Bu Blogda Ara

mecnun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mecnun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Arar Gibi

kimileri bilmez açar gönülde derin yarayı
kıymetini bilmez gönül denilen sarayın
birde utanmadan yakındır diye açar arayı
mecnun çölde leylayı arar gibi kendinizi arayın


denilmesin sakın aradım bulamadım arayı arayı
birbirimize sakın çekmeyin uzun kalayı
fazla cıvıkta olmasın çok çekmeyelim halayı
mecnun çölde leylayı arar gibi kendinizi arayın


bakın geliyor On bir ayın Mübarek sultanı
Rabbim bin bir nurlarla doldurmuş bu ayı
yeter artık ne olur bırakalım artık kavgayı
mecnun çölde leylayı arar gibi kendinizi arayın


yaşarken bilelim kendimizle sevginin kıymetini
birlik beraberlik içinde yaşamanın servetini
etmeyelim ne olur birbirimizin gıybetini
mecnun çölde leylayı arar gibi kendinizi arayın


kul mehmet'im yaşamayalım ayrılığın hasretini
yoksa düşman yaşatır ayrılığın acıdan rezaletini
birbirimizi yıkmanın alçak rezaletini esaretini
mecnun çölde leylayı arar gibi kendinizi arayın
Yüce Allah'ı bulur bilirsek kendimizi buluruz
benlik denilen koca dağları yıkarız mutlu oluruz
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

4 Nisan 2016 Pazartesi

Kısa Ve Öz Öz ve uzun



Yol yolcusu varsa yoldur
Güneş ısınmak isteyen güneş
Mecnun olana Leyla zaten aşk
Mecnun olmayana Leyla bir isim
Susana kelimeler heceler manasızlık
Anlamsızlık korosu
Gökler sema açılan eller için değil
Rahmet için vardır
Rahmeti bilene vardır
Bilmeyen ise bir boşluk
Hayat biraz hırpaladıkça uyanır beden
Var olduğunu anlar
Dik durur
Gönülde yakan bir şey varsa aşk vardır
Yakan bir şey yoksa aşk değildir
Hevestir gelip geçen
Geçen ve biten bitiren
Alıp götürmeyen ötelere
Acı ile haykırış
Hissetmek için vardır
Mana ve anlamlı kılan
Anlamı anlamlı kıldıran
Varılmayacak olana vardıran
Tutup yerde yatanı kaldırtan
Bakmadan geçmeyi paramparça eden
Yaklaştıran
Sayfalar beyaz kalması için var değil
İçini doldurtmak için var
Yazmak
Yazdırtmak için var
Sabah uyanmak
Yarına yürümek için var
Bugünü yıkarak
Yarını yok etmek için değil
Ulaştırmak
Göstermek için var yarını
Bir lokma aş
Yarına kuvvet için var
Aç gözlülükle hırs
Yolda bıraktırmak için var
Takatsiz bırakmak için var
Uçuruyorum diye kandırırken
On adım geride bıraktırır
Boş cümleler boşluk için değil
İçini sevgi aşk
Merhametle doldurmak için var
Anlatmak
Anlaşılmak
Anlaşılır olmak için var
Af etmek
Günahın önüne set için var
Günahı vıcık vıcık etmek için değil
Rahmanın önünde eğil
Acizliğini bil
Rahmanın gücünü gör anla diye var
Önündeki çamurdan çirkefi
Dipsiz kuyuyu gör
Fark et diye var
Düşünmek
Bilmediğini o an idrak etmek
Bilmenin güzelliğine varmak
Bilerek var olmanın kapısını açmak için var
Bildirenin yüceliğine ulaşmak
Bildiren Yüce Rahmanın
Kudretini anlamak için var
Varlığını
Var oluş
Geliş nedenine ulaşmak için var
Yıkmak
Devirmek
Yakmak
Arzularınla
Egolarınla
Zirveye ulaşmak için
Yıkmak ezmek için değildir akıl
Bilmek ve bildireni bilmek
İdrak izan için vardır
Gerisi de zaten külliyen zarardır
Üzülürken anlayacaksın
Sevincin değerini
Üzülmek
Ağlamak için değil
Üzüntünün değerini anlamak
Üzmemek
Sevinci hissettirerek
Sevindirtmek için vardır
Huzurun kapısın aralaman için işarettir
Huzurun anlamını anlaman için çağrıdır
Uyumak
Ölümü hissettirmek
Ölümden sonra dirilmeyi anlatmak için
Ölümden sonra dirilmek yok diyenlerin
Suratına her gün vurulan tokattır
Şamardır
Gözüne sokulan şiştir
Görmesi
Bilmesi
Anlaması için
Yok uyku
Dinlenmek
Bedeni rölantiye almak
Vitesi boşa almak değildir
Çıkarın için nasıl uyanıksan
Bunları bilmek içinde uyanık olacaksın
İşine gelince uyanık ol
Gelmeyince bilmiyorum
Yok, öyle bir dünya
Acı nedir dersen
Hissetmenin kardeşi
Sevmenin bacanağı
Tatlıyı anlatan yoldaş
Huzuru hissettiren kardeş
Acı ve huzur
Acı ve neşe
Nasıl bilinir acı olmadan
Nasıl yara sarılır
Mikrop kapmasın diye
Biri olmadan diğeri olmayan
Diğeri olmadan diğeri anlaşılmayan
Anlaşılan olmadan anlaşılmayana ulaşılmayan
Dünya
Kul
İmtihan
İyilik
Kötülük
Nefis
Şeytan
Zalim
İman
Cennet
Cehennem
Dört duvar içinde hepsi bir kapı
Hepsi üzerinde açıklaması olan
Okuyunca gönülde huzur kapısı açan
Okunmayınca anlaşılmayan düşünmeden kapıyı açan
Kapıyı açma diyen uyaranı yere seren
Ezip geçen
Hepsi iki yola çıkar
Cennet veya cehennem
Veya
İyilik veya kötülük
Veya merhamet
Ve nefret
Seçmek kulun elinde olan
Sonucunda sonucu elinde olmayan
Seçiminin sonucuna katlanan
Seçip beğenen
Seçmeden beğenip dövünen
Dövünmemek için seçen gülen
Bilmeden seçen güleni döğen
Sonucunda dövünerek ölüp cehennem giden
Her şey açık ve net
Kapalı değil açık
Kapatan olsa olsa beşerdir
Kendine derin mezar eşendir
Muamma sır
Sırı çözdüren kapılar
Sırrı kapatan beşerin eli ve kapalı kapılar
Sırrı açığa çıkaranlar
Kapatırken kapananlar
Yol geleni olmayınca yol olmayan
Bekleyeni olmayarak bekleyen
Bekleyen olmayan
Bekleneni için yola çıkmayan
Yola çıkmayınca sancılanan
Yola çıkana sancılar veren
Sancılar veren sancılarla yere serilen
Yola çıkan bekleyenine ulaşan
Bekleyeni olmayana beklenilen gibi gelen
Bekleyeni olmayana
Beklenilen olan
Uzattıkça uzayan yollar gibi
Zirveye çıkan dağlar gibi yükselen
Var veya yok
Var için yok
Yok, için var
Var olan için yok olmaz
Yok, olmaktan ziyade görünmeyen şu anda
Şu dakikada görünmeyene yok denilmez
Yok sayılmaz
Zamanı dakikası gelince yok denilenle karşılaştıran
Var var diye yokluğu çağırtana
Varlığın bir an da yok olduğunu gösterten
Yüceler yücesi Rahman
Rahim
Kerem lütuf
Merhamet sahibi
Her şeye kadir… Olan
Her şeyi kulu için yaratan
Önüne seren
Seç beğen diyerek karışmayan
İstediğini seçtiği yönü kulunun önüne getiren
İradesi ile seçen kul
Kulunu her şeyden çok seven
Koruyan yüceler yücesi Rahman
İki adım atmaktan aciz kuluna
Yarım adım sen at ben sana on adım atarım diyen
Yüceler yücesi Rahman
Kısa ve öz
Öz ve uzun
Açık ve net

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

21 Ocak 2016 Perşembe

Sen Girerdin Odama



Itır ıtır kokarken saçların
Yarınları örüyorum ölü topraklar üstüne
Itır ıtır esen saçlarının kokusu
Toprağa damlarken
Solan çiçekler yeşeriyor toprakların üstünde
 Isıtır beni saçlarının ıtır kokusu
Gizli gizli ellerime dolanırken
Sabah güneşi sevdanla üzerime doğarken
Senli nasibi beklerim yeryüzünde
Sil baştan başlıyorum senli düşlere
Öptüm ruhunu koydum cebime

Masum gülüşün ısıtırken yüreğimi
Gülümsüyorum ben sana senin gibi
Ay doğar gecelerime avucumda sen
Yüreğimde hep sen sen sen benimlesin
Sensizlik çığlıklarımı hapis ettim gecelere
Zamansız ölümlere açıkken kapılarımız
Bir gün sen koşacaksın zamansız ölümlere
Bir gün ben koşacağım seni aşk ile sarmaya
Şimdi yoksam yanında
Sen gittin ise zamansız ölümlerle
Yok, olmam seninle değilim demek değil
Seninle olmak için hızlı adımlarla koşarken
Zamansız ölümlere sana sonsuz kavuşmaya
Gelmek için sana yoldayım seninleyim
Ellerim buz gibi uzatayım tut ve bak
Sensizlikten üşüdüm bak avuçlarımdasın
Itır ıtır saçlarının kokusu hala var

Yalnızlığımız bir çocuğun ağlayışı gibi masum
Aydınlıkla beraber sen girerdin odama
Saklanmış tüm sensizliğim kaybolurdu
Çekilirdi mevzilerine sensizlik
Yönsüz’ lük ekseninde boğulurdu
Yalnız olduğumu sandığımda
Yanılırmışım hep sen vardın ya yanımda
Seninle atan yüreğimde seninle eskimeyen
Kulağım çınlardı beni her andığında
Her terennümlerinde seni dinlerdim sendeki beni

Yıkıcı zamanları inşa ederdik seninle
Sessizce bizi bizden alan sessizliği yakalardık sessizce
Bizden aldıklarını alırdık
Çıplak kalırdı üşürdü sessizlik
Yalnızlığımızın hatırası kalırdı üstünde
Onu almazdık onunla bırakırdık bizi anlasın diye
Her zaman bize arsız arsız gülmesin sarmasın bizi
Leyla ile mecnunu katardık düşlerimize
Onlarla beraber ağlardık dertlerine
Hasretlerine
Bazen Leylayı Mecnuna
Bazen Mecnunu Leyla ya katar
Çöllerde buluştururduk
Hiç kavuşamayanları biz buluştururduk
Baş başa kaldıklarında
Hayranlıkla onların aşklarını dinlerdik yüreklerinde
Kefenle sarılı maziyi kefeninden kurtarır aşkla sarardık
El ele koşardı Mecnun Leyla'ya Kerem Aslı’ya çöllerde
Anlardık hakikat aşkın yüreğinde imiş
Binlerce yıl geçse de Leyla Mecnuna aşkı ile hala yanıyor
Hala Leylasını arıyor
Ve çok şükür ki bizim düşlerimizde sadece buluşuyorlar
Vahalarda yaylalarda bizimle koşuyorlar
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

23 Kasım 2015 Pazartesi

Aşkın Mayası Merhamettir...





Ey Resulüm! Biz seni ancak 
Âlemlere rahmet olarak gönderdik(1)
Resulün(s.a.v.)Onun aslı nurdur.
Allah-u Teâlâ o nurda tecelli ettiği için
Sirâc-ı münîr Nur saçan kandil olmuştur
Mübarek vücudu serapa nurdur
Bu nur ile körler bile görür 
Duymayan kulaklar duyar,
Kapalı kalpler açılır, yolunu şaşıranlar yol bulur
Rahman bize merhamet etti içine de
İncelikle acıma şefkat etme 
Merhamet etme, affetme ve mağfiret ekleyerek
İçine de aşkı katarak yüce Rahman(C.C.)
Onun hatırına kâinatı merhameti ile yarattı
Aşk ile bezedi.
Onu gören Hz Hatice
Amcası oğlu küçük Hz Ali (K.V.)
Hz Ebubekir Sıddık (R.A)
Yüce Allah’ın Cebrail aleyhi selamla
Haber gönderdiği “Ben o kulumdan razıyım 
O kulum benden razımı” şerefine nail olan.
Hz. Ömer bin Hattab (R.A)
Şeytanın kaçtığı sahabe
Hz Osman bin Affan
Meleklerin ondan hayâ ettiği
Ve diğerleri
Onlar Resuldeki merhametin aşkı ile bağlılıkla gördüler
Âşık oldular ilahi aşkla ona Kurana Yüce Allah’a
Diğer âlimler insanlar
Hatta “zamanın eşsizi” Said’i Nursi
O da merhametin sahibi yüce Allah’ın 
Merhametini kuranda gördü âşık oldu
İlahi aşkla
Ondaki aşkı görenler takıldı peşine
Yoksa Hayat’ının her safhası zindanda
Yerlerde betonda
Bir kuru ekmekle
Tüm dünyanın nimetini elinin tersi ile itilir mi
Aşk dolu kalpte vardır gülle bezenmiş merhamet
Aşkın içinde olmaz kesinlikle ihanet
Aşk anlar gönlün bu suskunluğu koşar hemen bulur selamet
Kalbin etrafını merhametle hemen sarar olur sükûnet
Gül yaprağı gibi aşk ile açar gönülde merhamet
Hüzün dolu kalpte başlar inkişaf
Akıl hemen bulur fehamet
Aşk artık anlatır gönle her gece konuşur, verir selamet
Aşk devamlı anlatır dünya hayatının güzelliğini
Sonra baki olan ahiret hayatını anlatır ölümsüzlüğünü
Gönülde yok olur silinir melanet
Gönüller aşka koşar bulur selamet
Aşk gönle olunca şah ile vezir
Gönülde başlar güzellikler saçılır keramet
Yüce Rahman ona eklemiştir kendisinden merhamet
Gül çiçeği gibi açar aşta merhamet
Zaten aşkın mayasıdır merhamet
Kereme aslı gibi
Mecnuna Leyla
Ferhat’a şirin gibi açar derin ve manidar aşkın merhamet gülü
Aşk ile aslı her açtığında yüreğini, kerem dinlemek ister
Yanmak kül olmak ister kerem
Leyla aşkı diline doladığında
Mecnun bir bülbül gibi öter etrafında döner
Dağları çölleri gönlüne yol eylemiştir
Kaybettiği Leyla'sının gönlüne kavuşmak için
Feryat aşkın merhametini şirinde bulunca
Baki olan ahiret hayatını anlattığını bilince
O aşkla dağları deldi
Şirinin gönlüne kavuşarak
Her gece baki olan ahiret hayatının
Sonsuz badesini içmek için dağları deldi
Gönlündeki aşkın merhameti ile.
Hiç konuşmadılar 
Hep sustular, 
Sustular ve dinlediler
Aşk bazen Leyla’da
Bazen Aslı’da
Bazen Şirin’de
Bazen Şems’de anlatırdı hep kocaman yüreğiyle merhameti
Ve artık susan olmuştular
Susmuştular
Hamuş oldular
Suskun
Susan oldular
Sadece dinlediler
Hissetiler 
Kavruldular 
Aşkın merhametini yaratan Allah için susmak
Allah aşkındaki merhamet için yüreğini yakmak kül eylemek
İçinde erimek yeniden dirilmek
İşte cennet
İşte cennet
İşte cennet
Aşkın içindeki merhamet için çaresizliğince teslim olmak
Yüce Allaha ulaşmak
Teslimiyetle teslim olmak
Benliği öldürmek
Kül eylemek
Aşkı dinlemek
Yolunda gitmek
Aşktaki merhamette Yüce Allah’a varmak
Tanıyarak güzelliği karşısında sükût eylemek
Benliğini idam etmek
Aşkın merhametinin içinde yoğrulmak
Aşk olmak
Merhamete karışarak güller gibi açmak
Güle koku vermek
Mevlana merhamet için şeb-i Arûs ile terk eyledi dünyayı
Sevgiliye kavuşma gecesi, beklenen
Yıllarca usanmadan aranan
Çilenin bağrında
Çöllerin kumlarında
Aranarak bulunmayan aşk ile merhamet
Leyla olmayınca
Aslı olmayınca
Şirin olmayınca
Şems olmayınca nasıl bulunsun
Kömürü yakan ateş olmayınca kömür kapkaradır
Nasıl yansın kendi özünü bulsun
Aşkın ömrüne ömründe binlerce tatlıkla ah çekilen 
Çileden bir ömür kahır içinde bülbül gibi ötülen
Çile çekilen ama çileyi çile hissettirmeyen merhamet
Şemste buldu merhametin kaynağını 
Ülkeyi karış karış yol eyledi
Çölleri hem yol eylediler
Hem de gönüllere aşkın güllerini ektiler
Tarif ettiler
İşte aşk bu
İşte merhamet bu
İşte aşk ile merhametin ispatı da budur
Kul Mehmet derki
Sen gel de o aşk için gebermede dur
Kalmadı aşk ile merhamet dillerde vır vır ile dırdır
Her yerde cilve gözlü ihanet gözleri fıldır fıldır
Kanını malını emmenin peşinde
Kalmadı ki etrafımızda merhamet Kul Mehmet
Var git indir gönlün şalterini
Son sözünü söyle uzayan şiirin son nağmesinde
Yüce Allaha ulaşmak
Teslimiyetle teslim olmak
Benliği öldürmek
Kül eylemek
Aşkı dinlemek
Yolunda gitmek
Aşktaki merhamette Yüce Allah’a varmak

Mehmet Aluç

1-." (21 Enbiya suresi 107)

8 Ekim 2015 Perşembe

İman İle Nurlara Boyandık



Mecnun olup Leyla’nın kapısını boşuna mı bekleriz
Leyla’nın gönlüne merhameti veren Rahmanın izi var
Aşk kapısında durduk Leyla’nın gönlündeki aşkı okuduk
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Gayemiz mecnun olup meşhur olmak değildir bilinsin
Aşk dili ile konuşup heceler yalnız kalmasın istedik
Aşkın içine merhameti katan Rahmana yolumuz dönsün istedik
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Aşkın içinde kara baht yoktur uzun yolun temizliği var
Yollar aşk ile aşılmasa yolları yolcusuz kan ağlar olur har
Yola çıkınca sabah olmadan akşam olur Leyla yol bekler
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Leyla’m üzülme yol sana çıkar zülfün yanmasın
Etrafında dönen yalancılar yüreğini yakmasın
Yola çıktık sakın karşımıza aşk karşı olan çıkmasın
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Aşk merhametli olan gönüllere Rahmanın ihsanıdır
Aşk ile olmayanın inan hali bu dünyada ahrette perişandır
Kim bilir Mecnundan başka Leyla’nın halini Rabbim beni uyandır
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Aşk yolunda merhamete boydan boya boyandım ben
Leyla’m aşk yolunda merhametinle karşıma ne güzel çıktın sen
Vuslat kaldı ahirete beklerim orada gülümseyerek seni ben
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Kul Mehmet’im Mecnun olmak kolay değildir bilesin
Mecnun olamazsan da aşkın merhameti ile gülesin
Leyla’n yok ise haydi aramak için yola aşk ile çıkıp gidesin
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



7 Ekim 2015 Çarşamba

Sanmayın...


Mecnun gibi aşk’ın nöbetini tutarım
Leyla’m gelir diye yollarına bakarım
Çöllerde Leyla’m hayali ile yatarım
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Biz aşk için cümle zahmetin gönlünü okuduk
Zahmet bizi gördü zahmet olduğunu unuttu
Türlü meşakkat ile aşk içinde biz kaybolduk
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk ile sevenin kalmaz artık bu canı
Can aşk ile yoğrulur akmaz artık kanı
Aşk ile gezeni bak gör gözlerinden tanı
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Sanılır ki âşık olan delidir serap görür
Âşık olmayan delidir viran olur ıstırapla ölür
Âşık olan yıllarca uyumaz yâri uyutur aşkı büyür
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk gönüllere ilaç yüce Rahmandan ihsan
Aşk için ne çileler çekti binlerce insan
Zahmetler çilelere göğüs gerdi insan her zaman
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Vuslat aşk’a zehir denildi kavuşulmadı hiçbir zaman
Ahiret yurduna gönderildi vuslat her zaman
Aşk yolunda zahmet olmaz mutluluğa varılır her an
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşkı bilmez ne anlar aşktan misafir sanmaz onu
Misafire gönlünü vermez sanır yolun sonu
Aşk sonsuz mutluluğa varılan yolun ana istasyonu
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk gönül ile çelikten kale olur bekler yolu
Aşktan başka yoktur sevene çıkış yolu
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Kul Mehmet’im aşk anlatılmaz yaşanır
Aşk ise gönüllere veren Rahman’dır yolu hak’dır
Bu aşk ile cümle kapılır önünde durmaz açılır
Aşk’ın önüne hiçbir zaman çekilmez sınır
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-







Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç