Bu Blogda Ara

Yüreğimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüreğimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2015 Perşembe

Gel Viran Olmuş Şehirleri Gezelim



Korkma karanlıklarda
Yüreğimi yaktın onu yakıyorum
Hava soğuk diye üşüme
Yaktığın yüreğimde gel ısın bekliyorum
Mevsim kış ağaçlar kurumaz
Ağlattın beni döktüğüm gözyaşları ile suluyorum
Yarınlarında kork
Yakıp yıktın gittin mutlu yarınların olacak sanma

Tüm gönül kapılarımı yıktın gel
 Ömrümü yıkarım üstüne basta geç
Sabah vakti gölgelikte gezme
Gözlerimdeki aşkımın ışığında gezin yolunu seç
Gönül denizleri mi kuruttun gel korkma boğulmazsın
 Kuruttun ya sen terk ettin gittin
Gözyaşlarımla gönül denizimi doldurdum
Gel kendi feryadınla akıttığın gözyaşlarımda yüz

Sen kış ayında farz etki bahar sen yalancı gönlünde
Yalancı baharları yaşa yalancı dünya evinde
Bırak tüm güzelliği gönlünde feryat etmesin
Terk et bu dünyayı dünya rahat bir nefes alsın
Sen benim seveceğim kadın değilsin bilirim
Ben senin için sevilecek adam değilim
Yaktık zaten tüm sevgileri aşkı
Gel viran olmuş şehirleri gezelim
Viran hallerimizi görelim ağlayalım sessizce

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

30 Temmuz 2015 Perşembe

Sen ağlama Filistinli küçük kız -2-




Sen ağlama Filistinli küçük kız
İçten selamını aldım götürüyorum
Sana söyleyecek kelamım şimdi yok
Gözündeki gönlündeki İmanın özünü de alıyorum
Gönlüme yerleştiriyorum artık gönül gönüleyiz
Filistinli küçük kız
Ağlaman yüreğimi yakıyor
Gözyaşlarını umutlarınla silmek isterdim ama şimdi sadece…
Sen sensin aslında yüreğinle
Ama ben ben değilim aslında
Aldılar beni benden almayın diyemedim direnemedim
Koşamadım senin hayallerin çalınırken
Biliyorum hayallerin hiç senin olmadı
Uzaktan bakışındaki masumluğunla baktın
Uzattın elini kırdılar
Kırmayın diyemedim
Karışmayın sözünü söyleyemedim
Ben geleceğim gelmezsem
Seni mutlu edecek geleceğinle selam göndereceğim
Hatta yüreğine kocaman bir gülümseme göndereceğim

Senin gençlik yüreğinde olmak ve yaşamak için
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

9 Haziran 2015 Salı

Kapatıyorum Gönül Evimin Tüm Işıklarını Sana


Keşke söylediklerimi kendime söyleseydim de sana söylemeseydim, söyler iken yüreğimin aşk dalları birer birer kırılıyor, benimle beraber soluyor…

Sana uçan kanatlarımı kendi ellerinle kırdın, sana uçamıyorum ayaklarım kırıldı yürüyemiyorum… Bana koş gel diyorum hiç duymuyorsun vefasız, bana bakarken gamzende güller açıyordu şimdi ayrılık okları ile dolu yüreğime her somurttuğunda yüreğime saplanıyor, ama sen görmüyorsun bilmiyorsun işte bu beni, ahların içinde ıstırapların içinde yaşıyorum…

Yüreğimin sahillerinde ellerinde diken ile yüreğimi parçalıyorsun, bu isteksizlik nefret nereden çıktı bilemiyorum, anlayamıyorum! Söylemiyorsun,  anlatmıyorsun! Her muamma cevabını bulur, ama suskunluğunun cevabı sanki mezarda bulacak korkusu, yüreğimi yakıyor. İnsanlık hali yanlışlıkla kırıcı söz söylemiş olabilirim ve hatırlayamıyor olabilirim veya birileri hakkımda sana doğru olmayan bir şeyler söylemiş olabilir, söyle bana çözüm bulalım diyorum, hiç yüzüme bakmıyorsun, konuşmuyorsun… Öfkelisin nedenini bilmiyorum! Kendine merhamet etmediğin gibi bana da merhamet etmiyorsun! Nasıl olacak? Çözüm nedir? Söylemiyorsun…

Kızgın bakışlarında cevap arıyorum kahır buluyorum, yeter artık ya cevap ver ya da bu defa ben terk ediyorum seni. Sanki bulunmaz Hint kumaşı gibisin, sen sevmezsen beni seven birini arar bulurum asıl sen üzül seni candan sevenini kaybettin, şimdi kendi kahrın nefretinle karanlığınla kal baş başa o zaman anlarsın belki kıymetimi, gerçi bundan sonra anlasan da anlamasan da fark etmez, ben sana gönül kapımı kapattım gidiyorum… Unutmakta bir nimettir seven için, her ne ise bizi bu duruma düşüren arayalım bulalım cevabını… 

Susuyorsun, öyle ise sonsuza kadar sus nefretinle, yenilgiye cesaretinle karşı yürüme korkaklığınla kal baş başa artık bundan sonra, yüreğim ağlasa da yağan yağmur gibi rahmettir diyorum seni terk ediyorum, ben istemesem de bir mülteci gibi yanında kalamam bu kendime ve aşkıma ihanet olur…

Aşksız nursuz karabasan rüyalarla kal, en katı yüreğinin kuytu köşelerinde sokaklarında bensiz yürü… Arkamda bize ve aşkımıza ait tüm izleri silerek gidiyorum artık arasan da bulamazsın izimi, ukde kalsın yüreğinde bize ait anıların dehlizinde karanlığında kal ya da belki ben iyi değilim söylemedin olabilir, şimdi benden kurtuluyorsun diyorum ve kapatıyorum gönül evimin tüm ışıklarını sana…  

Yeniden bir seven bulana kadar, ben aşkımı sandalına binerek aşkın derya denizinde yavaş kürekleri çekerek senden uzaklaşıyorum… Dilara bakışlımı aramaya gidiyorum, vuslat ile gönlüm saracak hep benim gibi gülümseyecek olan sevenime doğru gidiyorum… Dilimde dualarla dilinde dualar olanıma doğru yavaş yavaş yol alıyorum ve gülümsüyorum, yüreğimde gülümseyen umutlarımla.

Mehmet Aluç

25 Nisan 2015 Cumartesi

Yüreğimi Ezme Yarim




bağlarsın başına beyaz tülden yazma
gül ne olursun bana mezarım kazma
derdimi anlatırım kırık sazımla
kaşın eğip yüreğimi ezme yarim



hele gülüşünle yaklaş sen yanıma
yaklaşta tenin değsin tatlı canıma
aşığınım ne olur girme kanıma
kaşın eğip yüreğimi ezme yarim



kul mehmet'im gönlümü yarim şad eyle
sevmiyorsan söyle beni azat eyle
gönlümü geçiririm riyazat ile
kaşın eğip yüreğimi ezme yarim
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç