Bu Blogda Ara

10 Ekim 2015 Cumartesi

Ankara’da Yastayız



Yüreksizler yine kana buladı Ankara’yı
Kalleşlikte üstlerine yok bulsunlar belayı
Masum insanlar öldü çekemediler halayı
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Kaldır başını dimdik insanım yıkılmazsın sen
Birlik beraberliğimize düşman onlar inanma sen
Kalleşlik kanlarına yazılmış diyorum ben
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Ankara’m yasta yürekler yandı
Hainlere kananlar kendini bomba ile yaktı
Cahillik böyledir satar kendini üç kuruşa
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Bizde olan yürek onlarda yok nefreti var
Yıkılacaksınız istediğiniz kadar çırpının
 Bu dünya bu âlem size dar
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere


Yitip giden evlatların düşlerin çalanlar
Yalan yanlışa kapılarak nefrete koşanlar
Öküzün trene baktığı gibi olaylara bakanlar
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Yüreksizler korkaktır nefretle yaşarlar
Korkuları yok olmaz cehenneme koşarlar
Sanmayın nefretinizle korkuyla başarırlar
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Kul Mehmet’im başımız sağ olsun yastayız
Devlet millet el ele gönül gönül’e baştayız
Nefret ile gezenleri biliriz yıkmak için yoldayız
Lanet olsun teröre onu destekleyenlere

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

9 Ekim 2015 Cuma

Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz.






Gönülden sevince mutluyuz
Gece gündüz umutluyuz
Mutluluğa ümide sözümüz yoktur
Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz

Zalim olana söylenecek söz çoktur
Merhametliye söylenecek söz yoktur
Haram yemeye karnımız toktur
Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz

Birlik beraberliği nasıl öveyim
Koşarak yanına geleyim
Hep birlikte beraber güleriz
Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz

Nefret sahibi olan sözünde durmaz
Kazıkta girse nefretinde adam olmaz
Merhametli olan gönüller solmaz
Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz


Mavi gökyüzünde umutlar dolaşır
Umutsuz olan hep yolunu şaşırır
Nefret kini olan güzelliği kaçırır
Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz


Gözlerimiz birbirine yabancı kalmaz
Gönülde yara açan dünyada sevap almaz
Gönülden seven cehennem ateşinde yanmaz
Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz

Emeği sömürenler iflah olmaz
Bu dünya karnı hiç doymaz
Cehennem ateşi bekler farkında olmaz
Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz

Kul Mehmet’im yoksul düşlerimizle mutluyuz
Yokluk belimiz bükse de ahrette umutluyuz
Gönlümüzdeki iman merhametle işte biz buyuz 
Birlik beraberlikle biz coşkuluyuz

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

8 Ekim 2015 Perşembe

Sonsuz Hayata Talip Olmak Veya Olmamak…

  

   Ah insan sonsuzluğa talip olmaz isen, üç günlük hayata kanar ve elin boş yüzün kara hüsran içinde, yalan dünyanın sonu olanın yalanına kanar pişmanlık içinde kalırsın! Her şeyin bir başlangıcı ve sonu var o başlangıcın içinde, iman ile merhamet insanlık var eğer onu seçmez isen sonunda yalanların gelip geçici heveslerinin, boş olduğu gerçeğini mezarda anlar isen, çok yazık olur! İşte sen herkesi unutarak sadece kendin için yaşadığın için, kimseye merhametle el uzatmadığın için, gönülleri yıktığın için, mezarında sana uzanacak bir el, sana merhamet edecek Yüce Rahman’ın rahmetini merhametini bulamayacaksın!

  Anlarsın seni harcayanın fikirsiz fikirlerle dolu olan aklın olduğunu, nefsin ve arzuların olduğunu lakin o zamanda iş işten geçer, içine bir sis gibi çöken boş arzuların ve boşa geçen zamanın pişmanlığı bir dağ gibi çöker, lakin onu kaldıracak bir güç bulamayacaksın ve yazık olacak sana! Hayatı boş bir kâğıt gibi hayatının içini boş bırakma, doldur içini iman ile merhamet Salih amel ile…

   Küstah merhametsiz fikirleri olanların peşinden koşarak, dünyayı kendi çıkarı için yıkanların, insanların gönüllerini parçalayanların yanında olmanın kahrını bin bir pişmanlıkla hissedersin lakin iş işten geçmiş olur, yazık olur sana, koş imanın merhametin Nur Kur’an’ın Nur Peygamberin peşinden, işte o zaman hayatın biraz çilelide olsa imtihanda olduğunu hatırla sabırla bu yolda yürü, derdi olana koş merhametli ol işte o zaman, mezarında seni bekleyen nurlarla dolu cennet bahçesi olacak olan, sana gülümseyen meleklerin yanında huzurla mezarında yatacaksın, Gül kokan Resul sana gülümser, cennet sana gülümser…

   Avuçlarında gönül heybende biriktirdiğin, Salih amelin imanın, merhametin sana yoldaş olacak, hiçbir zaman pişmanlığı yaşamayacaksın hem bu âlem de hem de ahiret hayatında, haydi biraz zor olsa da nefis şeytan sana mani olsa da ”Ya Allah bismillah” de çık iman yoluna nur Kur’an Nur Sünnet merhamet yoluna… Unutulanları unutmamak ve unutulmamak için, küçük görülenleri küçük görmemek küçülmemek için, sonu olan sana faydası olmayan geçici heveslerin içinde çırpınmamak için, veda edilerek mahzun kalanlara merhaba diyerek, veda edilerek unutulmamak yok olmamak adına haydi at bir adım, korkma düşmezsin, sana her an yardım edecek olan Âlemlerin Rabbi Yüce Allah her an yanında olacak, gülümseyen ısıtan merhamet ile yürü hiçbir zaman üşümezsin, ısıt merhamete muhtaç olanları çünkü merhametin sonunda, sonsuz hayat için cennet seni bekliyor…

  Yoksa bunu yapmaz isen hayatın sonunda teselliyi boşuna arama, yardımı merhameti arama, çünkü sende olmayanı araman sadece aptallık ve salaklık olacaktır bunu da iyi bil… Küçük bir esinti kadar sende bu merhamet iman olsa bile karşılığını ağrı dağı kocaman olarak alacaksın ve şaşıracaksın, diyeceksin ki, Ya Rabbim senin lütfünden kereminden… Sual olunmaz ben dünyada sadece birkaç iyilik yaptım, azıcık merhametli oldum oysa sen bana sonsuz olan cennetini bana birkaç iyiliğim sayesinde bağışladın, sana binlerce kez şükürler olsun diyeceksin… Sonsuz hayata talip olmak veya olmamak, sonu olan hayata talip olmak ve hüsranı yaşamak, seç beğen yaşa, sonunda ister ol paşa istersen pişmanlık ile yaşa…
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


İman İle Nurlara Boyandık



Mecnun olup Leyla’nın kapısını boşuna mı bekleriz
Leyla’nın gönlüne merhameti veren Rahmanın izi var
Aşk kapısında durduk Leyla’nın gönlündeki aşkı okuduk
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Gayemiz mecnun olup meşhur olmak değildir bilinsin
Aşk dili ile konuşup heceler yalnız kalmasın istedik
Aşkın içine merhameti katan Rahmana yolumuz dönsün istedik
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Aşkın içinde kara baht yoktur uzun yolun temizliği var
Yollar aşk ile aşılmasa yolları yolcusuz kan ağlar olur har
Yola çıkınca sabah olmadan akşam olur Leyla yol bekler
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Leyla’m üzülme yol sana çıkar zülfün yanmasın
Etrafında dönen yalancılar yüreğini yakmasın
Yola çıktık sakın karşımıza aşk karşı olan çıkmasın
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Aşk merhametli olan gönüllere Rahmanın ihsanıdır
Aşk ile olmayanın inan hali bu dünyada ahrette perişandır
Kim bilir Mecnundan başka Leyla’nın halini Rabbim beni uyandır
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Aşk yolunda merhamete boydan boya boyandım ben
Leyla’m aşk yolunda merhametinle karşıma ne güzel çıktın sen
Vuslat kaldı ahirete beklerim orada gülümseyerek seni ben
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık

Kul Mehmet’im Mecnun olmak kolay değildir bilesin
Mecnun olamazsan da aşkın merhameti ile gülesin
Leyla’n yok ise haydi aramak için yola aşk ile çıkıp gidesin
Hak yolun yolcusu olduk iman ile nurlara boyandık
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Çiçekleri Açsın Yaylalarda



Merhameti yükledik heybemize bırakmadık sırata
Gönlümüzü imanla doldurduk nuru ile kaldık mezarda
Derdi olan var ise derman için bindik son sürat kır ata
Merhamet kalmasın gönlümüzde çiçekleri açsın dağlarda

Hedefe varmak için gönül’e iman merhamet gerek
Bu dünyada imanla yaşayarak merhametle olmak gerek
Bu dünyaya hak yolda yürümek hakkı bilmek gerek
Merhamet kalmasın gönlümüzde çiçekleri açsın dağlarda

Ecdadımız yürüdü iman ile merhamet ile üç kıtaya
Gönlüne sığmadı iman merhamet dağıttılar cümle cihana
Zulüm denilen çile kapısı yok oldu kayboldu her bir yana
Merhamet kalmasın gönlümüzde çiçekleri açsın ovalarda

Duyun işte gönüllerin feryadı var durmak boşuna
Duymazsak feryadı çok da gider şeytan’ın zalimin hoşuna
Dünyada gönülleri yormayalım sürmeyelim yolu yokuşuna
Merhamet kalmasın gönlümüzde çiçekleri açsın bağlarda

Derman isteyen varsa önemlimidir söyleyin diyarı
Zalim duyarsız şeytan yaltakçısı elinde soymuş yer hıyarı
Haydi, iman ile olalım çıkalım yol dünya olsun masallar diyarı
Merhamet kalmasın gönlümüzde çiçekleri açsın çağlarda



Kul Mehmet’im ya Rabbim gönüllere barışı lutf eyle
Cümle gönüller birlik kardeşlikle var gücüyle
Cümle zulüm kötülük yok olsun haydi bu vesileyle
Merhamet kalmasın gönlümüzde çiçekleri açsın yaylalarda

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

7 Ekim 2015 Çarşamba

Bülbüller Öter.



Açan gülde koku olmazsa bülbül öter mi?
Açmazsa gönülde gonca gül ömür biter mi?
Aşk ile sevilmez ise sözlerde yeter mi?
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter

Âşığa nazlı sevdiğinin gülüşü yeter
Âşık olmayana dünya cehennemden beter
Âşık olmayanda acep hangi yoldan gider
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter

Aşk ile sevenler bilir aşkta yoktur hata
Bin derdin içine cennetten güzellik kata
Âşık ister gece gündüz yâri ile yata
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter

Aşk ile bağladım bende bu garip başımı
Aşk ile akıttım tatlı akan gözyaşımı
Aşk ile çaldım ben dertli bu gönül sazımı
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter

Aşk ile seven gönüller birbirini çeker
Aşkla seven gönüller cümle âlemi gezer
Âşık olan gönül bahçesine güller eker
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter

Aşığın düşerde ateş gönül ocağına
Âşık ister sevdiği otursun kucağına
Olmaz olasıca ayrılık düşer bağrına
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter

Aşk ile sevmeyenler diyar illere gitsin
Aşk ile sevenler şöyle bir rahata ersin
Aşk ile sevelim cümle gönüller gülsün
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter

Âşık sevdiği uzakta olsa candan sever
Sevdiği için diyar gurbet iller gezer
Hasret ile yandıkça sanma canından bezer
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter

Kul Mehmet’im söyle sen biz aşksız ne edelim
Aşkın çağladığı yere mi çekip gidelim
Aşk diyarı bulunmazsa aşksız mı ölelim
Aşkla açan çiçek başında bülbüller öter
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Sanmayın...


Mecnun gibi aşk’ın nöbetini tutarım
Leyla’m gelir diye yollarına bakarım
Çöllerde Leyla’m hayali ile yatarım
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Biz aşk için cümle zahmetin gönlünü okuduk
Zahmet bizi gördü zahmet olduğunu unuttu
Türlü meşakkat ile aşk içinde biz kaybolduk
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk ile sevenin kalmaz artık bu canı
Can aşk ile yoğrulur akmaz artık kanı
Aşk ile gezeni bak gör gözlerinden tanı
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Sanılır ki âşık olan delidir serap görür
Âşık olmayan delidir viran olur ıstırapla ölür
Âşık olan yıllarca uyumaz yâri uyutur aşkı büyür
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk gönüllere ilaç yüce Rahmandan ihsan
Aşk için ne çileler çekti binlerce insan
Zahmetler çilelere göğüs gerdi insan her zaman
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Vuslat aşk’a zehir denildi kavuşulmadı hiçbir zaman
Ahiret yurduna gönderildi vuslat her zaman
Aşk yolunda zahmet olmaz mutluluğa varılır her an
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşkı bilmez ne anlar aşktan misafir sanmaz onu
Misafire gönlünü vermez sanır yolun sonu
Aşk sonsuz mutluluğa varılan yolun ana istasyonu
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk gönül ile çelikten kale olur bekler yolu
Aşktan başka yoktur sevene çıkış yolu
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Kul Mehmet’im aşk anlatılmaz yaşanır
Aşk ise gönüllere veren Rahman’dır yolu hak’dır
Bu aşk ile cümle kapılır önünde durmaz açılır
Aşk’ın önüne hiçbir zaman çekilmez sınır
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-







Ben Daha Ne Söyleyeyim.



Yürekler katı söyleyin merhameti kim sattı
Gece gündüz duyarsızlıkla kimler yattı
Bir damla mutluluğu reva görmediniz
Söyleyin size daha ne söyleyeyim

Gözümden akan yaşı silen yok
Sizin ise her gün karnınız tok
Yarınlarınız sımsıcak gülümser
Benim yarınım karanlık kaldı mı iyimser
Söyleyin size daha ne söyleyeyim

Kanar yüreğim saracak doktoru var mı?
Söyleyin bu çektiğim bana reva mı?
Bir merhaba sözcüğü size çok mu zor
Anne baba sevgisi yakar yüreğimi kor
Söyleyin size daha ne söyleyeyim

Hayat denilen hayatta sınıfta kaldım
Kışın soğuklarda kaldırımlarda yattım
Bir gülümsersiniz diye suratınıza baktım
Suratınızdaki nefreti görünce hemen kaçtım
Söyleyin size daha ne söyleyeyim

Gözlerim kapanır uyku ile
Uyuyamam yatacak yerim yok bile
Korkarım donarak ölmekten mezarım olmaz diye
Mezarım olsa da Fatiha okuyan olmaz bile
Söyleyin size daha ne söyleyeyim

Sokak çocuğu olmayı ben mi istedim
Günah işlemedim tokat yemeyi ben mi seçtim
Beni sımsıcak biraz sevin dedim
Yüzüme bakmadınız viran sokaklara attınız
Söyleyin size daha ne söyleyeyim

Kul Mehmet’im elif kardeşimden ilhamla yazdın
Yazdın da yüreğin parçalandı sende çok kızdın
Kızsan da değişen yok sende sınıfta kaldın
Söyleyin kendime ben daha ne söyleyeyim
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Not: Elif Karabulut kardeşimin- Kırık Mercek-

Şiirinden ilham alarak yazılmıştır.

6 Ekim 2015 Salı

Şimdi Söyledim Diye Birde Kızarsın


Ameller yok kopmuş gidiyor bedenler
Namaz niyaz karanlık gölgeler içinde
Dinden haberin yok din ne söyler bilmezsin
Müslüman’ım dersin gezersin
Müslümanlık öyle değildir yanlış yolda gidersin
Şimdi söyledim diye birde kızarsın
Herkes kendi eliyle oynar bahtı karayı
Sonrasında ağlar kaderden der utanmaz

Farkına varmayı unutmuş nefis şeytan peşinde
Varlık gününde ağa paşa yaklaşmaz kimse yanına
Karanlık koridorlar açar gönüllere ışık olmaz yarına
Kapatır tüm güzelliğin kapılarını utanmaz edepsiz
Bir anda kalır karanlıkta figan feryat ile yok mu ışık der
Dara düşer koşar Rahman’a derman aramak için
Kapattın bütün kapıları kapı ne ararsın derman ne ararsın

Umursamazlığınla zalim rolünü oynarsın
Helalden değil haramdan çarpar çırparsın
Hakkın olmayanı alır gönülleri parçalarsın
Şehrin kavşaklarında harami gibi beklersin
Soluksuz kalınca soluk için Rahman’a koşarsın
Alacak soluk mu bıraktın soluk ararsın utanmaz

Kış gününde baharı yaşarsın evinde
İnsanlara da kışı yaşatırsın yaz gününde
Yenik düşmemek için kurnazlıkla iş görürsün
Ayağın taşa takılır yenik düşersin feryat edersin
Kalkmak için Rahmana koşarsın utanmaz
Kalkması için kimin elinden tuttun rezil
Ondan sonra kalkmak için el ararsın edepsiz

Doğru söz söyleyene muhalefet eder yalanlarsın
İşine gelince doğru söylüyor diye yanına koşarsın
Kul Mehmet’im der ki sen kendini kandırırsın
Güzel hatıraları beğenmez yakar yok edersin
Sonra hatıraların güzelliğinden söz edersin
Yalnız başına kalınca yalnızlığı kadere söylersin
Dansöz gibi kıvraklığın elbet son bulacak
Cehennem ateşinde yanarken kor alev
Kıvranmaya yerin dahi olmayacak

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

4 Ekim 2015 Pazar

Gölgesinde Çukurlar Zamanın




Gölgesinde çukurlar zamanın
Yürürken hayallerimin senin peşinde
Her adımda içine düşerim
O çukurlar ki alevden kor
Yakar bedenimi
Bir avuç su al gel de koş
Söndür yanan bedenimi
Bırakma beni çukurlarda yanarken
Gecenin karanlık gözlerinde
Yalnızlığımla bırakma
Hükmü kalmayan yarınlar gibi
Hükümsüz bırakma beni
Sözlerimi umutlarına
Son düğüm ile bağlarken
Gözlerini umutlarıma eklerken
Koş gel kurtar beni düştüğüm çukurlardan
Gülsün ebedi gözlerin bana
Koş gel bana
Gönlündeki boş odada ağırla beni
Gölgesinde çukurlar zamanın
Yürürken hayallerimin senin peşinde
Her adımda içine düşerim
O çukurlar ki alevden kor
Yakar bedenimi
Bir avuç su al gel de koş
Söndür yanan bedenimi

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Ebu Cehil Hala Yaşıyor


Ebu cehil hala yaşıyor
Bakın ülkelere şehirlere
Fikri olmayan fikirsizliği ile
Kendi çıkarını düşünen
Kasasını dolduran
İçine sığmayınca yenisini alanların
Gözlerine bakın
Hala Ebu cehil yaşıyor

Benim benim diyen
Her şey benim olsun diyen
Tüm hayatın lüksü bana
Istırabı çilesi diğer insanların olsun diyen
Gözlerdeki manasız
Anlamsız bakışlara bakın
Hala Ebu cehil yaşıyor

Kendi çıkarı için şehirleri bombalayan
İnsanlık için bir değer üretmeyen
Sadece kendi çıkarı için
İnsanları katl eden ülkelere bakın
Ebu Cehil hala yaşıyor

Vahşete bakarken
Edepsizce gülen
İnsanlıktan bir değeri olmayan
İnsanlıktan üzerinde bir şey taşımayan
Kendi düzeni için yakıp yıkan
Gözlere bakın
Ebu Cehil hala yaşıyor

Gurur ile guru duyan
Yıktığı ile şeref duyan
Nefreti ile kin kusan
Cehenneme odunluk olanlara bakın
Ebu Cehil hala yaşıyor

Kanayan yaraya tuz basan
Nefret kini ile yaşayan
Elinde kanlı bombası ile koşan
İnsanlığı hiçe sayarak
Sıpalarla önde koşanlara bakın
Ebu Cehil hala yaşıyor

Kul Mehmet’im Gül Kokan Resul
Ebu Cehil’i rezil rüsva etti
Düzenini tarumar etti
Başına geçirdi bitirdi
Hala onu takip edenler bitmedi
Cehenneme odun lazım
Cennete de mümin lazım
Kısacası
Hak batıl savaşı bitmedi
Ebu Cehil ve yandaşları
Bu dünya size yetmedi
Ateş sizi sarınca
Dünyada size yeter
Ahirette size yeter
Korkmayın feryadınız duyulmaz orada
Rahat rahat azabınızı çekin
Rahat olun size orada karışan yok
Ama götürdüğünüz odunlarla
Aleviniz bol olur
Bunu da bilin

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sen Ne Bilirsin?



Arkandan bakarken son defa sana
Hasretin isi sinecek üstüme
Dünyanın suyu ile yıkasam gitmeyecek
Bedenim sen gitmeden önce beni terk edip gidecek
Feryat ederken sözlerim
Sakat kalırken hecelerim
Gönül kapımdan çıkı giderken sen
Ritmi bozuk yollarda ben sürüneceğim

 O gülüşün var ya beni mesut eden
Pınarda akan suyun berraklığına denk
Şimdi çırılçıplak sensizim
Üşüyorum
İçimi ısıtan gülüşün yok ya
Zaman bana sensizliği yaşatırken
Kırıldı gönül kapım
Sicim sicim yalnızlık
Beni sarıyor sıkıyor
Nefes alamıyorum boğuluyorum

Ömrüm hayatım
Gözyaşları gibi damla damla
Birer birer hasret kokusu ile
Sonbahar yaprakları gibi yollara dökülüyor
Sana yazılan gençliğimle beraber
Sen bunlardan habersiz
Bir hayalet gibi çekip gittin
Ne bilirsin
Hain pusuda bekler gibi
Yüreğime hasretin
Hançerini saplayan sen
Ne bilirsin hasret istasyonunda
Gelmeyecek olanı treni beklemenin sancısını
Hasretin feryadı ile çığlık çığlık
Bağıran sokaklarda sağır olmanın azabını
Ne bilirsin
Savrularak
Savurarak
Bir tekme ile hayatıma tekme vuran
Yıllardır boşlukta yuvarlanarak
Bedeni paramparça olmasını
Sen ne bilirsin
Ben bilirim ve yaşıyorum
Ezgisi bozuk yollarda
Karanlığın ağzında
Mağaraların burcunda
Kırık ayak parmaklarımın ucunda
 Hala hasreti yaşıyorum

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

İman İle Aşktan Gerisi Dersen Boştur



Çare nedir diye soran canan
Derdimize çare iman ile aşktır
Gönüle tesiri dersen çok hoştur
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Muradın olsun dersen canan
İman ile aşka beraber koşalım
İlahi hak dergâhına beraber varalım
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Kuldur şeytanla kendini öven
Daha sonra pişmanlıkla dizini döven
Hak yol var iken batıl yola dönen
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Haydi, yürüyelim hakka
Sırrını sen göğsünde sakla
Çıkarın için atma sen takla
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Şeytan yönüne sen bakma
Aman ha sakın gönülleri yakma
Ağlayan varsa yanına var kaçma
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

İman hayatın dengesi
Gönüllerin nurdan bir tanesi
İmansız olur mu hayatın neşesi
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Olmalı vicdanın sesi
Helal olmalı ekmek teknesi
İmandır gönlün nurdan zerresi
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Hayatın sonu değil mi ölmek
İmanı gönülde taşıyarak gitmek
Önemli olan öldükten sonra gülmek
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Dünyaya gelen kullar nerede
Dünya benimdir diyenler mezarda
Ölüm dersen yakınlarda
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Göç edip gidersin elveda demeden dünyadan
İman ile giden ne hoş yatar mezardan
İman yoksa azap başlar azar azardan
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Geride kalanların yaşlar dolar gözüne
Dönersin artık sen kendi özüne
Dünya malı kalır dünyada gitse de gücüne
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Azrail’dir her an kapıda duran
Vakti gelince alıp dünyadan ayıran
O taze canlar bir anda solduran
İman ile aşktan gerisi dersen boştur


Her yaptığının vardır bedeli
İman merhametle gülümsemeli
Vakti gelen mezara koşuyor bilmeli
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Kul Mehmet’im kibirle kulluk yapılmaz
Nefret ile yola hiç çıkılmaz
Merhametsizle dostluk kurulmaz
İman ile aşktan gerisi dersen boştur

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Sedat Uçan Müsaden Var mı Ya Rasulallah