Bu Blogda Ara

toprağa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toprağa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2016 Perşembe

İmanla yaşamak için geldik bu çağa

Al nefsini vur göm toprağa
Gül kokusu sarsın varsın gönüldeki bağa
Ne sen neden ben biz değiliz ağa
İmanla yaşamak için geldik bu çağa

İmanla yaşarsan olursun mezarda paşa
Haydi, imanla biz kullar çok yaşa
Yaşarken sabırla ol neler gelir bu başa
İmanla yaşamak için geldik bu çağa

Ara bul Yüce Allah’ı bak her yerde
Onunla olursan düşmezsin onulmaz derde 
Günde beş vakit başın olsun secde ile yerde
İmanla yaşamak için geldik bu çağa

Sema perdeleri secde ile açılır
Secde ile tüm âleme nurlar saçılır
Bilinmez kullar neden secde de kaçılır
İmanla yaşamak için geldik bu çağa

Bizleriz secdenin muhtacı
İman desen gönüllerin başı tacı
İmansız kalıp akıtma gözyaşı
İmanla yaşamak için geldik bu çağa

Ol sen secdede insanlara duacı
Mazlum görürsen yaklaş yanına az acı
Bizlere o mazlum olsun duacı
İmanla yaşamak için geldik bu çağa

Kul Mehmet’im imanla ol budur gülmek
Sonra fayda vermez boşadır üzülmek
Ne güzeldir Rahman yanına gitmek
Secdeye varıp haline şükretmek
İmanla yaşamak için geldik bu çağa


İmanla değilsen var git istediğin kadar ağla
Ağlamak fayda vermez gönül hanın kapısını kim dedi sakla
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Ya bir avuç yokluk ya da?

 
Alnın toprağa secde ile değsin gönlüm bu dünya hanesinde
Sende bir gün ölüp gideceksin bu sarıldığın dünya âlemin de
Aç bakalım gör bakalım ne olacak o kefeninin içinde
Ya bir avuç yokluk ya da âleme sığmayan secdelerin olacak
 
Var bu dünya âleminde âlemlerin Rabbinin ol yanında
Yoksa ölümüp gidince hiçbir şey bulamayacaksın canında avcunda
Sonsuz âleme neyle ulaşacaksın neler olacak düşün sen yanında
Ya bir avuç yokluk ya da âleme sığmayan secdelerin olacak
 
Cennet çiçeği secdeleri koklamak varken neden yokluk koklarsın
Neden günde beş vakit secdede Yüce Rahmandan kaçarsın
Kör değilsin çok şükür neden körmüşsün gibi görmeden bakarsın
Ya bir avuç yokluk ya da âleme sığmayan secdelerin olacak
 
Aç gönül kapını perde perde secde ile yüce Rahman’a
Birazcık Rahmet nur değsin yağsın dokunsun o tatlı canına
Mezara karanlığa girerken söyle kimi alacaksın yanına
Ya bir avuç yokluk ya da âleme sığmayan secdelerin olacak
 
Şerden kaç hayır yolunda bir parça secdeyle tohum ek
Yüce Rahman her an yanında sen değilsin ki tek
Sana kim dedi ki Rahmandan secdeden el çek
Ya bir avuç yokluk ya da âleme sığmayan secdelerin olacak
 
Kul Mehmet’im secde ile Rahmana doğru kanat çırp uç
Yüce Rahmandan ayrı secde ’siz yaşadığın zaten suç
Dua ile günde beş vakit her an duaların olsun avuç avuç
Ya bir avuç yokluk ya da âleme sığmayan secdelerin olacak
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
 
 

7 Mart 2016 Pazartesi

Ah Bu Kadınlarımıza Şiddeti Sunan Erkekliğimiz

Bugün yine gözlerimiz yaşlı kutlarken kadınlar gününü
  Bugün yarın toprağa verdik o gülümseyen gülüşler sunan kadınlarımızın üçünü beşini…



Kaç gece gözyaşı döktün gizli gizli ömründen
Hiçbir şey kaybetmedin o sımsıcak gülüşünden
Hala şiddette görsen sararsın yine sevginden
Aşk sunarsın erkeğe cennet kokan gülüşünle
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Boşa gider mi ailen toplum için uğraşların
Misler gibi kokar süpürge ettiğin o saçların
Cennetten bir bakış sunar o gül bakışların
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Kadınım sende aşkı görür meyhanelere düşer
Sevgini sunarsın o utanmaza anlamaz sana sunar şer
Nefreti ile sana kan sunanda kalmasın fer
Sen kadınsın ağlasan bile gözlerin gülümser
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Ah o şiddet uygulayanın edepsiz üçü beşi
İnsanlıktan çıkmış yüreğinde yanar nefret ateşi
Yüreğinde yaktırdı utanmadan kor alevden ateşi
Gözlerimde senden fazla yaş aktı doğmasın güneşi
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Gülümseyerek koştun gönlünü verdin geldin
Bembeyaz gelinliğini o şiddet yanlısı kara eyledi gitmedin
Gençliğini verdin a utanmaz yüzünü kan eyledi izledi
Çekti gitti nerede sabah orada akşam etti geldi gülmedi
Açık alınla geldin açık alnınla giderken gitme kal demedi
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Kul Mehmet’im ne söylersen söyle kadına şiddet bitmiyor
Mutlu mesut günler neden gitti gönüllerde gelmiyor
Gülümseyerek gelen nur yüzlü kadınlarımız neden gülmüyor
Üzerimizde kadınlarımızın hakkı hiç bitmiyor
Cennet onların ayakları altında neden kimse bilmiyor
O kadar şiddete rağmen az gülümsersen hiç gitmiyor
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



22 Şubat 2016 Pazartesi

Cansız Bedenimle Kaldım Gurbet İlinde



Duymadın aşkım anlattım ben ellere
Eller anlamadı aşkım anlattım ben güllere
Aşk ile açtı güller çektim gittim gurbet illere
Cansız bedenimle kaldım gurbet ilinde yollarda

Gurbet ilde anlattım aşkımı toprağa
Toprak kabul etmedi attı beni uzağa
Uzak illerde düştüm hasret ile tuzağa
Cansız bedenimle kaldım gurbet ilinde yollarda

Döndüm aşk ile nazlı yârin iline yönümü
Aşk ile bulamadım yâri mutlu edemedim ömrümü
Yıllardır arardım mutlulukla kaybettiğim dünümü
Cansız bedenimle kaldım gurbet ilinde yollarda

Kul Mehmet’im aşk ile sevmeyeni seversen gülmezsin
Aşk ile sevmezse o gönül sen sev artık sende ölmezsin
Ölmezsin dersinde aşk ile sevilmezsen mutlu gün görmezsin
Cansız bedenimle kaldım gurbet ilinde yollarda
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


2 Ocak 2016 Cumartesi

Kul Allah De Allah’a Dayan




Kul Allah de Allah’a dayan
Boşa ömrünü Rahmansız kim boşa sallayan
Ömür bir nefestir toprağa doğru koşan
Kulun ömrünü Allah’tır kaplayan
Kul Allah ile olmadan yola çıkma yayan
Nefis şeytandır seni kapan
Seni cehennem kapısında bırakan
Allahtan başkasıdır seni umursamayan
Günaha dalsa da kulunu her an bağışlayan
Uçuruma düştüğü anda elinde turan kurtaran
Sırlarını dertlerini dinleyen saklayan
Kul Allah de Allah’a dayan


Dert bazen eritir sanki içini
Sabır ile sen sık az dişini
Gece gündüz ibadet niyaz işini
Sadece Allah için gör işini
Nefis şeytan görmez işini gidişini
Nefis şeytanda vardır deve kini
O bilmez anlamaz nedir hak dini
Yüce Allah ile ol, ol merhamet zengini
Kul Allah de Allah’a dayan


Kul Mehmet’im bu can bir gün olur uçar
Nefis şeytan gönülde imanı görünce kaçar
Nefis şeytan yoldan çıkarır gider yatar
Utanmadan yarı yolda bırakır satar
Nefret ile yol alan yolda batar
Merhametli olan gönüllere mutluluk katar
Yüce Allah ile ol, ol merhamet zengini
Kul Allah de Allah’a dayan
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



11 Ekim 2015 Pazar

İman ile ölürüz toprağa düşerken...


Şimdilerde alan yok sanki selamı
Kime söyleyelim Allah kelamı
Muhabbetin gelir mi devamı
Düşman sarmış ülkeyi etmek ister talan
Talana izin vermez ülkem insanı
Seni kimdir ülkeme salan
Seni ülkeme salan ölüme susamış her an
Vatan için ölürsek bizler şehit
Zaman bizlere olacak şahit
Vatan için canımızı veririz her zaman
İman ile ölürüz toprağa düşerken
Sizlerde cehennemde pişerken
Gülümser peygamber bizler giderken
Cehennem zebanileri sizleri sürüklerken
Bizler deriz şahadet değil erken
Sizler ölümü beklemezsiniz erken
Vatan bayrak için akar kanımız güller dikerken
Sizler kahpeliğinizle ülkeleri işgal ederken
İman ile ölürüz toprağa düşerken
Sizlerde cehennemde pişerken
Gülümser peygamber bizler giderken
Cehennem zebanileri sizleri sürüklerken
Doğacak hakkın vaat ettiği gün gece
İman ile vatan uğruna öldük biz gündüz gece
İman bizde bitmez yazarız gönüllere hece hece
Aksa da kanımız yazarız vatanı kanla
Koşarız şahadete cümle canla
Bin baş kopsa yeniden doğar bin baş
Aksa da gözümüzde kanlı yaş
Helal olsun bu vatana cümle baş
İman ile ölürüz toprağa düşerken
Sizlerde cehennemde pişerken
Gülümser peygamber bizler giderken
Cehennem zebanileri sizleri sürüklerken

Ruhumuz yükselirken arşa
Nefretinizi yıkarız cümlemiz baş başa
Yıkılsa da nefretinizle cümle çarşı
İmanımızla size çıkarız karşı
Nefretiniz sizin ahlak dışı
Cümlemiz bir anda oluruz can yoldaşı
Yıkarız başınıza imanla cümle taşı
İman ile ölürüz toprağa düşerken
Sizlerde cehennemde pişerken
Gülümser peygamber bizler giderken
Cehennem zebanileri sizleri sürüklerken

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

23 Temmuz 2015 Perşembe

Dünya Âleminde Merhameti Sen Toprağa Gömmüştün




Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selam şefaatçimiz, Habibimiz, önderimiz, insanların en hayırlısı tevhid ve sünnet muallimi, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ashabına ve onun yolunda gidenlere olsun.
Ey kanlı elleri ile ülkemde gezen nefret kin sahibi, yaktığın yüreklerin feryadı ile kıvranarak can vereceksin… Bu günler en iyi günün Azrail ensene yapıştığı anda yaptığının pişmanlığı seni paramparça edecek ama o anda da hiç bir çare bulunmayacak senin için… Ah diyeceksin dönsem de dünya’ya her saniyem iyilikle geçse, bu bedenim paramparça olsa da iyilik yolunda parçalansa diyeceksin ama artık senin zamanın doldu, ıstırap feryat ile ağıtlarının cehennem duvarlarını parçalayan azabın başladı…
Arama yardım için kimseyi bulamazsın, çünkü sen ömrü hayatında bir gram iyilikte bulunmadın, merhametli gözlerle bakma etrafına, dünya âleminde merhameti sen toprağa gömmüştün, şimdi sana merhamet etmek, merhamete zulümdür. Dünya da hiç kimsenin gözlerine bakmadan katl ettin öldürdün, şimdi senin gözlerine bakan olacak mı diye boşuna bekleme…

Eyvah ben gaza geldim, yanıldım saçmalığını bırak, yüce Rahman sana pişmanlığın yolunu açık bırakmıştı ama kul hakkı ile gelirsen af etmem, kulun hakkını ben kuluma bırakırım demişti, duymadın mı? Ey sözünü özünü Kur’an’ı bilmez, ey milletin gözünü silmez, şimdi ne bekliyorsun? Beklemek için gönlünde ne verdin nefret kinden başka? İkiyüzlülüğünle insanları katl etmede gözünü kırpmayan birkaç dolar para için kasanda topladığın işte sana ateş oldu, yakacak sonsuz ateşi ile haydi, bak bakalım kim seni kurtaracak?

Kur’an’a Gül kokan Resule iman etmekte bir güzellik vardı, elini her uzatanı ak pak yapardı, gönüldeki çirkinlikleri yok ederdi, yaklaşmadın yanına, koştun şeytan ile zalimin yanına bak bakalım Şeytan yanında mı duy sesini azap içinde feryat ediyor, duy iyi insan bildiğin zalimin alevler içindeki sonsuz azap içindeki sesini…
İnsana akıl irade ile özgürlük veren yüce Allah(c.c.),İnsan denilen bizlerin-sen hariç- aklı ve iradesi ile kendisine mi iman ediyor yoksa şeytan ve zalim peşinde mi koşuyor diye imtihan etmek için gönderdi, haydi bunu da bilmiyorum deme sakın. Abese suresinin 17. ayetindeki şu ifadeler Allah’ın, kendini bırakarak şeytana teslim olan kullarına şiddetli hitabıdır: “Kahrolası insan, ne kadar nankördür.” Dediği o insan işte sensin ve yaptığının karşılığını aldın, cehennem azabı ile.
Sen ve seni tutanlar kandıranlar fitne ve fesadı yayanlar tarihte olduğu gibi boş iş peşinde olduklarını anlamadan geberdiler ve cehennemin alevi ile tanıştılar, bunu da bilmediniz ve hala ayıkmadınız, şimdi gerçek olanı azabı görünce ayıktın lakin iş işten çoktan geçti.

Sanma ki kâinatı yaratan yüceler yücesi Rahman sana zulüm ediyor, Hâşâ Yüce Rahman kuluna asla ve asla zulüm etmez Rahmeti keremi lütfü o kadar sonsuz ki senin vazgeçmen için seni bekledi -Kul hakkı hariç-  cümle günahını af etmek için bekledi, ama gitmedin atmadın ona karşı bir adım ve şimdi sen kendi yaptığını çekiyorsun. Senin gibi zorbalara anında zorbalık yapmadan önce, haddini bildirirdi lakin imtihan dünyasında, iyilikle kötülüğü belirlemek için imtihan yaptığında o anda sana müdahale etmedi bekledi-KUL HAKKI HARİÇ-sen yaptığın kötülüğü anlamanı bekledi tövbe ile dönmeni bekledi lakin sen hiç oralı olmadın ve şimdi sana karşıda oralı olanı beklemen boşuna…
Kendilerine: “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz” derler. (Bakara Suresi, 11)
Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler. (Bakara Suresi, 12)
Ki (bunlar) Allah’ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah’ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır. (Bakara Suresi 27)
Ey iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz. (Ali İmran Suresi, 118)
Fitnecilik ile insanların hür yaşamına acı ve gözyaşı kattın, sevgi sende yüreğinde yoktu, sevgi içinde olanları kıskandın, gönüllerde yara açtın kanattın, kendi düşünceni vicdanını sattın şimdi ise azap içinde yardım bekleme sana yardım yok, eyvah ki eyvah sana, dünya hayatında sana fitnecilik yapma, nefretin ile gezme yıkma dediler dinlemedin, zalim ile şeytanı dinledin amma şimdi onlarda senin durumunda, ah ne olurdu şu nefsine şeytana ve zalime uymasaydın çok güzel olurdu diyeceğim amma, iş işten geçti artık.
Ha biz sağduyulu insanları yanına çekerek âlemi birlikte yakmamızı istediğiniz amma bizler sizler gibi geri zekâlı ve salak değiliz Allah’a şükürler olsun Yüce Allah(c.c.c) ve gül kokan Resul’e inen Kuran bize bundan asırlar önce söylemişti, böylesi durumlarda yangına, benzin dökmeyin der gibi bizi uyarmıştı.
Resul-i Ekrem (s.a.v.)in bu husustaki şöyle demişti biz müminlere.
“Fitne (vaktin)de kişinin selâmeti evinde (oturma­ya bağlı)dır” (Feyz’ül-kadir c. 4, s. 116).
Kulu yolda çıkaracak noktalara uyarıcı işaretler ile uyaran ve ümmetlerinin fesadın oyuncağı olmasını isteme­yen Fahri Kâinat (s.a.v.), şu ikazı yapmaktadır. “Yakın bir gelecekte (kişiyi) sağırlaştıran, dilsiz(e çeviren), kör(e benzeten) fitneler olacaktır. Kim ona yaklaşırsa fitne onu kendisine çekecektir. Ona dil uzatmak (suretiyle destek olmak), kılıcın (fitne içine) düşmesi gibi (tehlikeli)dir” (Ebû Dâvûd c. 4, s. 10)

Böylesi sessiz kaldığımız fitnenizin büyümemesi içindir, aciz olduğumuzdan değildir Rahman’a sığındık. Zorluk, sıkıntı, anında bütün sebepleri ile sukut edip aleyhine döndüğü bir zamanda tek çare dua olduğunun farkına varan, Yunus Aleyhisselam’ı denizin dibinde yunus balığının karnından kurtaran yine onun tek çare gördüğü, münacat ve duası olmuştur. Bunu da biliriz amma sen bilmezsin anlamazsın, anlayacağın tek şey alev, oda karşında seninle beraber, bu devran ve günün sana kalmayacak bunu da iyi bil. Selam ve dua ile kardeşlerim.
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

12 Şubat 2015 Perşembe

Lisanım Boşaldı



Damlasa da gözümde bugün hüzün toprağa
Ben seni sevmiştim güz ayında aşk ile
Hasret elimde tutsa demem mübalağa
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile

Hazan mevsimi sinem nasibim var kor alev
Sensizlik eyler beni perişan gel beni sev
Cenk eyler gönlüm yar aşk ile seninle yar
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile

Kul Mehmet’im başına yaz ayında yağar kar
Ne olur gülüşünle gel şifa ile sen sar
Yüreğimde sensizlik şifa olmaz bana yar
Lisanım boşaldı yar sendeki bu aşk ile
Mehmet Aluç
--------------------------------------
Empty my language
Also drops in my eyes today sadness soil
I love you, I fall in love with
Longing tuts I have also not hyperbole
Empty my language contest in love with you

Hazan season I share my bosom glow flame
Ey have come so miserable without you love me
Cenk O my soul split in half with you love
Empty my language contest in love with you

Mehmet oil per servant in the summer snow
What happens when you smile to come with healing song
Sensizlik half of my heart will not heal me
Empty my language contest in love with you
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç