Bu Blogda Ara

İmanın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İmanın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2015 Perşembe

Uyanır Gönüller Rahmanın İzniyle İmanın Işığında






Uyandım sabah namazına Rahmanın İzniyle iman ışığında
Güller açar bülbüller öter Şeyda Şeyda ezan okunduğunda
Uyuyan gönüller uyanın icabet edin ezan okunduğunda
Uyanır gönüller Rahmanın İzniyle İmanın Işığında

Hani yıllar önce kükreyen gençliğim nerde
Gözüme çekilir ömrün sonuna doğru azar azar perde
Nefis şeytan sürükler seni hep süründürerek yerde
Uyanır gönüller Rahmanın İzniyle İmanın Işığında

Nefis şeytan dünya malı gönle verir tüm dertleri
Açarken soldurur imansız gönüller tüm çiçekleri
Gülümseyerek taşı gönlünde dağıtarak merhameti
Uyanır gönüller Rahmanın İzniyle İmanın Işığında

Kul Mehmet’im derki Rabbime binlerce kez şükürler olsun
Uçuruma düşerken elimden tuttu nefis şeytan elinden kurtardı daha ne olsun
Gönlümde iman merhamet çiçeklerini açtırdı şükürler olsun
Uyanır gönüller Rahmanın İzniyle İmanın Işığında
Mehmet Aluç



23 Mart 2015 Pazartesi

Karanlık Anlara İmanın Nurdan Elbiselerini Giyindir

         
         
Nedir bu gamın, çile içinde isyan bayrağı çekmen? Sığın Rahman’a, sığın sabrın umman dermanına, birde bakarsın bir an sonra o gamın çilen yok olmuş, üzüldüğüne yanarsın…

Sinende, seni yarınlara taşıyan üzgünlük dolu “ah”ları fırlat uçurumlara gitsin, ruhunu kanatarak feryatlar ile kaplar gözünü, ömrünü, fikrini, zikrini kaplar yokluğa şeytanın yanında olmanı sağlar ve sonunda, şeytan seni uçurumlara atar arkanda kıçından güler gider…

Rahmanın yanında, umutsuzluk toz olur, ömür az çile çekse de imtihan için mutluluk ile dolar ahirette…

Dünya malı dünyada kalır, iman, yapılan iyilikler gönül güzelliği seninle kalır mezarda, sırat köprüsünde seninle gülümseyerek, Rahmana Resule ulaştırır, dünya malın dünyada kalır. Dünya malı peşinde fazla koşarak, dünya ve ahiretinizi zindana çevirmeye ne gerek var? Gülümsetmenin imanın güzelliğin peşinde koş, gülümse ki gülümseyesin…

Damarlarında iman ile insanları sevmenin aşkı dolaşsın, karanlık anlara imanın nurdan elbiselerini giyindir ömrüne kâinata, gülümsesin ömrüm ine kâinat…

Kuran ‘a Resule yürüyerek yoldaki dikenleri, zalimleri, imanın ile temizle elinden geldiği kadarı ile…

Gözlerinde hülyalarını, düşlerini nefis ile şeytan kaptırma… Aklının kıyılarında dolaşırken nefis ile şeytan, iman ile def eyle gitsin…

Yollarına sevgisizlikle umutsuzluk fakirliği ekme, imanla umudun İmana Resule varmanın nur tohumların ek ki, hem dünyada hem de ahirette beraberce Rahmeti, Lütfü, keremi, ihsanı… Sonsuz olan Rahmana, gül kokan Resule, gülümseyerek bakalım varalım hep birlikte… Zor olsa da bu yol, iman ile hep birlikte beraberlik olduktan sonra, hiçte zor değil… Selam ve dua ile…

Gözlerinde kirpiklerinde iman parlasın
Değdiğin bir kuru dal iman ile yeşersin
İman ile mutluluklar hep bizimle olsun
Güneş gibi iman hep gönlümüzde doğsun

Mehmet Aluç

3 Şubat 2015 Salı

Sadece Gülümsemek Ve Gülümsetmek İmanın Gereğidir



Sadece Gülümsemek Ve Gülümsetmek İmanın GereğidirSadece Gülümsemek Ve Gülümsetmek İmanın Gereğidir

İman ile gönüller mutlulukla çarpmasaydı, tüm savaşlarda vatan uğruna insanlar nasıl şehit olurdu?

İman ile ülke, ülke olur, yoksa imansız olan gönül ancak yıkar, kendi çıkarı için işte yaşadığımız gibi yakar yıkar şerefsizlikle koyun koyuna yatar!
İman ile yarınlar, yarın olur, imansız yarınlar sadece kişinin kendi çıkarı ile kurduğu hayaller gerçekleşir toplumsal bir değeri olmaz. İman ile kurulan hayaller toplumu ötelere mutlulukla taşıyan hayaller olur.

İmanla bedenler nurdan saraylarda kabirde yatar, imansız bedenler ise çukurlarda yatar.

İmanla yaşayan insan ne mutlu sana, ötelerden aldın davet nurlu gönüllerden nura koşuyorsun, kıyamla duruyorsun ülken dertleri için… İman beklemektir gönüllerin mutluluğu için bilirsin, zalimi yere sermek için beklersin uyumazsın, tefekkürle Rahmana secde ile yol alırsın ülke mutluluğu için bilirisin, gözyaşının bir damlası için zalimi zulüm edeni yok edersin Kuran ve sünnet ışığı altında kalbindeki imanla… Kuran ve sünnetten beslenmeyen iman, iman değildir sadece gösteriştir bilirsin ey göğsünde imanı taşıyan, bedenin emanetçisi...

Gerçek iman sahibi hemen belirli olur hatta karanlık basınca yıldızlar gibi sinesindeki iman ışık saçar görülür belirli olur, görmek için bakan görür, bakmak için bakan göremez, anlayamaz…
İmanlı emanetçi, sen razısın insanların mutluluğu için çileye, sıkıntıya, derde, mevzilerde beklemeye, öyle olmasaydı nasıl Asrısaadet yaşanırdı, ötelerdeki mutluluk, iman nasıl bu güne taşınırdı mutlulukla?
İman ile damlayan mürekkeplerdeki o güzellikler nasıl yazılırdı gönülde iman olmasaydı?

İman olmasaydı kim yetimlerin duası için gece gündüz uğraş verirdi? Tarifsiz acılarla kıvranan yetim için kim tarifsiz sancıları yok etmek için uğraşırdı, bak geçmişine iman la yaşanan o tarihine göreceksin, şimdi yok diye üzülme, Kuran ve sünnet ile beslenen iman yok diye böylesine sancılar çaresizlikle kıvranıyor. Sabırla bekle, ümit var ol… Uzun yola çıkan gönlünü sana adamış imanlı yolcun muhakkak ki gelecektir.

Kelimelerini, sözlerini, hecelerini, umutsuzluk sözleri ile tüketme. Gelecek olan yorgunluk nedir bilmez çünkü o gönüller gülünce imanı ile mutlu olandır, şu an yaşadığın toplumun imanı ile bir değildir, o kendini değil toplumun mutluluğu için yaşar ve yaşatır, yıkmaz inşa eder.

Zamanın insanların açtığı yaraları iyileştirmek için gelecektir iman dolu gönlü ile. Kuran’a ve Resule olan iman aşkı ile gelecektir. Günümüzdeki gibi çıkarı olmadan arkadaşın, yakının, menfaat düşkünü gönüllü gibi yanına gelmesi gibi sanma, yoksa yanılırsın hayal kırıklığına uğrarsın.
Şairin şu sözleri ne kadar güzeldir:

“Sen İslam’ı öyle yaşa ki akıllar dursun,

Sen ona buna değil Rabbine kulsun!”

İmanı İslam’ın gerektirdiği gibi samimiyetle yaşamak, ihlasla samimi olmakla gönüllere ulaşmakla hakiki iman yaşanılır. İman kişi mutluğunu değil toplumsal mutluluğun mutluluğu ile haldeş olmak için vardır, kişinin mutluluğu için değildir. Sadece gayemiz Allah rızası, peygamber aşkı ile ona ümmet olmanın aşkı ile olmalıyız. Bundan gayrısı boş iştir, sadece ferdin mutluluğuna giden diğer insanları görmeden sadece kendisi için yaşamaktır.

Cümleler, heceler dağılsa da bir bir etrafa, imanlı olan gönül toplar bir bir mutlulukla gülümseyen adımları ile bitmez tükenmez sanılan ötelerden gelir dağınık olan cümleleri heceleri şefkatle sarar sana sunar, işte imanın gayesi ’de özü ’de çağrısı ’da budur, Resul sünneti ile Kuran çağrısı ile Rahman merhameti ile bizden bunu istemektedir.

Aralarda geçit vermeyen dağlar, geçilmez sarp yollar olsa da birlikte atan imanlı gönüllerin çabası ile bunlar bir anda aşılır, yanaklarındaki gülümseme eksik olmaz imanın gereği, sadece gülümsemek ve gülümsetmek imanın gereğidir, bundan gayrısı nefis ve şeytanın işidir bu böyle biline…

Peygamberimiz (s.a.v.)’in ahlâkının en önemli özelliği, Allah (c.c.) vergisidir. O’nun ahlâkı, Allah (c.c.) tarafından kendisine ihsan ve ikram edilmiştir ve verilmiştir. Yüce Allah (c.c.), O’nu bütün insanların örnek alacağı hatasız, kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir ahlâkta yaratmıştır.

O, dünyaya gözünü açıp kapayıncaya kadar hep aynı huy ve ahlâk üzerinde yaşamış bir Peygamberdir Nurla kokan bir Resuldür. O’ndaki güzel özellikler yaratılışında vardı. O’nu eğiten, edep ve ahlâkın en üstün özellikleriyle donatan Âlemlerin Rabbi olan Allah (c.c.)’dır.

Gül kokan Resulü, kendisine örnek yol hayat olarak seçen insan, onunla ne kadar yaşayabiliyorsa, o kadar çok yararlanır ve O’ndan aldığı bereket de o oranda çoğalır hem kendi hem de yaşadığı ve sonrasında gelecek olan toplum kazanç sağlar. Selam ve dua ile…

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç