Bu Blogda Ara

hançer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hançer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2016 Cuma

Git Artık




Artık gönlümde değilsin sen düştün gönlümde ellerimde
Git istediğin yere tutan yok seni artık istediğini sevebilirsin
Yüreğindeki o zehirli hançer ortaya çıkana kadar sevebilirsin
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde ellerimde

Senden bana benden sana umut kalmadı
Sevmelerimiz ihanetinle işgal altında can bulmadı
Aşkımız sevmelerimiz üzerinde kumar oynadın kazanamadın
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Yüreğimdeki adresini yüzünü sildim
Beni artık hiç sevmeyeceksin ben bildim
Gözyaşlarımı ben kendim ellerimle sildim
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Sokaklar adresler artık bize çıkmıyor
Senin o iğrenç ihanetinden dolayı yüzüme kimse bakmıyor
Artık o hasretinde şimdi içimi hiç yakmıyor
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Sahillerde çakıl taşlarında aşkımı aramamda boşuna
Oynadığın bu kumarda ne güzel geldi hoşuna
Toprak kokuyor aşkımız gömdün onu mezara
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Sürgün mahpusların demir parmaklıklarından bakıyorum
Yoksa sen misin gönlümde mahpus yatan gönlümü mü yakıyorum
Oysa dün son duruşmada hâkim seni serbest bırakmıştı
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Böyle midir artık mevsim’sizliği yaşamak
Yıpranmış bakışlarımla titreyerek yaz mevsimini yaşamamak
Yaz aylarına koşarken kış aylarına rezervasyon yaparak varmak
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



31 Ağustos 2015 Pazartesi

Islak gözlerimde akan yaşlarda kendini arama



Islak gözlerimde akan yaşlarda kendini arama, kendini arayacaksan hançerlediğin kalbimde akan kanın içinde ara, ıslak gözyaşlarımda hayal kırıklıklarımı, kendi kendime olan pişmanlıklarım var, sana ait bir şey arama, arayacaksan yalnızlığımda, ıssızlığımın karanlık gölgelerindeki feryadında ara kendini, kendini oralarda vefasızlığının kollarında gezerken elindeki paslı kan damlayan hançerini, elinde iken kan damlarken bulacaksın...


Ben yorgun ayaklarımla hayatta kalmaya çalışırken, sen bilmem hangi yüreği elindeki kanlı hançer ile saplarken, vefasızlığınla sahte gülüşlerinle olacaksın ve mutlu olmayacaksın, gülümseyen yüreğimi, gözlerimi, yarınlarını paramparça eden sen, tüm sevgimi hayatımı sana adamışken, sen ihanetinin etrafında dönerken beni sırtımdan ve yüreğimden vurur iken nasıl mutlu olacağını sanıyorsun?

 Sen viran olmuş sokaklarda viran halinle gezerken, ben yine gülümseyerek gezeceğim, umut yapraklarım yeniden yeşerirken, senin tüm umut yaprakların kurumuş olacak ve tüm sevgi ağaçların birer birer yıkılacak, benim yıkılan sevgi ağaçlarım yeniden dikilecek ve taptaze yeniden yeşerecek... Islak gözlerimde kendini arama seni kalbimin başköşesine koyuşumun pişmanlığı akıyor, sana sığınak diye güvenmenin hayal kırıklığı akıyor, arama ıslak akan gözlerimdeki yaşlarda kendini bulamazsın...

Mehmet Aluç

8 Haziran 2015 Pazartesi

Gönül Gibi İsen Gel Gitme


            
Var mı sabırla beni dinleyecek saran aşk gibi
Viran eden sözler gibi dinleyeceksen gelme
Zaten giyinmişim gönlüme beyaz kefeni gülme
Canı canana veren gönül gibi isen gel gitme

Sabır yolunda bana sabırla yol olacaksan
Aşk yolunda aşk gibi konuşmadan saracaksan
Taze açan gül gibi gönlümde açılacaksan
Canı canana veren gönül gibi isen gel gitme

Saplanan hançeri sırtımda gülümseyerek çıkaracaksan
Sararan gönül ağacımı merhametin ile yeşerteceksen
Vefasızlıkla ağlayan gözyaşlarımı ellerinle sileceksen
Canı canana veren gönül gibi isen gel gitme

Ah ile yandı yüreğim maziyi geride bıraktım
Gülümserim diye umut ile dönersin diye yollara baktım
Mihnet ile kaldım yollarda düştüm dermansız kaldım
Canı canana veren gönül gibi isen gel gitme

Kul Mehmet’im gönül yıkan ettiğini bulur derim
Gönül yıkmam gönül inşa ederim gülümserim
Sevdiceğim gelir mi diye hala yolun gözlerim
Canı canana veren gönül gibi isen gel gitme

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Sokaklarımız Sürgünlük Vefasızlık Kokuyor


Daha düne kadar tüm sokaklarım Sana gülümseyerek çıkıyordu, senin de sokakların bana çıkıyordu neşeli şen cıvıl cıvıl, oysa şimdi matem havasında sokaklarımız! Yüreğimiz de onun gibi matem dolu ne bir sevinç be bir heves var… Yeni sokaklar aradım sana çıkan bulamadım, daha dün yüreğimizin adımları ta bir kilometre uzakta duyardık, oysa şimdi aramızda bir sokak var ne ses var sukutu yaşıyor her neden se bilemedim! Anlayamadım!

Sanki zehirli bir hançer yüreğimize saplanmış, ayrılığın mezarına sürüklenmiş bedenlerimizi! Seni kırdığımı, senin de beni kırdığını hatırlamıyorum! Sokaklarımız sürgünlük vefasızlık kokuyor, muamma… Önümüzdeki belirsiz anlamsız boşluk ne zaman geldi aramıza girdi? Eylül ayında yağan karların altında kalmış gibi üşüyorum, aramıza karaçalı olan anlamsız soruları gel terk edelim, bırakalım kendimizi aşkın engin kollarına sorgusuz sualsiz yoksa bu güzel anlarımız yok olacak.
Bırakalım anlamsız mırıltıların seslerini, cevabı olmayan soruların sesini konuşmalarını duymayalım, sanki gülerek yüzümüze tükürüyor, haydi yine bana gülümse, sarayım seni kollarıma ya da sen sar beni yumuşacık kollarına…

Bak düşersek ayrılığın yoluna paramparça olacağız, yok olacağız, sarı yapraklar gibi solmayalım haydi koş bana aşkım, bırakalım kendimizi aşkın engin kollarına sorgusuz sualsiz…

Mehmet Aluç

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Kendin Ruhumla Aklınla Ör



Ölü bir ırmak gibi sözlerin
hançerler paslı ucu ile gülüşleri
savaş çağrıları estirir bakışların
yatakta öpüşme ile bitmeyen bitmeyen
ölü sarılmalara benzer savaşların
duraksayan hedeflerin bozguna uğramış
ışığı sönmüş gündüzlerin aydınlığında
kötüye aç kapını kendisini görsün karanlığında
düşüncelerini kendin ruhumla aklınla ör
başka düşüncelerle kendini yenileme köle olma gör
Mehmet Aluç


12 Nisan 2015 Pazar

Koşarak Gelsen

       


Sana kavuşamadım dinmez yârim gönül sancısı
Her gece düşlerimdesin gezersin ömrümün yarısı
Alnıma sürdüğüm vuslata ermeyen aşkımın ak karası
Ne olur gel yârim dinsin gönlümün sensizlik sancısı

Ne olur bir dinle sen ne olur şu vicdanını
O zaman anlayacaksın bana karşı yaptıklarını
Anlarsın işte o zaman sen yârim kaçırdıklarını
Ne olur gel yârim dinsin gönlümün sensizlik sancısı

Yar hasretin yüreğimde kanar yârim ta derinden
Hançer saplanır, sanki kırk bir yerinden
Kanayan yaramdan sen sızarsın her bir yerinden
Ne olur gel yârim dinsin gönlümün sensizlik sancısı

Kul Mehmet’im der ki yârim gel merhem ol yarama
Sensiz tuz basıyorum feryatla kanayan bu yarama
Haydi, koşarak gelsen ne olursun sen bana
Ne olur gel yârim dinsin gönlümün sancısı
Mehmet Aluç



31 Ekim 2014 Cuma

Bir nefeslik dünyada

Bir nefeslik dünyada

Bir nefeslik dünyada


Aşkın çilesi gibi bana sarıl aşkım
Uçarken aşkın rüzgârın da saçların
Yüreğimi iklimlere götüren saçların gibi
Savur gönlümü aşkın fethine doğru

Aşk ile açan çiçekler gibi açıl gönlümde
Al götür beni kerem eyle aşkın yolunda
Al sürükle beni gamın dertli bakışlarında
Aşkın gönlünü sarışı gibi sar beni gülüşünle

Bağrıma hançeri sokan ihanet bakışları
Aşkın yolunda bekleyen nefessiz aldanışları
Aşk dolu dünyayı virane edenlerin adımlarını yok eden
Aşkın vuslat ile buluşturan Aşk’ın alın yazısı gibi gel aşkım

Kul Mehmet derki aşk ki umudun gülünü açtıran
Gel aşk ile sar beni kefen beni sarmadan
Bir nefeslik dünyada kin nefret gönülleri alt etmeden
Aşk ile sevelim birbirimizi cehennem ateşine düşmeden
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç