Bu Blogda Ara

biter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Kalmaz Naçar Kalır Naçar


İnsanlardan ayrılan kurt ile gezer
Güneşi ayı görmeden karanlıkta yaşar
İnsanlığı biter geberir leş olur gider
Mezara girince imansız eyvah der kalır naçar

Yaşarken kim insan olur cennete gider
Kimi odun olur ateşe cehenneme gider
Karanlık gecede sabahı da karanlık bilir
Mezara girince imansız eyvah der kalır naçar

Sırrı iman ile gezen kullar bilir
İman eden kul ölüyken dirilir
İman edene yollar tuzaklar görülür
Mezara girince mümin eyvah demez kalmaz naçar

El değmemiş yaraya iman eden koşar
Halk içinde iman ile coşar
Yere düşene koşar yarasını sarar
Mezara girince mümin eyvah demez kalmaz naçar

Kul Mehmet’im bu dünyada dava iman davası
Nefis şeytan zalimle bitmez müminlerin savaşı
Ölüm son değildir gelir ölümden sonra arkası
Mezara girince mümin eyvah demez kalmaz naçar

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

12 Mayıs 2016 Perşembe

Bunca Zifiri Karanlığı

Bunca Zifiri Karanlığı
 
Bunca zifiri karanlığı deler nur
Sen imanınla hak yolunda dur
Günde beş vakitte secdede nur
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Karanlık gecelere doğar imanla nur
Biter gam kasavet vakit nurdan vakit
Ölüm gelir ansızın ömür elimizde değil nakit
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Cehaletin gözleri dalar uykuya
Hak açar gözlerini gönülde arka arkaya
Anlar kul neden gelmiş bu dünyaya
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Kaç gün zulüm doğdu hak gelince bilinmez
Zulüm hakkın sesi olmadan yok olup gitmez
Gönülde merhamet iman olmayınca insan sevilmez
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
İnsan hak yolda hakka secde ile emir olundu
Hak sesini duyan hakkın yolunda bulundu
Hak sesi duymayanlar nefis şeytan ile yok olundu
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
İman merhametle açar bağlarda güller
İmanla ne güzel gülümser son vakitte ölüler
İman yoksa ne yapsın sağlar ölüler zalimler
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Zulmün kundağına sarılan ömrü boşunadır
İmanla cennet çiçeği iman edenin açar bağrındadır
Bilinmez bu hayatta yarın ecel kimin kapısındadır
Bunca zifiri karanlığı deler nur
 
Kul Mehmet’im iman gönülde yankılanmakta
İmanla yaşayıp ölene cennet ötelerde kucak açmakta
İmanı olmayana bu dünya cehennem ateşini yakmakta
Bunca zifiri karanlığı deler nur
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
 
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Biter Elbet



Biter elbet gecelerle karanlık
Nurdan İslam’la Doğar nurdan Sabah
Zalim der yıkıldı dünyam eyvah
Biter dünyanın susuzluğu İslam’la o sabah
Ne gam kalır ne dert çile kalır biter ah
Üstadın dediği gibi belki yarın belki yarından da yakın
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

19 Mart 2016 Cumartesi

Öfke Gerçeği Gizler (Karalamalar)



Gözler kör olmuş nefret bu kadar mı kör bakar yakar
Biri suç işler suç işleyen değil suç işlemeyeni suçlu diye suçlar

Cahil fikirler nefret ile yanar sahibini yakar
Üzerine sönmesi için su atanı benzin döküyor diye suçlar kaçar

Nefreti ile parlayan ne eder
Önce kendini sonra etrafını yakar yok eder

Elbet nefret bir gün biter
Nefret biterken nefret sahipleri bu dünyada nefreti ile göçer
Merhameti ile gezenin varlığı ortaya çıkar herkes gülümser

Sakın kötü yollara düşme
Düştükten sonra millete küsme
Küstükten sonra kimseyi üzme
Üzünce üzülürsün üzülünce
Yalnız kalırsın

Yanlış olursa düşünceler
Kötüye gider gidişler
Kötüye rıza gösteren
Kötü yolda yok olur gider
Kötülüğü sevk eden arkasında güler

Herkes her şeyin iyisine layıktır
Kötülük iyilik değil milleti ayıktır
Ayıkmayan milletin sonu nefretle yıkılmaktır

Zulme alkış tutma yanlıştır
Yanlışa devam etmenin sonu yok oluştur
Zalim zulme devam ederken ona rıza göstermek yıkılıştır

Hakkı hak olduğu için söyle
Haksızlığı da zulüm olduğu için yık olmaz böyle
Hak yoksa dilde gönülde nasıl insan nasıl yaşar söyle

Hemen öfkeye sarılma az sabır eyle
İnsan öfke ile yaşar mı hiç böyle

Etraf karanlık diye sakın sen korkma
Gönlündeki merhamet ışığını yak, karanlık böyle yok olur başka soru sorma

Birilerini suçlamakla sorun ortadan kalkmaz
Birilerini suçlamakla sorun devam eder
Elin zalim oğlunun ekmeğine yağ sürersin
İşi bitince adam diye suratına bakmaz

Öfke ile insanlık sürünür yerde
Herkes gönlüne çekmiş öfkeden kara perde
Çare birlik beraberlikte lakin
Herkes çareyi zalim elinde arar buda çok çirkin

Merhamet insanı güzel eyler
Öfke insanı deli eder
Dünya merhameti bekler
Öfke ile gezen merhameti bilmez uçuruma gider

Gönülde merhamet ne zaman eyledi göç
Göç başladı ise işimiz çok güç

Öfke gerçeği gizler
Öfkeye kapılmamalı bizler
Öfkeyi yayanlar kırılsın sizde dizler
Birlik beraberliğe tahammül edemez kimler

Öfke içinde solma merhametle ol yorulma
Yol devam içindir durma
Sana koşarak gelenide düşman diye vurma

Öfken ile denizlere dalma boğulursun
İnsanlara yaklaş gülümse adam olursun

Yalan söyleyen gibi olma
Yalan uçurumunda düşerek solma

Hakkı zikir eyle sen durma
Zalim hakkın karşında yok olur sen umudunu soldurtma

Merhamet hakka insanlığa giden yol
Kendini unut merhametli insanları ara bul

Her güzellikte insana bir nasihat var
Güzelliği görmeyen insana nasihat etmez kar
Hem dünyası hem de ahireti olur dar


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

9 Mart 2016 Çarşamba

Hasret değmesin



Seni ben ararken kim bana güler
Bana gelişinle dertlerim bir an biter
Gülüş sende gülüşün beni mest eder
Anla halimden koş gel bana bekleyişim yeter
Üç günlük dünya denilen hana
Gelme demesen de geleceğim ben sana
Seviyorum seni ben yana yana
Hasret değmesin seven cümle cana

Bozulmasın gönlümüzü sevda ütüsü
Gel beraber söyleyelim sevda türküsü
Yaşadığım aşk olsun hayatımızın öyküsü
Gelme demesen de geleceğim ben sana
Seviyorum seni ben yana yana
Hasret değmesin seven cümle cana

Gönlümüz aşksız sakın çürümesin
Aşkımızın üstünü karlar örtmesin
Gülelim bahar gibi aşkımız üşümesin
Haydi gel el ele yürüyelim
Yaşadığımızı aşk ile bilelim
Gelme demesen de geleceğim ben sana
Seviyorum seni ben yana yana
Hasret değmesin seven cümle cana

Sevdiğini bileyim yol uzun olsa da olur
Sevda yolunda kaybolan izler elbet aşkla bulunur
Sevda yolunda elinde aşk olmayan elbet kaybolur
Geliyorum ben sana papatyalar açtığı zaman
Beni karşında görürsen şaşırırsın o an
Gelme demesen de geleceğim ben sana
Seviyorum seni ben yana yana
Hasret değmesin seven cümle cana

Aşk senin seven gönlündeydi
Seni sevmediğimi kim söyledi
Seni sevmeden önce bilmiyorum aşk neredeydi
Gelişinle bir baktım seninle benim gönlümdeydi
Gelme demesen de geleceğim ben sana
Seviyorum seni ben yana yana
Hasret değmesin seven cümle cana


Gitsem de dönüşüm hep sana olacak
Aşk ile sevmezsek bu gönlümüz çürüyecek
Bir ömür boyu bu gönlümüz aşkın sırrına eremeyecek
Aşk bizi biz aşkı bilmeyecek hayat aşksız devam edecek
Gelme demesen de geleceğim ben sana
Seviyorum seni ben yana yana
Hasret değmesin seven cümle cana

Kul Mehmet’im gel bekleyelim çiçeklerim açtığı yerden
Beraber ağlayıp beraber gülelim ikimiz birden
Aşkın çiçekleri açsın bizimle beraber cümle gönüllerden
Herkes kavuşsun sevdiğini aşkla beklediği yerden
Gelme demesen de geleceğim ben sana
Seviyorum seni ben yana yana
Hasret değmesin seven cümle cana

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

9 Şubat 2016 Salı

Türkmen’im Siz Güleceksiniz



Türkmen dağım korkma yıkılacak o zalimler
Parça parça parçalanacak zalimle beraber gülenler
Cehennemde yanarken nefretleri
Cehennemden fazla yakacak
Müslümanlar cennete giderken
Zalim geberip cehenneme odun olacak
Türkmen dağım siz güleceksiniz
Zalimler ağlarken sizler cennette gezeceksiniz
Türkmen dağında siz güleceksiniz
Ey zalim
Sizlerde olmaz huzur
Olmayanı kime vereceksiniz
Kendi nefretiniz içinde gebereceksiniz
Türkmen dağım siz güleceksiniz
Zalimler ağlarken sizler cennette gezeceksiniz
Türkmen dağında siz güleceksiniz
Ey zalim
Nefretiniz çekecek sizi cehenneme
İmandır hakikat hayatın en güzel dalı
Siz bilmezsiniz imanı dalı
Yersiniz nefretinle yalı
Yerken inek yalı dersiniz getirin bu balı
Türkmen dağım siz güleceksiniz
Zalimler ağlarken sizler cennette gezeceksiniz

Türkmen dağında siz güleceksiniz
Hayatın temel yapısıdır iman
Sende var Türkmen’im her an
Zalim senin için cehennemde çalıyor çan
Cehennemde kızar doya doya yan
Bitti sizin için artık zaman
Türkmen’im verir mi size toprak ey avanak
Zalimler ağlarken sizler cennette gezeceksiniz
Türkmen dağında Türkmen’im siz güleceksiniz
Ey zalim Avrupa ile Amerika güzel ilişkin
Zamanı gelir elbet biter pilin
Kesilir kökünde dilin ey zalim       
Türkmen’im ecelin için çalar zilin
Ağlamayın nefreti tutmasaydı elin
İşte Türkmen’im geliyor kırıldı belin
Zalimler ağlarken sizler cennette gezeceksiniz
Türkmen dağında Türkmen’im siz güleceksiniz

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

13 Aralık 2015 Pazar

Yazılır Bir Kenara.


Yol uzun sanma mezarda bir gün gelir biter
Hayat bitmez sanma bitmez dersin bir gün biter
Söylenen söz kalmaz havada unutulur sen sanma
Yazılır bir kenara mezara girince görürsün o anda

Hakikat bağında imanla gül yetiştirmeyen hakkı bilemez
Güzel olanı kalpte taşımayan insanlığı merhameti bilemez
Gonca gülü hoyratça ezen asi kul âlemde aşkı bilemez
Girme ey insan sen tilki postuna insanlık ölür

Değer ver sen kendi değerini bilen dostuna
Dikkat et insan girer bazen tilki postuna
Bazen çıksa da hayat dik yolun yokuşuna
Girme ey insan sen tilki postuna insanlık ölür

Nedir bu kibir ey kul acizsin işte neyin bu edası
İnsan ahirette güzel amel ile sürür sefası
İman merhamet ile bulunur dertlerin devası
Girme ey insan sen tilki postuna insanlık ölür

Bak dünya âleme dünya merhamet iman ile dönüyor
Her yaşayan kul bir metre bezle mezara giriyor
Zengin olana sanma ayrı muamele ediliyor
Girme ey insan sen tilki postuna insanlık ölür

Kul Mehmet'im yarın ne olacak sen bilemezsin
Yarın niyetine ne çıkar elbet sen göremezsin
Ecel gelir başa son bir bardak su bile içemezsin
Girme ey insan sen tilki postuna insanlık ölür
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



11 Aralık 2015 Cuma

Ağlama Gözlerim.



Eser bağrıma hasret rüzgârı bak her seher
Bir gün gelir elbet bu hasretlikte yar biter
Mutlu günler yârin nur koynunda yat hep geçer
Mutluluk için sabır et yanınızda gezer
Ağlama gözlerim her gecenin sabahı var

Yalnız başına kaldın sanma kaldın zindanda
Kavuşunca dertlerin yok olur bak bir anda
Nazlı yar sana o an gülerek koştuğunda
Sarılıp koklaşınca hasret yok olduğunda
Ağlama gözlerim her gecenin sabahı var


Gurbet sanma hayatın yolunda sana engel
Nazlı yârin sanki der yeter artık dön de gel
Vuslat ensenden tutar anında atar çengel
Nazlı yârin vuslatla gelir biter tüm engel
Ağlama gözlerim her gecenin sabahı var

Hasrete bakınca sen vuslat çıkmaz kınında
İyi bak görürsün sen mutluluk yar yanında
Uzak olsan da yârin kokusu o canında
Ufukta yâr el sallar oraya baktığında
Ağlama gözlerim her gecenin sabahı var

Vuslat için sen her gün duyarsın bir heyecan
İstersin vaktin geçsin yar ile her gün zaman
İçtiğin kahvede tat var yârden fincan fincan
Akşam olur bir süre ayrı ayrı yatacan
Ağlama gözlerim her gecenin sabahı var

Kul Mehmet'im hasretin yüreğine yapıştı
Gurbet elde hasretin seni dertle kapıştı
Nazlı yâr hasretinde sen gibi hep ağlaştı
Sabır et vuslat size biraz daha yaklaştı
Ağlama gözlerim her gecenin sabahı var

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






30 Ekim 2015 Cuma

Gülümseyen Gönlün İzi Kalır Âlem de



Ömür biter gönül çürür gider
Sevenler buluşur ömür biter
Ayrılık yolunda adımlar seker
Ecel gelir ne seven kalır nede adımlar
Gülümseyen gönlün izi kalır âlem de gönül ölse de

Sanma gülümseyen izler zaman geçer çürür
Bu âlem de it ürür kervan devam eder yürür
Gam çökse de gönül'e gülümseyen izler onu görür
Yürü gülümseyen izlere ne gam kalır nede keder
Gülümseyen gönlün izi kalır âlem de gönül ölse de

Ağlarken gözler gönül yürür ahenkle duyulur yankıları
Gece gündüz her adımda kararır sanma ufuk akşamları
Seversin gönülde insanları yaşarsın her gün bayramları
Kâinat güler peşin sıra sevinç nağmeleri sen duyarsın
Gülümseyen gönlün izi kalır âlem de gönül ölse de

Bir umuttu gözlerinde gölge gibi sakladığın
Bülbül güle küsmez gül solmaz ise boşadır ağladığın
Parçalama gülü bin parçaya yazıktır nefrete bel bağladığın
Gönül kapısın açmazsan sırrına eremezsin boşadır sakladığın
Gülümseyen gönlün izi kalır âlem de gönül ölse de

Efkan'ın dağlasa da yüreğin geçer zamanla bu hallerin
Seni hiç yalnız bırakmaz gülümseyen gönlün olursa sevenlerin
Ruhun bir heykel gibi kalsa da sessiz âlemde canlandırır gülümseyenlerin
Hayat bu az uğraş düşerse başa taş ne yapsın baş sabırla bekler
Gülümseyen gönlün izi kalır âlem de gönül ölse de


Kul Mehmet'im dünyanın işine kanma bestelenmiş matemi
Sen hem dünyaya hem ahirete çalış üzme sakın el âlemi
Merhameti yaz gönlünden sevmeyi yaz bırakma elinde kalemi
Ukbaya varınca merhametli olan gönülden seven bulur seni
Gülümseyen gönlün izi kalır âlem de gönül ölse de
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Ukba: Ahiret, öbür dünya, baki olan âlem

Efkan: Istırap ile haykırma, bağırıp çağırma; inleme bağrışma.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç