Bu Blogda Ara

vicdansız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vicdansız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2016 Cuma

Karşıma Sakın Çıkma

 
Zahmet edip bir daha kapımı çalma
Yeter artık benim boşa günahımı alma
Seninle oldum ben umutsuz sevda yorgunu
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Seninle çağlayan sular çağlamaz kurur
Arayan aradığını bulur seninle yok olur
Bu vefasızlığınla gönlün nasıl karşımda durur
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Yıllar geçti ayrılıkta verdiğimdi en güzel karar
Belki bensizlik sana çok iyi yarar
Bilmem gönlündeki kin seninle nasıl yaşar
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
 İman insanlık aşk bu gönlün tek temeli
Açıp gönüldeki güzellikleri görmeli
İmanla sevgi aşkla insanlar birbirini sevmeli
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Tufan sözlerinle yıkıldı gönüldeki kapılar
Artık ne biz nede kaldı bizi anlatan anılar
Can dediğin değimlidir canlara can olanlar
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Ecel değimi bu ömrün oyununu bozan sonu
Oyunbozanın oyunu bozulursa bulmaz konu
Konu bulursa bulsun çok kötü olur oyunlarıyla sonu
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Kul Mehmet’im aşk gelsin gönülde dile
Sabırla biter çektiğin bunca elem çile
İman varsa kul ölüme gider güle güle
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 

29 Kasım 2015 Pazar

Buruk Bakar Yetim



Gönlün etrafı çevirmiş derin kapkara mezarlık
Feryada koşan nedir bu sendeki acımasızlık
Hiç mi kalmadı gönülde merhamet eden insanlık
Buruk bakar yetim sahipsiz kalan eş biten umut              

Titremiyor yürek niyetler almış uçuruma koşuyor
Zalim vicdansızın ekmeğine yağ sürmeye koşuyor
Yıkılır yürekler yanar canlar nasıl nefretle coşuyor
Buruk bakar yetim sahipsiz kalan eş biten umut

Maziyi silen silik yarınsız karanlıkla nasıl mutlu olur
Vatanın her taşında feryat yürek yakar bu nasıl insanlık
Böylesine nefret kin bir gönülde nasıl bir yazgı olur
Buruk bakar yetim sahipsiz kalan eş biten umut

Kul Mehmet'im bu acıyı var mı açıklayan bir tercüman
Etrafı nefretle nasıl kaplar kara kapkara bir duman
Nasıl kırıldı böyle gönüller nefret eline düştü halimiz yaman
Buruk bakar yetim sahipsiz kalan eş biten umut

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

4 Ağustos 2015 Salı

Yanılırmış İnsan Demek Ki


Duydum kahroldum terk etmiş sevdiğin
Zayıflamışsın derdinden kederinden
Tutmamış ilk günkü gibi seni ellerinden
Gülmezmiş bazen insan kendi kaderinden
Çok mutlu olacaksınız sanırdım ilk gördüğümde
Yanılırmış insan demek ki ilk gördüğünde

Gözleriniz gönlünüzce buluşunca volkan kaynardı
Bunlar ne hoş konuşur bakışır etmez derdim lakırtı
Söyle bana çekinme o vicdansız seni nasıl kızdırdı
Çıkmadı değimli beklediğin gibi bir âdem evladı
Çok mutlu olacaksınız sanırdım ilk gördüğümde
Yanılırmış insan demek ki ilk gördüğünde

Aşk limanı sanırdım sizi yanaşmak isterdim iskelenize usuldan
Bir şeyler öğrenmek aşk’ı yaşamak için kısa olan yoldan
Aşk sanki kanınızı kaynatırdı saldırırdı sanki iki koldan her yandan
Ağzım açık kalır yatardım hayran kalırdım yaşardım aşkı sizinle bedavadan
Çok mutlu olacaksınız sanırdım ilk gördüğümde
Yanılırmış insan demek ki ilk gördüğünde

Boş ver be Şeyda ben varım yanında arkadaşın
Anlat bana onda bulamadığını arayalım benim can yoldaşın
Korkma bakmam sana aşk gözü ile bende olan sana az gelir şaşkın
Yanaş yamacıma az gül eskisi gibi güller açsın mahallemizde
Bırak onu yerde kalsın elinde duran diken gibi batan çıkın
Çok mutlu olacaksınız sanırdım ilk gördüğümde boş ver sen gülümse
Yanılırmış insan demek ki ilk gördüğünde seninle benim gibi
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)




20 Temmuz 2015 Pazartesi

Yolunu Yönünü Aklını İzanını Kaybetmiş Vahşi Yol Kaçkınları Suruç'ta


Bugün yaşanılan Suruç’ta ki bombalı saldırıda hayatını kaybedenleri duyduğumdan beri, inanın hala kendime gelmiş değilim, üzüntüm her saniye arttı yeni haberlerin ışığında şu ana kadar 20 ölü 100 yakın yaralı var. Nasıl bir zihniyet? Nasıl bir anlayış? Nasıl bir kör vicdan? Nasıl bir hayvanlık diyeceğim ama, hayvanlara hakaret olacak, demiyorum nasıl bir bakış ve nefis açısı, tarifi olmayan vahşi bir insanlık anlayışı ile bunu yapabiliyorlar anlamış değilim! Yolunu, yönünü aklını izan’ını kaybetmiş vahşi yol kaçkınları, nasıl vahşi bir düşüncenin fikrin sonucunda nasıl bomba ile o kadar masum insan katl edilir, aklım izanım almıyor!

Düşündüm düşündüm aklım çatladı hala anlayamadım, neden bu vahşetler devam eder, cümle âlem de Müslümanlara yönelik saldırılar hala devam ediliyor, neden aramızdaki nifak tohumlarını ayıklamaktan aciziz! İslam düşmanları hala boş durmuyor istikrar ve huzurumuz bozmak için devamlı ocağımıza huzurumuza çomak sokmaya devam ediyor! Batı hala kendi ortaya çıkardığı bir kaç edepsize bir örgüt kurdurarak başında İslami ad takarak ortaya salarak, dini karalamak ve insanları nur Kur’an Nur kokan peygamberden ve nur İslam da soğutmanın peşinde… Kendileri vahşeti yapar finanse eder, faturasını önüne dini bir isim koyarak kurdurduğu cani örgütlere işlettirdiği cinayeti, güya bunu yapan Müslüman’mış ta, bunu Müslümanlar yapmış diye lanse eder, haydi orada utanmaz edepsiz…
İnsan fıtratında olan korku ile sanki bunu yapanlar cümle insanlar kendisine saldırıyor da kendisini savunmak için yapıyor da denilmez çünkü öldürdükleri insanlar masum insanlar, işte o vahşi dini imanı mezhebi olmayan bu şekildeki insan, kendisinde bu korkuyu veya hazım etmeyi yüreğine sindiremediği için, insan yüreğindeki sebepsiz korkuyu ve her an satılmaya hazır vicdansız vicdanın satmaya hazır insan, kendisinden sebepsiz korkuyu söküp atamaz veya bu korkuyu gel biz yeneriz diye kendisini kandırarak yanlış fikir ve ideoloji ile kandırarak, vicdanını alarak o kişiyi vicdansızbırakınca ,böylesi vahşet meydana geliyor, bunun sonucunda bu vahşeti gözünü kırpmadan yapar hale geliyor, insan değil vahşi yaratık denilen insan!
 Ben hala bu olayın şok tesiri altındayım ve şaşkınlığım ve de üzüntümün geçeceği de yok, ölenlere rahmet bu vahşeti yapanları lanetle kınıyorum.Allah yar ve yar ve yardımcımız olsun kardeşlerim.Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

13 Mart 2015 Cuma

Günahına Ağlayan Şehir ve Gökyüzü




Gözler, mahzun ve kederli, utangaç,

Geceleri karanlıkta ağlıyor gizli, gizli sessiz, sessiz.

Çocukları ve eşi görmesin diye üzüntülü, mahzun, kederli

Ağlıyor, ağlıyor o ağlıyor şehir ağlıyor gökyüzü ağlıyor.

İnsanlar yataklarında rahat uykuda o ise ağlıyor gökyüzü ve şehirle

Şehir ağlıyor; bu kadar vicdansız ve duyarsızlıklarla beraber olduğu için

Gökyüzü ağlıyor, feryatlar duyulmadığı için.

Çocuk ağlıyor baba ayakkabım delindi yenisini al diye.

Baba çaresiz, mahzun, kederli üzüntülere gark olmuş,

Hasta ve yatalak, eşi ancak kendisine bakmakta

Şehir ağlıyor günahına, gökyüzü ağlıyor,

Baba,  anne, çocuk ağlıyor.



Herkes suskun, kulaklar kapalı, gözler kapalı, gönüller mühürlü.

Duygu ahlakı yoksun, duygu alışverişi mahzun, duygu ayağı kırık,

Dertler, sıkıntılar coşmuş, duygu sezgisi virane, duygu tonlaması sessiz, boğulmuş…

Yollar kapalı, yollar çitle çevrilmiş, dikenli ulaşılmaz, çığlık çığlığa sessiz feryatta.

Bir yağmur ve gökyüzü anlıyordu ve sağanak, sağanak yağıyordu bahçeye.

Bahçede açan çiğdem, yemlik, dereotu açtı bolluk ve bereketi ile kucak, kucak,

Koştu insanlar öbek, öbek tadını almak için…

Artık şehirde ağlamıyordu günahı için, gökyüzü de babada, anne de çocuk ta.

Tüm evrenden önce evlerinde güneş açmıştı, mutluluk için sevinç için yaşamak için.

Duygulu komedya, oynanıyordu artık evlerinde, gözlerinde

Dudaklarında,

Bahçelerinde…

MEHMET ALUÇ


ANKARA-SİNCAN

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç