Bu Blogda Ara

hazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2017 Pazartesi

Deli Divane



Nedeliyim ne divane
Çok seviyorum aksine
Ayrılık çalınca kapımı
Yıktı gönül yapımı
Kırdı o an gönül sazımı       
Oldum böyle deli divane

Üzülsem de alabildiğince
Ayrılığa bulunmayınca bir bahane
Ayrılık oluyor o an şahane
Olsan da dönen pervane hazır bahane
Oldum böyle deli divane

Alsam gitsem başımı
Boşa akıtmasam gözyaşımı
Vermesem boşa savaşımı
Olmuyor sızlatma başını
Gonca güllerimi derdim
Oldum böyle deli divane

Sevmem artık nazlı gülleri
Kınasa da beni birileri
Esse gönlümde hazan yelleri
Kapandı artık gönül defteri
Tutmalı ayrılığın elinde
Gitmeli girmeli yerin dibine
Oldum böyle deli divane

Söyleseydi suçumu
Bölmeseydi uykumu
Parçaladı gönül kuzumu
Anlatamam bu durumu
Viran illerde ağlarım
Kime halim anlatırım
Kapalıdır bunun yorumu
Aradım sağımı solumu
Oldum böyle deli divane

Kul Mehmet’im çek sancını
Unutma sakın bu acını
Dönse de açma sakın kapını
Kaybet artık anlayışını
Dön yürü kendi yolunda
Tut seni sevecek birinin kolunda
Yürü koçum kendi yolunda
Oldum böyle deli divane
Şimdi oldum aşka pervane
Şimdi sevdiğimde bir tane
Gülüşleri de şahane
Mehmet Aluç /Kul Mehmet



15 Ağustos 2015 Cumartesi

Fikirsizler


Kendini insan sanan insan olmayan fikirsizler varmış, fikirsiz'likleri ile ülkeyi yıkan zalimlerden olmak için can atarmış, bu fikir'sizler…

Kendi fikri çöl gibi olan fikir'sizler, kendi fikrini çiçek açan gül sanırmış, kendi fikirsizliği ile batarken, ülkeyi batırmaya çalışanlar varmış.

Kendisi sesleri gibi, kargaları bülbül sanan adamlar varmış, sesleri ile gülün başında öterken solduranlar varmış…

Kendilerini değerli gül sanan fikirsizler kendilerini su ile beslerken, gülün dibine benzin dökerken su döktüğünü sananlar varmış!

Ömrü kara hazan ve kara hüsranla geçerken farkına varmayan fikirsizler, bahar ayını yaşıyorum diye sananlar varmış.

Kapıları şerre açan fikirsizler, güzelliğe açtığını sanan fikirsizlerin ağladığı ve hüsran il yok olduğunu bilemeyen fikirsizler ordusu varmış.

Fikirsiz hançeri sinesine saplar iken, kendisine de saplandığını görmeyen fikirsizler ordusu varmış, AYRICA kendilerinden haberleri olmayan fikirsizler varmış.

Ayağı kendi pisliğine takılarak düşen fikirsizler varmış, onun pisliğe değil gül bahçesine düştüğünü sanan fikirsizler ordusu varmış!

Yolları pislik ile döşeyen fikirsizler varmış, onun pislik döşediğini değil suladığını sanan fikirsizler ordusu varmış.!

Sönmüş fikirsizlik ile ısınmaya çalışanlar kendilerini yaktığını görmez iken, onları görenler ışığı ile karanlığı aydınlattıklarını sanan fikirsizler varmış!
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Münzevi Evimde


Yorgun umutlarım hazan mevsiminde
Yaşar titrek,titrek gözyaşı dolu ömründe
Köpüren sevgilerim yok olurken gönlümde
Büyüyen bir yangın sarmış yanıyor cemalim de

Ruhum kavgasında biten ömrümün hazan mevsiminde
Zehrini akıtırken, ruhuma ve bedenime kavganın şerrinde
Ömrüme yavaş,yavaş düşer iken mahkum hayallerim,
düşlerime kısık gözlerinde.
Düşlerim akarken zamana,
dünden kalmış memleketimin hasretinde.

Ömrüm kaybeden denizin gözyaşları ile güçsüzlüğümün mateminde
Ağlar ruhum tutsaklığın zindanında vaveyla,vaveyla mabedinde
Yüzerken derinsiz sellerde düşlerim,
gezerken anılarım gönlümün münzevi evinde.
Beklerim ilkbaharı münzevi bestemi yazar iken,
dinler iken gözlerinin içinde.
Bakar iken gözlerinin sahil kıyısına ürkek,ürkek,
esir düşen yalnızlığımın ertesinde sevdamın gemisinde
Beklerim seni münzevi şarkımı bestelerken seni gözlerinde
Sarmışım çocukluğumun kırmızı pabucuna hayallerimi de
Beklerim seni münzevi şarkımı bestelerken seni gözlerinde

Sabır ekmeğini kattım aşıma gözyaşıma
İçli türküleri yaktım sessiz sensiz çığlığıma
Yolladım tüm mektuplarımı körfezin yalnızlığına
Gömdüm hayallerimi umut rüzgarının sonbaharına
Baktım aşkımızın düşlerini beklerken musalla taşında
Ak gönlümün perdesi yırtılır iken hicran yarasının başında
Beklerken kırık kuşun kanadında özlemim göz yaşında
Sensizliğim can çekişir iken bir İstanbul sabahında
Hüzünlü gecelerim boğulur iken halicin serin sularında
Arar seni gözlerim istiklal caddesinin kalabalığında
Bedenim titrer iken soğuğun yankısında
İrkiliyorum Vedanın son busesinde
Biliyorum seninle olmayacak bedenim,
ikinci baharın penceresinde.
Yarım kalmış yanım üşür iken Pembe,pembe gözlerinde
Ben hala bekliyorum seni kız kulesinde,
çiğ sabahı acı,acı öten vapurun iskelesinde
Saçların savrulurken rüzgara, bahar kokan melteminde
Eriyorum içtiğim çayın içinde kattığım özleminde
Bitiyorum bir İstanbul sabahı umursamaz yangın gözlerinde
Gelmeyeceksin biliyorum bitiyor iken münzevi şarkım, bittiğinde
Gidiyorum hoşça kal acılarımla kıvranır iken sensizliğin mezarına
Sarılıyorum gömülür iken kefenimin üstündeki toprağa sen gibi
Kokuyor sen gibi terek edilmişlik kokuyor sen gibi
Terk edilmiş diyarlar gibi çamur kokuyor vıcık,vıcık sen gibi
Hiç olmazsa öldüğümü duyduğunda bir buse gönder,
soğuk mezarımın münzevi kokan toprağına
Sen gibi gönderme buseni,
benim seni sevdiğim gibi,
gözyaşı matemi gibi değil
Seven kul Mehmet'in boynu bükük
süzgün dalgın bakışlı aşkı gibi kokan kokusu ile gönder.
Mehmet Aluç

12 Şubat 2015 Perşembe

Lisanım Boşaldı



Damlasa da gözümde bugün hüzün toprağa
Ben seni sevmiştim güz ayında aşk ile
Hasret elimde tutsa demem mübalağa
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile

Hazan mevsimi sinem nasibim var kor alev
Sensizlik eyler beni perişan gel beni sev
Cenk eyler gönlüm yar aşk ile seninle yar
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile

Kul Mehmet’im başına yaz ayında yağar kar
Ne olur gülüşünle gel şifa ile sen sar
Yüreğimde sensizlik şifa olmaz bana yar
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile
Mehmet Aluç
--------------------------------------
Empty my language
Also drops in my eyes today sadness soil
I love you, I fall in love with
Longing tuts I have also not hyperbole
Empty my language contest in love with you

Hazan season I share my bosom glow flame
Ey have come so miserable without you love me
Cenk O my soul split in half with you love
Empty my language contest in love with you

Mehmet oil per servant in the summer snow
What happens when you smile to come with healing song
Sensizlik half of my heart will not heal me
Empty my language contest in love with you
Mehmet Aluç

10 Şubat 2015 Salı

Susma Konuş Ey Gönlüm





Ah endişeler kervanı, gönül dünyamı çerçeveledin, yüreğim pır pır eder ayrılık kapımızı çalar diye.
Ah gönlüm ne kadar kırılgansın hassasın?
Sen sevgi aşk ile olduktan sonra korkma dersinde ey gönlüm, ayrılık kapısı açılır da derman bana ulaşmaz diye korkarım!
Ah gönlüm sen bilmezsin bir daha böyle gönülden seveni bulmak çok zor, yar gittikten sonra âlem bana hayran baksa ne faydası olacak?
Susma konuş ey gönlüm, bana yardımcı ol, bakışlarına gülüşlerine hayranım, tatlı bakışları ile bakmaz ise ben ne yaparım ey gönlüm bana cevap ver susma? Ben okurum aşk ile gönlünü ya o benim gönlümü bir gün okuyamaz ise bana ben ne yaparım ey gönlüm?

İşte böyle ey gönlüm her an bu endişe çığlığım gönlümü tarumar ederek ruhumda senin etrafında yankılanır ve sende duyarsın, bir şey söylemezsin, eğer bana bir şey söylemezsen yıkıl git bana yanındayım deme sakın, bundan sonrada olma bana sen yakın…

Ey gönlüm senden isteğim gönlüme ışık olan bu ışığı söndürme, ben söndürmeye çalışırsam bana hatırlat, sevda bahçemde hazan rüzgârları esmesin…
Ben onsuz viran olurum ben viran olursam sende viran olursun

Yârdir gönlümün dilberi
Göğsünde açar aşkın gülleri
Gönül hanemizde öter aşkın bülbülleri
Hicran elbisesi giymesin ömrümüz ey gönlüm


Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç