Bu Blogda Ara

Karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2017 Pazar

Gerçekçi Olmayan Savlarımız ve Karanlıklarımız




    Çoğu zaman, aşağı tabakadan fakir olan, bizim şimdilik bir anlığına varlıklı olmamızın sanki bir ömür süreceği yanlışlığına kapılarak, o fakir insanları hiçbir şeye sahip olmayan kimselerin bulunduğu bu toplumun, bakış açısındaki doğruluğunun gerçekçi olmayacağı savı ile her daim, yanlışlığa kör karanlığın kuyularına düşerek, kendimizi bakış açımızı karanlıklar içinde bırakabiliyoruz.

   Bir takım çabalar kendi gücümüzle ortaya çıkarmak için gayretler gösteriyor olsak ta, bazen bu gücün hissettirdiklerini kendimizde gönlümüzde duymayabiliriz, çünkü çabalar tek taraflı olunca anlam ve mana taşımıyor tezine karşı gelmemizin de hiç anlamı yok. Aşağı tabaka yukarı tabaka diye bir şey yoktur, bu çirkinliği kendi çirkinliği ile gün yüzüne çıkaran batının söylemlerinden başkası da değildir. Bir zamanlar zenci kardeşlerimizi köle yapan işkencelerle zulme uğratan ve halen şimdide parası gücü ile insanları yok etmeye çalışan batın bir yalanı ve aldatmacasın dan başka bir şey değildir bu.  Bu mukaddes vatan topraklarında kardeşçe birliktelik içinde yaşamamız en doğru olanıdır. Aman birileri Ötekileri rahatsız olacak bu söylemlerle yerine karşısında aynı vatan topraklarında yaşayan bu kardeşlerimiz bizim için en düşünecek biz onun için ne düşünmeliyiz sancısını çekmek hissetmek yerine, batının o çirkin niyetli insanı insan saymayan fikirsiz fikirleri ile o insanları memnun etmek için yaşamak boşuna bir heves ve uğraşı olacaktır.

   Hayatın boy aynasında veya cetvelinde boyumuzu ölçerken, kısalan boyumuzun ölçüsü ile gurur duymak pek doğru ve yerinde olmayan bir hayat anlayışı olacaktır. Geçmiş ile gelecek zamanı arasında hatalarımızı görerek ders almıyorsak eğer yıkılmaya mahkûm olduğumuzu da bilmemiz gerekir. İrademizi sorgularken ölçerken kendimize vatanın toprağın birlikte yaşadığımız insanların gönlüne çare sunmak için kendini yenileyemiyorsa, bu akıldan ziyade bu başa ağır bir yüktür. Hezimettir yok oluşun kapısına koşmaktır. Karanlığa koşturan karanlıkta oturtan, karanlık bir zihniyete hizmet etmek bence ahmaklıktır yokluktur. Aydınlıkta oturarak, görünür olmak var olmak bu hayatta en güzel olan yaşanılması ve yapılması gereken bir hayat ve bakış açısı olacaktır diyorum, vesselam.


Mehmet Aluç

5 Kasım 2016 Cumartesi

Rabbime Şükür


 rabbime şükürler olsun ile ilgili görsel sonucu
Geceden sabaha çıkaran Rabbime şükür
Karanlığı aydınlık nuruyla aydınlatandır Rabbim
Karanlık fikri nuruyla aydınlat kalbim
Kâinatı gönlümüze serpendir Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Kuru olanı canlandırandır Yüce Rabbim
Bahar gelince canlılık verir kâinata
Bin bir nimetle donamış baksana fıtrata
Kâinatı gönlümüze serpendir Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Gör bak bizlere verilen bin bir fırsata
İnanamazsan şöyle bir bak sen etrafa
Günah işleyene tövbemle gel der bertaraf’a
Kâinatı gönlümüze serpendir Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

 Hak yolda hakka yürü haktan ol sen bitaraf
Nefis şeytan günaha batırsa da var gel der ederim af
Bir an daldınsa Salih amelle kazan der bol bol sevap
Kâinatı gönlümüze serpendir Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Bak şöyle etrafına senin için yaratıldı bu dünya
Bil dünya ile değerini artık iman et hakka anlaya anlaya
Dünya yalan olsa da doğru ile doldur anlat her canlıya
Kâinatı gönlümüze serpendir Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

 Gözden akan yaşla yalvar var Hakka ağlaya ağlaya
Hayatın seni dertle hoplatsa da hoplaya zıplaya
Dert kul içindir bir diriliş varıştır
Hakka varılıp sarılmaya yarıştır
Kâinatı gönlümüze serpendir Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Hayat bir varıştır bir noktadan bir noktaya
İlk noktadan son noktaya hakka varıştır kul korkmaya
Korkutan olsa da hakkın verdiği güçle yok et var oraya
Kâinatı gönlümüze serpendir Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Kırılmasın Rabbim gönlün telleri
Rabbim yardım et ağlamasın gönül dilleri
Lal olursa gönül dilleri tutmaz gönül elleri
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Geceden sabaha zulmü sen yıkasın Rabbim
Zulümle koşanları sen yıkasın Yüce Rabbim
Nur Resul aşkına ağlayan gönülleri sar Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Bu âlemin sensin sahibi yüce Rabbim
Sahip çıkmadık sen çık sahip Rabbim
Mecalsiz kaldığımız ana sen kudretinle yetiş Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Zulümle yıkanları sen yık yüce Rabbim
Zulümle abad olmak isteyenleri güçsüz bırak
Dillerini niyetlerini sen yakasın Yüce Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Rabbim gönüller ağlar kuruyan çöl olmasın
Yıkılır bu dünya sanki Rabbim kül olmasın
Zulümle bu âlem yakılır sen yaktırtmayasın
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Sabah doğarken nurunla karanlığa gömmek isterler
Masum insanları evinden yurdundan etmek isterler
Gülen bebeleri yetim bırakmak için zulüm ederler
Sen bu niyetlerini sinelerine oklarla saplayasın Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Bir cadı kazanı kaynar dünyamızın altında
Sanki binlerce hançer saplanır cümle canlara
Hançer saplayanlara sen hançerlerini yüreklerine saplat
Niyetleriyle niyetsizleri bin bir çileyle meçhule at
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Gönül perdelerimizi nurunla berekete açtır rabbim
Zulümle koşanları çelik halatınla bağla Rabbim
Zulümle musallat olanları sen musallatlarıyla boğ Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Zulümle gökyüzünü kana karanlık sise bürüdüler
Gülmek isteyenleri gülüşleriyle zulümle öldürdüler
Gülmek isteyenleri yaralı bırakanları sen sar Rabbim
Bu zulmü sen güç kudretinle sona erdir sen Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür


Kul Mehmet’im istediğin varsa Rahman’dan sen iste
Ömür bitiyor yürü durma hak yolda aheste aheste
Ömür bir anlık hayat bir anlık bitendir bir nefeste
Kâinatı gönlümüze serpendir Rabbim
Geceden sabaha çıkaran Rabbim sana şükür

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

31 Ekim 2016 Pazartesi

Hece Hece Okur musun?


 hece hece oku gönlümü ile ilgili görsel sonucu
Ağlasam benimle sen ağlar mısın?
Gittiğim yolda benimle gelir misin?
Suskun mısralarımla halimi anlatsam
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Karanlık gecelerime bir ışık olur musun?
Geceme doğan bir ay yıldız bulur musun?
Mecnunum desem Leyla'm olur musun?
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Sıla hasretimi benimle çeker misin?
Sılaya yol arkadaşım yolum olur musun?
Önümde karlı dağlarımı aştırır mısın?
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Bir cevap ver susma karşımda ne olur
Olanlar olursa hem sana hem bana olur
Arasak bu dünyada hangi yol bize yol olur
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Gönlüm olmak ister sen gibi sunayla
Gönlümde sen varsın bakmaz oraya buraya
Gel yanıma benimle ol kaçma buraya şuraya
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Göklerde gezerim ben allı turnayla
Seninle ben buluştum işim olmaz artık sılayla
Göklerde benimle uç sende neşenin kanatlarıyla
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Benimle isen yıkılır önümde dağlarım
Çiçeklerini açar solmuş viran bağlarım
Kul Mehmet’im gönlüme seni yazarım
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

19 Ekim 2016 Çarşamba

Harcama Tüketim Çılgınlığı


çılgınca harcama çılgınlığı ile ilgili görsel sonucu
Görsel sonucu
  


                  Esaretlikle Dolu Çılgınca Harcamanın Istırabı!
 Hayatımızı dört bir yandan saran, tüketim çılgınlığı harcama arzusun delice çılgınlığı sarmış durumda. Birde işin içine reklamı katarak tüketmemizi zorluyorlar, zorlamazsa da elini cebimize ister istemez uzatıyor. Soframıza kazancımıza tek başına sahip olmanın, harcamanın mantıksızlığı ile bir dostumuzu komşumuzu buyur etmekten uzak, baskıcı diktatör emperyalizmin uşaklarının düşünceleri savı ile adaleti insanlık ilişkilerini komşuluk akrabalık ilişkilerin dibine dinamit koyarak parçalayan düşüncenin, kör karanlık ışığında yaşamaya çalışıyoruz. İnsanlığın güzel sarsılmaz güzelliği sımsıkı aile komşuluk ilişkilerinin, muhteşem ışığını güzelliğini o emperyalizmi savunan karanlık düşünceli insanların karanlığı ile değiştirerek, o güzellikleri yaşamaktan maalesef mahrum kaldık, hatta hiç haberimiz yok hafızalarımızdan kökten silinmiş mevcutta.
   Yaşamanın binlerce dili var iken, insanca el ele gönül gönüle yaşayın, birbirinizin kadir kıymetini değerini bilin, sımsıkı omuz omuza birbirinize destek olun dilinde çıkan, akrabalık komşuluk ilişkilerine sımsıkı sarılın… Binlerce güzel sözlerini duymamazlık’dan gelerek, sadece kendimiz ailemiz için yaşarken karanlık zihniyetli insanların, odamızın içine kadar karanlık düşünceleri fikri ile girmesine izin verdik bu izin vermek, bizim batışımız yalnız kalışımız toplumca yok oluşumuz demek olduğunu anlayamadık lakin farkında hala hiç değiliz!
    Kendi kazancımızla paramızla sırtımızda kazanmaları yetmemiş gibi, kazandığımıza göz dikerek, kendi kazancımızla bizi yönetmeye yok etmeye çalışıyorlar. Zaten kazanırken hakkımız olanı kesiyorsunuz, özgürce harcamamıza izin vermeyerek kendi fikrinizle düşüncenizle yokluğa götüren bir çılgınlık içinde harcamamızı isterken,bari bırakın sosyal hayatımızda istediğimiz gibi yaşayalım!
   İnsanın kendi iç dünyasında binlerce dünya olabilir lakin o içimizdeki dünya değil, dış dünyamız bize nefes aldırıyor, mutlu mesut ederken tüm dertlerimize el ele omuz omuza vererek insanlarla beraber gönül gönüle gülümseyerek aşmamız için bizi bir arada tutuyor. Baskıcı ele geçirmenin fikirsiz ligi ile tüm dünyaya insana fikre düşünceye egemen olmanın peşinde olan, emperyalist karanlık fikirli insanların yanımıza sokulmasına nasıl izin verdik hala anlamış değilim ve anlamakta ben zorlanıyorum!
   Eşitlik diye bizi eşitsizlik uçurumunda aşağıya atan bu zihniyetin hala elini sıkarak sırtını sıvazlayarak yan yana yaşamaktan uzaklaşmadan, suratına yüce Allah C.C. vermiş olduğu tokatta ki sillede ki gayretin gücüyle vurmadıkça yok olmaya dağılarak paramparça olmaya yaşamaya devam edeceğiz. An zamanın tarihimizin içinde fışkırarak bize yön vermesi gerekirken, biz tarihin üstüne kapkara bir örtü örterek, geçmişimizi unutarak, kendimize Esaretlikle dolu çılgınca harcamanın hatta birbirimizi paradan daha çok harcamanın içinde olduğu karanlık insanların, karanlığı içinde tarih yazmaya çalışıyoruz. Teknoloji çılgınlığı ile her ay çıkan yeni model telefonların çıkması ile bütçemizi onlara yetiştirmek için harcarken, cebimizi boşaltırken, kapımıza gelen bir fakiri edepsizce kovmanın ona yardım etmenin mümkün olamayacağı savı edepsizliği ile kovmanın peşindeyiz.
   Oysa elimizde bizi sömüren yeni düzenin zinciri olan teknoloji zırvası telefonla meşgul olacağımıza, karşımızda fakir yetim düşkün olan insanların peşinde koşarak, soframıza komşumuzla beraber misafir ederek, gönüllerini severek okşayarak vakit geçirmek yerine, ellerimizde yeni çıkan telefonlarla yalnızlığımızı yaşayarak telefonla beraber yanında bilmem ne programını satın aldırarak onun yanın da başka bir zırvayı almanın reklamı ile cebimizi boşaltmasına izin vermenin edepsizliği ile yaşamaya devam ediyoruz, hem de sırıtarak gülümseyerek! Daha söyleyecek çok şeyler var lakin bugünlük bu kadar yeter. Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

13 Mayıs 2016 Cuma

Doğsam O Ak Gönlüne

 
Gönlüne türkülerle dokunsam hece hece
Batsın karanlık gönlündeki karanlık gece
Ben seni sevmiştim de ayrılığımız oldu bak nice
Gecelerde yıldızlar gibi doğsam o ak gönlüne
 
Hayalet gibi dolaşmak bana düştü
Aldığım her nefeste ömrüm bana küstü
Aşk gönlümde seni ararım ben her yol üstü
Gecelerde yıldızlar gibi doğsam o ak gönlüne
 
Adını her andığımda yüreğim parçalanır
Hasret yolunda elim kolum bağlanır
O gül cemalini görsem bu gönlüm canlanır
Gecelerde yıldızlar gibi doğsam o ak  gönlüne
 
Enkaza çevirdin terk ederek bu bedeni
Aşk değimliydi gönülde aşığı güldüreni
Güzel ne güzel sever kendini aşkla seveni
Gecelerde yıldızlar gibi doğsam o ak gönlüne
 
 Kul Mehmet’im varır mısın bilmem neşelere
Sen sev varsın yolum düşsün azıcık dertlere
Varalım seninle gecelerden aydınlık gündüzlere
Gecelerde yıldızlar gibi doğsam o ak gönlüne
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 

12 Mayıs 2016 Perşembe

Bunca Zifiri Karanlığı

Bunca Zifiri Karanlığı
 
Bunca zifiri karanlığı deler nur
Sen imanınla hak yolunda dur
Günde beş vakitte secdede nur
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Karanlık gecelere doğar imanla nur
Biter gam kasavet vakit nurdan vakit
Ölüm gelir ansızın ömür elimizde değil nakit
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Cehaletin gözleri dalar uykuya
Hak açar gözlerini gönülde arka arkaya
Anlar kul neden gelmiş bu dünyaya
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Kaç gün zulüm doğdu hak gelince bilinmez
Zulüm hakkın sesi olmadan yok olup gitmez
Gönülde merhamet iman olmayınca insan sevilmez
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
İnsan hak yolda hakka secde ile emir olundu
Hak sesini duyan hakkın yolunda bulundu
Hak sesi duymayanlar nefis şeytan ile yok olundu
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
İman merhametle açar bağlarda güller
İmanla ne güzel gülümser son vakitte ölüler
İman yoksa ne yapsın sağlar ölüler zalimler
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Zulmün kundağına sarılan ömrü boşunadır
İmanla cennet çiçeği iman edenin açar bağrındadır
Bilinmez bu hayatta yarın ecel kimin kapısındadır
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Kul Mehmet’im iman gönülde yankılanmakta
İmanla yaşayıp ölene cennet ötelerde kucak açmakta
İmanı olmayana bu dünya cehennem ateşini yakmakta
Bunca zifiri karanlığı deler nur
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
 
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç