaçtım
 
Aşk dolu bir güne erdi işte her günün
Günün aşk ile doldu işte sende güldün
Güldün sevdiğin gözünde kendini gördün
Gördün kendini işte muradına erdin
 
Vardın karşısına aşkımla dedin sana geldim
Geldim al gönlümü gönlüne kat işte dedim
Dedim gülen gözlerinde kendimi gördüm
Gördüm sevdiğime aşkla seni seviyorum dedim
 
Günden güne dedim sana karşı artıyor aşkım
Aşkım ile seni görmezsem ben oluyorum şaşkın
Şaşkın şaşkın gezerken biliyorum bana gönlün yatkın
Yatkın gönlümle gel gireyim gönlüne olayım aşkın
 
Açılır dedim her gülüşünle gönlünce cennet gülü
Cennet gülü aldım kokladım sanki daha önce bendim ölü
Ölü gezerken aşkınla canlandım bırakmam sen gibi gülü
Gülü gülü gönlümün gülü sen sevmezsen say beni ölü
 
Al gönlüne gönül kaleminle yaz beni sen gönlüne
Gönlüne gireyim aşkı okut tane tane bu ömrüme
Ömrüme ömür ol gönlümdeki cevheri sereyim önüne
Önüne serdiğim gönlümle dönelim biz hakkın yönüne
 
Sensiz artık benim ömrüm gülen kaderim
Kaderim sensin benim nasıl isyan ederim
Ederim bir aşk seninle ben mutlu mesut gülerim
Gülerim hak yoluna ben seninle aşkımızla giderim
 
Günahkârım bilirim tövbe ile nisyan günahlarımı silerim
Silerim dünyaya ait ne varsa seni gönlüme eklerim
Eklerim gece gündüz sen seversen bende gülerim
Gülerim gülerim seni bir ömür boyu severim
 
Seninle akıbet mutluluğa doğru uzanır
Bu miskin gönlüm seninle silkelenir uyanır
Uyanır gönlüm yaşarız hayatın mükemmelini gören kıskanır
Kıskanır âlem bizi bizim gibi olmak için bizimle canlanır
 
Aşk olmazsa ne var acep bu yalan dünyada
Dünyada sana sundum aşkımı sende gördün o anda
O anda gönlüm sensiz yaşamaya üzülür bu cihanda
Bu cihanda aşksız ölümüyüz yaşıyor muyuz bilinir bir anda
 
Aç kollarını beni sar gönülde açma yarayı
Yarayı açarsan saran bulamam yıkılır gönül sarayı
Gönül sarayında senin için kurdum saltanatı bozmayalım arayı
Arayı arayı ben buldum seni yıkma gönlümdeki senli sarayı
 
Kul Mehmet’im açtı kollarını sevdiğim sardı beni
Beni sardı hakkı hayat aşkıyla sanki doğdum yeni
Yeni gördüm sanki cihanı sevince candan beni
Beni an içinde binlerce kez aşk deryasına gönderdin aleni
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
Hakkı hayat: doğruluk ve insaf sahibi, bir insana ait olan şey

11 Nisan 2016 Pazartesi

Sen Ağlama Hep Gülümse




Şafağın alnıma düşmüş kızıllığında baktım kendime
Ülkemin her tarafı boyandı şafaktan kızıla
Kuşlar uyanırken mahmur mahmur kanatlarındaki şafakla sabaha
Bir ben sana uyanamadım şafak bakışlım
Saçlarına tutundum uzattım şafağa sessizce
Gezdik şafağın kanadında sen kucağımda
İşte ufukta ben yitik yüreğinde ağlıyorum
Sen yoksun yanımda yine uykudasın
Ben ise yalnızlığımla başındayım ağlıyorum
Gözlerimde yaş damlarken yanağına
Uyanıyorsun telaşla yüzüme bakarken masum
Titrek hüzünlü mahcup
Titrek ellerinle silerken gözyaşlarımı
Bir buse bir cennet kokusu yanaklarıma kondururken
İşte ben gülüyorum yine seninle beraber
Senin yüreğin benim avcumda
Benim yüreğim senin yüreğinin içinde
Alıp koyuyorum göğsünün içine
Yüreğimdeki deprem durdu o an gülüşünle
Usulca açıldı gönül kapım içinde yine sen vardın bende yanında
Utangaçlığının saflığı yüzünde bir bahar çiçeği gibi açmış
Kokusu gönlümü sarmış
Öpüyorum anlından
Sana hasret sana tutkun bir sevdayla gönlümü öpücük diye konduruyorum
Öpücüklerim kelebek oluyor konuyor gönlüne
Yüreğimiz tatlı bir serinlikle sallanıyor
Yalçın kayaların üzerinde uçarken
Kartalların kanat sesi güneşli ufka doğru kanat çırparken
Yuvasındaki anlamsız sıcaklık çarpıyor yüzümüze
Bir o kadar soğuk sıcaklık
Ürkek paramparça
Sarılıyorum sıcaklığına beni saran
Göğsündeki pamuk tarlasına yaslanıyorum
Uyuyorum dizlerinde
Uyurken gözlerim az hafif açık
Bana bakarken gülümsüyorsun
Bir bahar gibi
Bir düş hayal gibi
Merhameti  ile alemi kaplamış bir dünya gibi
Bir çocuk gibi
Yakalıyorum onları avuçlarımla
Saklıyorum göğsümdeki avucumda
Kefenlenir mezara konulurken
Açacağım göğsümdeki avcumu
Bu gülümsemelerinle
O karanlık mezarımı aydınlatacağım
Seni anlatacağım toprağa
Sen olacak toprak yine
Künyemi seni seven aşık diye okuyacaklar
Sendeki güzelliği sevgiyi aşkı görünce yaklaşacaklar ışığına
Gülümsemelerin susmasın hep gülümse diye sana göz kapağımın altında bakıyorum
Uyanmıyorum hep bakıyorum
Ayaklarımın ucunda ta başıma kadar sarıyor beni sımsıcak gülüşünün sıcaklığı
Sarıyor beni bir zırh gibi
Uyanmak isterken
Uyanamıyorum
Üzerimde bembeyaz kefenim
Toprak altında üzerimde toprak
Gülümsemen bir ışık içeriyi kaplamış
Anlıyorum
Senden önce ben girmişim mezara
Ama sen ağlama ne olursun sana demiştim ya
Sen ağlama hep gülümse
Bir ömür boyu yaşattın beni gülücüklerle
Sen daha fazla yaşamalısın
Yaşatmalısın etrafındakileri
Seni görenleri sevenleri
Eşini dostunu tüm gülücüklerinle
Ben bekliyorum seni
Sen acele etme
Gönlümün avucunda
Gülüşlerin vardı
Onları açtım koklayarak
Gülüşlerine bakarak
Seni yaşıyorum hala kollarında dizlerinde göğsünde
Zaman seni ellerimden alırken
Çekip senden gittiğimi düşünme
Aç gönül kapının kapısını ben oradayım
Bir yanımı içine sakladım
Senin gülüşlerinin gölgesine sakladım
Aç bak ben oradayım seninleyim
Elini uzat saçlarına ellerimin sımsıcak izleri hala duruyor
Dokun hisset beni
Dokundun saçlarına
Gülümsemelerinin sıcaklığı ta buraya kadar geldi
Bir güneş gibi doğdu
İşte hep böyle gülümse
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç