Bu Blogda Ara

bomba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bomba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2016 Cumartesi

İnsanlık Aranıyor Kayıp



insanlık kayıp ile ilgili görsel sonucu

İnsanlık aranıyor kayıp
İnsanlar öldürülüyor ayıp
Gönül paramparça olmuş zayıf
İnsanlık aranıyor kayıp
Görenlerin insanlara bildirmesi
Çıplak olan insanların giyinmesi için
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

Filistin de Suriye de Myanmar da
Dünyanın her köşesinde insanlık kayıp
Vahşet dersen açmış insan ar duvağını
Önüne geleni çoluk çocuk demeden
Barut kokusu içinde Bombalar içinde bırakıyor
Kalpsizlik hissizlik yok olmuş
Acıkmış devrimler insanları yiyor
Hürriyet özgürlük tamamen yitik
İnsanlık aranıyor kayıp
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

İnsanlık onuruna atılmış kördüğüm
Her yerde yağıyor vahşice ölüm
Nedir ne için söyleyin bu zulüm
Üç günlük dünyada eli boş giden insanoğlu
Zulmünle sinen saplanacak cehennem oku
İnsan değil mi iman ederek hür
Yüce Rahmana teslimiyetle özgür
Nefis şeytan dünya üçgeninde esir olmuş ey insan
Gümbür gümbür yağdırırken ölüm
Sana da cehennemden geliyor dehşetli bir ölüm
İnsanlık aranıyor kayıp
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

Gönlünde dilinde hep yalan izi
Nasıl kandırıyorsun bakarken bizi
Ey zalim sende öleceksin soluksuz dizi dizi
Cehennem bekliyor sizi
Yıkacak sizi yetim bakışı
Bulamayacaksınız kaçışı
Çare olmayacak yalvarışın acı yalvarışı
Sonsuz olacak sendeki feryat haykırış susmayacak
İnsanlık aranıyor kayıp
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

Ey insan imtihan dünyasındayız az dur
Zalime dersini vermek gerekir imanınla vur
İman deryasında gez güzel düşler kur
Derdi olanın var derdiniz az sor
Yoksa yakar bu kor
Hesap vermek çok zor
Az emeğini hak yolunda yor
Nedir b u vakitsiz matem
İnsanız elbette ki madem
Yakışıyor mu sana ey âdemoğlu âdem
İnsanlık aranıyor kayıp
Üryanlığın hayâsız ’lığından kurtulması için
İvedi olarak bulunması gerekiyor

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



13 Ocak 2016 Çarşamba

İstanbul Kana Boyandı





İnsan canlı bomba olur mu ola?
İnsan canına kıyılır mı acep ola?
Dünyadasın ey insan düşün az ver mola
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola

Bu ne vahşet bu ne intikamı insan yanar mı?
Ey zalimler onu gönderenler ateşiniz söner mi?
Sönmeyen ateşiniz sizi yaksın insan insanlıktan döner mi?
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola

Kasalarınızda binlerce para var hala gözünüz aç
Aç gözünüzle hala sanki birkaç sente siz muhtaç
İnşallah soluksuz yıllarca kalasınız sizler sefil aç
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola

Düşman düşmandır sizler aç gözlü insan kanı emen vampir
İşiniz kasanızı doldurtmak insan hakkı için savaşamazsınız hadi sittir
İnsanlık sizi yenecek haliniz beterden beter olacak beygir
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola

İstanbul’u kana boyadınız işiniz gücünüz şerde
Bir gün hepiniz toplanacaksınız cehennem denilen ateşli yerde
Şimdi nefretle gözünüze şeytan nefis indirmiş perde
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola

Bunlar açıkça dış mihrak ve Siyonist tuzakları
Ey insanlık uyanın artık görün bu zalim tuzakları asalakları
Güya vermek isterler çıkarları için balans ayarları
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola


Bir gün nefretiniz sokulacak gözünüze
İnsanlar inanamaz artık sizlerin sözüne
Bakılır mı acep o iğrenç lanet yüzünüze
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola

Bilinmelidir ki her zaman tek millet küfür
Bizde dünyaya nam salmış Müslüman’ız şükür
Haydi, insanlık bu nefret ordusunun yüzüne tükür
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola

Kul Mehmet’im insanlık ölçtü nefretin çapını
Onlar ta dünden yuttular zehir dolu hapını
Sen uyanık ol nefrete kapat gitsin gönül kapını
Nefreti bırak merhameti taksana sen kola
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


 

10 Ekim 2015 Cumartesi

Ankara’da Yastayız



Yüreksizler yine kana buladı Ankara’yı
Kalleşlikte üstlerine yok bulsunlar belayı
Masum insanlar öldü çekemediler halayı
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Kaldır başını dimdik insanım yıkılmazsın sen
Birlik beraberliğimize düşman onlar inanma sen
Kalleşlik kanlarına yazılmış diyorum ben
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Ankara’m yasta yürekler yandı
Hainlere kananlar kendini bomba ile yaktı
Cahillik böyledir satar kendini üç kuruşa
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Bizde olan yürek onlarda yok nefreti var
Yıkılacaksınız istediğiniz kadar çırpının
 Bu dünya bu âlem size dar
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere


Yitip giden evlatların düşlerin çalanlar
Yalan yanlışa kapılarak nefrete koşanlar
Öküzün trene baktığı gibi olaylara bakanlar
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Yüreksizler korkaktır nefretle yaşarlar
Korkuları yok olmaz cehenneme koşarlar
Sanmayın nefretinizle korkuyla başarırlar
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Kul Mehmet’im başımız sağ olsun yastayız
Devlet millet el ele gönül gönül’e baştayız
Nefret ile gezenleri biliriz yıkmak için yoldayız
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

21 Temmuz 2015 Salı

Bölemeyecekler Ülkemizi



Yaktılar Suruç’ta insanları ateş narınla
Yapanların yanına kalır mı yarına
Nefret yoluna çıkanların ateş düşsün canına
Yaptıkları kalmasın yarına
Çıkmasınlar inşallah sabaha yarına
Gayeleri ülkeyi yarınımız nefretle bölmek
Karşımıza geçerek nefret ile gülmek ister

Yaktılar Suruç’ta insanları ateş narınla
Nefret kin semada çığlık çığlık yükselir yığınla
Çaresi dermanı gelir mi bilmemem zamanla
İnsan diye aramızda gezer edepsizler pişmanlığımızla
Gayeleri ülkeyi yarınımız nefretle bölmek
Karşımıza geçerek nefret ile gülmek ister

İnsan değiller bunlar bak ta farkı anla
Bunları soluksuz bıraksın Allah’u Teâlâ
İnsan postuna girmiş kurt onlar sakın yanılma
Onlar vampirdir kanla beslenir soluksuz kalanlar
Gayeleri ülkeyi yarınımız nefretle bölmek
Karşımıza geçerek nefret ile gülmek ister

Keser döner sap döner
Nefretleri bir gün kendilerine döner
Cümle âlem onların lanetini kınar
Sanmasınlar umutlar huzur söner
İstikrarla hayat devam eder
Gayeleri ülkeyi yarınımız nefretle bölmek
Karşımıza geçerek nefret ile gülmek ister

Birlik beraberlikte huzur bulunur
Nefret kin ile şeytan dostları yol bulur
Nefret ile gezenler birlik beraberlikle savrulur
Kardeşlik ile cümle gönüller sarılır
Gayeleri ülkeyi yarınımız nefretle bölmek
Kul Mehmet der ki bölemeyecekler ülkemizi
Karşımıza geçerek nefret ile gülmek ister
Nefret ile gülemeyecekler soluksuz gidecekler
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)





20 Temmuz 2015 Pazartesi

Yolunu Yönünü Aklını İzanını Kaybetmiş Vahşi Yol Kaçkınları Suruç'ta


Bugün yaşanılan Suruç’ta ki bombalı saldırıda hayatını kaybedenleri duyduğumdan beri, inanın hala kendime gelmiş değilim, üzüntüm her saniye arttı yeni haberlerin ışığında şu ana kadar 20 ölü 100 yakın yaralı var. Nasıl bir zihniyet? Nasıl bir anlayış? Nasıl bir kör vicdan? Nasıl bir hayvanlık diyeceğim ama, hayvanlara hakaret olacak, demiyorum nasıl bir bakış ve nefis açısı, tarifi olmayan vahşi bir insanlık anlayışı ile bunu yapabiliyorlar anlamış değilim! Yolunu, yönünü aklını izan’ını kaybetmiş vahşi yol kaçkınları, nasıl vahşi bir düşüncenin fikrin sonucunda nasıl bomba ile o kadar masum insan katl edilir, aklım izanım almıyor!

Düşündüm düşündüm aklım çatladı hala anlayamadım, neden bu vahşetler devam eder, cümle âlem de Müslümanlara yönelik saldırılar hala devam ediliyor, neden aramızdaki nifak tohumlarını ayıklamaktan aciziz! İslam düşmanları hala boş durmuyor istikrar ve huzurumuz bozmak için devamlı ocağımıza huzurumuza çomak sokmaya devam ediyor! Batı hala kendi ortaya çıkardığı bir kaç edepsize bir örgüt kurdurarak başında İslami ad takarak ortaya salarak, dini karalamak ve insanları nur Kur’an Nur kokan peygamberden ve nur İslam da soğutmanın peşinde… Kendileri vahşeti yapar finanse eder, faturasını önüne dini bir isim koyarak kurdurduğu cani örgütlere işlettirdiği cinayeti, güya bunu yapan Müslüman’mış ta, bunu Müslümanlar yapmış diye lanse eder, haydi orada utanmaz edepsiz…
İnsan fıtratında olan korku ile sanki bunu yapanlar cümle insanlar kendisine saldırıyor da kendisini savunmak için yapıyor da denilmez çünkü öldürdükleri insanlar masum insanlar, işte o vahşi dini imanı mezhebi olmayan bu şekildeki insan, kendisinde bu korkuyu veya hazım etmeyi yüreğine sindiremediği için, insan yüreğindeki sebepsiz korkuyu ve her an satılmaya hazır vicdansız vicdanın satmaya hazır insan, kendisinden sebepsiz korkuyu söküp atamaz veya bu korkuyu gel biz yeneriz diye kendisini kandırarak yanlış fikir ve ideoloji ile kandırarak, vicdanını alarak o kişiyi vicdansızbırakınca ,böylesi vahşet meydana geliyor, bunun sonucunda bu vahşeti gözünü kırpmadan yapar hale geliyor, insan değil vahşi yaratık denilen insan!
 Ben hala bu olayın şok tesiri altındayım ve şaşkınlığım ve de üzüntümün geçeceği de yok, ölenlere rahmet bu vahşeti yapanları lanetle kınıyorum.Allah yar ve yar ve yardımcımız olsun kardeşlerim.Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

20 Ocak 2015 Salı

Gömün Beni Şairin Bir İmk/Ansızlık Şiirinin Mezarına

Gece benimle beraber derin derin öksürdü
Ben yüreğimdeki hazin acıyı çıkaramadım
 Gökyüzü çöl yalnızlığında yalnız kalan yıldızları üzerime döktü
Asi yalnızlığın içinde üşüdüm kaldım
Üşüyen kelimelerin umutsuzluğunda b(y)attım
Toprak avcumda umutsuzlukla kabul etmedi k/açtım
Ondandır yollarım kentlerin çöllerine çı(ba)kar
Şundandır hayal gücünün zayıflığında y(k)anar yüreğim
Yanmış şairlerin şiirlerinin gölgesinde yatar
Güneş doğduğunda kiraladığım akşamın karanlık gözlerine s/aklanırım
Hissiz acımasızlık kokan uzun namlulu silahlar gibi soğuk binalardan kaçarım
Gecenin sadece beni yakan alevinde ısınırım
O yüzden bombalar atılırken şehrin üstüne s(g)erilirim
Yakmaz yüreğimi hain bombalar, uzanırım şehrin üstüne yürekler y(k)anmasın diye
Gidişin o yüzden atom bombası gibi paramparça etti yüreğimi
En son baktığım en son düştüğüm yerdeyim h/ala gözlerim tutuşur
Ellerinde ateşlerle aydınlık olmaya geldik diyenler
Y(b)akarak gittiler senin gibi
Yakmak isteyen sevdalı ışık olur mu ey vicdansız ey imansız
Yaktın attın hasret bombanı kıçına kınamı yaktın
Ne geçti eline atın nikimi yaktın binlerce masumu
Kıçına demir mi sokuldu da yağlı yağlı onumu çıkardın
Şimdi masumları oynarsın sırıtarak
Hala masum bedenlerin çığlığı gökyüzünde uçuşurken
Attın atom bombasını el bombasını taramalı ile deldin geçtin
Kıçına giren soğuk demir çıktımı edepsiz utanmaz
O nedenle her yağan yağmurda
Binlerce feryatla o masumların k/anı damlar yeryüzüne
Bedenlerinde onlarca delik param parça deriler dökülürken yağmurla
Hala insanlık kaldı mı bakıyorum yürekler
G/özlerim görmüyor çığlıkların toz dumanında
Bir kaç dolar için bir öğlen yemeği için ülkesini
Hatta yarınları satanlarla batıranlarla
Yaşamamak için giriyorum karanlık dehlizlere
Dehlizler hınca hınç dolu kalmamış hiç yer
Sevdasız bakışların arasına atmayın beni
Sevda bakışının maskesi ile b(y)akanların y/anına itmeyin beni
Bari beni atın kaybolan iklimlerin şehrine kaybolayım
Kiralık yüreklerin gözlerin ellerin adımların arasına (k)atmayın
İnançsızlıkla övünenlerin inançsızlığı inanç sananların y(k)olların da boğmayın
Dürüst ’üzlük istasyonunda dürüstlük sağlayanların vagonuna tık (at)mayın
Bir şairin imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Şairi imkânsız derken umudu yüreğinde yeşermektedir bilemezsiniz sizler
Şair ulu orta sevişmez şair ulu orta öpüşmez
Edep var kaleminde mısrasın da yüreğinde
Umutsuzluğun yüreği mısraları ile Umut’a dönüşür
Haydi, gömün beni şairin bir imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Rahat rahat uyuyayım yeşersin umutlar yürekler yeniden

Mehmet Aluç

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Gazzeli bir çocuk ve annesi

Gazzeli bir çocuk ve annesi




Gazzeli çocuk masum gözlerle annesine

-Anne ne suç işledik de bombalar İsrail tarafımızdan üzerimize insafsızca yağıyor? Neden şu köşede gözyaşı döktüğümüz yerde gözlerimizin ışığı az umut ile parlar iken benim oyuncağım yok diye ağladığım için mi bu bombalar yağıyor anne? Üzerinde oyun oynamak için koştuğumuz yollar neden çukur cesetlerle doldu anne? Bana anlat anne anlamak bilmek istiyorum!!

Annesi çaresizdi nasıl anlatabilirdi yaşamın bu saçmalığını suçsuz oldukları halde zulüm görmelerini bir dam odada oturmaya razı iken şimdi evsiz kaldıklarını dünyanın bu zulme sessiz kaldığını nasıl anlatacaktı?

Ölümün bir sonuç olmadığını sadece bir gerçek olduğunu, bu akan kana seyirci kalanların yüreklerini kan ile yıkayanların cehennemim kokusunu cebinde elinde yüreğinde taşıyanların bir gün soluksuz kalacağını nasıl anlatabilirdi?

Tüm sokakların evlerim mezara döndüğü Gazze şehrinin feryadını göz yaşını ölü düşlerin çığlığını nasıl anlatabilirdi?

Tüm savaş çığırtkanlığı yapan edepsiz lanet olasıca İsrail’e dünyanın sessiz kaldığını korku ile rahatlarının bozulacağı için kimsenin ses çıkartmadığını nasıl anlatabilirdi?

Gözlerinde akan yaşlar ile dışarıya çıktı. Gecenin kapkara dehlizlerine düşmüş çıkmak için yolu olmayan bir çıkmazın içinde bocalanırken kan damlayan sokak taşlarındaki kanlara bakarken tüm içindeki söylemediklerini, sokağa şarapnel parçaları ile yıkılmış feryatları duymayan, sağır kör insanların üstüne kusarcasına içindeki feryadı acıları anlamsız sorulara cevap olmayan sözlerini kustu.

Çocuk dışarıya çıktı annesinin şarapnel parçaları ile yırtılmış param parça eteğinde tutundu.

-Anne melekler bize yardım ediyor, biliyorum babam bana evladım melekler bize yardım ediyor bizim için dualar ediyormuş, ama insanların yardım etmesi gerektiği için onlarla beraber yüreklerindeki merhamet olunca en büyük en kocaman yardım eder demişti.

Nerde hani insanlar anne? Neden hep susuyorsun anne? Neden her saatimiz ölüm saatine göre kurulmuş? Bu saati ölümü kim üzerimize yıktı anne? Adları bilinmeyen bu ölüm ağıtlarını siz nereden öğrendiniz?

Annesi karanlığa saklanmış cevapları gün ışığına nasıl çıkarırım, sözcüklerden sana umut dolu sözcükleri nasıl söylerim diye düşünür iken gökyüzünde yağan fosfor bombaları tam önlerine düştü. Bu bomba tüm soruları ve cevapları param parça ederek çocuk ve anneyi paramparça etti. Artık soru ve cevapların bir değeri yoktu tıpkı insanın değeri olmadığı gibi.

Akşam yatağına yatarak uykuya yatan İsrail edepsizinin insanlıktan nasibini almış topluğun yüreğinde merhamet arayanlar biz insan olamayız, İsrail edepsizinin ş…nin yüreğinde gözlerinde merhamet ne arasın adamlar ş….önde gideni, yaptığı niyeti ortada iken bunu aramak beklemek biz insanlığın en büyük utancı ve ayıbıdır.

Ah insanlık halin böyle yerlerde sürünmek mi olacaktı çaresizce yüreğindeki imanın kapısını neden çalmazsın görmezsin?

Yanlış yolların yanlış düşüncelerin akımlarına kapılarak yok olan insanlık, sızlama korkular ile halin en olacak? Yarına olmayan yarının merhamet dolu ışıklarını bekleyen çocuklar hep karanlıkta hep ölüme mi koşacak?

Ah keşke bizler birliğin beraberliğin imanın güzelliğini bir bilsek görsek ayrı yollarda ayrı kulvarlarda koşmasak.. Selam ve dua ile..

Mehmet Aluç



__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
 

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç