Bu Blogda Ara

gezen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2015 Cumartesi

Yakar Yıkar Şeytana Uyan.



İnsanlardan ayrı gezenin gör başına ne gelir
Hak yol var iken şeytan yolunu hak bilir
Uzun zaman geçse tek başına doğru zor bilinir
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

Yürüdüğümüz bu asırda yollar dikenli çok zor
Herkesin yüreğinde yanar alev alev ateşten kor
İnsan mıyız değil miyiz bilinmez sen gel de sor
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

Nasıl ne zaman kim düşürdü insanı bu hale
İnsan böyle zalim olmaz ki göz göre göre bile
Nasıl nefret ile insan düştü zalim peşine güle güle
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

Bu gidişle uçurumdan başka menzile varılmaz
Nefret kin ile gönüller insanlık böyle parçalanmaz
İnsan der yanına yaklaşınca yıkarcasına davranılmaz
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

Dünya değil mi bir günlük konaklamak için han
Herkesin bedeninde taşıdığı seninki gibi can
Bu nefrete son vermezsek daha çok  akacak kan
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur

İnsan değil mi muhabbetle yaşayan yürüyen bir anda
Bu beden bu can değil mi emanet bize bu canda
Ölümden sonra sormaz mı bize dünya halimizi Rahmanda
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur
Kul Mehmet'im Rahman kâinatı yıkmamız için yaratmadı
Merhameti almadık kini aldık tam bir eşek inadı anlaşılmadı
Ecel gelir bu canı alınca çetin olacak hesap kaale alınmadı
Yakar yıkar şeytana uyan kadir kıymeti unutur
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


10 Aralık 2015 Perşembe

Bu Nasıl Bir Yok Oluş ?


Avare düşlerin içinde gezen yolcu
Dur bak bir etrafına nereye gidiyorsun
Kimsin
Günahkârlık kokan yolların içinde
Düştüğün çukurları görsene
Hangi zalim yolunu çevirdi
Seni bu yola gönderdi
Dur ve düşün
Az silkelen
Bak her adımda ölüyorsun ve diriliyorsun
Sancılarının eşliğinde
Nasıl bu sancıya dayanır bu beden
Cennet kokan sokaklar karşıda
Ne gezersin bu yollarda
Aç sana az gözünü
Dağılmışlığından kurtul
Dirilişle var ol yeniden
Bak bakalım yaşadığım dediğin
Bu hayat yaşıyor mu?
Az hisset ne olur
Şükür kapısına uğramadan
İsyan kokan ısırgan otları ile yakan
Yıkık kapıların önünde
Acılarınla daha hala ne beklersin
Bu nasıl bir yok oluş
Var olmak var iken seni yandıran
Paslı duvarların acısı'damı
Yüreğine işlemiyor
Parçalamıyor bedenini
Batarken her an yerin dibine
Yeniden çıkarken feryatla
Bitmeyecek mi bu sancıların
Son vermeyecek misin hala
Bak sana cennet kokan sokaklar elini uzatmış
Gör artık
Koskocaman karanlığı yırt
Kâinatı aydınlatan nura koş
Sevgiye koş
Mühürlemesinler izin verme gönlünü
Dön yüzünü sevgiye
Hatta bir adım at yeter
Yığınla biriktirdiğin sancılarından kurtul
Doğrul belin günahlarının ağırlığında
Ölç biç öfkenin desibelini
Hançerinin uzunluğunu
Akan kanların ne kadar aktığını
Ne olur çok zor değil
Nedir seni döndürtmeyen
Uzat elini ya da kırp gözlerini sevgiye
O ulaşır sana
Kendi günahlarının kefaretini veremezsin tek başına
İçinde yanan nefret mumlarını söndür
Kangren olmuş yaralarına derman için gel
Sönmesin umudunun gözlerindeki feri
Gel az gerisin geri zor değil
Kolayda değil
Ama sen adım atmazsan
İstemezsen
Bu olmaz
Çığlıklar kulaklarına feryatla
Çirkinlik kokan sözleri fısıldamasın
Haydi, dön gel gerisin geri
Sevgi limanına
Sahiline
Ovasına
Yaylasına

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

13 Eylül 2015 Pazar

Ey Nefreti İle Gezen Nefret Sahibi, Az Ol İnsan...



  İnsan bazen gönlündeki coşkun sevgi ile karşısındakine al gönlümdeki sevginin tamamı senin olsun az biraz gülümse der, ama maalesef o karşındaki sevgiden anlamaz, gönlüne nefret tohumları ekmiştir anlamaz bilmez sevgiyi, bilmez sevgiyi, sırtını ihaneti ile döner gider... Sessizce usulca gönlüne dokunmak istersin kükreyen Aslan gibi seni parçalamak ister, sanki sen onun rızkına mani oluyormuşsun gibi,algıda seçici olmadığı için, algıları nefret ile köreldiği için anlamaz, yağan yağmurlar rahmettir çiçekleri böcekleri güldürür ama nefreti ile gezeni güldürtmez o rahmet ,çünkü kalbinin kapısını rahmete sevgiye kapatmıştır, anlamaz, bilmez, hissetmez!

  Hep kavgaya tutuşmak ister, hep yenilir tekrar kavga ister... Kalbini nefreti hırpalar yok eder görmez, masum olanı yıkmaya çalışır, pişmiş kelle gibi sırıtır, onu ancak cehennem paklar, ya da kul çaresiz kalınca ağlar o zamanda ölmeden önce yüce Rahman alnından haklar o nefret ile gezeni. Akşamdan üstüne yattığı zaten nefret, kalktığında elbise diye giyindiği nefret, günde üç öğün yediğin nefret, nasıl böylesi sancı gaz yapmaz midende hayret, hayallerin geleceğin ayakaltında bakar kör görmez. Ah nefreti ezip geçen gurur, hayatın aynasında o çirkin suratınla nasıl güzel görünmeye çalışırsın bilinmez! Seni taşıyanlar paramparça olur hayalleri geleceği nasıl anlamaz muamma! Çanakkale de yazıldı destan, destanı kabul etmez içindeki düşman nefretini kusar hala anlasana ey insan! Elinde dilinde nefret söylemi bundandır o batı denilen zalimlerin, yenilgiyi hazım edemez, zaten hep yıkılmaya mahkûm olan anlasan ey insan!


  Ey nefreti ile gezenler gezen, ülkenin bağrına vurduğun yumruk senin yumruğundur, o yumruk senin yüreğini de acıtacak biraz sonra ne zaman mı -ESARET-altında kalınca, işte o en umursuz gününde sana umut olacak bir şey bulamayacaksın, nefreti ile yanında gezdiğinde umut yok ki sana da versin, onda hep nefret var bunu anladığında çok geç olacak, yaktığın mazlum yüreklerin ateşi senide yakacak, o zaman bağrına yumruk değil dağlar çökecek ve altında ezileceksin, seni o zaman elinden tutarak kaldıran da olmayacak, çünkü nefreti olan hep yıkmayı bilir, kaldırmaktan anlamaz, cayır cayır nefret ile yanmadan önce iyi düşün ey ülkemin güzel insanı, yakarsan yanarsın, yıkarsan yıkılırsın unutma, itersen son bir defa daha düşün, yıkanla değil, inşa edenle yürü... 

  Sen ekmek dersin o kavga ile yıkım der, sen helal ekmek dersin o haram ekmek der, sen koyun dersin, o kurt gibi saldırır ve kurtların saldırdığı ortamda onunla olan yüreğini o kurt'a kaptırmış demektir, can çekiştiğinde önce senin can çekmeni ister...

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

9 Temmuz 2015 Perşembe

İman İle Gezen Kul İmiş



İman var iken âlem de
İmansızlık yolunda gezen şeytanmış
Kuran var iken âlem de
İmansız gezen şeytanla kul imiş

Dünya malı insanın gözünde
İman yok olmuş özünde
Merhamet var imanın içinde
İmansız gezen şeytanla kul imiş

Kul bilmeli helali haramı
Sen bil ey dünyanın adamı
İmansızlığın yoktur devamı
İmansız gezen şeytanla kul imiş

Kuran belirler insan rengini
Ara kul sende bul dengini
Kuran Gül Resul ile olan dünya zengini
İmansız gezen şeytanla kul imiş

Var kul iman ile ol
Şeytan ile olma iman eden ol
Kul Mehmet’im işte sana yol
İman ile gezen kul imiş
Kulda ki imanı gören ölen şeytan imiş
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

10 Haziran 2015 Çarşamba

Öylesine Bir Şiir

                   

    Bu beden bu bedense
Bedense kötülük kimdense
Kimdense bu tokat yedimse
Yedimse bir şey demedimse
Demedimse razı oldum denilmesinde

Hayat bir anda rotasın değiştirdi, sanki
Sanki gözler kör olmuş bakmaz ahlaki
Ahlaki sanki çelişki yumağı dağıtılan pilav ne ki
Ne ki ne ki bu pişkinlik edilmez ki telafi
Vefasızlık bizi sanki yaptı tiryaki

Ortalıkta kimdir yüreksiz gezen
Gezen yürekleri ezen
Ezen edepsizce gezen
Gezen değil mi ki tehlikeyi sezen
Sezen bakışlar ki yerdegezen
Yerdegezen işte odur boş nefretle gezen

Yollara güller ektik
Ektik gülümsersiniz dedik
Dedik yıkmayın boşa mı ümitlendik
Ümitlendik bindiğimiz dalı kestik
Kestik başları dimdik gökyüzüne diktik
Diktik doğmamış çocuğa kefen biçtik

Biçtik gökyüzüne çıkarken feryat
Feryat ile yağarken kulakları sağır eden ürperti
Ürperti kapasan da kulakları delip geçen
Geçen pişmanlıkla yeryüzünde çaresizlikle gezen çimdik
Çimdik ayıktır ’mayan ayvayı yedik

Yedik ne yediğimizi bilmedik
Bilmedik ümit ile gezmedik
Gezmedik sezmedik
Sezmedik önümüzü görmedik
Görmedik ne yaptığımızı bilmedik
Bilmedik gözyaşını hiç silmedik

Silmedik gönülde nefreti kini
Kini ile açılırken börekte ki sini
Sini kokar yanık ateş kini pimi
Pimi oda ne ki anladım ayar pimi
Ayar pimi kimin ki

Hayaldi rüya bitti mi?
Bitti mi nefret yok olup gitti mi?
Gitti mi güzel düşünen insan
İnsan denilen enteresan
Enteresan gökten yağmaz nefretinle ihsan
İhsan iman edene yağan dilinden anlar gönlünde lisan

Lisan ortalıkta gezer insan perişan
Perişan insan akıldan noksan
Noksan yeter kul Mehmet noktayı koysan
Ettimse sürçü lisan af ola
Af ola güzellikler âleme dola
Âleme dola yollarımız nur ile dola
Sonumuz ise hayırlı ola


Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç