Bu Blogda Ara

sancı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sancı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2017 Perşembe

Recep Tayyip Erdoğan


recep tayyip erdoğan ile ilgili görsel sonucu


Mazlum çekmesin der o Reis hiç sancı sancı
Bizler değiliz ki der  dünyada hancı hancı
Ağlamasın der artık ne ana ne de bacı
Recep Tayyip Erdoğan bir can işte bir insan
Canların içinde o gelen bir koca insan 
Tüm alemle mazlum can ona  herkes bak hayran
Yıkılmasın insan der Recep Tayyip Erdoğan
Recep Tayyip Erdoğan Recep Tayyip Erdoğan  
Reis O Recep Tayyip Erdoğan herkes hayran
Recep Tayyip Erdoğan gönülde koca insan
Vatana milletine mazluma can olan can
Recep Tayyip Erdoğan gönülde insan insan


Bayrağın aldır rengi alemde yok hiç dengi
Gönlünde var herkese yeter ondaki sevgi
Ecdadın kanındadır bu bayrağın rengi
Reis Erdoğan der yakışmaz bize yenilgi  
Vatanına millete mazluma candan bağlı
Canların içinde o gelen bir koca insan 
Tüm alemle mazlum can ona  herkes bak hayran
Yıkılmasın insan der Recep Tayyip Erdoğan
Recep Tayyip Erdoğan Recep Tayyip Erdoğan  
Reis O Recep Tayyip Erdoğan herkes hayran
Recep Tayyip Erdoğan gönülde koca insan
Vatana milletine mazluma can olan can
Recep Tayyip Erdoğan gönülde insan insan

Zalimin suratına tükürür der çek sancı
Ey yalan olan dünya etrafın dolu isyancı
Recep Tayyip Erdoğan mazluma dil bin lisan
Recep Tayyip Erdoğan gönülde insan insan
Mazlum yıkılırsa der yıkılır dünya her an
Vatana milletine mazluma can olan can
Yıkılmasın insan der Recep Tayyip Erdoğan
Recep Tayyip Erdoğan Recep Tayyip Erdoğan  
Reis O Recep Tayyip Erdoğan herkes hayran
Recep Tayyip Erdoğan gönülde koca insan
Vatana milletine mazluma can olan can
Recep Tayyip Erdoğan gönülde insan insan
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

27 Şubat 2017 Pazartesi

Deli Divane



Nedeliyim ne divane
Çok seviyorum aksine
Ayrılık çalınca kapımı
Yıktı gönül yapımı
Kırdı o an gönül sazımı       
Oldum böyle deli divane

Üzülsem de alabildiğince
Ayrılığa bulunmayınca bir bahane
Ayrılık oluyor o an şahane
Olsan da dönen pervane hazır bahane
Oldum böyle deli divane

Alsam gitsem başımı
Boşa akıtmasam gözyaşımı
Vermesem boşa savaşımı
Olmuyor sızlatma başını
Gonca güllerimi derdim
Oldum böyle deli divane

Sevmem artık nazlı gülleri
Kınasa da beni birileri
Esse gönlümde hazan yelleri
Kapandı artık gönül defteri
Tutmalı ayrılığın elinde
Gitmeli girmeli yerin dibine
Oldum böyle deli divane

Söyleseydi suçumu
Bölmeseydi uykumu
Parçaladı gönül kuzumu
Anlatamam bu durumu
Viran illerde ağlarım
Kime halim anlatırım
Kapalıdır bunun yorumu
Aradım sağımı solumu
Oldum böyle deli divane

Kul Mehmet’im çek sancını
Unutma sakın bu acını
Dönse de açma sakın kapını
Kaybet artık anlayışını
Dön yürü kendi yolunda
Tut seni sevecek birinin kolunda
Yürü koçum kendi yolunda
Oldum böyle deli divane
Şimdi oldum aşka pervane
Şimdi sevdiğimde bir tane
Gülüşleri de şahane
Mehmet Aluç /Kul Mehmet



31 Ekim 2016 Pazartesi

Yalanlar Ve Gerçekler


yalanlar ve gerçekler ile ilgili görsel sonucu
Hayatı bir oyun sanmıştın
Yalanlarla oyalanmışsın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Sancıları bulmuştun kucağında
Vaz geçmeyince yalanlarında
Gerçek olmayanlar kalır yanında
Her türlü sancılarla kalırsın yanılırsın

Hayat değildir bir oyun
Gerçekleri demeyin kenara koyun
Tüm benliğinizi ruhunuzu içine koyun
Hayat bu değil bir oyun
Oyun sanarak olmayın koyun
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kalırsın

Hayatı almalısın yanına
Almazsan yalanlar okur canına
Hayatı oyun sanırsan bırakırsan oluruna
Mutluluk gelmez yanına
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kıvranırsın

Yalana açık olmasın gönül penceresi
Kaynar taşlar kazanda yediğin yalanın ta kendisi
Sırtında taşıdığın yalanın kamburun esintisi
Yoktur içinde onun hayatın ta kendisi
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla acıyanını bulamazsın

Hürmet yoktur yalanın içinde
Zulmet vardır o yalanın görüşünde
Alamet arama yalanın karanlık düşünde
Feraset gezinmez yalanın gülüşünde
Ganimet sayar her şeyi zorla yaptırır ipleri elinde
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla istikamet bulamazsın 

Yalanla bir eser yapamazsın
Yıkılanın altında kalırsın
Ağlar ağladığınla kalırsın
Etrafında kimseleri sen bulamazsın
Canlara can olamazsın
Canlar gibi hayatını yaşayamazsın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla canına can olanı bulamazsın

Tutsaklığınla yaşayamazsın
Gerçek olanla yaşamalısın
Esaretten kurtarandır gerçeklik
Kendi kendinle olmalısın
Doğru olanı bulmalısın
Kendini içine koymalısın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kalakalırsın

Yalanlarla dünyan pamuk ipliğine bağlı
Gerçeklerle dolu hayat yıkılmaz bak canlı
Yalanlarla kurduğun dünya ölü eli kanlı
Gerçeklerle doğrularla ol ey sen delikanlı
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla karanlıkta kalırsın

Kaçsan da gerçeklerden kaçamazsın
Hayat seni izliyor yalanlarla koşamazsın
Gerçek olanla bir gün buluşacaksın
Yıkılarak sonsuz sancılarla kalacaksın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendinde bulacaksın

Yalanların itirafıdır tüm sancılar
Sancılardan anla yalanı ey yalancılar
Attığın her adımda sana bin bir tuzak
Nefret le örülmüş dolu tuzaklar
Gerçekle arasında var uzaklıklar
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılar yalanlarının eseri

Hayat gerçek yaşam hikâyeleriyle dolu
Yalanla bağlayamazsın eli kolu
Kaybetmişisin ya sen gerçek yolu
Çaresizlik yalanın yolu
Açmaz mutluluğa o kolu
Arama gerçek değildir yolu
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları çekmeye aday olmuşsun

Yalandır gerçek hayattan kaçan
Gerçek yakaladığında yalanı boğan
Gerçeklerdir gönülde doğan
Yalanlardır nefis şeytanla olan
Yalanlarla hayattır solan
Gerçeklerde kul aradığı sırrı bulan
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendini kaybetmişsin

 Sorgula analiz et hayatı yaşamı
Geçeklerde var her şeyin anlamı
Yalanlarla çekme onca gamı
Aç gönlünü gerçek olana gönül camı
Gerçeklerle yaşanır gerçek hayatın yaşamı
Yalanlarla hayat yaşanmaz çekilir ancak azabı
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendine yol edinmişsin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

27 Ekim 2016 Perşembe

Hasret Sancı Sabır Nedir?


 
 
 
Hasret nedir ayrı yolda acılarla kalmak mı?
Hasreti bitirecek olan Rahmana varmak mı anlamak mı?
Nedir sancılar?
Sancılar yanmak için mi?
Yoksa sancıları bitirecek olan Rahmanın
Güç kudretinin farkına varmak mı?
Rahmana vararak 
Hasreti vuslata çevirenin Rahman olduğunu anlamak mı?
Güç kudretin dermanın Rahman olduğunu bilerek
Kul olmak mı söylesene sırra erdin mi?
Sırra ermeden önce kavruldun mu?
Ham iken tekâmüle vardın mı?
Tekâmül ile hakka kul oldun mu?
Sırrın sırrına vardın mı?
Yoksa hala sancılar mı çekersin sancılanarak
Yoksa hakka vararak hakkın güç kudretine sarılarak
Sabırla hakka vardın mı?
Nedir sabır?
Tekâmülün kapısını açmak varmak
Hakka varmak hak ile yolda olmak
Hakkın yolunda haktan gelip hakka varmak
Hasret sancılarla yıkılmamak
Yıkanı kaldıranın Rahman olduğunu anlamak
Huzura varmak huzurla olmak
Vardın mı sen sırrın sırrına
Koşmaz mısın seni bekleyen bugüne yarına Rahmana
Cana can veren canı verirken alana
Sonsuz hayatla diriltene
Vuslatla sonsuz âlemde cennet yurduna alana
Nurdan Nur Resul sancağı altında buluşturana
Ne beklersin sancılarla sancılanmayı unut
Sabır bekler yolda odur sana Rahmandan bin bir sırla dolu umut
Haydi, kendini unut halk için durma çalış
Derdi kederi hasreti sancıları unut
Unutmaktır sabırla hakkadır umut
Budur tek gerçek olan somut
Bundan gayrısını sen var unut
Haktan geldin halk için işte sana Rahmandan komut
Hakka varmak için gideceğin yolda hayat budur
Bu gidişle varacağın sonsuzda bekleyen budur boyut
Bürün haktan gelen hakkı sükûta
Kalırsın yıkılmadan işte ayakta
Yıkılır hakkın karşısında bozuk olan her canlı bir solukta
Bekliyor zulmün parçalanacak karanlık yüzü bak işte oracıkta
Seni bekliyor hakkın giydireceği zırhla
Yürüyeceğin yolda zalim yıkılmak için bekler bir adımda
Gösterir Rahman güç kudretinin sana verdiği gücün yansımasıyla
Göster zalime yaşamak almak kazanmak değil avanta
Yık haydi durma sen baştan başa
Durma her an yeniden dirilişle var yaşa
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
Tekâmül: olgunluk

25 Ekim 2016 Salı

Düşünürken Acı Çekmek Yaşarken Acı Çekmek Adına…


layık olmak ile ilgili görsel sonucu
    Hayatımızda neyi layık olduğu gibi kabul ettik ki, mutluluk kapımızı çalsın, bizi gülümseyen mutluluğu ile sarsın.
   Sayamıyoruz ömür denen geçip giden günleri, birbirimizle kırgın olduğumuz günlerin farkında değiliz hem ömür denen günlerimiz bir bir tükenirken hatta hoyratça harcarken, dostsuz geçen günlerin sancılarıyla yaşarken, gözyaşımızı silecek bir dost arkadaşımız olmadan bu ömrümüzü boşuna heder ediyoruz, mutsuzlukla baş başa yaşıyoruz.
   Gönlümüzde mutlu olmak için içimizde derin bir istek olmasına rağmen, mutlu olmak için egomuzu yıkarak mutluluğa bir adım atamıyoruz, ilk adımı biz değil de mutluluk bize doğru adım atmasını bekliyoruz. Oysa mutluluk kapımıza kadar gelmiş biz ona son bir adım atmaktan aciziz hala gelip bizi sarmasını boşuna bekliyoruz!
    Ömrümüzü boşuna zamanın eline teslim ediyoruz, oysa zaman teslim almakla ilgili bir isteği ve arzusu yok, sadece mutlu anlarınızı bana göre ayarlayın ben gelip geçmeden bu güzel günlerin tadını çıkarın diyen bir yol işaret ve zamanın işaretçisidir oysa.

   Hayatımızı zamanın dışında zamana bağlı kalmadan, kendi arzu ve hayallerimizin gerçekleşmesi uğrunda sadece kendimizi düşünerek harcadığımız müddetçe ne bizim için yarın nede güzel bir gelecek bekleyecektir. Güzel günler ve gelecek birlik beraberliğin beraberce yaşandığı bir yaşamın devamı ile mümkündür.

   Düşünürken acı çekmek yaşarken acı çekmek hayatımızın vazgeçilmez yoldaki ayağımıza takılan bir taşıdır, her taşa takılıp düştükçe, düşmemek için kendimize hayatımıza daha sıkı sarılmamıza neden olmakla beraber bizi hayata hatalarla yaşamamak adına daha, sağlıklı düşünmeye hayatımıza da daha sıkı sımsıkı sarılmamıza neden olmaktadır. Bu küçük düşmeler acılar bizi mutsuzluğa değil acılarla yaşamaya alıştırarak, her düşmeden sonra hayata sarılmaktan vazgeçememeyi bize öğreterek, bu acılarla duygularımızı içimizde saklamak yerine onunla yan yana duygularımızı da zayıflığına fırsat vermeden baş başa yaşamaya olanak vermektedir.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

8 Ekim 2016 Cumartesi

Mübarek Muharrem Aşure ayı

Mübarek Muharrem Aşure ayı
 
       muharrem ayı nedir ile ilgili görsel sonucu
    muharrem ayı nedir ile ilgili görsel sonucu
   Mübarek Muharrem ayı bize sancılarımızı hatırlatsa da, bizler kalamayız birbirimize yabancı, bizleri bölmek yutmak isteyenlere her çeşit aşlarımızı birbirine katarak tatlı bir yiyecek yaptığımız aşuremiz gibi, acılarımızı sancılarımızı kardeşliğimize imanımıza katarak birlik ve beraberliğimizi tatlı gülüşlerimizle tatlandırarak sürdürmek imanımızın gereğidir. Muharrem ayımız biz Müslümanların İslam tarihinde bir takvim başlangıcı olması, Hz. Ömer'in halifeliği döneminde yapıldığı tespit edilmiş, o tarihten bu yana da pek çok İslam ülkesince kutlanmaktadır.  Muharrem ayının Hicrî yılbaşı olması, Noel kutlaması gibi bir geleneği çağrıştırmamaktadır, bununla beraber, yılın ilk günü olması açısından biz Müslümanlar için bir önemi de bulunmaktadır. Yüce Kur’an’da ise Muharrem'in ayının farklı bir özelliğinden söz edilir.
  Tövbe Süresinde "Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah'ın yazdığı şekilde, on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır, dosdoğru hesap işte budur" şeklinde bildirildiği gibi, bu dört aydan biri de şu anda kavuştuğumuz mübarek Muharrem ayıdır.
  Hz. Âdem olmak üzere, Hz. Nuh, HZ. İbrahim Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Eyyub, Hz Yunus ve Hz. İsa gibi peygamberler bu mübarek ayda ve Aşure günü, özel olarak bazı nimetlere ermişler, bazı sıkıntılardan kurtulmuşlardır.
Muharrem ayı sıkıntılardan kurtulma ayı
Gönüllerde hüzün takviminde kurulsa da yayı
Hz Hüseyin canımız ciğerimizin akıtıldı hunharca kanı
Ağla gönlüm gözlerim unutulur mu böylesi acı
 
Hazreti Âdem babamızın bolca hikmeti onda
Nuh’un gemisinin karaya varınca kalan nimeti burada
Yüce Efendimiz Âlemlere Rahmet ’in sünneti onda
Muharrem ayına kavuştuk cümlemizle beraber şükür bu aya
 
Âlemlere Rahmet ‘in biricik gülü soldu
İnsanlık bu zulümle o anda soldu bu yolu neden buldu
O an o vakit zaman dünya bu zulümle durdu
Hak edenler cezasını elbet aradı buldu
Muharrem ayına kavuştuk cümlemizle beraber şükür bu aya
 
 Bu yönüyle mübarek Muharrem ayımız bir yıl dönümü kabul edilmektedir. Hz. Hüseyin (r.a) ve evlatlarının zalimce hunharca şehit edilmesi meselesine gelince, burada ölen şehitleriz mükâfatını almış, en yüce mertebelere ulaşmıştır, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden hiçbir kimsenin de şüphesi yoktur. Bu Vesile ile Kaderi hükme boyun eğen her mümin olarak hepimiz bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmeyiz diyorum. Bu acı duygular hisler bazılarının vücuduna verdiği işkenceyi kabul etmeyiz ve bu acı his ve duyguları bizi taşkınlıklara götürmemesini dilerim
 
Bugün varız yarın yokuz bunu neden acep sanki hiç bilen yok
Dost arayan dost kapısını bir muhabbetle neden çalan hiç yok
Bir selam ile bu âlemde yanımıza gülümsemeyle neden gelen yok
Gam yükünü yüklenmeye bu dünyada ey kul hiç gerek yok
Muharrem ayına hürmetle aşlarımızı birleştirelim
Birleştirdiğimiz aşlar ı paylaşalım gülelim güldürelim
On iki ayımızı aşure ayı Mübarek Muharrem ayı bilelim
 
   Burada meydana gelen bütün bu acı olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bizler bunu bir "yas töreni" haline dönüştürmek gayreti ile sünnetin ruhuna ters düşmemeye çalışmamız imanımızın gereğidir düşüncesindeyim. Bu vesile ile mübarek muharrem ayımız İslam âlemine mübarek olsun yeniden dirilişle kardeşliğimiz daim olsun kardeşlerim. Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet 

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç